GÜNEŞ ENERJİSİ TÜRKİYE’NİN ENERJİDEKİ DIŞA BAĞIMLILIĞINI AZALTABİLİR Mİ?

upa-admin 28 Mart 2017 4.202 Okunma 0
GÜNEŞ ENERJİSİ TÜRKİYE’NİN ENERJİDEKİ DIŞA BAĞIMLILIĞINI AZALTABİLİR Mİ?

türkiye enerji kaynak

Kaynak: http://im.businessht.com/2017/02/11/ver1486816310/1387296_2d96f4cd447c2e10974534122a6c85dc_orj.jpg

1990’lardan sonra Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi artış göstermiştir.[1] Fakat 2001 sonrasında yatırımcı sayısında bir artış gözlemlenmiş olmasına rağmen, yatırımcı sayısı sınırlı kalmıştır. 2010 yılında çıkarılan yeni Yenilenebilir Enerji Kanunu ve 2011 yılında bu kanunda yapılan değişikliklerin, hem yatırımcı sayısında, hem de yatırım miktarı artış yaratması beklenmektedir. Türkiye’de yapılan bir araştırma göstermiştir ki, sadece yenilenebilir enerji güç santrallerinin yapılmasında değil, aynı zamanda rüzgâr ve güneş enerjisinin iletilmesinde de yatırıma ihtiyaç vardır. Rüzgâr tribünleri ve güneş enerjisi tarafından üretilen enerjinin tam ölçekli entegrasyonu yapılmadığı sürece, bu enerji kaynaklarına talep asgari seviyelerde tutulacaktır. Aynı durum Türkiye’deki jeotermal su kaynakları için de geçerlidir. Ege bölgesindeki bazı köyler ve büyük şehirlerin bazı bölgeleri ve Orta Anadolu’daki daha küçük köyler ısınma amacıyla jeotermal kaynakları kullanmaktadır. Fakat bu tür enerji için yatırım ve altyapı eksikliği, jeotermal enerjinin daha geniş ölçekte kullanımını sınırlandırmaktadır. Türkiye’de 1962’den beri yapılan bir araştırmanın gösterdiği gibi, elektrik gücü üretimi için 550 megavatlık kullanılabilir jeotermal enerji var olabileceğinin ortaya konulmasına rağmen, daha geniş sivil ölçekte kullanılabilecek bu miktardaki enerji için yeni altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları bakımından zengindir.[2] Mesela jeotermal enerji kaynakları kurulu kapasite 2002 yılında 17,5 megavat iken, günümüzde 114 megavata yükselmiştir. Rüzgâr enerjisi alanında kurulu güç bağlamında hızlı bir artış meydana gelmiştir (2002’de 20 megavat iken bu oran günümüzde 2, 105 megavattır). 2002’de kurulu hidroelektrik kapasitesi 12,241 megavat iken, günümüzde 18,747 megavata ulaşmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar eski bakanı Taner Yıldız, yenilenebilir enerjinin hem dünya, hem de Türkiye için en önemli kaynak olacağını düşünmektedir. Bu bağlamda, Yıldız, rüzgâr için 20,000 megavat, güneş enerjisi için 3,000 megavat, hidroelektrik için 20,000 megavat ve jeotermal için 600 megavatlık toplam kurulu güç hedeflediklerinin altını çizmektedir.

kurulu gücün dağılımı

Kaynak: http://www.mfa.gov.tr/site_media/images/enerji-politikasi-030516-3.jpg

Türkiye’nin zengin yenilenebilir enerji potansiyeli bağlamında, söz konusu kaynağın kullanımına dönük AB’ye uyum amacıyla gerçekleştirilen düzenlemeler ile teşvikler sağlanmaktadır. Söz konusu alan, yatırımcıların da ilgi göstermesiyle her geçen gün ilerleme kaydetmektedir. İhtiyaç duyulan teknik bağlantılarla birlikte hukuki altyapı kurulduğu zaman, “Yeşil Enerji Ticareti” benzeri sıfır kilometre fırsatlar ortaya çıkabilecektir. Türkiye’de yenilenebilir enerjiden yararlanılmasının, serbest pazar sistemi ve koşullarının zorlanmadan geliştirilmesi ve destek sağlanması için zorunlu hukuki koşulların meydana getirilmesi ana hedefi doğrultusunda “5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun”, 2005 senesinde uygulanmaya başlanmıştır.[3] 8 Ocak 2011’de yürürlüğe girmiş olan 6094 sayılı Yasa ile söz konusu yasada bazı değişiklikler gerçekleştirilmiş ve yenilenebilir enerji kullanımı temelli bir destekleme sistemi açıklanmıştır. Buna ilaveten, 2007’de yürürlüğe girmiş olan “5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu”, yenilenebilir enerji kaynakları vasıtasıyla elektrik elde edilmesi konusunda ek teşvikler sağlanmıştır. Bu çerçevede yenilenebilir enerjiden elde edilen elektriğin alımında taban fiyat uygulamasına geçilmiştir. Çok küçük kapasiteli yenilenebilir enerji temelli elektrik elde etme santralleri ve mikro kojenerasyon tesislerinin meydana getirilmesinde, lisans alınması ve şirket kurulması zorunluluğuna son verilmiştir. 18 Mayıs 2009 tarihli ve 2009/11 numaralı Yüksek Planlama Kurulu Kararı’na ek olarak yayımlanan Elektrik Enerji Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesi’nde yenilenebilir enerji kaynakları hususunda 2023 senesi için aşağıdaki hedefler ortaya konulmuştur:

  • Yenilenebilir kaynakların elektrik enerjisi elde etme içinde payının yüzde otuza çıkartılması,
  • Hidroelektrik potansiyelinin tamamından elektrik enerjisi elde etmede yararlanılması,
  • Rüzgar Enerjisi temelli kurulu kapasitenin 20.000 megawatta erişmesi,
  • 600 megawattlık jeotermal potansiyelin devreye alınması,
  • Güneşin yanı sıra öteki yenilenebilir enerji kaynaklarından istifade edilebilmesi maksadıyla ihtiyaç duyulan düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve
  • Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından istifade edilmesine dönük alınacak önlemler sayesinde elektrik elde etmede doğalgazın payının yüzde otuzunun altına indirilmesidir.

tr kapasite enerji

Kaynak: https://image.slidesharecdn.com/gneenerjisisunum-120210040305-phpapp01/95/gne-enerjisi-sunum-2-728.jpg?cb=1328846649

Yenilenebilir enerji konusuna ilaveten 9 Şubat 2015’te “Türkiye Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı”[4] ilan edilmiştir. Mevzubahis planla “Yenilenebilir Kaynaklardan Sağlanan Enerjinin Kullanımının Teşvik Edilmesine Dair 2009/28/AT sayılı Direktif” de dikkate alınarak, Türkiye’de yenilenebilir enerji politikasının ve yenilenebilir enerjide halihazırdaki durumun fotoğrafının çekilmesiyle 2023 senesi yenilenebilir enerji hedeflerine erişilmesi maksadıyla Türkiye’de yenilenebilir enerjinin geliştirilmesine yardımcı olacak politikaların tesis edilmesi ana hedef olarak belirlenmiştir.

türkiye 2023 enerji hedef

Kaynak: https://geturkiyeblog.com/wp-content/uploads/2017/03/tablo-2-2.png

Bu genel çerçeve içerisinde güneş enerjisi potansiyeli ele alındığında; 36-42 derece kuzey enlemlerinde konuşlu bulunan Türkiye, bu bakımdan şanslı olarak değerlendirilebilir. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan saptamalara göre ortalama senelik toplam güneşlenme zamanı metrekarede 2640 saat (günlük olarak toplamda 7,2 saat) olup, ortalama toplam ışınım şiddeti ise metrekarede senede 1311 kilowatt/saat (gündelik ortalamada 3,6 kilowatt/saat) olarak hesap edilmiştir.[5] Türkiye’de en fazla güneş enerjisi alan bölge Güneydoğu Anadolu bölgesiyken, burayı sırasıyla Akdeniz, Doğu Anadolu, İç Anadolu, Ege, Marmara ve Karadeniz takip etmektedir. Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası oluşturulurken, 2006 senesinde faaliyetlerine nokta konulan mekanik güneş ölçüm sensörlerinin sağladığı veriler kullanılmıştır. Bunun ertesinde 2013 senesindeki Güneş Enerjisi Santrali başvuruları sırasında yararlanılan hassas ölçü verileri dikkate alındığında ise mevzubahis atlas değerlerinin genel olarak olması gereken seviyeden yaklaşık yüzde on daha az olduğu görülmüştür. Türkiye’de yalnızca sıcak su elde etme bağlamında değil aynı zamanda elektrik elde etme temelinde de yararlanılabilecek en kayda değer kaynak güneş enerjisi ön plana çıkmaktadır. Öte yandan, elektrik üretimi için güneş enerjisinden yararlanma çok düşük bir düzeydedir. 1 Megawatt kurulu güce kadar olan kapasitelere dönük sağlanan lisanssız güneş enerji santrallerinin, bu üretimi hakkında Yönetmelik ve Uygulama Tebliği’nin yayımlanmasının ertesinde söz konusu sahadaki çalışmaların arttığı aşikardır. Fakat söz konusu dikkat çekici kaynağımızın yaygın olarak kullanılabilmesine set çeken birtakım engeller söz konusudur.  Bunlar;

  • 5346 Sayılı Yasa’da; 31.12.2015’e kadar güneş enerjisi temelli üretim sistemlerinin bağlanabileceği TM ve bağlantı kapasiteleri, EİE İdaresi ve TEİAŞ’ın görüşünün alınmasından sonra Yasa’nın ilk yürürlüğe girişinden başlayarak 6 ay içinde olmak üzere her sene Bakanlık tarafından belirlenecek olması,
  • Güneş enerjisi temelli bir üretim tesisinin azami 50 megawatt kurulu güce sahip olması gerekliliği ve
  • 12.2013’e kadar iletim sistemiyle bağlantısı yapılacak YEK belgeli güneş enerjisi temelli üretim tesislerinin toplam kurulu gücünün 600 megawatt’ı aşmaması maddeleri yer almaktadır.

tr potansiyel enerji

Kaynak: http://www.enerjigazetesi.ist/wp-content/uploads/2013/11/turkiye-yillik-gunes-enerjisi-potansiyeli.png

Güneş Enerji Santrallerine ilk lisans başvurularında tahsis edilecek bağlantı kapasiteleri, 11 Ağustos 2011’de trafo merkezleri grupları temelinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından ilan edilmiştir.[6] 27 bölgede, her bölge bir ya da daha fazla ili kapsamaktadır, güneş enerji bağlantısı kurulmasına olanak sağlanacak Trafo Merkezi sayısı toplam olarak 121’dir. Mevzubahis merkezlere bağlanabilecek toplam kapasite ise 600 megavattır. Öte yandan Haziran 2014’te Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makine Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre tahsis edilen 600 megawatt kapasiteyle kıyas kabul etmeyecek bir potansiyelin varlığından söz edilmiştir. Güneş Enerjisi Santrali yapımına olanak veren sahalar göz önünde bulundurulduğunda; 1 megawatt elektrik Güneş Enerjisi Santrali için 20 dönüm arazi ihtiyacı öngörüsü çerçevesinde Türkiye’nin güney alt bölümünde 567 bin Megawatt kurulu güce eşdeğer Güneş Enerjisi Santrali kapasitesi mevcuttur. En düşük beklentili öngörüler temel alındığında;

  • Bu arazilerin yalnızca yarısından faydalanılabileceği,
  • Bu arazilerin üstlerinin yalnızca yüzde kırkına, yere paralel olacak biçimde fotovoltaik paneller konuşlandırıldığı,
  • Söz konusu panellerin yüzeyine yansıyan güneş enerjisinin, yalnızca yüzde onunun güneş enerjisi santralinden elektrik enerjisi olarak elde edildiği ve
  • Senelik küresel güneş enerjisi girdisi 1600 kilowatt/metrekare-Yıl olduğu düşündüğümüzde bile, söz konusu alanlarda toplamda 287.500 megawatt Güneş Enerji Santrali kurulması ve de senede asgari 363 TWh elektrik enerjisi elde edilmesi olasılık dahilindedir. Buna ilaveten Türkiye’de adı geçen bu kapasiteye karşı, mevcut durumda yalnızca 600 megawatt kapasitenin kullanımına izin verildiği görülmektedir.

yenilenebilir

Kaynak: http://ia.takvim.com.tr/594470/0/0/0/0/776/1199?u=http://i.takvim.com.tr/2017/02/14/1487104191951.jpeg&mw=620

Yukarıda bahsedilen söz konusu çerçeve doğrultusunda güneş enerjisi santrali kurulmasıyla ilgili olarak Mart 2017’de çok dikkat çekici bir gelişme yaşanmıştır. Konya-Karapınar’da yapılması öngörülen 1000 megawattlık güneş enerji santrali (Karapınar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı) için açılan ihaleye Limak-CMEC- Haeron Solar Ortak Girişim, Kalyon-Hanwha Grubu, Çalık Enerji-Solargiga Ortak Girişimi, AKC Güneş Ortak Girişim Grubu katılmıştır. Bu ihalede kilovatsaat temelinde en düşük teklif 6,99 dolar/cent ile Kalyon-Hanwha Ortak Girişim Grubu tarafından verilmiştir.[7] Kazanan grup tarafından gerçekleştirilecek projede Türkiye’de senede asgari 500 megavat fotovoltaik modül üretim kapasitesini elinde bulunduran bir fabrika yapımı gerçekleştirildikten sonra 10 sene süresince araştırma-geliştirme yapılması koşuluyla mevzubahis alanda bin megavatlık bağlantı kapasitesi tahsis edilecektir. Şartnameye göre ilk 500 megavattaki yerlilik oranının yüzde altmış, ikinci 500 megavatlık bölümdeki yerlilik oranının ise yüzde yetmiş olması hedeflenmektedir. Sözleşmenin imzalanmasının ertesinde 21 ay içinde yapılacak fabrikada elde edilecek fotovoltaik modüllerden sahada yararlanılacaktır. Söz konusu santral, enerji sahasında yerlileştirme koşuluna ve Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı temelli fiyat belirlenmesini öngören ilk uygulama örneği olacaktır. Adı geçen proje ile önümüzdeki senelerde yenilenebilir elektrik ve ekipman üretiminde artış kaydedilmesi, teknoloji transferinin sağlanması ve dışa bağımlılığın düşürülmesi hedeflenmektedir. Bu proje vasıtasıyla 1,3 milyar dolarlık bir yatırım yapılması öngörülürken, yapılacak santralden senede takriben 1,7 milyar kilovatsaat elektrik elde edilmek suretiyle 600 bin konutun gereksinimi karşılanmış olacaktır.

1990’larda başlayan ve 2000’li iç siyasi istikrarın da sağlanmasıyla birlikte dikkat çekici bir ekonomik büyüme yaşayan Türkiye’nin enerji tüketimi ve enerji talebi, her geçen sene artış kaydetmektedir. Özellikle petrol ve doğalgaz kullanımı bağlamında dışarıdan tedarik edilecek kaynaklara yüzde doksandan fazla bir bağımlılık oranı bulunan Türkiye her sene yaklaşık olarak enerji ithalatına 60 milyar dolar civarında para ödemektedir ki bu ekonomik sistemimizin en kırılgan noktasını oluşturan cari açığın ana kaynağıdır. Elektrik üretimi bağlamında doğalgaz çevrim santrallerinin ön planda yer alması ve bu metanın büyük şehirlerin yanı sıra sanayi tesislerinde de öncelikli olarak kullanılması Türkiye’nin doğalgaz ithalatı yaptığı başta Rusya Federasyonu olmak üzere Azerbaycan ve İran ile olan ilişkilerinde çok dikkatli ve hassas bir politika takip etmesini zorunlu kılmaktadır. Moskova ve Tahran ile zaman zaman cereyan siyasi nitelikli krizlerin doğalgaz tedarikinde sıkıntılar yaşatabileceği gerçeği unutulmamalıdır.

Öte yandan, 2000’li yıllardan itibaren yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması, çevresel hassasiyetlerin göz önünde bulundurulmasına ilaveten dışa bağımlılığının azaltılması suretiyle cari açığın düşürülmesini gündemin ilk sıralarına taşımıştır. Bu doğrultuda çeşitli teşvikler verilmesine rağmen bunun yetersiz olduğu söylenebilir. Ayrıca Türkiye’de bu konuyla ilgili çeşitli uzmanlar tarafından ortaya konulan verilere göre resmi belgelerde ifade edilen toplam kapasiteden daha fazla bir kapasitenin mevcut bulunduğu ve bunların kullanıma açılması gerekliliğinin altı kalın bir biçimde çizilmektedir. Şunu da vurgulamak gerekir ki Mart 2017’de Konya-Karapınar’da güneş enerjisi üretecek bir alanının oluşturulması konusunda yapılan ihale dikkat çekicidir. Bunu çok önemli bir başlangıç olarak değerlendirmek mümkündür. Ancak petrolün ve özellikle doğalgazın Türkiye’nin enerji tüketimindeki yüksek oranını önümüzdeki senelerde de koruyacağı gerçeği akıldan çıkarılmamalıdır. Özellikle yeni boru hattı projeleriyle ek gaz girişlerinin de olacağı düşünüldüğünde büyümeyle paralel olarak doğalgaz kullanımında artışlar yaşanacaktır. Yenilenebilir enerjinin çok yüksek bir maliyete sahip olması olgusu da unutulmamalıdır. Doğalgazın yeryüzünden tükenene kadar en kritik önemde enerji kaynağı olarak kullanılmayı koruyacağı düşünülmektedir. Burada Türkiye’nin yapması gereken en mühim somut hamle elektrik üretiminde, sanayide ve konutların ısıtılmasında ana kaynak doğalgazda dışarıya bağımlılığı azaltmak maksadıyla ülkemizde bolca bulunan yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık vermek olacaktır. Tabi ki bunun kısa ya da uzun vadede gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğini zamanın yanı sıra devlet-özel sektör tarafından uygulanacak politikalar gösterecektir.

Sina KISACIK

DİPNOTLAR

[1] Sina Kısacık, “Türkiye: Enerji Bağımlılığı Sarmalında Gelişen Bir Ülke”, Uluslararası Politika Akademisi, 11 Eylül 2013, http://politikaakademisi.org/2013/09/11/turkiye-enerji-bagimliligi-sarmalinda-gelisen-bir-ulke/, (Erişim Tarihi: 27 Mart 2017).

[2] Ayrıca bakınız, Burcu Yavuz Tiftikçiğil ve Çağla Gül Yesevi, Türkiye’nin Enerji Görünümü, Stratejiler ve İlişkiler, (İstanbul: Derin Yayınları, 2015), ss. 78-88.

[3] Hicran Çiğdem Yorgancıoğlu, “AB Enerji Politikalarında Türkiye’nin Yeri”, içinde Mavi Elma: Türkiye-Avrupa İlişkileri, Ozan Örmeci ve Hüseyin Işıksal (ed.), (Ankara: Gazi Kitabevi, 2016), ss. 34-35.

[4] Bakınız, Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü, “Türkiye Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı”, Aralık 2014, http://www.eie.gov.tr/duyurular_haberler/document/Turkiye_Ulusal_Yenilenebilir_Enerji_Eylem_Plani.PDF, (Erişim Tarihi: 28 Mart 2017).

[5] Necdet Pamir, Enerjinin İktidarı: Enerji Kaynaklarını Elinde Tutan, Dünyayı Elinde Tutar! , (İstanbul: Hayykitap, 2015), ss. 410-411.

[6] Pamir, Enerjinin İktidarı: Enerji Kaynaklarını Elinde Tutan, Dünyayı Elinde Tutar! , s. 412.

[7]“Dev güneş santrali ihalesini kazanan belli oldu”, NTV, 20 Mart 2017, http://www.ntv.com.tr/ekonomi/dev-gunes-santrali-ihalesini-kazanan-belli-oldu,nr0quwslBkeEOFGpBSdDSg, “Karapınar YEKA ihalesi sonuçlandı”, Dünya, 20 Mart 2017, http://www.dunya.com/sektorler/enerji/karapinar-yeka-ihalesi-sonuclandi-haberi-354530, “Türkiye’nin en büyük güneş santrali ihalesini kazanan belli oldu”, TRT Haber, 20 Mart 2017, http://www.trthaber.com/haber/ekonomi/turkiyenin-en-buyuk-gunes-santrali-ihalesini-kazanan-belli-oldu-304773.html, (Erişim Tarihi: 28 Mart 2017).

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.