MÜSAVAT’IN İDEOLOJİK TEMELLERİ

upa-admin 08 Temmuz 2012 3.194 Okunma 0
MÜSAVAT’IN İDEOLOJİK TEMELLERİ

Oldukça problemli bir iktisadi-siyasi yapısı bulunan Rus Çarlığı’nın Birinci Dünya Savaşının getirdiği yeni yükleri taşıyamaz hâle gelmesi, devletin büyük çalkantılar yaşamasına neden olmuştur. Kolonizasyon benzeri bir süreçle Türkistan’a ve Osmanlı ve İran’la girişilen mücadeleler neticesinde Transkafkasya coğrafyasına hâkim olan Çarlık rejimi, bu dönemde savaşın yükünü paylaştırmak istediği halk tabakalarından gelen sert tepkilerle siyasi ömrünü tamamlamaya yaklaşmıştır. Bu süreçte Bolşevik hareketin St. Petersburg’dan başlayan muhalefetine, Türk ve Müslüman toplumların tepkisi eklenmiştir. 1916 yılında bütün Türkistan’ı etkisi altına alan ve büyük bedellerle bastırılabilen isyan dalgasının[1] Kırım’dan Azerbaycan’a uzanan sahada da bilhassa kültürel uzantıları görülebilmektedir.

Hazar batısındaki Türk ve Müslüman toplumların Rusya karşıtı çalışmalarının, Hazar’ın doğusundaki hareketlerden militer Basmacılık hareketinden çok, kültürel Ceditçiliğe benzediği söylenebilir. 20. yy’da Rusya Müslümanları arasındaki çalışmalar, Azerbaycan’da da sürmüş, Kafkas coğrafyasının şekillenmesinde mühim bir rol oynamıştır. Azerbaycan’daki siyasi teşekküller, Hümmet gibi heterojen öncülerle ortaya çıkmıştır. 1904 yılında kurulan Hümmet, sosyal demokrat bir kuruluş olmasına rağmen içinde Neriman Nerimanov’dan Memmed Emin Resulzade’ye kadar, geniş bir yelpazeden insanları barındırmıştır. Bu hâliyle, ilk TBMM’ye, Cumhuriyet Halk Fırkasına, hatta Abdülhamit’e muhalefet esasında teşekkül eden İttihat ve Terakki’ye benzetilmesi mümkündür.

Erken 20. yy Azerbaycan’ında ideolojik gruplaşma Hümmet’ten sonra temel olarak üç cephede gerçekleşmiştir: Neriman Nerimanov’un başını çektiği sosyalistler, sağ muhalefeti temsil eden[2] İttihad ve Resulzade’nin önderlik ettiği Müsavat. Azerbaycan’daki siyasi gruplar bunlardan ibaret olmasa da, prensip ayrımının bu üçlü tasnife göre izah edilebileceği kanısındayız. 1920’lere kadar Azerbaycan siyasetinin temel çelişkisi, ülkenin Rusya’ya karşı hangi konumda bulunacağına ilişkindir ki bu da sosyalistler ile Müsavatçılar arasındaki mücadelenin önemini ortaya çıkarır.

Müsavat, 1911’de Abbas Kazımzade, Tağı Nağıoğlu ve Memmedeli Resulzade’nin girişimi ile kurulmuş, 1913’te Memmed Emin Resulzade’nin katılımı ile Resulzade’nin programına göre şekillenmiştir. Memmed Emin Resulzade, bu tarihten önce de Rusya Müslümanları arasındaki çalışmalarda bulunmuştur. İsmail Gaspıralı ile teşrik-i mesaide bulunan Resulzade, Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” prensibine iştirak etmiştir. 1917’de Türk Adem-i Merkeziyet Partisi ile birleşen[3] Müsavat, Rusya’daki devrim sonrasında kurulan kısa ömürlü Transkafkasya Demokratik Federatif Cumhuriyeti’nin parçalanması esnasında, 1918 yılında “İstiklal Beyannamesi”ni ilan ederek Azerbaycan Halk Cumhuriyetini kurmuştur. Müsavat’ın siyasi programının yansımalarını İstiklal Beyannamesinde görmek mümkündür. Azerbaycan’a uygun olan tek yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu yıllar öncesinden beyan eden Müsavat, beyannamenin 2. maddesi ile cumhuriyeti ilan etmiştir. Bütün milletlerin kültürel-toplumsal haklarının korunacağı, yine aynı beyannamenin 5. maddesinde, “Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kendi arazisi içinde yaşayan bütün milletlerin serbest inkişafı için geniş imkânlar yaratır.” ifadesi ile duyurulmuştur. Azerbaycan toprakları içindeki “milletlerden” bahsolunması, Müsavat’ın bu aşamada tekçi bir politika izlemediğini de göstermektedir. İktisadi anlayışı ve özgürlükler hususundaki tutumu ile liberal bir parti olarak değerlendirilebilecek olan Müsavat’ın bu yapısı, Azerbaycan’ın dış politikadaki ihtiyaçları ile de paralellik arz eder.

Müsavat Azerbaycan’ı kurulduğunda, devletin merkezi Gence’dir. Bu dönemde Bakü, Bakü Sovyeti olarak adlandırılan sosyalist bir yönetim ile idare edilmektedir.[4] Türkiye ile yakın ilişkileri bulunan Müsavat, Bakü’yü de ancak Türkiye’nin yardımı ile ele geçirebilmiştir. 1918’de Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, Şaumyan hükümetinin yıkılmasından sonra bu toprakların Azerbaycan’a katılmasını sağlamıştır. Böylece, kuruluş aşamasında Türkiye ile yakın ilişkileri bulunan Azerbaycan, bağımsızlıktan sonra kendisini Sovyetlere karşı korumak zorunda kalmıştır. Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, varlığını tanımayan ve kendisini tehdit eden Bolşevik Rusya’ya karşı yardıma muhtaç durumda idi. Ancak Azerbaycan’ın kuruluşundan sonra Türkiye’de Kurtuluş Savaşı başlamıştır. Yürütmekte olduğu bağımsızlık mücadelesinde Sovyetlerden destek alan Türkiye’nin, 1920 işgalinde açıkça görüldüğü üzere[5], Azerbaycan’ı Sovyet rejimine karşı koruması beklenemezdi. Bu şartlar altında, Müsavat’ın ve Azerbaycan’ın doğal müttefiki İngiltere olmaktaydı ki Müsavat’ın ideolojik yapısı da İngiltere ile dayanışmaya girmesine bir engel teşkil etmiyordu.

Liberal yapısına ve azınlık hakları konusundaki açık beyanlarına rağmen, Müsavat’ın dayandığı temel akımlardan biri, şüphesiz, Türkçülüktür. Resulzade’nin gerek Rusya Türkleri arasındaki ilişkileri, gerek Türkiye’deki çalışmaları, onu her zaman Türkçü camianın içerisinde tutmuştur. Müsavat hareketinin esasında bir bağımsızlık hareketi olması, partinin milliyetçi bir çizgide yer almasını tabii kılmıştır. Müsavat’ın Türkçülük anlayışı, ilk yıllarında kendisine toplumsal destek aramak kaygısıyla dini motifler taşısa da seküler temellere dayanır ve izolasyonist değildir. Savaş sonrası yeni dünyada esas değerin din değil, milliyet olduğu, milliyetin ise Azerbaycan’ı bütün Türk dünyasına bağlamakta olduğu parti tarafından açıkça, hatta belki reelpolitik bakımından gereğinden fazla açık şekilde dile getirilmiştir. 1917’de açıklanan parti programında bu husus şu ifadelerle dile getirilmektedir:[6]

“Yalnız din birliği, muasır mânâ ile bir millet teşkil edemez. Milliyeti teşhis eden müşterek alametlerden başlıcası dil, âdat ve edebiyattır. Bu noktai nazardan bütün Türkler bir millettir.”

“…Biz bugünkü hâliyle müteferrik bulunan geniş Türk dünyasının bir gün gelib de müttehid ve müttefik bir Türk âlemi teşkil edeceğine inanıyoruz.”

Aktif politikada bu siyaseti takip edecek gücü olmayan Müsavat Azerbaycan’ı, böylelikle prensipte Pan-Türkist bir çizgiyi benimsediğini de göstermiştir. Müsavat’ın Türkçü bir parti olduğu, bizzat Resulzade tarafından da açıklanmıştır[7]: “Müsavat Fırkası mefkûre itibariyle milliyetperverlikten doğma, Türkçülük mesleğine kail bir fırkadır.”

Böylelikle, Müsavat’ın ideolojik temelleri liberalizm, cumhuriyetçilik ve Türkçülük olarak sayılabilir. Bu temeller üzerine inşa edilen Müsavat, 1920’de Kızıl Ordu’nun müdahalesi ile Azerbaycan Halk Cumhuriyeti yıkılınca, faaliyetlerine yurtdışında devam etmiştir. 1991’de tekrar aktif siyasete dönen Müsavat’ın bu ikinci dönemi “Yeni Müsavat” olarak adlandırılmaktadır. Belirtmek gerekir ki, Yeni Müsavat, 1911’de kurulan Müsavat’ın devamcısı olsa da, faaliyetlerindeki uzun kesinti dönemi Yeni Müsavat’ı ayrı bir çalışma hâlinde incelemeyi gerekli kılmaktadır.

 

Uğur Sönmez ÖZLÜ


[1] DEVLET, Nadir, Rusya Türklerinin Milli Mücadele Tarihi (1905-1917), Ankara 1999, syf. 231 vd.

[2] MAHMUDOV, Yakup, Azerbaycan Xalq Cümhuriyyeti Ensiklopediyası, c. ii, Bakü 2004, syf. 74

[3] MAHMUDOV, a.g.e., syf. 227.

[4] AĞAYEV, Y., EHMEDOV, S., İstiqlal Yürüşü 1918, Bakü 2009, syf. 55 vd.

[5] QAFAROV, Vasif, Türkiye-Rusiya Münasebetlerinde Azerbaycan Meselesi (1917-1922), Bakü 2011, syf. 416 vd.

[6] MEHMETZADE, Mirza Bala, Milli Azerbaycan Hareketi, (Yay. Haz. KARACA, A.), Ankara 1991, syf. 44-45.

[7] RESULZADE, M. E., Azerbaycan Cumhuriyeti Keyfiyet-i Teşekkülü ve Şimdiki Vaziyeti, (Haz. AKPINAR Y., YILDIRIM, İ. M., ÇAĞIN, S.), İstanbul 1990, syf. 65.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.