21 ARALIK 2017 KATALUNYA SEÇİMLERİ

upa-admin 22 Aralık 2017 645 Okunma 0
21 ARALIK 2017 KATALUNYA SEÇİMLERİ

Katalunya’da 1 Ekim 2017’de gerçekleşen bağımsızlık referandumu sonrasında, İspanya merkezi hükümetinin anayasaya aykırı davranıldığı gerekçesi ile özerklik yetkilerini askıya alma hakkını tanıyan 155. maddeyi devreye sokması üzerine, Katalunya hükümeti ve parlamentosu feshedilmişti. Ayrıca İspanya’nın yasadışı ilan ettiği referandum kararında imzası olan birçok Katalan hükümet yetkilisi ve bu süreçte görev alan bağımsızlık yanlısı Katalan sivil toplum hareketlerinin liderleri hakkında tutuklanma kararları verilmişti. Bunlardan bazıları tutuklandı, bazıları kefaletle serbest bırakılırken, bazıları da Katalan yönetimin son Başkanı Carles Puigdemont gibi ülke dışına çıkmak zorunda kaldı. Feshedilen Katalan parlamentosu için gerçekleşecek seçimlerin 21 Aralık 2017’de yapılacağının belirtilmesiyle, Katalanlar, kendilerini yeniden bir seçim maratonunun içerisinde buldular. Carles Puigdemont ve tutuklanan siyasiler dahil, bağımsızlıkçı cephe, her ne şartta olursa olsunlar seçimlere yeniden gireceklerini açıkladılar. Hatta ülke dışında seçim sürecini yürütmek zorunda kalan Puigdemont, seçim startını Brüksel’de başlattı.

21 Aralık gecesi kesinleşen seçim sonuçlarına göre; 5 milyon 322 bin seçmenin bulunduğu Katalunya’da, seçime yaklaşık % 82 gibi bir oranla rekor düzeyinde katılım sağlandı. Bu seçimleri ilk sırada bitiren bağımsızlık karşıtı merkez sağ Ciudadanos (Yurttaşlar Partisi-C’s), 37 milletvekili çıkararak bir önceki seçimlere göre 12 sandalye daha fazla kazanıp parlamentonun en büyük partisi haline geldi. Bir önceki seçimde Junts Pel Si (Evet için Birlikte) ittifakı adı altında birlikte seçimlere giren partilerden Cumhuriyetçi Sol Parti’nin (ERC-Esquerra Republicana de Catalunya) seçimlere ayrı olarak girmesiyle “evet” cephesi 3 farklı oluşumla girdiği seçimde yine parlamentoda çoğunluğa sahip oldu. Buna göre, bağımsızlık yanlısı partiler ERC’nin yanı sıra Katalan Avrupa Demokratik Partisi (PDeCAT) ile Yönelim ve Demokrasi Partisi’nin (Convergència – CDC) oluşturduğu “Katalunya İçin Birlikte” (Junts per Catalunya) koalisyonu ve solcu anti-kapitalist Halk Birliği Adaylığı Partisi (CUP) 135 üyeli Katalunya Parlamentosu’nda toplamda 70 sandalye elde ettiler. Fakat bu seçimlerde en büyük hezimeti İspanya’daki mevcut iktidarın Katalunya’daki temsilcisi Halk Partisi (Partido Popular-PP) yaşadı. Bir önceki 2015 seçimlerde Katalunya bölgesel parlamento seçimlerinde 11 olan milletvekili sayıları 3’e kadar düştü.

İspanya’daki bağımsızlık karşıtı merkez sol parti Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) temsilcisi Katalunya Sosyalist Partisi (PSC) de 17 milletvekiline ulaşarak, 1 milletvekili daha fazla çıkarıp Katalan parlamentosundaki gücünü korudu. İspanya Parlamentosu’nun en büyük üçüncü partisi olan solcu Podemos’un (Yapabiliriz Partisi’nin) Katalan kolu olan ve kendini bağımsızlık tartışmalarında iki cephede de konumlandırmayan Barcelona Belediye Başkanı Ada Colau’nun partisi Catalunya en Comú–Podem (CatComú) ise 8 milletvekili çıkarabildi. Bu seçimde milletvekili sayıları 10’dan 4’e inen radikal sol Halk Birliği Adaylığı Partisi (Candidatura de Unidad Popular-CUP) de en fazla düşüş yaşayan partilerden birisi oldu.

Referandum sonrası yaşanan belirsizlikten ötürü uluslararası şirketlerin ve bazı bankaların merkezlerini Katalunya dışına taşıma kararları almaları ve İspanya merkezi yönetimi ile ciddi gerilimler yaşanmasından ötürü, 21 Aralık seçimlerinde “bağımsızlık karşıtları”nın kazanacağı öngörüsü kamuoyunda çok yaygın bir şekilde dile getirilmekteydi. Olağanüstü şartlarda gerçekleşen bu seçimlerde, her türlü zorluğa rağmen bağımsızlıkçılar yine parlamentoda çoğunluk olacak bir desteği Katalan halkından almayı başardılar. Seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından, Katalunya’nın görevinden alınan bağımsızlık yanlısı lideri Carles Puigdemont’un İspanya devletinin tartışmasız bir şekilde yenilgiye uğradığına dair sözleri bağımsızlık ideallerinden geri adım atmayacaklarının ilk işareti niteliğinde.

Öte yandan, bu seçimlerde İspanya’daki mevcut muhafazakâr iktidarın Katalunya’daki temsilcisi Halk Partisi’nin (Partido Popular) bu bölgede neredeyse tamamen silinmesi sayesinde onun tabanından beslenen merkez sağ Ciudadanos‘un birinci parti olarak çıkması sürpriz olmadı. Ama 2015 yılında gerçekleşen bir önceki Katalunya bölgesel seçimlerine baktığımızda, bağımsızlık isteyenler arasındaki evet-hayır cepheleri açısından çok belirgin bir farklılık yok. Yine “evet” cephesi Katalan Parlamentosu’nda çoğunluk olacak; ama mevcut şartlarda eski ideallerini yineleyerek bir hükümet kurabilseler dahi, bunun çok uzun süreli olmayacağına kesin gözüyle bakılmakta. Bağımsızlıkçıların bölgesel parlamentoda çoğunluğu ellerinde bulundurmaları ve her türlü olası yinelenen seçimlerin sonuçları değiştirmemesi halinde, İspanya’daki sağcı iktidarın 155. maddeyi daha kaç defa devreye koymak durumunda kalacağı ise en büyük soru işaretlerinden birisi.

Özcan ÖĞÜT

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.