DİPLOMASİNİN TAPINAK DÜĞÜMÜ

upa-admin 05 Şubat 2014 1.534 Okunma 0
DİPLOMASİNİN TAPINAK DÜĞÜMÜ

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra jeopolitik sahnede büyük devletler arasında mücadele artık savaş değil, diğer araçlarla yapılmaya başlanmıştır. Bir yandan büyük devletlerin cephanesinde nükleer silahının olması bunu etkiliyorduysa, diğer önemli faktör yeni dönemde artık savaştan daha etkili baskı ve etki araçlarının uygulanması ile ilgilidir. Bu anlamda diplomasi jeopolitik sahnede belirleyici amile dönüşmüştür.

Yeni binyıldan başlayarak ise artık uluslararası ilişkiler sisteminde geleneksel olmayan diplomatik gidişler kendini gösteriyor. Zira son yıllarda çevresel diplomasi, su jeopolitikası, spor diplomasisi gibi kavramları sık-sık duyuyoruz. Bu anlamda Japonya’da geçen yılın sonlarında yaşanan olay diplomatik literatüre yeni bir kavram da dahil etmiş oldu – tapınak diplomasisi.

26 Aralık 2013 tarihinde Japonya’nın Başbakanı Şinzo Abe’nin Tokyo’da Yasukuni tapınağını ziyaret etmesi diplomatik skandal yaratmıştır. Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore ve Rusya’nın yetkilileri kendi itirazlarını bildirmişlerdir. Bu belki de tek konudur ki, resmi Çin’le Tayvan’ın bile konumu örtüşüyor. ÇHC’nin BM temsilcisi bildirmiştir ki, “Bu adım dünyanın faşizmle mücadelede kazandığı başarılara meydan okumadır. Japonya’nın Başbakanı kendi hareketi ile İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra BM Şartı’na uygun olarak kurulmuş dünya düzenine saygı göstermediğini gösterdi. Yasukuni kültürel ziyaret tarihi geleneklere uymuyor, Japon müdahalesini haklı çıkarma çabasıdır” (1).

Böylece, görüldüğü gibi Japonya Başbakanının kendi ülkesinde bir tapınağı ziyaret etmesi jeopolitik süreçleri etkileyebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Tesadüfi değil ki, “Diplomat” dergisi bu olayı “yeni soğuk savaş” şeklinde tarif etmiştir (2). Şimdi Yasukuni Tapınağı’nın hangi anlam taşıdığı tüm dünyanın ilgi odağı oldu.

Yasukuni Tapınağı

Yasukuni 1869 yılında imparator Meiji’nin emriyle Tokyo’da iç savaşta ölenlerin anısına dikilen Şintoist tapınaktır. Diğer Şintoist mabetlerden temel ayırt edici özelliği şudur ki, burada Japonya ve imparator uğruna ölen savaşçıların ruhuna ibadet edilir. Bu tapınağın yüksek tanrıçası Japonya imparatoru olarak kabul edilir.

Yasukuni tapınağında inşa edildiği dönemden II Dünya Savaşı’na kadar yaşanan 11 savaşta ölen 2,5 milyon savaşçının adı yazılmıştır. Tapınakta ölen savaşçıların ruhuna ibadet edilmesi imparator uğruna canını veren savaşçıların ilahlara eşit tutulması demektir.

Tarihte şimdiye kadar en çok Japon II Dünya Savaşı’nda öldürüldü. Bu savaşta ölen 2,1 milyon kişinin adı Yasukuni tapınağında kutsallaştırılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ölüm hükmüne mahkum edilen 1068 kişi, aynı zamanda insanlık aleyhine suçta itham edilen eski Başbakan ve 13 generalin adı da burada kutsallaştırılmıştır. Burada ayrıca Tokyo sürecinde suçlanan Japon askerlere beraat verilmesini gerektiren tek hakim Hintli Radkhabinodu Palu’ya da heykel konulmuştur.

Tüm bunlara göre yirminci yüzyılın birinci yarısında Japonya’nın saldırısına uğrayan Çin’de, Japonya’nın eski sömürgesi olan Kore’de Yasukuni tapınağı Japon askeri kudretinin sembolü olarak kabul edilir. Japonya yetkilileri tarafından mabedin ziyaret edilmesi ise militarizm hareketi ve Japon saldırısından ölenlerin anısına hakaret olarak değerlendiriliyor.

Asya Pasifik Havzasında Yeni Jeopolitik Durum

Japonya İkinci Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkmasına rağmen kısa süre içinde dünyanın ekonomik devleri arasına katılabildi. Buna öncelikle Çin’de komünistlerin iktidara gelmesi sonucu oluşan yeni siyasi durum neden olmuştur. Çin’de ve diğer Doğu Asya ülkeleri arasında sosyalizmin ve Sovyet nüfuzunun artması ABD’nin Japonya’nın tarafında durmasını gerektirdi. Böylece, savaşta ezeli düşmanı olan ABD’nin sayesinde Japonya bölgede temel ekonomik güce dönüştü. Aynı zamanda dikkate almak gerekir ki, Japonya kendi üzerine silahlanmamaya ilişkin yükümlülükler aldığından Pasifik havzasında söz sahibine dönüşmesi mümkün değildi.

Yeni binyıl ise Doğu Asya – Pasifik havzasında tamamen farklı bir manzaranın oluşmasına şahittir. Japonya dünyanın ekonomik devleri arasında olsa bile, diğer komşuları da hızla gelişiyor. Bu gelişme ezeli rakiplerin hem de büyük ölçüde silahlanması ve askeri açıdan güce dönüşmesine eşlik ediyor. Öte yandan ABD’nin de bölge devletleri arasındaki ilişkilerin keskin olmasında çıkarı vardır. Çünkü Çin fenomeni artık ABD’de alarm olarak kabul ediliyor. Bu durumda Japonya askeri yönden güçsüz ve halen yükümlülükler çerçevesinde olması ile barışmak istemiyor. Bu nedenle III binyılda Japonya yetkilileri tapınak diplomasisinden yararlanıyorlar. Bu diplomatik gidişte iki önemli faktör dikkat çekiyor.

Birincisi, yeni dönemde Japonya yetkilileri Yasukuni tapınağını ziyareti geleneksel olarak süreçlere anında tepki için kullanıyorlar. Zira eski Başbakan Dzyuntiro Koidzumi (2001-2006) bu tapınağa giderek Çin ve Güney Kore ile ilişkilere yön vermek için kullanıyordu. İlginçtir ki, Japon imparatorları 1978 yılından kendilerinin baş ilahe hesap edildikleri Yasukuni’yi ziyaret etmiyorlar. Yani, bu geleneksel yöntem Japon diplomasisinin rahatsızlığını ifade etmek için uygulanır.

İkincisi, Çin’in güçlenmesi ve iddiaları bölgede yeni jeopolitik durumun oluşmasına ortam yaratmıştır. 2013 yılında Senkoku adaları etrafında kas gösterisi ve Kasım ayında Çin’in Doğu Çin Denizi’nde hava savunma sistemleri için yeni bölge belirlemesinden sonra iki ülke arasındaki ilişkiler gerilmişti. Geçen yılın Aralık ayında Japonya’nın kabul ettiği yeni ulusal güvenlik stratejisine göre ise esas tehlike kaynağı Çin’den geliyor.

Böylece, oluşan jeopolitik ortamda Japonya için İkinci Dünya Savaşı’nın cezası olarak öngörülen askeri gücün olmaması kabul edilemez. Bunun içinse öncelikle ABD somut görüş bildirmelidir. Şimdilik dünya çapında zaten çok sayıda düşmanları olan ABD bu bölgedeki siyasi gerginliğe müdahale etmiyor. Japonya ile Çin arasında ilişkiler ise bölgesel soğuk savaş olarak değerlendiriliyor. Japonya ise Yasukuni tapınağını diplomasi düğümüne dönüştürmüştür. Yetkililerin ziyareti tüm bölgede bu düğümü biraz da dolaştırıyor. Görünen o ki, Yasukuni Japonya’nın diplomasisinin yeni Gordiyon düğümüdür.

Arastü HABİBBEYLİ

REFERANSLAR

  1. http://russian.china.org.cn/international/txt/2014-01/09/content_31139342.htm.
  2. http://thediplomat.com/2014/01/the-new-cold-war-china-vs-japan.

Kaynak: Newtimes.az

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.