YENİ İPEK YOLU ABD’NİN ULUSAL ÇIKARLARI İÇİN TEHDİT Mİ?

upa-admin 06 Aralık 2017 430 Okunma 0
YENİ İPEK YOLU ABD’NİN ULUSAL ÇIKARLARI İÇİN TEHDİT Mİ?

Giriş

Asya kıtası, ABD’nin ulusal çıkarları bakımından büyük önem arz etmektedir. Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile birlikte Sovyetler Birliği’nden ayrılan ve bağımsızlığını kazanan Cumhuriyetler üzerinde Rusya Federasyonu ile mücadeleye giren ABD, küresel hakimiyetini sürdürülebilir kılması için Rusya’nın “arka bahçe”si olarak gördüğü ülkeler ile ilişkilerini geliştirme hedefindedir. Nitekim ABD’nin ulusal çıkarları bağlamında en mühim meselelerden biri olan enerji güvenliği, uluslararası kriz veya çatışma hali de dahil olmak üzere, bir devletin hayati ihtiyaçlarını karşılamasına için yeterli seviyede ekonomik enerji kaynağının güvence altına alması olarak ifade edilebilir.

ABD, kendi enerji ihtiyacı için günde 7,5 milyon varil petrol ithal etmelidir

ABD için enerji kaynaklarına serbest erişim büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda Orta Asya bölgesinde yer alan enerji kaynaklarının taşınması sorunu ve ulaşım güzergahlarının çeşitlendirilmesi, ABD’nin Asya politikasının önemli başlıklarından biridir. Ulusal petrol ihtiyacını giderme ve petrole hiçbir sorun ile karşılaşmadan ulaşma imkanı çoğu devlet için önemliyken, ABD içinse hayatidir. Çünkü dünya enerji kaynağının yaklaşık dörtte birini tüketen ABD’nin, ülke içindeki enerji ihtiyacını karşılayabilmek için günde yaklaşık 7,5 milyon varil petrol ithal etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, enerji güvenliği meselesi Beyaz Saray yönetimi için önemli bir politika sorunu haline gelirken, hükümet bazında desteklenen enerji güvenliğine dönük stratejileri geliştiren Amerikalı yöneticiler enerji bağımlılığını azaltma yönünde çalışmalar yürütmektedir.

ABD’nin önceliği İran’ı izole etmek

Sahip olduğu bereketli enerji kaynakları nedeniyle, Orta Asya, ABD’nin son dönemde yoğun ilgisini çekmektedir. Finansal olarak büyük oranda önem gösteren Avrasya’daki enerji rezervleri, ABD’nin küresel enerji tedariki ve güvenliği açısından uzun vadede iktisadi ve ulusal menfaat taşımaktadır. Bu nedenle, ABD, bu stratejik enerji kaynaklarına ulaşabilmek için tüm siyasi manevralarını kullanacaktır. Bir diğer önemli husus, ABD’nin enerji güvenliği ile alakalı olarak ekonomik ve diplomatik düzlemde İran’ı izole etmesidir. ABD, 1998’de yayımlanan Ulusal Güvenlik ve Strateji Belgesi’nde, bölgenin enerji kaynaklarına vurgu yaparak şu ifadede bulunulmuştur; “Orta Asya, Akdeniz’den Çin’e uzanan geniş bir bölgede istikrar ve güvenliğe katkı sağlayacak ve Kafkasya gaz ve petrol rezervlerinin, ABD’nin muazzam ticari katılımıyla, dünya piyasalarına aktarılmasını mümkün kılacaktır. Bu bölgedeki ülkeler, egemenliklerini ve uluslararası camiadaki yerlerini teminat altına aldıysalar da, demokratik ve ekonomik alanda gerçekleştirilmesi gereken reformlar vardır. Bu ülkelerin bağımsızlıkları, egemenlikleri, toprak bütünlükleri ve demokratik ve ekonomik reformları gerçekleştirmeleri Amerikan çıkarları için önemlidir. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için ikili ilişkilerimizi ve uluslararası kuruluşlardaki liderliğimizi kullanarak milyarlarca doların bölgeye akmasını sağlıyoruz.”

İpek Yolu Stratejisi Yasası’nın Önemi

Enerjinin ABD’nin Orta Asya’daki politikasının temelini oluşturan belge, Temmuz 1999 yılında ABD Kongresi’nin onayından geçen “İpek Yolu Stratejisi Yasası” olmuştur. ABD her ne kadar tarihi İpek Yolu’nun yapısına uygun politikalar geliştirmeye çalışsa da, şimdiye kadar atmış olduğu adımlar coğrafyaya düzenden çok istikrarsızlığa neden olmuştur. Yeni İpek Yolu’nun güzergahı üzerinde yer alan bölge, ABD’yi krizlerin beşiği Basra Körfezi’ne bağımlı olmaktan kurtaracak değerli enerji kaynaklarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu bağlamda, İpek Yolu Strateji Belgesi, ABD’nin bölgedeki ekonomik ve ticari çıkarlarının sağlanmasını kolaylaştıracak bir zemin üzerine yerleştirilirken, demokratikleşmeden insan haklarına kadar farklı konular üzerinde durulmuştur. Kısacası, İpek Yolu Stratejisi Belgesi’nde, bağımsızlığın, egemenliğin ve insan haklarının desteklenmesi, hoşgörü, çoğulculuk, diyalog ortamları ile ırkçılığa ve Yahudi düşmanlığına karşı mücadelenin desteklenmesi, bölgesel sorunların çözülmesinde ve ticareti zorlaştıran engellerin kaldırılması, ekonomik işbirliğinin desteklenmesi ve ABD merkezli yatırımların desteklenmesi yer almaktadır. Bu bağlamda, ABD için Yeni İpek Yolu ABD’nin coğrafyadaki ekonomik menfaatlerinin sağlanmasını kolaylaştırmak için demokratikleşmenin ve insan haklarının desteklenmesi gibi stratejiler ortaya atılmıştır.

ABD, Rusya’ya karşı “Büyük Orta Asya Projesi”ni geliştiriyor

ABD’nin coğrafyaya dönük en büyük projelerden biri “Büyük Orta Asya Projesi” olmuştur. Bunun gerçekleştirilebilmesi için tarihi İpek Yolu boyunca Asya’yı Avrupa’ya bağlayan fiziki altyapının değiştirilmesi gerekmektedir. ABD’nin bunu gerçekleştirebilmesi için de, enerji hatlarının yanında yollar, köprüler, limanlar ve deniz ulaşımı gibi fiziksel altyapının değiştirilmesi ve bölge devletleri arasında uyumun ortaya çıkması gerekmektedir. Bugün Yeni İpek Yolu politikaları “Trans-Avrasya Güvenlik Sistemi” olarak tanımlanmaktadır. İpek Yolu Stratejisi Yasası’nda, Güney Kafkasya ve Orta Asya çatışmalarını çözmek için ABD, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da meydana gelen çatışmaların adil ve kalıcı bir şekilde çözülebilmesi için tüm diplomatik araçların kullanacaktır.

Sonuç olarak

ABD’nin temel korkusu, Yeni İpek Yolu Projesi ile büyüyen Çin’in Amerikan üstünlüğünü ve güvenliğini sistematik olarak baltalamasıdır. Dolayısıyla, ABD’nin bölge politikası ulusal çıkarları bağlamında bölgeye düşman bir gücün egemen olmasını engellemek, Asya devletlerini tüm küresel refaha katkıda bulunmasına zemin hazırlamak ve Asya genelinde çatışmaların azalmasını sağlamaktır. ABD, bu sayede kendisine doğal bir rakip üretmeden tüm bölge ülkeleri ile yapıcı ilişkileri tesis etmek amacındadır. Hülasa, ABD, Asya güç dengesini tesis edebilmek için bölgenin uzun vadeli geleceğine dönüş görüşler geliştirmelidir.

 

Furkan KAYA

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.