YUMUŞAK GÜÇ BAĞLAMINDA ÇİN’İN OBOR (ONE BELT ONE ROAD – TEK KUŞAK TEK YOL) PROJESİ

upa-admin 20 Nisan 2019 869 Okunma 0
YUMUŞAK GÜÇ BAĞLAMINDA ÇİN’İN OBOR (ONE BELT ONE ROAD – TEK KUŞAK TEK YOL) PROJESİ

Tarihsel Arka Plan

İpek Yolu, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan önemli ticaret yoludur. Çin’in ipeklerini, milattan yüzyıllar öncesinde ilk olarak Mısırlılar, ardından Romalılar da satın alırdı. Bu yol ile Asya’nın uzak kıtalara ticaret bağlantısı sağlanırdı.[1] Bu sayede, Doğu Medeniyeti ile Batı Medeniyeti daima etkileşim içerisinde olmuştur. Bu yol, ayrıca bu güzergâh üzerinde bulunan ülkelerin uluslararası ilişkilerine de fayda sağlamıştır. Nitekim diplomatik ve siyasi ilişkilerin oluşup gelişmesi, bu iki medeniyetin birbiriyle etkileşimi sayesinde sağlanmıştır.[2] Tarih boyunca, bu yol, bölgedeki ülkeler için stratejik öneme haiz olmuştur. Bu ülkeler, bu yolu hâkimiyeti altına almak için savaşlar bile yapmışlardır. Çünkü önemli bir ticaret yolu olmasının yanı sıra, İpek Yolu, bu güzergâhı kontrol eden ülkenin diğer ülkelerle olan politik ilişkilerine ve askeri gücüne de büyük katkı sağlamıştır.[3]

Şekil 1: Antik İpek Yolu

Kaynak: China Highlights[4]

Uluslararası sistemin Westphalia Anlaşması ile farklı bir düzene geçmesi ile birlikte, bu gibi ticaret yollarının önemi azalmış gibi görünmekteydi.[5] Günümüzde ise, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) bu yol ile ilgili olarak 2013 yılında çok önemli ve yeni bir proje ile karşımıza çıkmıştır.Yeni İpek Yolu olarak da adlandırılan “Tek Kuşak Tek Yol” (OBOR) girişiminin, hem kara, hem de deniz yolu ile, Çin’in bu güzergâhta bulunan devletler ile olan ticari ve siyasi ilişkilerini derinleştirmesine vesile olacağı yorumunda bulunabiliriz.

Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP)

Tarihi İpek Yolu ile ilgili olarak, tarihsel önemi ve dönemin uluslararası ilişkilerindeki işlevi hakkında bazı temel değerlendirmede bulunduk. Çin’in bu yolu modern standartlara ulaştırarak ve genişleterek yeni bir ticaret projesi ile karşımıza çıkmasını incelemeden önce, Asya-Pasifik bölgesinde Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) girişimi hakkında bilgi vermekte yarar vardır. Öncelikle ABD’nin Barack Obama dönemi ile birlikte “Asya’ya Dönüş” politikası başlamıştır. Dönemin Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, “Siyasetin geleceğine Afganistan veya Irak’ta değil, Asya’da karar verilecektir ve ABD bunun merkezinde olacaktır” şeklindeki demeci, bu politikanın somut bir söylemidir.[6] Bunun yanında, Çin’in bölgedeki ve dünyadaki ekonomik etkinliği karşısında, ABD tarafından artık ciddi ve önemli bir rakip olarak görülmeye başlandığı da anlaşılmaktadır.[7] ABD’nin Çin’in bölgedeki hareket kabiliyetini kısıtlamak adına Birinci Ada ve İkinci Ada Zinciri adında askeri çevreleme stratejisi mevcuttur. Müttefik ülkelerle Çin’in herhangi tehdidine veya bölgede kendilerine karşı yaşanabilecek sıcak çatışmaya karşı bir işbirliği söz konusudur.

Şekil 2: Birinci Ada ve İkinci Ada Zinciri

Kaynak: University of Texas Libraries[8]

ABD’nin bu askeri politikası, elbette Çin’in büyümesine ve bölgede lider güç olmasına engel olamamıştır. Bu sebeple, 2015 yılında 12 Asya-Pasifik ülkesi (ABD, Kanada, Meksika, Şili, Peru, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, Malezya, Brunei, Vietnam ve Singapur) kendi aralarında bir serbest ticaret anlaşması (TPP) imzalamışlardır. Bu anlaşmanın klasik bir serbest ticaret bölgesi anlaşmasının ötesinde olduğu düşünülmektedir.[9] Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi kriterleri olan, ama belirli bir coğrafyayı kapsayan bir ortaklıktır. Sadece bir ticaret anlaşması değil, aynı zamanda serbest ticaret alanı oluşturmuş çok taraflı bir sistem ortaya konulmuştur. Bu devletler, bir nevi kendi aralarında yeni bir ekonomik bölge yaratmışlardır.[10]

Buradan hareketle, ABD’nin Çin’i olarak askeri çevrelemenin dışında, ekonomik olarak bir çevreleme yoluna gittiği şeklinde bir yorumda da bulunabiliriz. Günümüz politik yapısı, özellikle Soğuk Savaş sonrası yeni küresel düzen, devletlerin katı güç “hard power” kullanmasını neredeyse engellemiştir. Bu düzen, serbest piyasa ekonomisinin yayılmasına neden olmuş ve ekonomi temelli politik ilişkiler ve uluslararası düzen ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, bu devletler yumuşak güç “soft power” olarak adlandırabileceğimiz ekonomik değerleri ile devletler arası ilişkilerini düzenlemektedirler. Bu nedenle, ABD’nin bu şekilde bir politikayı benimsediğini düşünebiliriz. Her ne kadar Donald Trump sert bir politika izliyor gibi görünse de, bu iç politika daha çok bir popülist söylem olarak değerlendirilmektedir.[11] Ayrıca bu bölgedeki ülkelerin de, Çin’e karşı askeri bir yapılanmanın yerine, günümüz küresel yapısına uygun şekilde bir siyasi ve ekonomik işbirliğine gittikleri görülmektedir. Nitekim bu proje ile bölgedeki ülkelerin askeri, siyasi ve ekonomik bağları derinleşecektir.[12]

Tek Kuşak Tek Yol (OBOR) Projesi

Bu çerçeveden bakıldığında, Çin’in 2013 yılında duyurduğu ve “yüzyılın projesi” olarak nitelendirdiği OBOR Projesi’nin Çin için anlamını incelemekte yarar vardır. Devlet Başkanı Şi Cinping’in 2013 yılında açıklamasıyla, hem denizde, hem de karadan olmak üzere iki hat şeklinde olacak yol, sadece ticari bir güzergâh değil, aynı zamanda bu güzergah üzerinde bulunan devletlerin Çin ile olan ekonomik, siyasi ve kültürel bağ kurmalarına da vesile olacaktır.[13] Bunun dışında, ABD’nin Asya-Pasifik bölgesindeki varlığı ile birlikte Çin’i bu bölgede kısıtlamaya çalışması, Çin’in bu proje ile Avrupa ve Afrika’ya direk bir bağ kurması yoluyla ABD’ye bir cevabı olmuştur.[14] Bu cevap, aynı zamanda Çin’in öncelikle ekonomik, sonradan da siyasi olarak gücünün bu alana yayılacağı şeklinde de yorumlayabiliriz. Dolayısıyla, Çin’in yıllardır güçlenerek elde ettiği yumuşak gücünü mevcut uluslararası konjonktürde kullandığının en önemli örneği olarak bu projeyi görebiliriz. Ayrıca ABD-Çin rekabetinin geldiği noktayı ve her iki devletin de güçlerini birbirlerine karşı üstünlük sağlamak için kullandıklarını bu iki proje (OBOR vs. TPP) ile görebiliriz. Ancak ABD Başkanı Donald Trump döneminde ABD’nin TPP’den çekilmesiyle, günümüzde Çin’in projesi rakipsiz kalmıştır.

Şekil 3: OBOR Projesi

Kaynak: The Economist[15]

Çin’in tarihsel bir amacın dışında ekonomik gücünü Asya-Pasifik bölgesinden Avrupa ve Afrika’ya doğru yaymak istemesi, sadece küresel rekabetin bir amacı değil, aynı zamanda ABD’nin Asya-Pasifik bölgesinde Çin’e karşı uyguladığı politikalara bir cevabı olarak düşünebiliriz. Bu rekabet, asla silahlı bir çatışma olarak gerçekleşmemektedir. Bunun yerine, ekonomik ve siyasi bir üstünlük mücadelesi şeklinde vuku bulmaktadır. Bu proje ile, Çin, sadece kendi ekonomisi için ileri bir hamle yapmış olmayacak, aynı zamanda Asya ekonomisini de dünyaya entegre edecektir.[16] Bu proje ilerleyen yıllarda başarılı bir şekilde devam ederse, dünya ekonomisinde en önemli paya sahip olacağı düşünülmektedir.[17] Çin’in ekonomik anlamda büyümeyi hedefleyen istikrarlı politikaları, doğal olarak kendisine siyasi bir güç de kazandırmaktadır. Elde ettiği bu güç ile, Pekin, ABD ile olan rekabetinde ve bölgesinde kendisine avantaj sağlamaktadır. Sonuç olarak, gelişen olayları, Çin’in yumuşak gücünü bu proje ile kullanarak Asya-Pasifik bölgesinde kendisini kısıtlamaya çalışanlara karşı gücünü göstermesi şeklinde değerlendirebiliriz.

 

Murat ÇİÇEK

 

[1] Silk Road Trade & Travel Encyclopedia, “İpek Yolu ve Tarihi Ticaret Yollar”, http://silkroutes.net/ipek-yolu-ticaret-tarih.htm , 17.03.2017.

[2] MAHOUTİ, Mehran; “İpek Yolu Nedir?”, Bilimin Sesi, https://www.biliminsesi.com/ipek-yolu-nedir/ , 17.03.2017.

[3] MARK, Joshua J. (2014), “Silk Road”, Ancient History Encyclopedia, http://www.ancient.eu/Silk_Road/ , 17.03.2017.

[4] China Highlights (2015), “Ancient Silk Road Map”, http://www.chinahighlights.com/map/ancient-china-map/ancient-silk-road-map.htm , 19.03.2017.

[5] Travel China Guide, “History of Silk Road”, https://www.travelchinaguide.com/silk-road/history/ , 17.03.2017.

[6] CLINTON, Hillary (2011), “American’s Pacific Century”, Foreign Policy, http://foreignpolicy.com/2011/10/11/americas-pacific-century/ , 05.03.2017.

[7] ÇİÇEK, Murat (2014), “ABD – Çin Rekabetinde Gelişen AB – Çin İlişkileri”, Barış Araştırmaları ve Çözümleri Dergisi, Cilt 2, Sayı:2, ss. 1-44.

[8] University of Texas Libraries (2009), “The First and Second Island Chains”, http://www.lib.utexas.edu/maps/middle_east_and_asia/china_first_and_second_island_chains_2009.jpg, 19.03.2017.

[9] AKMAN, M. Sait (2015), “Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) Anlaşması’na Bir Bakış”, TEPAV, http://www.tepav.org.tr/upload/files/1447944729-0.Trans_Pasifik_Ortakligi__TPP__Anlasmasi___na_Bir_Bakis.pdf , sd. 1-3, 18.03.2017.

[10] AKMAN, M. Sait; (2015), “Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) Anlaşması’na Bir Bakış”, TEPAV, http://www.tepav.org.tr/upload/files/1447944729-0.Trans_Pasifik_Ortakligi__TPP__Anlasmasi___na_Bir_Bakis.pdf, ss. 3-5, 18.03.2017.

[11] BBC (2017), “TPP: What Is It and Why Does It Matter?”, http://www.bbc.com/news/business-32498715, 18.03.2017.

[12] SYMONDS, Peter (2015), “Bir Kuşak Bir Yol: Çin’in ABD’nin ‘Asya’ya Dönüş’üne Yanıtı”, World Socialist Web Site, http://www.wsws.org/tr/2015/dec2015/obor-d14.shtml, 19.03.2017.

[13] CAMPBELL, Charlie (2016), “China’s Xi Jinping Talks ‘One Belt, One Road’ as Keynote Project Fizzles”, Time, http://time.com/4457044/xi-jinping-one-belt-one-road-obor-south-china-sea-economic-trade-business/, 17.03.2017.

[14] SYMONDS, Peter (2015), “Bir Kuşak Bir Yol: Çin’in ABD’nin ‘Asya’ya Dönüş’üne Yanıtı”, World Socialist Web Sitehttp://www.wsws.org/tr/2015/dec2015/obor-d14.shtml, 19.03.2017.

[15] The Economist (2016), “Our Bulldozers, Our Rules”, http://www.economist.com/news/china/21701505-chinas-foreign-policy-could-reshape-good-part-world-economy-our-bulldozers-our-rules, 19.03.2017.

[16] JINCHEN, Tian (2016), “One Belt and One Road: Connecting China and the World”, McKinsey & Company, http://www.mckinsey.com/industries/capital-projects-and-infrastructure/our-insights/one-belt-and-one-road-connecting-china-and-the-world, 17.03.2017.

[17] European Parliament (2016), “One Belt, One Road (OBOR): China’s Regional Integration Initiative”, http://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2016/586608/EPRS_BRI(2016)586608_EN.pdf, 17.03.2017.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.