KUZEY IRAK’TAN SONRA KUZEY SURİYE KÜRT YÖNETİMİ’NE DOĞRU

upa-admin 26 Temmuz 2012 2.308 Okunma 0
KUZEY IRAK’TAN SONRA KUZEY SURİYE KÜRT YÖNETİMİ’NE DOĞRU

Nihayet Suriye’de beklenen senaryo vücut bulmaya başladı. Ülkede Esad rejiminin artık son çırpınışlarını seyrederken, bir yandan da Esad sonrası Suriye’nin tıpkı Irak’ta yaşandığı gibi planları yapılmaktadır. Baas hükümetinin sivil halka karşı savaş uçaklarını kullanmaya başlaması, Esad’ın son mermisine kadar mücadele edeceğinin sinyalini veriyor. Diğer taraftan muhaliflerin kendi aralarında çatışmaya sürüklenme olasılığı, ülkede iç savaşın her an patlak vereceğini göstermektedir.

Esad’ın sahip olduğu kimyasal silahları Suriye halkına değil, herhangi bir dış müdahale olması durumunda kullanacağını söylemesi başta ABD, Batı dünyası olmak üzere Rusya’nın da tepkisini çekti. Rusya Devlet Başkanı Putin, Suriye’de istikrarın sağlanabilmesi için yol haritasını açıklayarak öncelikle ülkede ateşkesin sağlaması gerektiğini, ardından tarafların müzakere masasına oturtulması ve anayasal değişim yapılarak yasal yolla yönetim değişiklikliğine gidilmesi gerektiğini belirtmiştir. Putin’e göre öncelikle Esad iktidardan düşürülürse Suriye kaos ortamına sürüklenir, ülkedeki kimyasal silahlar radikal grupların eline geçebilir. Bunun önlenebilmesi için öncelikle iki tarafın uzlaşı sağlaması, ardından da demokratik geçişin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Demokratik geçişin pürüzsüz ve sağlıklı bir şekilde meydana gelmesi için süphesiz rejim muhaliflerinin kendi aralarında birliği tesis etmeleri gerekmektedir. Fakat devam eden süreçte ülkenin kuzeyinde yer alan Suriyeli Kürtlerin bölgede kontrolü ele aldıkları görülmektedir. Ülkenin kuzeyindeki birçok kenti ele geçiren Kürt hareketinin lideri Muhammed Muslim vermiş olduğu son mülakatta, kendilerini ülkedeki devrimcilerden bir parça olarak görse bile, gerçekte mücadelelerini demokratik özeklik yolunda vereceklerini belirtti. Bu demek oluyor ki, ülkenin kuzeyindeki yeni oluşum kendilerini “Batı Kürdistan” olarak nitelendirmektedir. Bunun yanı sıra, en uzun sınır şeridine sahip olduğumuz Suriye’nin kuzeyi ile Kuzey Irak Kürt yönetiminin öncelikle bir koridor oluşturarak daha sonra birleşmesi durumunda en büyük güvensizlik ve risk ortamı Türkiye’nin güney sınırında yaşanacaktır. Bu da  terör örgütü PKK’nın yaşam alanını genişleterek, faaliyetlerine kendi doğasına uygun şartlarda devam etme şansını verecektir. Yani Türkiye’nin risk haritası büyüyecektir.

Suriye’de merkezi idarenin zayıflaması ve Esad rejiminin sona yaklaşmasıyla bölgesel hükümetlerin belirme olasılığı da yükselmiştir. Bu tip alt yapının oluşması ve oluşumların meydana gelmesiyle, ileride merkezden ayrılacak ve bağımsızlaşacak grupların doğmasına fırsat verilecektir. Böyle bir pozisyonda her an dengeleri bozacak istikrarsızlık ortamının vuku bulması muhtemeldir. Bu nedenle, konjonktürel atmosfer başta Türkiye olmak üzere komşu ülkeler için sorun teşkil edecektir. Hatırlanmalıdır ki, Irak’ın kuzeyinde Kürt yönetimine hayat veren 2003 sonrası Irak’ın yeni yapısı, “Büyük Kürdistan” hayallerini beslemeye devam ederken, İsrail’in manevra kabiliyetini genişletecek ve yeni faaliyet alanı oluşturacak bölünmelere referans olacaktır. Görüldüğü üzere şimdi sıra Suriye’nin bölünmesindedir. Ülkede yaşayan yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli Kürt, Esad’ın devrilmesi sonrası geçiş hükümeti sağlansa bile merkezden koparılacaktır. Bu sayede kuşkusuz Irak’ın kuzeyi ve Suriye’nin kuzeyi arasında öncelikle bir Kürt koridoru oluşturulacak, nihai olarak da iki bölgenin birleştirilmesi çalışmalarına başlanacaktır.

New York Times’ın haberine göre El-Kaide’nin hedefi ise Suriye ve Irak’ı içine alan büyük İslam devleti kurup İsrail’e karşı savaşmaktır. Bu teze karşı elbette İsrail kendi ulusal güvenliği için Kürt Yönetimi’nin kurulması ve Kuzey Irak ile birleşmesi için elinden geleni yapacaktır. Türkiye bu zor dönemeçte son derece dikkatli hareket etmelidir. Sonraki aşamanın İran’ın Mahabad bölgesi ile Türkiye’nin Güney Doğu Anadolu bölgesi olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Belki de Başkanlık sistemine Türkiye, bölgede oluşacak yeni düzene uyum sağlaması için hazırlanmaktadır. Kim bilir?

Haftanın Sözü: “Neden mi yazıyorum? Aramızda kalsın, düşüncelerimden başka türlü kurtulma çaresi bulamadım henüz.” – Nietzsche

 

Furkan KAYA

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.