ASYA’DA İŞBİRLİĞİ VE GÜVEN ARTTIRICI ÖNLEMLER KONFERANSI 5. DEVLET VE HÜKÜMET BAŞKANLARI ZİRVESİ VE AZERBAYCAN AÇISINDAN ÖNEMİ

upa-admin 09 Temmuz 2019 305 Okunma 0
ASYA’DA İŞBİRLİĞİ VE GÜVEN ARTTIRICI ÖNLEMLER KONFERANSI 5. DEVLET VE HÜKÜMET BAŞKANLARI ZİRVESİ VE AZERBAYCAN AÇISINDAN ÖNEMİ

Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı 5. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de gerçekleştirildi. Zirvede bölgenin güvenliği ve kalkınması konuları ele alındı. Bu bağlamda olası tehdit, risk ve tehlikeler konusunda da fikir alışverişi yapıldı. Zirveye katılan devlet ve hükümet başkanları kendi görüşlerini ifade ettiler. Azerbaycan’ı toplantıda Başbakan Novruz Mammadov (Novruz Memmedov) temsil etti. Novruz Mammadov, konuşmasında Asya için güncel konulara değindi ve özellikle Ermenistan-Azerbaycan sorununun çözülmesi gerektiğini bir kez daha belirtti. Genellikle toplantıda önemli konularda analizler yapıldı ve öngörüler ifade edildi. Bu konuları jeopolitik açıdan analiz etmek gerekliliği duymaktayız.

Güncel konular: Karşılıklı faaliyet ve güvenin farklı yönleri

Dünyanın jeopolitik ağırlık merkezinin Orta Doğu’dan Orta ve Güney-Doğu Asya yönünde yer değiştirdiği bir aşamada Asya kıtasında güvenlik, işbirliği ve karşılıklı güven mekanizmalarının verimli faaliyeti güncel konular olarak boy göstermektedir. Kazakistan eski Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in girişimiyle 1992 yılında kurulan Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’nın tam da bu yönde verimli faaliyet gerçekleştirdiği kaydedilmektedir. Bu nedenle, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı 5. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi büyük ilgiyle bekleniyordu. Politika uzmanları, bu aşamada küresel çapta gelişmeler açısından Asya’da genel manzaranın analizine ve değerlendirilmesine daha fazla önem veriyorlar.

Türkiye, Rusya, Çin, İran, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan Devlet Başkanlarının toplantıya katılımı özellikle büyük ilgiye neden oldu. Azerbaycan’ı zirvede Başbakan Novruz Mammadov temsil etti. Beklendiği üzere zirvede tümüyle Asya kıtası için güncel konularla ilgili tezler ifade edildi. “Daha güvenli ve daha müreffeh bölgenin ortak vizyonu” temalı Duşanbe Zirvesi’nde, 27 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, üst düzey temsilciler, ayrıca uluslararası ve bölgesel örgütlerin başkanları da hazır bulundular.

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, terör ve aşırıcılığın bölgede güvenlik için başlıca tehdit olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Rahman, bu tehditlerin bölge ülkeleri arasında işbirliğinin derinleştirilmesini gerektirdiğini belirtti. Bunun yanı sıra, ulaştırma altyapısı projelerinin hız kazanmasının bölgedeki ortak çıkarların sağlanması açısından büyük öneme sahip olduğu belirtildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Asya için önemli olan jeopolitik sorunlara değindi. Özellikle ticaret savaşlarının neden olabileceği tehditlere de vurgu yaptı. Ayrıca Türkiye’nin yüzleştirildiği yapay sorunların ortadan kaldırılması imkanlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’da güven ve işbirliğinin küresel kalkınmaya da olumlu katkı sağlayacağını kaydetti.

Azerbaycan Başbakanı Novruz Mammadov, anlamlı konuşmasında Asya için güncel konulara değindi, “Kuşkusuz silahlı çatışmalar, terör, ırkçılık, radikalizm, hoşgörüsüzlük ve siber tehditler uluslararası barış ve güvenlik için ciddi riskler oluşturuyor. Uluslararası ve bölgesel güvenlik birbiriyle doğrudan bağlantılıdır. Dünyanın bazı bölgelerinde barış ve istikrarın ihlali diğer bölgelerde de güvenliği tehdit ediyor.” Başbakan, bu tehditler doğrultusunda Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’nın, Asya kıtasında barış, istikrar ve güvenliğin sağlanması açısından daha büyük sorumluluk taşıdığını özellikle ifade etti. Öncelikle örgütün gerçek diyalog ve işbirliği platformu olarak önemli işlev gerçekleştirdiğine ayrıca vurgu yapıldı.

Bu noktada Ermenistan’ın, Azerbaycan’la ilgili yürüttüğü saldırgan politikanın dikkate alınması son derece önemlidir. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası örgütlerin yanı sıra, ”Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı” çerçevesinde Yukarı Karabağ sorununun uluslararası hukuk normları doğrultusunda çözümüne destek ifade eden bildirge ve kararlar da kabul edildi. Sorunun uluslararası hukuk normları, BM Güvenlik Konseyi’nin malum kararları, ve Helsinki Nihai Kararnamesi temel alınarak Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği çerçevesinde çözüme kavuşması gerekiyor.”

Sorunların çözümü: istikrara götüren yol

Azerbaycan Başbakanı kesinlikle haklıdır. Ermenistan-Azerbaycan sorunu çözüme kavuşmadan bölgesel veya küresel güvenlikten söz etmemiz mümkün değildir. Aynı zamanda Asya’da karşılıklı güvenin ve işbirliğinin sağlanması için de bir şans bulunmamaktadır. Bu nedenle, Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’nın bu sorunun çözüme kavuşması için kolları sıvaması lazım.

Novruz Mammadov, konuşmasında Azerbaycan’ın, Asya’da ve Avrupa’da güvenliğin sağlanmasına ve işbirliğinin gelişmesine sağladığı katkılara özellikle değindi. Başbakan, bu konuda sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bizler ulaştırma altyapısına, özellikle deniz limanları, demiryolları, hava limanları ve otobanlara büyük yatırım yapmak suretiyle stratejik coğrafi konumumuzu verimli bir ulaştırma imkanına dönüştürmeyi başardık. Bugün Azerbaycan, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ana ulaşım koridorlarının üzerinde yer alan önemli transit ülkeye dönüşmüştür. 2017 yılında kullanıma sunulan Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı Asya ve Avrupa arasında önemli lojistik bağlantı rolünü oynamaktadır. Tüm bu hususlar ayrıca uluslararası işbirliği formatı oluşturuyor, halkları ve ülkeleri birbiriyle bağlıyor, barışa ve güvenliğe hizmet ediyor.”

Kuşkusuz Azerbaycan’ın tüm alanlarda kapsamlı ve hızlı kalkınma hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerleyen modern devlet olması gerek Güney Kafkasya, gerekse de Asya kıtası için yeni olanaklar sunmaktadır. Bu yüzden de ülkenin çıkarlarının temini barış, istikrar, güvenlik ve işbirliğinin sağlanması anlamına geliyor.

Diğer konuşmacıların da mantıksal yaklaşımları Başbakan Novruz Mammadov’un yaklaşımıyla tamamen örtüşüyor. Örneğin Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Şi Cinping, Asya kıtasında barışın ve güvenliğin sağlanmasının önemine özellikle vurgu yaptı. Bunun için tüm alanlarda işbirliğinin derinleştirilmesi lazım. Hoşgörülüğün sağlanması da son derece önem arz ediyor. Bunun yanı sıra Şi Cinping de Asya’da işbirliğinin derinleştirilmesini engelleyen tehditlerin varoluşu üzerine demeçlerde bulundu. Söz konusu tehditlerin nereden gelmesine bağlı kalmadan önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.

Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin de konuşmasında terörle mücadelenin önemine değindi. Putin, şimdi radikal örgütlerin Afganistan’da yerleşmeye başladıklarını özellikle vurguladı. Oysa bu Asya için yeni tehlikelere neden oluyor. Suriye meselesinin de bu bağlamda yeteri kadar önemli olduğunu belirten Rusya Cumhurbaşkanı, bu tür tehditlere karşı ortak mücadele verilmesinin önemini kaydetti. Doğal olarak bu düşünceler doğrultusunda Güney Kafkasya’da Ermeni terörüne karşı mücadelenin de yeni düzeye ulaştırılması güncel husus olarak görülmektedir.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Orta Doğu’nun dünyada güvenlik açısından dünyanın en kritik bölgesine dönüşmesine vurgu yapması mantıksal açıdan bu düşüncelerin devamı niteliktedir. Ayrıca Suriye krizinin çözülmesi da son derece büyük önem arz ediyor. Bunun yanı sıra, İran ile Batı devletleri arasında imzalanan nükleer anlaşmayla ilgili oluşan gerilimin bölge için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirdiğini dikkate almak gerekir. ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi İran’ı bu yönde faaliyetlerini sürdürmesine yol açabilir. Zira söz konusu mesele de Asya için önemli konulardan biri olarak büyük bir hassasiyet içermektedir.

Böylece dünya nüfusunun üçte ikisinin, yani yaklaşık dört milyar insanın yaşadığı Asya kıtasında barış, istikrar, güven, işbirliği ve güvenlik konuları doğrudan veya dolayısıyla küresel jeopolitik hareketlilikle bağlantılıdır. Bu yüzden Asya’da bahsi geçen yönde gerçek, samimi ve etkili adımların atılması gerekmektedir. Terörün, köktenciliğin Asya’daki yıkıcı rolünü destekleyen güçler bundan böyle de yerlerinde durmayacaklar. Fakat Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’na üye ülkelerin ortak girişimleriyle bu güçleri bertaraf etmek mümkündür. Çünkü bu örgütün üyeleri sırasında Türkiye, Çin, Rusya, İran, Kazakistan gibi büyük devletler yer alıyor. Söz konusu ülkelerin yanı sıra bölgesel lider konumundaki Azerbaycan da yeteri kadar aktif bir ülke olarak bilinmektedir. Tüm bu potansiyeli bir araya getirip dış güçlerin yıkıcı etkilerinin önüne geçmek mümkündür.

Ancak bu amaca ulaşmak için terör, köktencilik, uyuşturucu kaçakçılığı ve diğer sorunlara karşı kararlı ve kapsamlı bir tutum sergilemek gerekiyor. Azerbaycan, her zaman tam da böyle bir tutum sergiliyor.

Newtimes.az

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.