TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ: KIŞ MEVSİMİNDEN BAHARA DOĞRU

upa-admin 16 Haziran 2016 948 Okunma 0
TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ: KIŞ MEVSİMİNDEN BAHARA DOĞRU

Tarihte birçok kez bölgesel çıkarları sebebiyle karşı karşıya gelen Türkiye ve Rusya, ikili ilişkilerindeki en derin siyasi krizi Kasım 2015’te Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi ile yaşadı. Bu olay sonrasında, Rusya, Türkiye’ye karşı sert ve tehditkar ifadeler kullanarak iki ülke arasındaki ilişkilerin kopma noktasına geldiğini, yapılan ticari ve siyasi anlaşmaların tekrar gözden geçirileceğini ifade etti. Türkiye ise, uluslararası hukuk hükümleri ve angajman kuralları çerçevesinde Türkiye’nin NATO müttefiki bir devlet olarak hareket ettiğini, Rus uçağının uyarılara rağmen hava sahasını ihlale devam etmesi nedeniyle düşürülmenin meydana geldiğini belirtti. Neticede, Türkiye ve Rusya tarihlerindeki en sorunlu dönemlerinden birini yaşıyor.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın mektubu ve iftar daveti önemli bir adım.

Akademik ve bazı siyasi mercilerin çoğunlukla vurguladığı nokta, Türkiye-Rusya ilişkilerinin uzun vade de bu şiddette bir krizle devam edemeyeceği, ivedilikle tarafların ortak bir mutabakat zemini sağlamada özverili davranmaları yönünde oldu. Krizin başladığı tarihten bu güne atılan en somut adım, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Rusya milli günü sebebiyle Devlet Başkanı Putin’e göndermiş olduğu kutlama içerikli mektup oldu. Türkiye-Rusya ilişkilerinde ufakta olsa iyileşme umudu doğuran bu mektup, hem Rus, hem de Türk taraflarında olumlu ve olumsuz bazı tepkilerle karşılandı. Ankara, Rusya olan ekonomik, kültürel ve siyasi bağın kopma gibi bir durum söz konusu olamayacağını, fakat Rusya’nın istediği tazminat ve özür taleplerinin Türkiye’nin hukuki haklılığı nedeniyle mümkün olamayacağını belirtiyor. Moskova ise, mektubun devletlerin böylesi milli günlerde birbirlerine gönderdikleri olağan bir yazı olduğunu, fakat Kasım 2015’ten yana gönderilen ilk resmi mektup olması vesilesiyle dikkate değer olduğu görüşünde.

Türkiye-Rusya işbirliği Suriye ve bölgesel meselelerin çözümünde önemli bir gereklilik.

Bir diğer önemli gelişme Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’u Beştepe’de iftara davet etmesi oldu. Büyükelçinin de katılım sağladığı iftar sonrası, artık Türkiye-Rusya ihtilafının çok uzun sürmemesi ve tarafların zamanla daha somut adımlar atmaları muhtemel. Enerji ve ekonomik anlaşmalar, iki ülkenin de siyasi istikrarına olumlu yansımalar sağlayacak seviyedeyken meydana gelen uçak krizi, tüm olumlu ilerlemeleri dondurdu. Hülasa, Türkiye-Rusya arasında yapılan uzun süreli anlaşmalar 10 yıl boyunca bugünkü ithalat seviyesini korumaya devam etmelidir. Çünkü Ankara ve Moskova arasında imzalanan enerji anlaşmaları ve ekonomik işbirliği projeleri, bölgesel güvenlik ve istikrarın en önemli yapı taşlarından biriyken, Suriye meselesinin çözüm sürecine önemli katma değer de sağlayacaktır.

Rusya bilerek mi kendi uçağının düşürülmesini sağladı?

Rusya, uçağının Suriye sınırından defalarca Türk hava sahasını ihlal ettirecek kadar bilinçsiz bir ülke değil. Dolayısıyla akıllara şöyle bir sorunun gelmesi de engellenemiyor: Rusya, tıpkı ABD’nin Japonların Pearl Harbor saldırısını önceden haber almasına rağmen sırf 2. Dünya Savaşı’na girebilmek adına göz yumması veya 11 Eylül (9/11) İkiz Kuleler saldırısı sonrası Irak ve Afganistan müdahalelerini meşrulaştırması gibi, Suriye’deki varlığını meşrulaştırmak için böyle bir hamle yapmış olabilir mi? Elbette bunların hepsi somut ispatları olmadan birer komplo teorisi.

Kararı verenler her kim olursa olsun, devlet nezdinde Türkiye ve Rusya, Akdeniz ile Karadeniz’in güvenliğini sağlamada birbirine ihtiyacı olan aktörlerdir. Suriye üzerinde Rusya’nın ABD ile IŞİD ile mücadelede ortak çizgide yer alması, bölgenin geleceğini belirlemede yetkili olamaz. Sınır ülkesi Türkiye’nin içinde bulunmayacağı bir çözüm formülü, ancak ve ancak kısa ömürlü olur. Hülasa, coğrafyada yer alan terör grupları üzerinden vekalet savaşı odaklı politika yürütmek, neticede tüm bölge ülkelerini temelinden zayıflatan ve aynı ölçüde terör odaklarını güçlendiren bir ortam sağlayacaktır.

Furkan KAYA

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.