TANAP’IN AÇILIŞ TÖRENİ: “ENERJİNİN İPEK YOLU”NUN JEOPOLİTİK ÖNEMİ

upa-admin 03 Temmuz 2018 281 Okunma 0
TANAP’IN AÇILIŞ TÖRENİ: “ENERJİNİN İPEK YOLU”NUN JEOPOLİTİK ÖNEMİ

Azerbaycan, bağımsız bir devlet olarak bir dizi uluslararası projenin başlatıcısıdır. TANAP da bunların arasında önemli bir yere sahiptir. Çünkü bu projeden önce gözler Nabucco adlı enerji projesine dikilmişti. Ancak, Batılı ülkelerin hatası yüzünden Nabucco’dan imtina edildi. Daha sonra Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in inisiyatifiyle Türkiye’de yeni bir projenin uygulanması üzerine görüşmeler yapıldı. İki kardeş ülkenin liderleri, neticede TANAP adlı bir ortak proje hazırlamaya karar verdiler. O zaman, buna yönelik güvensizlik oluşturmaya çalışan ve bu projenin gerçekdışı olduğu fikrini yaymaya çalışanlar vardı. Fakat Azerbaycan ve Türkiye liderlerinin siyasi iradesinin sonucu olarak süreç durmadı. 12 Haziran tarihinde ise Eskişehir’de TANAP’ın açılış töreni gerçekleşti! Bu etkinliğin jeopolitik ve tarihsel önemine odaklanmaya büyük bir gereksinim vardır.

Jeopolitik Gerçeklik ve Siyasi İrade: Azerbaycan-Türkiye İşbirliğinin Enerji Yönü

Eskişehir, 12 Haziran’da tarihi bir gün yaşadı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandr Vuciç ve Kuzey Kıbrıs halkının lideri Mustafa Akıncı, Trans-Anadolu Gaz Boru Hattı projesinin açılışını yaptılar. Törende konuşan ülke liderleri, projenin jeopolitik, ekonomik ve kültürel katkılarından bahsettiler. Uzmanların ilgisini çeken ve açılış töreninde ifade edilen görüşler, ciddi bir sürecin söz konusu olduğunu doğruladı.

Törende konuşma yapan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, tarihi ve jeopolitik önemli bazı ilginç hususları vurguladı (bkz.: Prezident İlham Əliyev: TANAP-ın istismara verilməsi Türkiyə-Azərbaycan qardaşlığının növbəti təzahürüdür / AzerTAC, 13 Haziran 2018). Birincisi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin dünyada oynadığı jeopolitik rolü vurguladı. Bakü, Ankara’nın her bir başarısına seviniyor. Şu anda Türkiye küresel bir güç haline geldi ve “dünya gündemini belirleyen” ülkelerden biridir. “Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür ve bizim gücümüz birliğimizdedir” (bkz.: önceki kaynak). İlham Aliyev’in Türkiye’nin küresel jeopolitik etkisini artmasını ifade etmesi önemli bir husustur. Bu, öncelikle, Türkiye’nin  dünyada söz sahibi olan ülkeler listesine girmesinden Azerbaycan’ın çok memnun olduğunu göstermektedir. Bu, sadece Türkiye’nin Azerbaycan için kardeş devlet olması ile ilişikli de değildir. Burada, daha ziyade Türkiye’nin, karşılıklı olarak yararlı işbirliği siyaseti yürüten ülke olarak başarılı olacağı vurgulanıyor. Birisinin güç gösterisi yaparak veya tehdit ederek hedefe ulaşma yolu boşunadır. Bu, insanlığı bir bütün olarak trajediye yönlendirir. Bu nedenle, bu yolu seçen ülkelerin başarısı daimi olamaz. Türkiye, adalet ve karşılıklı yararlı işbirliği politikasıyla, küresel nüfuzunu artıran bir ülkedir. Azerbaycan da bundan çok memnundur. Çünkü Azerbaycan, eşit ve karşılıklı yarar sağlayan işbirliğine dayalı bir kalkınma yolu seçti. Bu anlamda, “Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür” ve “gücümüz birliğimizdedir”. Tabii ki, karşılıklı olarak yararlı bir işbirliğini kalkınmayı kilit bir noktası olarak gören ülkeler arasında birleşmeye ihtiyaç vardır. Bu, insanlığı adaletsiz çifte standart siyasetinden kurtarabilir ve insanlara refah getirebilir.

Bu yüzden, Azerbaycan Cumhurbaşkanı bu konuyu çok geniş ve anlamlı bir şekilde ele alıyor. İlham Aliyev, ileri görüşlü bir devlet adamı olarak Azerbaycan-Türkiye ilişkilerini devletçilik açısından küresel gerçekler bağlamında değerlendiriyor. İşte akılcı ve adil bir yaklaşım bu noktada kendini gösteriyor. Azerbaycan ilişkileri geçici duygusal faktörler üzerinde değil, ciddi devletçi ilkeler temelinde uluslararası hukuka uygun kurmaktadır. İşte bu nedenle, “Türk-Azerbaycan birliği, kardeşliği hem ülkelerimiz için, hem de halklarımız için, bölgemiz için, Avrasya için çok önemli bir faktördür” (bkz.: önceki kaynak). Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın bu geniş jeopolitik bakış açısıyla TANAP’ı tarihi bir proje olarak Azerbaycan’la Türkiye’nin bir sonraki zaferi olarak değerlendirmesi çok önemlidir ve tam olarak kabul görmüştür. “Bugün biz 21. yüzyılın enerji tarihini birlikte yazıyoruz. Bu tarih bir işbirliği tarihidir, bu tarih istikrar tarihidir. Enerji projelerimiz bölgemize istikrar getiriyor. Bu projelere katılan tüm ülkeler tüm şirketler fayda sağlar, halklar fayda sağlıyor” (önceki kaynağa bakınız).

Bir Sonraki Aşama: Yeni Projelere Götüren Yol

İlham Aliyev’in fikirleri ışığında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında ifade ettiği bir dizi tezin daha iyi anlaşılması için bir fırsat oluşuyor. Sayın Erdoğan, TANAP’a “Enerjinin İpek yolu” demiştir (bkz.: Muhteşem açılış / “Milliyet”, 13 Haziran 2018). Türkiye Cumhurbaşkanı, sözlerine devam ederek, bunun Azerbaycan ve Türkiye’nin enerjiyi savaş unsuru gibi değil, işbirliğine, gelişmeye ve halkın refahına hizmet etme unsuru olarak görmesinin sonucu olarak gerçekleştirildiğini vurguladı. Bu savlardan yola çıkan R.T. Erdoğan, TANAP’ın yeni yeni büyük projelerin gerçekleşmesine katkı sağlayacağını ifade etti (bkz.: önceki kaynağa). Demek ki, iki kardeş ülke başladıkları bu yararlı işbirliği kursunu örnek gibi daha geniş çapta uygulamakta kararlıdırlar. İnsanlığın istikrarı ve esenliği uğruna bunu yapmakta ısrarlılar. Tesadüfi değil ki, hem Türkiye, hem de Azerbaycan Devlet Başkanları TANAP’ın bölgesel önemini, çok sayıda uluslara vereceği katkıyı mutlak şekilde vurguladılar. İki stratejik ortak devletin yöneticilerinin sergiledikleri yüksek siyasi irade bu projeye engel olmaya çalışanların oluşturdukları engelleri başarıyla ortadan kaldırdı. R.T. Erdoğan, bunun için Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e şükranlarını dile getirdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı da, konuşmasında, R.T. Erdoğan’ın üst düzey hizmetlerine vurgu yaptı.

TANAP, genel olarak “Güney Gaz Koridoru” projesi çerçevesinde özellikle önemlidir. “Güney Gaz Koridoru” dört unsurdan oluşmaktadır: birincisi, “Şah Deniz 2” alanı, ikincisi Güney Kafkasya Boru Hattı, üçüncü TANAP ve dördüncü – TAP. Trans-Adriyatik (TAP) doğalgaz boru hattı, Türkiye ile Yunanistan arasında inşa edilen bir boru hattı olup, şimdiden % 82’si hazırdır. Böylece, Hazar’dan gelen yol Avrupa’ya kadar sürüyor. R.T. Erdoğan’a göre “Hazar petrolü Avrupa’ya taşınıyor”. Bu süreçte, Azerbaycan ve Türkiye ile birlikte, birçok Avrupa ülkesi de yer almaktadır. Açılış törenine Sırbistan ve Ukrayna Cumhurbaşkanları da katıldı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, bu projeden yararlanmak istediklerini söyledi. Ayrıca, o bu tür projelerin bir bütün olarak Avrupa’yı enerji bağımlılığından kurtardığını söyledi.

Bütün bunların fonunda, TANAP’ın Avrupa için oynadığı jeopolitik rol de önemli görünüyor. Her şeyden önce, TANAP, Avrupa’nın enerji kaynaklarını çeşitlendiriyor. Çeşitli kaynaklardan gelen enerji, riskli durumların sayısını azaltıyor. Bu anlamda, TANAP, Avrupa’nın enerji güvenliğinde önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca TANAP, Avrupa ve Asya arasında verimli bir işbirliği köprüsüdür. Onun katkıları, dünyaya daha geniş bir ölçekte benzer işbirliği örneklerinin çalışılması ihtiyacının olduğunu kanıtlayacaktır. Bu bağlamda, TANAP, ayrıca küresel işbirliği için yeni bir motivasyon kaynağıdır.

Son olarak, uzmanlara göre, TANAP, daha fazla Avrupa ülkesini projeye katılmaya teşvik ediyor. TANAP’ın ilk aşamada nakil gücü 16 milyar metreküp doğalgazsa, üçüncü aşamada bu 31 milyar metreküp seviyesine çıkabilir. Bu, bir proje için geniş fırsatlar anlamına gelir. Orta Asya’dan enerji transferi TANAP’a katılırsa, daha güçlü bir uluslararası proje elde edilecektir. Bu, özünde, dünyanın enerji haritasındaki gerçek anlamda temel bir değişimdir. Dünya, enerji taşımacılığını çeşitlendirmenin bir sonucu olarak çok daha güvenli bir enerji modeline sahip olacak.

Vurgulanan fikirlerin ışığında, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in açılış töreninde yaptığı konuşmada şu tezler bizce son derece değerlidir: “Güney Gaz Koridoru bir enerji güvenliği projesidir. Enerji güvenliği, her ülke için ulusal güvenlik meselesidir. Bu, Güney Gaz Koridoru”nun özüdür – enerji güvenliği ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi. Güney Gaz Koridoru aracılığıyla Azerbaycan gazı Türkiye ve Avrupa pazarlarına yeni yollarla ihraç edilecek. Güney Gaz Koridoru hem yeni bir yol, hem de yeni bir kaynak projesidir. Bu, kelimenin tam anlamıyla, enerji çeşitlendirilmesi meselesine hizmet eder.” (bkz.: Prezident İlham Əliyev: TANAP-ın istismara verilməsi Türkiyə-Azərbaycan qardaşlığının növbəti təzahürüdür / AzerTAC, 13 Haziran 2018). Demek ki, TANAP bir sürecin sonu ise, bir diğerinin de başlangıcıdır. Bu, Azerbaycan-Türkiye’nin işbirliğinin gerçek özüdür!

Kaynak: Newtimes.az

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.