KAZAKİSTAN’DA ERKEN SEÇİM KARARI

upa-admin 03 Şubat 2016 861 Okunma 0
KAZAKİSTAN’DA ERKEN SEÇİM KARARI

Orta Asya’nın yükselen yıldızı olan Kazakistan, bayrağındaki boz kartal gibi ekonomik ve siyasi rüzgârı kanatları altına alarak, geçmiş yıllarda hatırı sayılır ekonomik büyümeler elde etmiş ve istikrarlı bir ekonomiye sahip olmuştur. Resmi olarak 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan Kazakistan’ın, bağımsız bir devlet olması çok kısa süre zarfında olmasına rağmen, ülke hem politik, hem de ekonomik olmak üzere birçok alanda kendini geliştirmiştir. Özellikle hızlı bir kalkınmaya ve sanayileşmeye büyük önem veren bu ülke, son dönemde yaşanan küresel petrol ve yan ürünlerindeki fiyat düşüşlerinden dolayı şimdilerde çeşitli ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır.

Son birkaç yıldır petrol fiyatlarındaki değişim, özellikle 2015 ve 2016 başı itibaren petrol ve petrol yan ürünlerini üreten, hammadde satıcısı ülkeleri derinden sarsmış durumdadır. Ekonomisi, Rusya gibi ağırlıklı olarak hammadde ihracatına bağlı olan Kazakistan, ülkesindeki yoğun ve zengin hidrokarbon yatakları sayesinde ekonomisi hızla gelişen ülkeler arasında görülmektedir. Ne var ki, hidrokarbon üreten ve işleyen Rusya gibi, Kazakistan devletini de son yıllar içerisinde gerçekleşen küresel petrol fiyatlarındaki kriz derinden etkilemiş ve ülke ekonomisi bir hayli sarsılmıştır. İşte bu dönemde, Kazakistan’ın erken seçim kararı alması manidar olmuştur. Petrol ve petrokimya ürünleri ihracatındaki derin düşüş, ülkeyi bazı konularda daha pragmatik kararlar almaya itmiştir.

Kazakistan, aslında bu tarz bir krizin bir benzerini 2007 yılında yaşamıştır. O dönemde devlet fonundan 10 milyar ABD doları kullanılmıştır. Şu an yaşanan krizi atlatmak içinde Milli Fon’dan ya da herhangi bir başka kaynaktan sıcak para temin edilmesi konusunda ülke içerisinde araştırmalar yapıldığı gelen bilgiler arasındadır. Krizin ortaya çıkmasındaki bir diğer önemli unsur ise, Batı’nın Rusya’ya yaptığı ekonomik tedbir ve ambargolardır. Ukrayna olaylarının başlaması ve akabinde Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ile başlayan sorunlu süreçte Batı’nın bu ülkeye uyguladığı ekonomik ambargolardan Kazakistan da bir hayli etkilenmiş durumdadır.

Avrupa Birliği ve Batılı bir dizi ülke, ambargonun sadece Rus tarafına geçerli olduğunu ve herhangi bir ikinci devlet için ekonomik yaptırım tedbirlerinin mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Ancak işin ilginç yanı, Kazakistan’ın bu durumdan dolaylı olarak bu kadar etkilenmesine rağmen, birçok Batı ülkesinin bu konuda olumlu ya da olumsuz bir görüş belirtmemesidir. Açıkçası Kazakistan, Rusya ve Batı arasındaki gerilimin bir nevi kurbanı olmuştur. Rusya’ya uygulanan ambargolar nedeniyle bir nevi Kazakistan’ın da cezalandırılmış olması ise tam bir fiyaskodur. Ukrayna ve Kırım krizi ile başlayan süreçte bölgenin bu denli istikrarsızlaştırılması, Doğu Avrupa’dan başlayıp Kazakistan’a kadar uzanan bölge içerisinde ciddi ekonomik ve siyasi riskleri doğurmuştur. Burada sorulacak soru; Avrupa Birliği ve Batı bloğunun tek ilgilendiği konu Kırım mıdır? Çünkü Rusya ile yaşanan krizden Kazakistan ve diğer birkaç devletin ekonomik ve siyasi olarak derin bir şekilde etkilenmesinin sonucu kimlere ve hangi küresel güç odaklarına yarayacaktır, o konu ayrı bir araştırmanın konusudur.

İşte bu olayların yaşandığı süreçte, Kazakistan Devlet Başkanı Sayın Nursultan Nazarbayev tarafından meclisin fesih edilip, 20 Mart’taki erken parlamento ve şehir meclisi seçimine gidilmesine yönelik kararın oluşumunda bu ekonomik sarsıntının olduğunu düşünüyorum. Sayın Nazarbayev, yaptığı açıklamalarda seçim için parti içi yenileşme ve yeni adaylar belirleneceğini belirtmiştir. Seçimlere iktidardaki Nur Otan Partisi’nin yanı sıra Ruhaniyet Partisi, Komünist Parti, Vatanseverler Partisi, Auil Partisi, Ulusal Sosyal Demokrat Partisi ve Ak Jol Halk Partisi’nin katılımları beklenmektedir. 20 Mart’taki seçim sonucu için bir öngörü belirlemek istenirse, Nur Otan Partisi’nin diğer partilere göre daha ağır basacağını düşünüyorum.

Kazakistan’daki seçimler ve sonuçları, her zaman küresel çapta dikkat çekmektedir. Yer altı ve yer üstü kaynakları bakımdan bir hayli zengin olanın Kazakistan’ın birçok küresel güç odağı tarafından dikkatle izlenmesi de, bunun doğal bir sonucudur. Bu bölgede yaşanacak herhangi bir kriz ya da ekonomik darboğaz, başta Rusya olmak üzere çevre ülkeler için tedirginlik durumu yaratacaktır. O yüzden, seçimin sonucundan çıkan sonuç ne olursa olsun, Kazakistan için ilk önemli basamak siyasi istikrardır. Bu sebepten dolayı, Kazakistan, Türkiye için de ayrı bir öneme sahiptir. Sayın Nazarbayev’in başa gelmesinden bu yana yaptığı bir dizi başarılı ekonomik ve siyasi hamle, Türkiye tarafından her zaman takdir edilmektedir. Sonuç olarak, Kazakistan seçimlerle yeni bir sürece girecektir. Kazakistan seçimden sonra yeni bir döneme girmiş olacak; bu süreçte dost ülke Kazakistan’ın güçlü bir şekilde ekonomik siyasi konularda ağırlığını koyacağına ve güçlü bir irade ile bu sorunlarından üstesinden geleceğine yürekten inanıyorum.

Saltuk Buğra BOZKURT

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.