ORTADOĞU’DA YENİ JEOPOLİTİK ÇATIŞMA?

upa-admin 02 Mart 2017 269 Okunma 0
ORTADOĞU’DA YENİ JEOPOLİTİK ÇATIŞMA?

Washington İran’a karşı yeni sert adımlar atmaya başladı. Tahran’a yeni yaptırımlar uygulanıyor. İran’ın Ortadoğu’daki askeri varlığı tüm dünya için ciddi tehlike olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda, İran’ın balistik füzesini test etmesine de oldukça negatif bir tepki verildi. Tahran’dan bu denemeleri durdurması talep ediliyor. Ayrıca, Başkan Donald Trump, İran’a “terörist devlet” demiştir. Amerika’nın Ortadoğu’da Rusya-İran askeri alyansının bozulması yönünde adımlar atacağından bahsediliyor. İran da bu gibi beyanatlara sert tepki gösterdi. Tahran konumundan geri çekilmeyeceğini söyledi. Uzmanlar, Ortadoğu’da yeni bir sorunun ortaya çıkışından endişe ediyor. Tüm bunların bölgede güvenliği yeni risklere götürmesinden bahsediyorlar.

Amerika’nın Sert Uyarısı: Rusya-İran Askeri Eksenine Son Verilmeli

ABD’nin The Wall Street Journal gazetesi, dünya kamuoyunu ilgilendiren bir haber yaptı. Washington’da Başkanlığa yakın çevrelere dayanarak bu yayın kuruluşu yazmıştır ki, Amerika, Suriye’de Rusya ve İran arasındaki askeri alyansı bozmaya karar verdi (bkz.: Trump Administration Looks at Driving Wedge Between Russia and Iran / “www.wsj.com”, 5 Şubat 2017).

İlginçtir ki, Washington, daha çok İran’ın Ortadoğu’daki askeri varlığına karşı çıkıyor. Burada hem belli grupların Tahran tarafından finansmanı, hem de İslam Devrimi’nin Muhafızları Kolordusunun (Sepah) bölgede askeri etkinliğini arttırması öngörülüyor. Rusya ile ilgili ise kaynağın “The Wall Street Journal“a anlattığına göre, farklı tavır sergilemeye çalışılmaktadır. Moskova İran’la askeri ilişkileri azaltırsa, ona karşı uygulanan yaptırımlar hayli azaltılabilir (bkz: önceki kaynağa).

Ayrıca, ABD’nin Maliye Bakanlığı İran’a yeni yaptırımlar uygulamış. Bu kurumun yaydığı bilgiye göre, İran`ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, onun 12 şirketine ve bazı kişilerine karşı yasaklar konulmuştur (bkz.: Iran-related Designations … / “www.treasury.gov”, 3 Şubat 2017).

Bundan bir süre önce ise, ABD Kongresi İran’a karşı yaptırımların genişletilmesi ile ilgili belge kabul etmişti. Başkan D. Trump, “Fox News”e verdiği röportajda İran’ı “bir numaralı terörist devlet” olarak tanımlamış ve kaydetmişti ki, yaptırımlar “sadece başlangıçtır” (bkz.: Trump says Pence to lead Voter registration fraud probe, leaves door open on Iran deal future / “www.foxnews.com”, 5 Şubat 2017).

Tahran’ın tüm bunlara tepkisi gecikmedi. İran yönetimi, ABD’nin taleplerini yerine getirmeyeceğini ve bağımsız siyaset yapmakta devam edeceğini söyledi. Aynı zamanda, Washington’ın atacağı her adıma karşı da önlem alacağını açıkladı. Aynı zamanda, Tahran, dünyanın her yerinde kendi vatandaşlarının haklarını koruyacağını belirtti. Bu açıdan, ABD’nin göçmenlerle bağlantılı uyguladığı yasaklara karşı da belli adımlar atacağına dikkat çekti. Bununla, Tahran, Washington’ın saldırıları karşısında geri çekilmek fikrinde olmadığını göstermektedir.

Görüldüğü gibi, Ortadoğu’da yeni bir jeopolitik çatışma meydana gelmektedir. Washington, Suriye konusunda daha sert tavır sergilemeye başladı. Bir yandan Rusya’nın başkanlığını yaptığı işbirliği formatını zayıflatmaya gayret gösteriliyor, diğer yandan ise bölgede Batı’nın askeri varlığı arttırılıyor. Ortadoğu’da Rusya-İran askeri ilişkilerini zayıflatmak hattı yeterince riskli bir adımdır. Çünkü İran, bölgede kendisine sadık askeri grupları tutabilmektedir ve onun bir takım devletlere etkisi az değildir. Bunu, Irak, Suriye, Yemen ve Lübnan olayları kanıtlıyor. Şimdi bu nüfuzu askeri ve ekonomik yaptırımlar yoluyla zayıflatmak girişimi, mutlaka çatışmalara, provokasyonlara ve silahlı çatışmalara yol açacaktır. Genel durumda ise, Ortadoğu’da jeopolitik ihtilafların yeni aşaması başlayacak.

Öte yandan, ABD, Irak ve Suriye’de yeni askeri tesisler oluşturarak daha tehlikeli durum yaratıyor. Amerika’nın bölgedeki askeri gücünü arttırmak hattını tercih etmesi gösteriyor ki, liderlik hırsından imtina edilmemiş ve Ortadoğu’da yegane söz sahibi olmak iddiası devam etmektedir. Bunun fonunda ise, Rusya’nın hangi adımları atacağını uzmanlar merakla bekliyorlar.

Tehlike Büyüyor: Çelişkilerin Doğu’ya Doğru Genişlemesi

Kremlin, tutumundan geri çekilmek fikrinde olmadığını birkaç kez açıkladı. D. Trump`ın V. Putin`le anlaşmak hakkında ifade ettiklerinin arkasında nelerin durduğu bilinmemektedir. Uzmanların görüşlerine göre, Washington için Rusya Ortadoğu’dan çok Çin konusunda önemlidir. Somut olarak, Amerika Rusya’yı Çin’den ayırmakla Pekin’i teklemek arzusundadır. Tesadüfi değil ki, D. Trump, Çin’e karşı yeterince sert ifadeler kullansa da, Rusya konusunda hayli farklı davranıyor. Bu hattın Ortadoğu’ya nasıl etki edebileceği bağlamında Rusya-İran, Rusya-Türkiye, ABD-Rusya ilişkilerinin içeriği bölge için son derece büyük aciliyet arz etmektedir.

Fakat burada çok düşündürücü bir husus vardır. Mesele şu ki, D. Trump, açıkça İran’ı “devlet terörü” ile suçluyor. Tecrübe gösteriyor ki, bu, doğrudan askeri çatışmaya götüren bir yoldur. Ancak Amerika’nın kendisinin askeri çatışmada yer alması ihtimali azdır. Demek ki, Washington, esasen dolaylı olarak, başkalarının eli ile İran’ı ihtilaflara çekmeye çalışabilir. İşte bu açıdan, Türkiye, Suudi Arabistan, Irak ve Suriye meseleleri oldukça hassas hususlar olarak görünmektedir. Bilindiği gibi, Sünni Arap devletleri İran’ın bölgedeki etkinliğinden çok rahatsızdırlar. Onların başında ise Suudi Arabistan geliyor. Riyad’ın İran’a ters düşen koalisyonda yer alması ihtimali az değildir.

Tüm bunlar şu anda İran’ın hedefe getirilmesi anlamına mı geliyor? Mümkündür, Batı, Suriye bataklığını dünyaya unutturmak ve süreçleri Doğu’ya doğru biraz da derinleştirmek için bu adımı atabilir. Zamanla İran meselesinin doğrudan Suriye ile ilgili jeopolitik gündeme getirilmesi tesadüfi değildir. Eğer bu çizgi kendisini doğrularsa, Orta Doğu’yu jeopolitik açıdan neler bekleyebilir?

Öncelikle, onu belirtelim ki, birçok husus büyük Müslüman devletleri arasındaki ilişkilere bağlıdır. Eğer Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Pakistan kendi aralarında ihtilafa yer verirlerse, sadece Ortadoğu değil, genelde İslam alemi ciddi hasar görecektir. Maalesef şimdiye kadar Müslüman devletler arasında gerçek bir birlik olmamıştır. Irak ve Suriye meselelerinde ise, aralarındaki çelişkilerin varlığı anlaşılmıştır. Tecrübe gösteriyor ki, şimdilik büyük Müslüman ülkeler arasında Ortadoğu’da somut bir işbirliği mekanizması mevcut değildir. Hatta Türkiye ve Suudi Arabistan’ın girişimi ile kurulan İslam Ordusu da herhangi sürece karışamıyor.

Bunun yerine büyük Müslüman devletler Batı ve Rusya’nın başını çektiği koalisyonlarda yer almaktadırlar. Somut olarak, İran Rusya’nın yanındadır, Türkiye hem Batı, hem de Rusya ile beraber hareket ediyor, Suudi Arabistan İran’ın olmadığı her yerde var, Mısır biraz gölgeye çekilmiş, diğer Müslüman devletler de pasif konumda kalmaktadırlar. Demek ki, gerçek şudur ki, Ortadoğu meselelerinde önderlik Müslüman devletlerde değil. Böyle bir ortamda kenar güçlerin Ortadoğu devletlerine karşı planlarına nasıl engel olabilirler? Aynı şekilde İran konusunda dayanışma mümkün mü? Bu soruya olumlu cevap vermek oldukça zordur.

İlginçtir ki, İslam ülkeleri işte bu tür bir negatif eğilimi engelleyememektedirler. Onlar, birbirlerinin sıkıntılarına sevinerek bütün olarak büyük bir medeniyeti yıkıma götürüyorlar. Ortadoğu’da meydana getirilen yeni jeopolitik çatışma işte bu açıdan oldukça tehlikeli görünüyor.

Kaynak: Newtimes.az

Leave A Response »