RUHANİ ERİVAN’DA: İRAN-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNDE YENİ AŞAMA

upa-admin 17 Ocak 2017 1.431 Okunma 0
RUHANİ ERİVAN’DA: İRAN-ERMENİSTAN İLİŞKİLERİNDE YENİ AŞAMA

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Ermenistan’a ziyareti ile ilgili çeşitli analizler yapılıyor. Ermeni basını, elde edilen anlaşmalardan pafoslu şekilde yazıyor. Ancak genel olarak yayınlanan yazılara analizi yaklaşıldığında, burada önyargıların olduğunu da görmek mümkündür. İran’la Ermenistan arasında birkaç belge imzalandı. Taraflar, ilişkileri daha da geliştirmek niyetinden söz ediyorlar. Aynı şekilde, bölgesel nitelikli projelerin gerçekleştirilmesinden de söz ediliyor. Tüm bunlar, Ermeni uzmanlar tarafından nedense anti-Azerbaycan ve anti-Türkiye histerisi bağlamında sunulmaktadır. Sanki İran, Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı olan işbirliği formatına ağırlık vermeye başladı. Ermenilerin bu tür davranışı genel gözlenilendir, çünkü onlar hiçbir zaman nesnel düşünmemişlerdir. Bununla birlikte, gerçeklik de gösteriyor ki, İran-Azerbaycan ilişkileri üst düzeydedir ve herhangi bir karşı-durma söz konusu değildir. Her iki ülkenin yönetimi de işbirliğini geliştirmekte kararlılar. Bu konuların jeopolitik analizi ilginç olurdu.

İmzalanan Belgeler: Enerji ve Ulaşım Alanlarına Verilen Öncelik

Olağan durumda, İran Cumhurbaşkanı’nın Ermenistan’a sefer etmesi normal karşılanır. Günümüzde tüm ülkeler arasında ilişkilerin kurulması uluslararası hukuka uygundur. Fakat Ermeni medyası, Hasan Ruhani’nin Erivan’a gidişini büyük ölçüde tek taraflı şekilde aydınlatmaya gayret ederek, bu seferi Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı bir olay olarak sundu. Biz ise, bu meseleye objektif konumdan yaklaşmak istedik.

İran Cumhurbaşkanı, Erivan’da “iki halk arasında eski dostluğun ve işbirliğinin olduğunu” vurguladı (bkz.: Президенты Армении и Ирана подвели итоги переговоров / “www.president.am”, 21 Aralık 2016). H. Ruhani, Ermenilerle “aynı uygarlık ve kültür ortamında yaşadıklarını” söyledi (bkz.: önceki kaynağa). İran Devlet Başkanı, bu sözleri rastgele kullanmıyor. Gerçekten de, geçen yüzyılın 90’lı yıllarında, İran, Ermenistan için “yaşam yolu” oldu. Bu konuda resmi kişiler açık konuştular. Hatta Erivan, bunun için Tahran’a defalarca teşekkür de etti.

İki ülkenin liderleri, karşılıklı seferler yapıp, çeşitli belgeler imzaladılar. Ancak onların az bir bölümü gerçekleştirildi. Bununla ilgili olarak, H. Ruhani, Erivan’da şunu belirtti: “İran ve Ermenistan ilişkilerinin büyük potansiyeli vardır, ama şimdiye kadar onun sadece bir bölümü kullanıldı, kalan kısmını ise biz yakın aylar ve yıllarda çalıştırmalıyız” (bkz.: önceki kaynağa). Sonuncu görüşte yansıyan “kalan bölümün çalıştırılması” derken, İran’ın Devlet Başkanı somut olarak neleri öngörüyor? İmzalanan belgeler ve yapılan görüşmelerin içeriğinden anlaşılıyor ki, taraflar, geniş açıdan işbirliğine hazırdırlar. Spor, turizm, ticaret, yatırım, enerji, bilim, bankacılık ve teknolojiler, çevre gibi alanlarda anlaşmalar imzalandı (bkz.: önceki kaynağa).

Bunların arka planında, ulaşım ve enerji alanlarında öngördükleri bir takım işbirliği formülleri, bölgesel ve küresel ölçekte İran’la Ermenistan’ın ortak hareket etmek konusunu düşündüklerini gösteriyor. Bunun jeopolitik gelişmelerin dinamiği bağlamında hangi sonuçlar verebileceği üzerinde biraz geniş durmak mümkündür.

Belli ki, Tahran, Erivan’la belli jeopolitik yapılandırma yaratmaya sıcak bakıyor. Somut olarak enerji projeleri ve ticaret yolları üzerinde ortak projeleri gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Burada Kuzey-Güney koridoru başta olmak üzere Ermenistan’ı kullanarak Rusya ve Avrupa’ya çıkış önemli bir yer tutmaktadır. İran Cumhurbaşkanı, bu bağlamda şunu söyledi: “Bizim enerji sektörü, aynı zamanda gazın ihracı hacminin artırılması, İran topraklarından geçerek Türkmenistan gazının naklinde, elektrik enerjisinin verilmesinde iyi ilişkilerimiz vardır” (bkz.: önceki kaynağa). Demek ki, İran’la Ermenistan sadece iki ülkeyi kapsayan enerji projelerini değil, başka ülkelerin de yer aldığı projeleri hayata geçirmek istiyorlar. Burada Türkmenistan, Rusya ve Gürcistan üzerinde duruluyor. Türkmenistan gazının İran’dan geçerek Ermenistan’a, oradan da Gürcistan üzerinden Karadeniz’e çıkarılması öngörülüyor. Ermeni uzmanların bazıları, bunu “Yeni İpek Yolu” projesinin bir parçası olarak sunmakta meraklıdırlar.

İran’ın resmi çevreleri ise, Fars Körfezi ile Karadeniz’i birleştiren koridordan söz açıyorlar: “Ermenistan ve İran, Fars Körfezi-Karadeniz ulaşım koridorunun bir parçası olabilirler” (bkz.: önceki kaynağa). Burada otomobil ve demiryolu aracı ile ticari-ekonomik ilişkilerin kurulması mümkündür. Hem de taraflar, bu meseleyi bölgesel işbirliği bağlamında değerlendiriyorlar. Böylece, Tahran ve Erivan enerji ve ticaret alanlarını öngören bir projeyi hayata geçirmek istiyorlar.

Jeopolitik düzlem: Ermeni Uzmanın Düşleri ve Bölgesel Gerçekler

Erivan Devlet Üniversitesi İran Araştırmaları Bölümü Başkanı Vardan Voskanyan, Rusya’nın “Nezavisimaya Gazeta” yayınına şunu söyledi: iki ülke arasındaki ilişkilerde siyasi ve ekonomik düzlemlerin sentezi sürmektedir. Taraflar, Kuzey-Güney ulaşım ve enerji koridoru işbirliğini güçlendirmeye çalışıyorlar ki, bunun jeopolitik anlamı da vardır. Fars Körfezi ile Karadeniz’i Ermenistan ve Gürcistan’dan geçerek birleştirmek, bölgesel açıdan önemli olaydır. Bu, dolayısıyla Rusya için de geçerlidir. Aynı şekilde, Avrasya Ekonomik Birliği ile ekonomik ilişkileri ayrıcalıklı şekilde yaratmak meselesi de gündemdedir. Burada Ermenistan-İran sınırının Ermenilere ait olan bölümünde serbest ticaret bölgesi oluşturma fikri de vardır (bkz.: Юрий Рокс. Армения свяжет Иран с ЕАЭС. Ереван и Тегеран рассматривают новые экономические проекты и реанимируют существующие / “www.ng.ru”, 21 Aralık 2016 ).

Ancak, garip bir şekilde, Ermeni bilimadamı bu adımları objektif ihtiyaç olarak değil, Azerbaycan-İsrail ilişkilerine karşılık olarak değerlendiriyor. O, bu konuda şöyle diyor: “…İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Bakü’ye seferinden sonra, Tahran’la ilişkiler bozuldu. Azerbaycan ile İsrail arasındaki askeri alandaki aktif işbirliği bir yandan Ermenistan’a, diğer yandan ise İran’a karşı yönelmiştir” (bkz.: önceki kaynağa). Aslında, bu, Erivan’ın resmi görüşüdür ve tamamen taraflıdır. Burada gerçeği yansıtan tek bir kelime bile yok.

Birincisi, İran ile Azerbaycan, Hasan Ruhani’nin Erivan’da da birkaç kez söylediği gibi, dost ülkedirler. Onlar arasında belirli alanlarda işbirliği yüksek düzeydedir ve taraflar bunun geliştirilmesinde meraklıdırlar. Hatta güvenlik alanında, iki devlet birbiriyle sıkı ilişkiler kurabilmişler. Bunun onayı, Bakü’de Rusya, Azerbaycan ve İran Cumhurbaşkanlarının yaptıkları görüşmeler ve varılan anlaşmalarda iyi belirtildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı, bu işbirliği formatını tarihi önem arz eden bir olay olarak niteledi ve etkili sonuçlar vereceğini ifade etti. İlk olarak, Kuzey-Güney koridorunun gerçekleşmesinde bu formatın önemi büyüktür.

Bunlardan başka, Azerbaycan’la İran “Yeni İpek Yolu” projesi çerçevesinde de işbirliği yapıyorlar. Onlar arasında Hazar’ın statüsünün belirlenmesi yönünde görüşmeler devam ediyor. Nihayet, Azerbaycan’la İran’ı tarihi ve etnik bağlılık bağlar; iki ülkenin insanları birbirleriyle akrabadırlar, ayrılmazdırlar. Serj Sarkisyan, Hasan Ruhani ile görüşmesinde İran’daki Ermeni topluluğuna karşı iyi muameleye göre teşekkür etti, orada Ermeni kültürel mirasının korunmasından memnuniyetini söyledi. Ancak Ermeni siyasetçi bir şeyi unutuyor, İran’da Ermeniler icmadırsa, Azeriler (Türkler) toplumun ta kendisidir. İşte Ermenilerin tüm satkınlığı, ihaneti ve nankörlüğüne rağmen, İran’daki halklar (yanı Azerbaycanlılar) Ermeni kültürünü koruyorlar, Ermeni topluluğuna ise dokunan yok. Fakat o da bir gerçektir ki, bizi Ermenilerden tarihen ayıran işte budur. Bütün bunlara göre, Ermenilerin İran’la Azerbaycan’ı karşı karşıya koymak gibi saçma girişimleri büyük sahtekarlık, önyargılı ve önemsiz iş değil mi?

İkincisi, hangi nedenlerden İsrail-Azerbaycan ilişkileri İran veya Ermenistan’a karşı yönelebilir? Biz de diyebiliriz mi ki, Ermenistan-Rusya veya Ermenistan-İran işbirliği Azerbaycan ve Türkiye’ye karşı yöneliktir? Demyiz, çünkü Azerbaycan beşeri, demokratik, çok-kültürlü düşünceye dayalı siyaset yürütüyor, başkalarının işbirliği Bakü’yü kesinlikle rahatsız etmez. Ermenistan’la ABD, Avrupa ülkeleri, Rusya, hatta askeri alanda bile işbirliği yaparlar. Bakü, sadece saldırgana işgali sürdürmeye imkan verilmesini kabul etmiyor, diğer alanlarda ise kimseye karşı çıkmıyor. Hatta Bakü belirtiyor ki, işgale son konulursa, Ermenistan’la işbirliği tam olarak berpa edilecek. Bunu Levon Ter-Petrosyan da itiraf ediyor. Fakat Ermenistan yönetimi, böyle yapıcı ve sivil düşünce tarzından çok uzaktır. O, henüz çağdaşlaşmamıştır.

Bunlar gösteriyor ki, her zaman olduğu gibi, Erivan, yine diğer ülkelerle ilişkilerini anti-Azerbaycan retoriği ruhunda kurmaya çalışıyor ve onu bu şekilde sunmaya gayret ediyor. Ancak İran gibi büyük bir devlet, başkalarının çıkarına göre hareket etmez.

Newtimes.az

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.