AZİZ MARTİN

upa-admin 26 Nisan 2017 937 Okunma 0
AZİZ MARTİN

Dünya siyasetinde, özellikle bu sıralar, irili ufaklı bir sürü seçim oldu. İster Başkanlık, ister parlamento seçimleri olsun, gündemimiz seçimlerle bir hayli yoğun durumda. Avrupa Birliği’nin lokomotif ülkesi olarak nitelendirebileceğimiz Almanya da, yakın zamanda bir genel seçime gidiyor. Parlamentonun ve hükümetin oylanacağı seçimler 24 Eylül 2017 tarihinde olacak. Bilhassa Avrupa’da yükselen aşırı sağ söylemlerinin ayyuka çıktığı bu dönemde, Almanya’nın parlamento seçimleri çok büyük önem arz ediyor.

Hâlihazırda Şansölye olan Angela Merkel, Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) Başbakan adayı olarak karşımıza muhtemelen son kez çıkıyor. Seçimin güçlü adaylarından olduğu söylemekte hiçbir sakınca olmasa gerek.

Almanya’daki seçimlerde favori olan bir diğer kişi ise, Avrupa Parlamentosu eski Başkanı Martin Schulz. Sigmar Gabriel’in yerine Sosyal Demokratlar’ın (SPD) Başbakan adayı olan Schulz, partinin başına yaklaşık 3 ay önce geçti. Schulz, SPD liderliğine oturur oturmaz partinin oylarını yaklaşık yüzde 10 arttırmış göründü. Bahse konu olan anket şirketleri ise “Almanya’da bir değişim rüzgarı mı esiyor” diye kamuoyunu yoklamaya başladılar. Mart ayı sonunda “Kimi Başbakan olarak görmek istersiniz?” sorusunu cevaplayanların yüzde 45’i Schulz, yüzde 36’sı Merkel demişlerdi. Ancak, yeni anketlerde, Schulz’un desteği yüzde 40’lara kadar gerilemiş durumda. Parti tercihlerinin sorulduğu anketlerde ise SPD yüzde 31 olarak görülüyor. Schulz rüzgarındaki zayıflamanın sebeplerinden birisi, deneyimli politikacının genelde hiçbir partinin yanaşmak istemediği Sol Parti (Die Linke veya PDS) ile koalisyona sıcak baktığını söylemesi olarak görülüyor. Doğu Alman siyasetinde var olmuş ve son zamanlarda kendini Sol Parti (PDS) olarak adlandıran bu grup, gerek merkez sağ, gerekse merkez soldaki partiler tarafından yalnızlaştırılmaya çalışılıyor. Özellikle eyalet seçimlerinde bunun imkânını sorgulayan Schulz’un kafasında ise bir SPD-PDS-Yeşiller koalisyonu var. Medyada şimdiden Kızıl-Kızıl-Yeşil ortaklığı olarak adlandırılan potansiyele Sosyal Demokratların içinden büyükçe bir eleştiri gelmekte ve bu partinin içinde hoşnutsuzluk yaratmakta.

Bu arada, Güney-Batı Almanya’da küçük bir eyalet olan Saarland’da eyalet seçimleri sonuçları sonrası, Hristiyan Demokratların birinci parti çıkması ve bu eyalette Sosyal Demokratların oylarının düşmesi SPD’de ve Schulz’da soğuk duş etkisi yarattı. Eyaletin küçük olduğunu, ancak genel seçime yönelik önemli mesajlar verdiğini söyleyen uzmanlar, bahse konu olan gerilemenin, seçmenlerin Schulz’un Sol Parti’ye yakınlaşmasını cezalandırmasından kaynaklandığını söylemekteler. Birçok SPD gönüldaşına göre, Schulz, Hür Parti ve Yeşiller’in içinde olacağı, soldan çok liberal bir hükümet önerisiyle propaganda yapılmalı.

Ülkenin kendisini “Aziz Martin” olarak çağırdığı Schulz, seçimlere 5 ay kala anketlerde bir hamle daha yapıp tabiri caizse Schulzmania’yı sürdürebilecek mi göreceğiz. Ancak gerek Merkel’in, gerekse Schulz’un işinin çok kolay olmadığını söylemek gerekiyor. Hele Şansölye olduklarında onları tonla ulusal ve uluslararası kriz beklemekte olduğu düşünülürse…

 

Basri Alp AKINCI

KAYNAKLAR

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.