NAPOLYON BONAPART VE HİNDİSTAN: GERÇEKLEŞMEYEN JEOPOLİTİK PROJE

upa-admin 14 Mayıs 2015 4.830 Okunma 0
NAPOLYON BONAPART VE HİNDİSTAN: GERÇEKLEŞMEYEN JEOPOLİTİK PROJE

Napoleon Bonapart’ın planladığı büyük işler arasında, XIX. yüzyılın başlarında Rusya ile birlikte Hindistan’a sefer planı, özel bir yere sahiptir. Bu son derecede gizli yürütülen proje, sonraları “fantastik, hayali, gerçek dışı proje” olarak değerlendirildi.

O tarihlerde, İngiltere’den farklı olarak Fransa, yeterli deniz kuvvetine sahip değildi. Fakat jeopolitik zekâlı Napolyon, Britanya İmparatorluğu’nun (“Dumanlı Albion”) incisi olan Hindistan’ı ele geçirerek, ona “ölümcül” darbe vurmaya çalışıyordu. XVIII. yüzyılın 90’lı yıllarının sonunda, beklenmedik Fransız Devrimi’nin ilkelerine nefret besleyen Rus İmparatoru I. Pavel’i bu projede kendine müttefik olarak buldu.

Mesele şuradadır ki, Avrupalı müttefikleri ile anlaşmazlıkları yüzünden Rusya, o dönemde, Fransa karşıtı ikinci ittifaktan ayrılmıştı. Hollanda’ya karşı İngiltere ile beraber gerçekleştirdiği saldırının başarısız olması, aynı zamanda İngilizler tarafından Malta’nın işgal edilmesi, Malta şövalyelerinin büyük hamisi unvanı ile övünen I. Pavel’i öfkelendirdi. Hemen Londra ile diplomatik ilişkileri kesti ve henüz 1797 yılında Direktörlük generallerinden biri olarak İngiliz Hindistanı’na saldırma niyetini beyan eden Napolyon ile ittifak yaptı. Fakat Napolyon’un 1798 yılında Afrika Seferi sırasında yaptığı ilk girişim başarılı olmadı.

Bu arada, Napolyon Bonapart’ın 1799 yılında iktidara gelmesi ile Fransa’nın Doğu siyaseti esaslı değişikliklere maruz kaldı. O dönemde büyük sömürgeleri olmayan Napolyon Fransası için İngiltere’nin Doğu’daki ekonomik potansiyelini sarsmak önemli mesele idi.

İngiltere’ye karşı yönelen Fransa-Rusya yakınlaşması, İngiltere’nin çok hassas olduğu Hindistan’da darbe girişimi gibi dev bir jeopolitik projenin ortaya çıkmasına neden oldu.

Napolyon’un dehası ve I. Pavel’in inadı bu projeyi oldukça gerçekçi kılıyordu. Avrupalılar o zaman Orta Asya’nın, Tibet’in yollarına, dağ geçitlerine yabancı idi. Bu yüzden Avrupalı ordular, Hindistan’a sadece İran üzerinden, daha doğrusu, Hazar Denizi’nin güneydoğusundaki Astrabad Körfezi’nden saldırabilirdi. Napolyon’un tahminlerine göre, buradan birlikler Hindistan bölgesine 40 gün içinde ulaşabilirdi. Ayrıca, Doğu Hindistan’daki İngiliz ordusunun bir bölümü de Mısır’a gönderilmişti, bu yüzden savunma zayıflamıştı. 1801 yılının başında Napolyon’un elçisi General G.C. Duroc, Hindistan seferi projesiyle Petersburg’a hareket etti. O, I. Pavlus’un bu seferin teşkiliyle görevlendirdiği Don Kazak birliklerinin komutanı V.P. Orlov-Denisov’a cevaben, 13 Ocak 1801 tarihli yazışmasında; İngilizlere, “hiç beklemedikleri, çok hassas bir yerden darbe indirmek gerekir. Bunun için en iyi yol Hindistan’daki varlıklarıdır” şeklinde yazıyordu.

Oldukça cüretkar olan bu düşüncenin hayata geçirilmesi için, öncelikle Hindistan seferine general M. Platov’un başkanlığı ile 35 bine yakın Don Kazakı’ndan oluşan büyük bir birliğin gönderilmesi planlanıyordu. Astrabad’da (şimdi, İran’ın Gorkan şehri) onlara aynı sayıda Fransız askeri katılacaktı. Genel A. Massen’in başkanlığındaki 35 bine yakın kişilik Fransız birliği, Tuna Nehri’nden Rus gemileriyle inerek Karadeniz’den geçecek, sonra Don Nehri boyunca tırmanarak Sarıs’in yakınlarında Volga’dan çıkıp, Hazar Denizi ile Astrabad’a geçecekti. Daha sonra, Herat ve Kandahar’ı (Afganistan) geçerek Hindistan’ın kuzeybatı sınırında, Rus birlikleriyle birleşecekti.

Ne kadar fantastik olursa olsun, oldukça güçlü kara ordusu olan bu iki devletin dev projesi, İngiltere’yi rahatsız edecekti. Fakat I. Pavel’in 11 Mart 1801 tarihinde Rus generallerinin, muhtemelen İngiltere’nin Petersburg’daki büyükelçisinin bilgisi dâhilindeki, komplosu sonucu katledilmesi, bu dev ve birçok anlamda maceraperest projeyi engelledi.

Prof. Dr. Parvin DARABADİ

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.