ERDOĞAN’IN YUNANİSTAN GEZİSİ VE LOZAN TARTIŞMALARI

upa-admin 20 Aralık 2017 790 Okunma 0
ERDOĞAN’IN YUNANİSTAN GEZİSİ VE LOZAN TARTIŞMALARI

Yunanistan’a 65 yıl sonra gerçekleştirilen en üst düzey ikinci ziyarette Eleutherios Venizelos Havaalanı’nda Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias tarafından karşılanan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meçhul Asker Anıtı’na çelenk sunduktan sonra 7 Aralık günü Cumhurbaşkanlık Binası’nda mevkidaşı Prokopis Pavlopulos ile bir araya geldi.[1]

Türkiye’nin kurucu anlaşması sayılan ve bugünkü sınırların büyük oranda belirlendiği Lozan Antlaşması, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve azınlıklar konusunda kilit konumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan’a yaptığı tarihi ziyarete damga vuran Lozan Antlaşması, bu vesileyle her iki ülkede de yeniden gündeme oturdu. Erdoğan’ın iki ülkenin de lehine olarak antlaşmanın ‘güncellenmesi’ talebini ise Yunanistan liderleri kabul etmedi.

Kurtuluş Savaşı’nın sonrası TBMM hükümeti ile İngiltere, Fransa ve İtalya’nın imza koyduğu Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın ardından, Ankara hükümeti, Ekim 1922’de toplanacak olan barış konferansına davet edildi. Yazılan mektupta, Lozan’da toplanacak olan konferansın amacı, “Doğu’da savaşa son verecek bir antlaşmanın yapılması” olarak tanımlandı. Ankara hükümeti, Lozan’a İsmet İnönü önderliğindeki heyetle katıldı. 24 Temmuz 1923 tarihinde antlaşma imzalandı. Antlaşmaya TBMM hükümetinin yanı sıra İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve ilerleyen yıllarda kurulacak olan Yugoslavya’nın temelini oluşturan Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı imza attı. 6 Ağustos 1924’te yürürlüğe giren Lozan, kalıcı uluslararası anlaşmalar arasında yer almaktadır.

 Antlaşmanın önemi ne?

Lozan, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İstanbul’daki Osmanlı yönetiminden bağımsız olarak Ankara’da kurulan hükümetin uluslararası meşruiyet kazandığı antlaşma olarak görülüyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin “kurucu antlaşması” olarak kabul ediliyor. Türkiye’nin bugünkü sınırlarının büyük oranda çizildiği antlaşmayla, Batılı devletlere tanınmış ekonomik imtiyazlar da kaldırıldı. Antlaşmayla Türkiye’deki gayrimüslimler ile Batı Trakya’daki Türk toplumu ‘azınlık’ statüsüne alındı. Lozan’ın bir diğer önemli sonucu da, Ege Denizi ve buradaki adaların aidiyeti ile ilgili yapılan düzenlemeler oldu. Yunanistan için, Lozan, sınırlar konusundaki mevcut statükonun korunmasının anahtarını elinde tutuyor.

Kaynak: http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-42275486, Erişim Tarihi: 19.12.2017

 Türkiye’nin Batı Trakya ile ilgili talebi ne?

Kaynak: http://www.turkinfo.nl/yunanistan-da-turk-azinligi-4-milletvekili-cikardi/12271/, Erişim Tarihi: 19.12.2017.

Batı Trakya olarak adlandırılan bölge, Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç şehirlerini kapsıyor. Burada yaklaşık 150.000 civarında Müslüman Türk azınlık yaşıyor. Türkiye, Batı Trakya’da başmüftünün seçimle değil, atanarak gelmesine tepki gösteriyor. Türkiye, Lozan da dâhil bu konuyu içeren uluslararası antlaşmalara göre başmüftünün yetki alanı içindeki Müslümanların oylarıyla seçilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak, Yunanistan, 1985 yılına kadar seçim sistemini uygulamış olsa da, bu tarihten sonra başmüftüyü atamaya başladı.

Türkiye neden güncelleme istiyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lozan Antlaşması’nın bazı şartlarıyla ilgili rahatsızlığını bir süredir dile getiriyor. Erdoğan, Eylül 2016’da yaptığı konuşmada, “1923’te Lozan’ı bize razı ettiler. Birileri de bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştılar. Herşey ortada. Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan’da verdik.” demişti.[2]

Erdoğan, bu hafta içinde Yunanistan’a gitmeden önce ise, “Zaman zaman bakıyorsunuz, bir adadan dolayı hemen ortalığı karıştırıyorlar. Bunların aşılması lazım diye düşünüyorum. Güncelleme derken, A’dan Z’ye bir değerlendirmeye tabi tutulabilir. Yunanistan’ın da rahatsız olduğu bazı madde başlıkları olabilir. Bunlar oturulup konuşulur. Bir Kardak Krizi var, hâlâ çözülemiyor…” diye konuştu. Atina’da ise, Erdoğan, “Peki, Lozan sadece Ege’yi mi kapsıyor? Ege’nin dışında Lozan’la ilgili hiçbir şey yok mu? Batı Trakya’daki azınlıkların hukuku yok mu? Şimdi buradaki azınlıkların hukukunu bu anlaşmayla biz nasıl teminat altına alacağız?” diye açıklamalarda bulundu.[3]

Kaynak: https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2017/12/07/351058/, Erişim Tarihi: 19.12.2017.

Yunanistan’ın görüşü nedir?

Yunan hükümeti, sınırlardaki mevcut durumun teminatı olarak gördüğü bu antlaşmayı “müzakere edilemez” olarak görüyor. Aynı zamanda ülkesinin önde gelen uluslararası hukuk uzmanlarından olan Yunan Cumhurbaşkanı Pavlopoulos, Lozan’ın yalnızca Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırı değil, Avrupa Birliği’nin de sınırını belirlediğini söylüyor. Yunanistan, Türkiye’yi ise 50 yıla yakın bir zamandır sınırları değiştirmek istemekle suçluyor. Yunanistan, Ege Denizi ile kıta sahanlığı sorununun başta deniz hukuku olmak üzere uluslararası düzenlemelere uygun bir şekilde çözülmesi gerektiğini söylüyor. Azınlıklarla ilgili olarak ise, Yunan Dış İşleri Bakanlığı’nın internet sitesinde şu bilgi notu bulunuyor: “Türkiye’deki Rum azınlık ve Ekümenik Patrikhane ile ilgili son zamanlarda doğru yönde atılmış olan adımlara rağmen, hâlâ Ankara çağdışı kalan karşılıklılık mantığına göre davranmaktadır. Türkiye, özellikle insan hakları ve dini özgürlükler (Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması gibi) konusundaki yükümlülüklerini yanlış bir yaklaşımla Batı Trakya’daki Yunan vatandaşı Müslümanlara yönelik politikasıyla ilişkilendirmeye devam etmektedir.

Batı Trakya’da Ayrımcılık Var

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şöyle konuştu: “Yunanistan’ın açıklanan kişi başına milli  gelirine baktığınız 18.000 dolar civarındadır. Batı Trakya halkının  ortalama kişi başına milli geliri 2.200 dolar civarındadır. Yatırım  noktasında, atılması gereken adımlar noktasında gerekli olan destekler onlara  verilmemektedir, bir ayrımcılık orada söz konusudur. Türkiye’de benim Rum  vatandaşlarıma yönelik böyle bir uygulama göremezsiniz. İbadethaneleri noktasında  en ufak bir ayrımcılık göremezsiniz, ama Batı Trakya’da bırakın bunları, ‘Türk’ kelimesinin yazılmasını dahi hazmetmek mümkün değil.  Bence bizim bir defa bunları aşmamız lazım. Benim güncellenmesi gerekir dediğim konu, işte bunlardır. Tabii askeri konularda sıkıntılar yaşanıyor. NATO’dan siz çıktınız, tekrar NATO’ya girişinizi biz sağladık. Biz engel olsaydık siz NATO’ya giremezdiniz. Ama biz öyle bakmadık, ‘komşu’ diye baktık. Bugün de öyle bakıyoruz.[4]

Erdoğan’ın Atina’nın ardından yaptığı Batı Trakya ziyareti de Yunan basınının en çok işlediği konulardan biriydi. Erdoğan’ın Batı Trakya’da “tahrik edici açıklamalar” yapacağından endişe eden Yunan basınının önemli bir bölümü, Cumhurbaşkanı’nın Gümülcine ziyaretini genel olarak,  “neyse ki sakin ve olumlu” geçti şeklinde değerlendirdi.

Ethnos gazetesi, “Erdoğan Trakya’da tansiyonu düşürdü” manşetini kullanarak Erdoğan’ın azınlık ileri gelenlerine yaptığı konuşmasını yalın haliyle yayımladı.

Kathimerini gazetesi ise, “Kuliste anlaşma” başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Çipras’ın herşeye rağmen yapıcı görüşmeler yaptığını yazdı. Gazete, bu bağlamda Erdoğan’ın Yunan adalarına yığılan göçmen sayısının azaltılması yönündeki Yunan hükümetinin talebine sıcak baktığını belirterek, Geri Kabul Anlaşması konusunda Çipras’ın endişelerini yatıştırdığından söz etti.

Avgi gazetesi, Erdoğan’ın ziyaretiyle ilgili haberine, “Görüş ayrılıkları gizlenmedi” başlığını kullandı. Manşetten verilen haberde, Cumhurbaşkanları arasında yaşanan gerginliğe rağmen Erdoğan ile Çipras arasında yapılan ikili görüşmeden olumlu kararlar çıktığı yazıldı. Gazete, buna örnek olarak Ege‘deki gerginliklere son verilmesi için Genelkurmay Başkanlarına “angajman kurallarının yeniden gözden geçirilmesi” talimatının verilmesini gösterdi. Hükümet yanlısı gazete, Türk-Yunan ilişkilerinin daha iyi bir düzeye geldiği görüşüne de yer verdi.[5]

Kıbrıs Sorunu ve Kıta Sahanlığı

Erdoğan, Kıbrıs ile ilgili açıklamasında ise, “Kıbrıs’la ilgili görüşmede siz yoktunuz ben içerisindeydim. Yunanistan gibi Türkiye de garantör ülke. Final görüşmelerinin bizzat içerisinde oldum, Kofi Annan’la beraber süreci birlikte yürüttük. Oradaki görüşmelerde, çözüme gitmek gerekirken, orada alınan kararlar yürürlüğe girmedi. Kıbrıs’ta Türkler referandumda yüzde 60 evet oyu verdiler ancak Güney’de Rumlar hayır oyu verdiler. AB’nin verdiği sözler de yerine gelmedi. Verecekleri desteklerin hiçbirini uygulamaya sokmadılar. Bugün bile bunlar yerine gelmiş değil. Bizler bu noktadaki sadakatimizi aynen sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz şu; Kıbrıs’ta kalıcı, adil bir  çözüm bulalım, aynı şeyi Ege’de bulalım. Bunlar, ‘Lozan’da şöyle olmuş, böyle  olmuş…’ Tamam eyvallah, ama biz o zaman olması gerekenleri şöyle bir an önce  yapalım. Kolay değil, 94 yıl geçti bu arada, 94 yılda birçok şey değişti. Eğer  bunlar gözden geçirilirse, birçok şeyin olması gerektiğini, inanıyorum ki  taraflar da kabul edecektir.” şeklinde önemli mesajlar verdi.[6]

Kaynak: http://www.gazetevatan.com/erdogan-a-atina-da-konusuyor-1124831-gundem/, Erişim Tarihi: 20.12.2017.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri sonrası tekrar konuşan Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kıbrıs’la ilgili sözleri üzerine, “Sayın Cumhurbaşkanı, bana Kıbrıs konusunda Cumhurbaşkanı mahiyetiyle bir karşılaştırma yaptınız. Ancak Yunanistan’da anayasa gereğince Cumhurbaşkanı statüsü Türkiye’de sizin sahip olduğunuz yetkilere sahip değildir.” dedi. Pavlopulos, Erdoğan’ın Lozan çıkışı ile ilgili olarak da, “Hem profesör, hem de devlet adamı olarak, biz anlaşmanın veya hukukun, hukuk ilkelerinin güncelleşmesi, reformu mümkün değildir. Biz hukukta, bir hukuk ilkesinin anlamını tekrar yeni bir anlam kazandırmak anlamında var olan sözleşmeye yeni bir metin ekleyebiliriz, yeni anlam ekleyen bir metin ekleyebiliriz. Fakat izin verirseniz anlaşmayı güncelleştirme, gözden geçirme, reform etme gibi bir kavramı kullanmıyoruz genellikle.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bunu Cevapsız Bırakmak Kendime Saygısızlık Olur!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pavlopulos’ın sözlerine üzerine “Bunu cevapsız bırakmak da kendime saygısızlık olur. Bunun cevabını vermem lazım. Ben Hukuk Profesörü değilim ama siyasi hukuku iyi bilirim. Siyaset hukukunda da, bu belki hukukta yoktur. Ama ‘anlaşmanın güncelleşmesi’ diye bir şart vardır ve bunu da biz yaparız. Yeter ki ülkeler bu konuda mutabık kalsınlar. Ve bunun dünyada çok örnekleri var.” dedi. Erdoğan, “Ben tabii bugün sizler bu konuyu açtığınız için bunlara girdim. Sizler bu konuları açmamış olsaydınız Sayın Çipras’ı kabulümde bu konulara girerdik. Ama öyle de olsa, sizler Yunanistan, ben de Türkiye adına bu konuları görüşmüş olduk.” ifadelerini kullandı. Erdoğan, ayrıca her iki ülke halkına da seslenerek, “Türkiye ve Yunanistan geleceği birlikte inşa etmelidir” dedi.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki Ege Denizi ile ilgili sorunların başında karasuları ve kıta sahanlığı geliyor. Türkiye, Ege Denizi’nde karasularının genişliğinin 6 mil olduğunu söylüyor. Yunanistan ise uluslararası deniz hukuku kapsamında bunu 12 mile kadar çıkarma hakkı bulunduğunu savunuyor. Türkiye, Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasının “Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerini Türkiye’nin aleyhine orantısız bir şekilde değiştireceğini” söylüyor. Dış İşleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan notta bu konu şöyle anlatılıyor: “Şu anda, sahip olduğu birçok ada sebebiyle, Yunanistan’ın karasuları Ege Denizi’nin yüzde 40’ını oluşturmaktadır. Karasularının 12 deniz miline çıkarılması durumunda bu oran yüzde 70’e yükselmektedir. Bu durumda açık deniz büyüklüğü yüzde 51’den yüzde 19’a düşerken, Türkiye’nin karasuları da Ege Denizi’nin yüzde 10’undan daha az kalmaktadır.

Ege Denizi’nde kıta sahanlığının sınırları ise belirlenmiş değil. Türkiye, ayrıca Yunanistan’ı Ege Denizi’nin doğusundaki adaların “silahsızlandırılmış statüsüne” aykırı davranarak Lozan Antlaşması ve diğer ilgili uluslararası hukuk düzenlemelerini ihlal etmekle de suçluyor. Bu gibi sorunlar nedeniyle, iki ülke arasındaki ilişkiler hiçbir zaman tam anlamıyla düzeltilemiyor.

 

 Şeniz DENİZELLİ

 

 

[1] https://tr.sputniknews.com/turkiye/201712071031301853-erdogan-yunanistan-pavlopulos/, Erişim Tarihi: 19.12.2017.

[2] http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-37505231, Erişim Tarihi: 19.12.2017.

[3] https://tr.sputniknews.com/turkiye/201712071031301853-erdogan-yunanistan-pavlopulos/, Erişim Tarihi: 19.12.2017.

[4] https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/cumhurbaskani-erdogan-yunanistanda,StHY2Iw3L0y17P_ONeF0_w/QaWYC526LkaVhVfKn2Vk-w, Erişim Tarihi: 20.12.2017.

[5] http://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fan%C4%B1n-ziyareti-yunan-bas%C4%B1n%C4%B1nda/a-41724526, Erişim Tarihi: 20.12.2017.

[6] https://tr.sputniknews.com/turkiye/201712071031301853-erdogan-yunanistan-pavlopulos/, Erişim Tarihi: 20.12.2017.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.