TUNUS SEÇİMLERİ NEDEN ÖNEMLİ?

upa-admin 27 Eylül 2019 397 Okunma 0
TUNUS SEÇİMLERİ NEDEN ÖNEMLİ?

Giriş

Kuzey Afrika’nın küçük ve sempatik ülkesi Tunus, Arap Baharı sürecinde “kansız bir devrim” gerçekleştirmiş ve demokrasiye geçmiş olması nedeniyle diğer Arap ülkelerine model olabilecek bir ülke olarak görülmektedir. Tunus’un Arap Baharı sonrasında oluşan süreçte demokratikleşmeyi kendisine özgü yöntemlerle devam ettirebilmesi ve derinleştirmesi de Tunus’u önemli kılan bir başka faktör olarak görülebilir. Seçimler ise, bilindiği üzere, demokratik rejimlerin en önemli unsurlarındandır. Arap Baharı’nın doğum yeri olarak görülen Tunus’ta seçmenlerin 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi için geçtiğimiz günlerde sandık başına gittiği biliniyor. 92 yaşındaki Cumhurbaşkanı Beji Caid Essebsi’nin Temmuz ayındaki ölümünün ardından tarihi öne çekilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ardından yapılacak olan parlamento seçimleri dolayısıyla, ülke, bugünlerde seçim sürecine odaklanmış durumda.

Seçimlerin Anatomisi

15 Eylül’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu, ardından Eylül veya Ekim ayında yapılacak ikinci tur ve 6 Ekim tarihinde yapılacak olan parlamento seçimleri dolayısıyla, Tunus halkının üç defa sandık başına gideceği biliniyor. Öte yandan, 98 adayın başvurduğu Cumhurbaşkanlığı için 25 adayın onaylandığı ve çalışmalara başladığı biliniyor.

Ennahda lideri Raşid el-Gannuşi’nin devrimden itibaren izlediği makul siyasetinin olumlu etkisiyle İslamcı siyasetin yerine “Müslüman Demokrasi” vurgusunun test edileceği seçimlerde oluşacak siyasi tablo, hem Tunus’un, hem de bölgenin istikrarına doğrudan etki edecek. Ennahda, 2011 ve 2014 seçimlerinin aksine ilk kez kendi içinden bir aday belirledi. Bu, Tunus siyaseti için oldukça önemli bir gelişme. Ennahda’nın parti içinde ve Tunus’ta tanınan ve dikkat çeken Abdülfettah Moro’yu aday göstererek Tunus siyasetinde daha aktif rol almak istediği söylenebilir. Ennahda’nın Cumhurbaşkanı adayı Abdülfettah Moro, güçlü hitabeti ve ikna kabiliyetiyle parti içinden çıkabilecek en doğru aday olarak değerlendirilmekteydi. Ancak Moro, ilk turda oyların sadece % 12’sini alarak üçüncü oldu ve ikinci tura kalmayı başaramadı.

15 Eylül tarihinde yapılan seçimlere katılım oranı yüzde 45 oranında kaldı. 2014 yılında ise bu oran yüzde 70 dolaylarındaydı. Tunus Seçim Komisyonu, Hukuk Profesörü Kays Said (Kaïs Saïed) ile hapisteki medya patronu Nebil Karvi’nin (Nabil Karoui) Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en fazla oyu alan iki aday olduklarını açıkladı. Sayed oyların yüzde 18,40’ını, Karvi ise oyların yüzde 15,58’ini aldı. Sahibi olduğu medya grubunun amiral gemisi olan Nesma televizyon kanalı sayesinde, Karvi, Tunus’ta nüfuz sahibi isimler arasında yer almakta.

Kays Said vs. Nebil Karvi

Sonuç

Arap coğrafyasının en güçlü sosyalist hareketlerinin bulunduğu Tunus’ta, İslamcıların başarısızlığının yanı sıra, sosyalist partilerin başarısızlığı da yadsınamaz bir gerçek. Nitekim bu seçimde, İslamcıların kriz içinde olduğu bir dönemde sosyalist partiler bu fırsatı neden değerlendiremediler. Bu da, sol partilerin gündeminde yer alan önemli bir konu başlığı. Seçim süreci sonrasında, 2016 yılında diğer seküler partiler gibi tamamen sivil ve demokratik bir zeminde hareket edeceğini açıklayan Ennahda Hareketi’nin geleceği de şekillenmiş olacak. Ennahda’nın en büyük sorununun sivil siyasete geçiş yaparak enflasyon ve işsizlik gibi problemlere ilişkin somut bir söylem ve çözüm geliştirememesi olduğu biliniyor. Öte yandan, Ennahda’nın şu anki koalisyonda 6 Bakanıyla yer aldığı, 2011 devriminden sonra halkın umut beslediği bir hareket olduğu ve 2014’teki parlamento seçimlerinden en çok sandalyeye sahip 2. parti olarak çıkmayı başarmış olduğu da biliniyor. Tunus, Eylül veya Ekim ayında Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci turuna ve 6 Ekim tarihinde parlamento seçimlerine gidecek. Sonuç olarak, devrimden bu yana Tunus’un siyasi alanda elde edilen başarılara paralel bir ekonomik değişim başarısını henüz yaşayamadığı söylenebilir. Ekonomik kriz, gelecek hükümetler için en önemli sorun olmaya devam edeceğe benziyor. Bu da, kuşkusuz, Batılı liberal demokratik teorisyenlerin demokratikleşmeyle birlikte kalkınma vaat eden teorilerini geçersiz kılan bir faktör.

 

Begüm BURAK

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.