AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI’NIN TÜRKİYE’YE KARDEŞLİK GEZİSİ

upa-admin 15 Mart 2016 886 Okunma 0
AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI’NIN TÜRKİYE’YE KARDEŞLİK GEZİSİ

Uluslararası pratikte Devlet Başkanları’nın yurtdışı gezileri çeşitli kategorilere ayrılır; devlet gezisi, resmi gezi, iş gezisi vb. Bugün, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Türkiye gezisiyle diplomasi tarihinde yeni bir sayfa açılıyor ve diplomasi sözlüğüne yeni bir kelime ekleniyor: “Kardeşlik Gezisi”.

Bu yılın 18 Şubat tarihinde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan gezisi bekleniyordu. Bu tarihte Üst Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin bir sonraki yani beşinci toplantısının Gence’de yapılması öngörülmüştü. Fakat geziden 1 gün önce Ankara’da gerçekleştirilen terör olayı, bu ziyareti erteledi. Azerbaycan’ın ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinliklerin araya girmesi, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın gezisini biraz daga geciktirdi.

IV. Küresel Bakü Forumu biter bitmez, Türkiye heyetinin gezisi yeniden gündeme geldi. Sonunda 1 aylık hasret son buluyordu. 15 Mart tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Bakü gezisine karar verildi. Bu süre, iki devlet arasındaki ilişkilerde büyük ara sayılmasa da, iki kardeş arasında uzun bir araydı. Aniden, yine de geziden 1 gün önce Ankara’dan alınan kara haber Azerbaycan’da soğuk duş etkisi yarattı: kardeş ülkenin başkenti yeniden kana bulanmıştı. Görünür ki, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Bakü gezisi birilerini rahatsız ediyordu ve bu gezinin gerçekleşmemesi için tüm çabalar seferber edilmişti. Türkiye tarafı ise kararlıydı; her ne pahasına olursa olsun, bu gezi yapılmalıydı.

Böyle bir durumda, Azerbaycan Cumhurbaşkanı kendisine yakışanı yaptı. Böylesine acı verici bir gününde Türkiye’nin yanında olduğunu göstermek için büyük bir heyetle beraber Türkiye’ye yöneldi. Evet, bu gezi gerçekleştirildi ve diplomasi tarihine, diplomasi geleneğine yeni bir ruh getirdi, yeni renkler kattı. Bu da rastgele değildir; çünkü Azerbaycan ile Türkiye arasında ilişkilerin büyük tarihi, olağanüstü doğası vardır. Bu ilişkiler, aslında diplomatik etiketlere, formalitelere bile sığmıyor. Bu ilişkilerin kökleri bir milletin ruhlarının, hislerinin derinlemesine kök salmıştır. Bu ilişkilerden bahsederken, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev belirtiyor ki, “Türkiye-Azerbaycan ilişkileri stratejik nitelik taşıyor, dostluk, kardeşlik ilkelerine dayanıyor. Bizi birleştiren tarihi kökler, kültürel ilişkiler ve aynı zamanda bizim geçmişimiz ve bugünkü siyasi çıkarlarımızdır”.

Tarih gösteriyor ki, Azerbaycan ve Türkiye en karmaşık dönemlerde bile birbirlerine destek olmuşlardır. 1918 yılında Nuri Paşa komutasında Türk Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye gelişi tarihi hafızalara kazınmıştır. Aynı şekilde, Azerbaycanlılar Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Savaşı’nda Türk kardeşleri ile beraber savaşarak, büyük reşadet göstermiş, Anadolu’da yapılan milli mücadeleye ellerinden gelen maddi ve manevi yardımı esirgememişler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi ise bizim kederimizdir” ve Ulu Önder Haydar Aliyev’in “Biz bir millet, iki devletiz” fikirleri hem Türkiye’de, hem de Azerbaycan’da iki ülke arasındaki ilişkilerin geçmişini, bugününü ve yarınını içeren en mükemmel formül olarak kabul edilmektedir.

Tarihin cilvesiyle Sovyet döneminde uzun yıllar birbirinden ayrı düşmelerine rağmen, Azerbaycan Türkleri ile Anadolu Türklerinin birbirine olan sevgisi gittikçe artmış, onlar her zaman tekrar kavuşmak için tarihi fırsatı beklemişler. Tesadüfi değildir ki, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıyan ilk devlet işte Türkiye olmuştur. Azerbaycan ve Türkiye bugün dünya çapında özel ilişki kurmuş, bu ilişkiler artık stratejik ortaklık seviyesine yükselmiştir. Dünyada ve bölgede yaşanan bazı önemli meselelerde Azerbaycan ile Türkiye birbirinin yanındadır.

Azerbaycan ve Türkiye’nin ortak yürüttüğü enerji ve altyapı projeleri, yarattıkları işbirliği biçimleri bölgesel işbirliğine, bütünleşmeye, bir sözle, barışa ve istikrara önemli katkıdır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in söylediği gibi, Azerbaycan-Türkiye işbirliğinin özelliği şudur ki, bu işbirliği kimseye karşı yönelmemiştir. Bu işbirliği iki devletin, halkının ve genel olarak bölgenin gelişmesine, tüm bölgede barışın, huzurun, güvenliğin teminine yöneliktir. Azerbaycan’ın Ulu Önderi Haydar Aliyev’in yeni yüzyıl ve üçüncü binyıl dolayısıyla Azerbaycan halkına konuşmasında belirttiği gibi: “Azerbaycan-Türkiye ilişkileri iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet etmekle birlikte, dünyada ve bölgede barışın ve huzurun sağlanması işine de katkıda bulunuyor”.

Bugün bölgenin gelişmesi için en büyük tehlike kaynağı olan Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ çatışması ile ilgili Türkiye’nin adil tutumu ve Azerbaycan’a verdiği siyasi desteği Azerbaycan halkı tarafından asla unutulmayacak. Azerbaycan bu kardeşlik ilişkisini takdir ediyor ve haklı davamızda Türkiye’nin desteğine özel önem veriyor. Bazı güçlerin Türkiye’de Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi, sınırların açılması gibi konularla yapay sorunlar yaratmaya çalışmaları da hiçbir zaman sonuç vermemiştir. Tesadüfi değil ki, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bakü’ye gezisinde Dağlık Karabağ çatışması konusunu “dış politikada kardeşliğin zirvesi” adlandırmıştır.

Türkiye için önem arz eden konularda da Azerbaycan onun yanında olmuştur. Uydurma Ermeni “soykırımı” iddiaları Türkiye’yi rahatsız ettiği kadar Azerbaycan’ı da rahatsız ediyor. Türkiye’ye karşı toprak iddiaları, tazminat talepleri ileri süren ve “soykırım iddiaları”nın uluslararası kamuoyu tarafından tanınmasına çalışan Ermenistan’ın, Ermeni diaspora ve lobisinin bu haksız adımlarına karşı Azerbaycan her zaman Türkiye’nin yanında olmuş, onu var gücüyle desteklemiştir.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı`nın Türkiye gezisi de bir daha kanıtladı ki, bu güçler ne kadar çaba gösterseler de, Azerbaycan ile Türkiye arasında var olan kardeşlik bağlarını sadece koparmaya değil, hiç zedelemeye dahi ulaşamazlar. Aksine, bu bağlar daha da güçlenecektir. Çünkü bu kardeşlik ebedidir. Çünkü tarih boyunca kardeşlerinin en zor zamanlarında Anadolu Türkleri Kafkasya`ya, Azerbaycan Türkleri ise Anadolu’ya ne pahasına olursa olsun kardeşlerini kurtarmaya, onlarla beraber şehit olmaya gelmiş ve kardeş topraklardaki mezarlıkları bugünkü ilişkilerin mahiyetini temsil ediyor.

Dr. Turab GURBANOV

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.