HAYSİYETLİ RED KARARI

upa-admin 29 Haziran 2015 1.207 Okunma 0
HAYSİYETLİ RED KARARI

“Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.” – (Eflatun)

Biraz Adalet

2367 yıl önce Eflatun’un söylediği bu sözleri, ister kişisel, ister toplumsal düzeyde ele alalım sonucun değişmeyeceğini düşünüyorum. Vereceği zararların büyüklüğü açısından elbette değişir (çünkü kişisel zarar ve toplumsal zararlardan söz ediyoruz), fakat ahlaki anlamda değişmez. Şöyle ki; hayatı ancak kendilerinin istediği şekilde düzenlemenize izin verecek, kendilerinin kölesi olacak ve bu duruma başkaldırınca, yani temel insan haklarınızı aramaya başlayınca size baskı yapacak, dinlemeyince saldıracak ve sonunda sizi ortadan kaldırmak isteyecek bir sistem düşünelim!. Bunu ister kişisel, ister toplumsal düzeyde düşünelim. Sonuç itibarı ile size hayatı dar eden, gelişiminizi engelleyen ve karşı koymanız durumunda sizi öldürmekten çekinmeyen, insan veya insanlar grubunun, bu yaptıkları karşısında orantısız bir şekilde çok az cezalandırılması, büyük filozof Eflatun’un tam 2367 yıl önce tespit edip söylediği sözler ile ne kadar da çok örtüşüyor. Ve bizler, yaşadığımız bu zaman içerisinde de, daha az güçlü insan veya toplumlara karşı adalet sisteminin kör topal işlediğini ve yapılanın büyük bir ahlaksızlık olduğunu 2367 yıl sonra da sıklıkla görüyoruz. Böylelikle dünya adalet sistemi, aslında insanlık tarihi boyunca  hep var olan, güçlü zalimlerin eline geçtikçe tam bir afet yaşamış ve bu şekilde günümüze kadar devam edegelmiştir.

Oysa ki, 884 yıl önce yaşayan diğer bir filozof Ömer Hayyam, “Adalet kâinatın ruhudur” demiştir.[1] Kâinatta güçlülerin adaletli davranması, Eflatun döneminde ne kadar değerli ise, binlerce yıl sonra da elbetteki aynı şekilde değerlidir. Çünkü bunu değerli kılan durum (adaletli davranma durumu), kişi ve toplum huzuru ile direk alakalıdır. Fakat paradoksal bir şekilde, “değerli adalet” genellikle güçlü zalimlerin elinde oluyor ve onlar bunu istedikleri şekilde dağıttıkları için, adalet hastalıklı bir ruh haline dönüşmüş şekilde dolanıp duruyor. Günümüz dünyasında pek çok bölgede, bu hasta ruhlu adalet sebebiyle büyük zararlar yaşayan, haksızlıklara uğrayan küçük ve az güçlü toplumları/devletleri sıkça görmekteyiz.

Eski Yugoslavya topraklarında Rusya ve Batı’nın ‘adaletsiz’ adalet dağıtma çalışmaları

Bildiğiniz üzere, yazılarımda ele alıp analiz etmeye çalıştığım bölge yoğun olarak eski Yugoslavya bölgesidir. Bu bölgede, 1912’den önce ve sonra, Arnavut halka karşı Sırpların baskıcı, yıldırıcı ve yıpratıcı siyaseti hep aktif olmuştur.[2] Şimdilerde yaşanılan UÇK savaşçılarının yargılanmak istendiği Özel Mahkeme ile ilgili siyasi gerginliği daha iyi anlayabilmemiz için, aşağıda burada bulunan eski bir yazımdan birkaç satırı tekrar etmek faydalı olacaktır.

16 sene önce yaşanan Sırbistan Ordusu ve paramiliterlerinin saldırılarına karşı, hayatta kalabilme mücadelesi düzeyinde karşı koymaya çalışan Arnavut halkı, eşit olmayan bir savaşta mücadele vermişti. Daha önce Bosna’da yaklaşık 4 yıl boyunca sivil ve masum halka saldıran Sırpların toplu katliamları ve soykırımı karşısında maalesef uzun süre sessiz kalan ABD ve NATO, Kosova Savaşı’nda farklı bir tutum takınarak, Sırp saldırı ve katliamlarının 2. yılına girildiğinde ortak bir karar ile Sırbistan Ordusu’nu durdurmak için 24 mart 1999’da hava saldırılarını başlattı. 11 Haziran 1999’da sona eren saldırılardan sonra, Kosova Barış Misyonu – KFOR kuvvetleri ve Birleşmiş Milletler Kosova geçici yönetim misyonu UNMIK Kosova’ya geçici olarak yerleşti! UNMIK, özellikle yasaların uygulanması ve kamu kurumlarının yapılanması görevini üstlendi.

2007’de Sırbistan ve Kosova tarafları için Marti Ahtisari Planı hayata geçirildi. Bu planda, Kosova’nın denetimli bağımsızlığı kabul edildi ve özellikle Sırp azınlık için çok geniş tutulan azınlık haklarına yer verildi. Bu plana ve 1244 kararına dayanarak, Kosova Parlamentosu 17 Şubat 2008’de bağımsızlığını ilan etti. Nisan 2009’da anayasa kabul edildi ve yürütme gücü UNMIK tarafından yerli kamu kurumlarına devredildi. Kısa bir süre sonra, Avrupa Birliği ile ceza hukuku ve güvenlik konularında görev yapması öngörülen sivil bir misyon anlaşması imzalandı (EULEX). Bu anlaşma şu anda hala yürürlüktedir ve amacı Kosova’da yasama, yürütme ve yargı alanlarında, özyönetim geçici kurumları tesis edilene kadar, kalmaktır.[3] Bu 15 yıl süre içerisinde hem UNMIK, hem EULEX, hem de Lahey Yugoslavya Savaş suçları Mahkemesi’nde savaş suçu şüphesi ile soruşturma açılan UÇK askerleri, davalarında büyük oranda (belli bir kesimi dışında) serbest kaldı.

15 yıl aradan sonra, yukarıda sözünü ettiğim 3 mahkemeden geçen UÇK askerleri, bu kez Sırp Gizli Servisi BIA-Bezbednosno-Informativna Agencia ile birlikte ve Rus siyasetçilerle yakın işbirliği[4] sonucunda hazırladığı kanıtlanan  İsviçreli senatör Dick Marty’nin raporuna dayanarak, özel bir mahkeme kurup tekrar yargılama yapmak istiyorlar. Dick Marty kimmiş bakalım kısaca; Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi İsviçreli eski savcı. 12 Mart 2008 yılında Bern’de gazeteci Silvia Cattori’ye verdiği mülakatta; Kosova’nın bağımsız bir devlet olmasına karşı olduğunu belirten ve “Kosova, Sırbistan yönetimi altında kalmalıydı” diyen, Sırp Gizli Servisi  BIA ile yakın ilişkisi olan  bir şahıstır.[5] Dick Marty raporunun başlangıç öyküs,ü o dönemin Rus milletvekili Konstantin Kosachev’e kadar uzuyor. Kosachev hikayesi, 15 Nisan 2008 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde sunduğu 11574 sayılı önergeye dayanmaktadır.

Sırp kardeşlerinden ve kendisinin Balkanlar üzerindeki jeopolitik çıkarlarından dolayı en başından bu yana Kosova’nın bağımsızlığına karşı olan Rusya, bu bağımsızlığı olabildiğince yıpratmak ve hatta geriye döndürmek adına her türlü siyasi  ahlaksızlığa başvurmaktan çekinmiyor!. Bu kez de, AB ve ABD’yi de ortak muhasebelerine uygun olarak aynı tarafta çeken Rusya, Kosovalı Arnavutlara karşı 2010  Ocak ayından beri uygulamaya koydukları plana uygun olarak ve son 2 yılda yüksek dozda bir psikolojik baskı kampanyası yürüttüler.  Yukarıda da  değindiğim gibi, 1991-1999 yılları arasında tüm dünyanın gözleri önünde özellikle Boşnak ve Arnavut halka soykırım uygulayan Sırp Ordusu ve paramiliterleri yerine, tamamen savunmaya yönelik bir direniş ordusu olan UÇK yani Kosova Kurtulus Ordusu`nu tekrar yargılamak istiyorlar. Yani sadece  Arnavut  tarafını!..  İşin en can alıcı noktası ise, bu Özel Mahkeme’nin Kosova’daki yargı sistemi ile hiçbir bağlantısı olmayacak. Yani Kosova’da açıkça, merkezi  yurtdışında olacak, fakat hiç kimseye hesap vermeyecek bir yargı sistemi kurulmak isteniyor. Bu, aynı zamanda, bağımsız olan bir devletin 3 temel direğinden biri olan yargı sistemini yok sayıp, o devletin bağımsızlığına müdahale değil de nedir?

Zan altında olan UÇK askerleri, Lahey, UNMIK ve EULEX denen 3 uluslararası kurumun mahkemelerinden zaten geçtiler, henüz geçmeyenler de şu anda hükümetin başında olan şahıslardır. Bu şahısların da Özel Mahkeme’yi kurdurmak isteyen ülkelerden kendilerine dokunmama güvencesi aldıkları aşikardır. Kosova Parlamentosu’nda muhalefette olan Vetevendosje ve diğer iki siyasi parti şöyle diyorlar;  UÇK zanlılarının yanı sıra, asıl suçlu olan Sırp Ordusu ve paramiliter güçlerinin de Kosova’da yaptığı katliamları ve soykırımı yargılayacak her türlü mahkemeye elbette varız! Ancak, sadece Arnavutların Kurtuluş Savaşçıları için kurulmak istenen Özel Mahkeme’ye de var gücümüzle karşı çıkacağız! Geçen hafta, 26 Haziran 2015 günü, Kosova Parlamentosu’nda bu Mahkeme’nin önünü açacak anayasa değişikliği kararı için yapılan oturumda muhalefet partileri oy kullanmadı, PDK-Haşim Taçi (hükümet ortağı) partisinden haysiyetli ve cesur 5 milletvekili “hayır” dedi, 2 milletvekili de çekimser kaldı. Sonuç itibariyle, uluslararası baskılar ve Kosova hükümetinin tüm çabalarına rağmen Özel Mahkeme kararı onaylanmadı. Bu belki pahalıya patlayabilir, fakat Kosova Parlamentosu milletvekilleri haysiyetli davranarak, bu Özel Mahkeme’nin kurulmasına yol açacak kanun değişikliğine “hayır” dediler.

Bundan sonra, tüm Batılı diplomatlar ve Sırp siyasiler büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını söylediler. ABD Balkan sorunları uzmanı olan James Hooper, ertesi günü WOA’ya verdiği mülakatta, “Kosova’nın bu adımından sonra Avro-Atlantik entegrasyonu yönünde büyük bir belirsizliğe girilmiştir, fakat öyle umuyoruz ki Kosova bu Özel Mahkeme’yi tekrar oylamaya getirecek ve oylayacaktır. Aksi takdirde Kosova’da istikrarsız bir döneme başlanmış olur.” dedi.[6]

Kosova’nın 2008 yılındaki bağımsızlığından bu yana en önemlilerinden biri olan meclis oturumundaki bu gelişmelerden sonra Kosova’da neler olacak, izleyip göreceğiz. Sadece UÇK askerlerini yargılayacak bu Mahkeme’nin karşısında duran biri olarak, aşağıdaki bu anlamlı söz ile yazımı tamamlamak istiyorum:

Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir; ama itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı…” (Elie Wiese).

                                            Esma BUNJAKU

 

[1] http://www.filozof.net/Turkce/filozof-sozleri-dusunduren-sozler/6724-omer-hayyam-sozleri-omer-hayyamin-anlamli-ve-ozlu-sozleri.html.

[2] http://politikaakademisi.org/balkan-savaslarindan-1999a-kosovanin-bagimsizlik-mucadelesi/.

[3] http://politikaakademisi.org/balkan-savaslarindan-1999a-kosovanin-bagimsizlik-mucadelesi/.

[4]  Raorti I Dick Marty-it dhe ndikimi I sherbimeve inteligjente serbe nga Bahri M.Gashi  më 2011-01-16 në orën 4:05. MD.

[5] http://www.voltairenet.org/article155903.html.

[6] http://www.zeriamerikes.com/content/article/2839766.html.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.