AVRUPA BİRLİĞİ SAVUNMA GİRİŞİMLERİ

upa-admin 19 Aralık 2020 5.089 Okunma 0
AVRUPA BİRLİĞİ SAVUNMA GİRİŞİMLERİ

Giriş

Son on yıldaki siyasi ve jeopolitik gelişmeler (Rusya’nın Kırım’ı ilhakı, ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın NATO üzerinden Avrupa’ya yönelttiği tehditler, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Baltık devletlerine yönelik yaklaşımı ve Doğu Akdeniz’de artan gerilimler), Avrupa Birliği’nin askeri güç ihtiyacına dair tartışmaları artırmıştır. Bu yazıda, Avrupa Birliği’nin temellerinin atılmasından bu yana belirli aralıklarla gündeme gelen Avrupa Ordusu ve Ortak Savunma Politikaları’na ilişkin çalışmaları -güncel gelişmeleri de göz önünde bulundurarak- inceleyeceğim.

AB Güvenlik Tartışmaları ve Yansımaları

Avrupa Ordusu fikrinin çıkış noktası 1950’li yıllara dayanmaktadır. Özellikle Soğuk Savaş döneminde ortaya çıkan bu fikir, NATO’nun yetkinliklerine ek bir katkıda bulunamayacağı öngörülerek rafa kaldırılmıştır. Ancak Avrupa Birliği’nin giderek kurumsallaşması ve alt kurumlarının güçlenmesi, birlik dahilinde Ortak Dış Güvenlik ve Savunma Politikası çerçevesinde bu fikir yeniden gündeme gelmiştir.

Avrupa Birliği, 1990’lı yıllardan bu yana birlik üyeleri için ortak güvenlik ve savunma politikası oluşturmaya çalışmaktadır. Ancak Donald Trump’ın Başkanlığı döneminde, ABD ve Avrupa arasında zaman zaman yaşanan NATO bütçesi gerilimleri ve ABD’nin NATO’dan çekilmek yönündeki tehditleri Almanya ve Fransa’nın bu konudaki çözümleri hızlandırması ile sonuçlandırmıştır. ABD’ye güvenlik anlamında duyulan güvensizliğin bir yansıması olarak, iki ülke arasında Aachen Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma ile iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin nasıl şekilleneceği merak konusudur; zira Fransa önemli ölçüde ve nükleer askeri kapasiteye sahipken, Almanya hala İkinci Dünya Savaşı sonrasında kendisine konan kısıtlamalar nedeniyle doğru dürüst bir orduya bile sahip değildir.

Almanya ve Fransa’nın başı çektiği Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği Savunma Anlaşması (PESCO) için niyet göstergesi imzalar, üyelerin Dışişleri ve Savunma Bakanları ile beraber Brüksel’de atılmıştır. Bu bildiriyi, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya da dahil 23 devlet imzalarken, Danimarka ve İngiltere bu yapılanmaya katılmayacaklarını açıklamıştır. PESCO’nun ana hedefi, birlik üyeleri için ortak savunma ağı oluşturarak, her bir ülkenin yaptığı harcamalardan daha az maliyetli bir güvenlik yapısı oluşturmak şeklinde tanımlanmıştır. PESCO’ya katılım gönüllülük esasına bağlı olup, dahil olduktan sonra alınacak olan kararlar bağlayıcı nitelik taşımaktadır.

Dönemsel olarak AB’nin PESCO oluşumunun hız kazanmasını, bugüne dek bu fikre karşı çıkan İngiltere’nin Brexit yoluyla birlikten ayrılıyor olması ve son yıllarda Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesiyle gündeme gelen askeri gücünün dengelenmesi ihtiyacı ile açıklayabiliriz. Ancak buradaki önemli bir nokta, NATO’nun AB üye devletleri için yeni rolünün ne olacağı ve PESCO’nun NATO’dan farklı ne gibi ihtiyaçları karşılayacağının belirlenmesidir. Bu noktada, ABD, bir süredir, AB üye devletlerini NATO’ya yeterince bütçe ayırmamakla ilgili olarak eleştirmektedir. PESCO’nun NATO’yu çeşitli faaliyetlerde destekleyerek AB’nin de NATO’ya dolaylı yoldan ayırdığı bütçeyi bu şekilde artırması ve NATO’nun güvenlik açısından birincil rolünün devam etmesi hedeflenmiştir. Bu nedenle de, PESCO’nun konvansiyonel bir ordu işlevi üstlenmesi beklenmemektedir. Orta vadede ise, PESCO sayesinde savunma alanındaki entegrasyonun artırılarak, tek bir savunma politikasının inşası öngörülmektedir. Üye devletlere ek olarak, NATO’ya üye olan ancak AB üyesi olmayan Norveç ve Türkiye gibi devletlerin PESCO’ya dahil olup olmaması yönünde net bir sınır henüz çizilmemiştir.

AB’nin savunma alanındaki eşgüdüm çabalarının diğer bir meyvesi de Avrupa Müdahale Girişimi-EI2’dir. AB üye devletlerinden Fransa’nın liderlik ettiği ve Belçika, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Almanya, Hollanda, Portekiz, İspanya ve Birleşik Krallık’ın katıldığı bu girişim, 25 Haziran 2018’de tüm dünyada hızla konuşlanacak şekilde tasarlanmış ortak bir askeri müdahale gücü oluşturma niyetiyle kurulmuştur. Buna göre, asıl ihtiyaç NATO’daki müdahale mekanizmalarının harekete geçirilmesindeki yavaşlıktan kaynaklanmakta olup, Avrupa’ya yönelik tehditlerin bertaraf edilmesinde kıtanın daha fazla sorumluluk almasını sağlamaktır. EI2’ye dair niyet bildirisi aşağıdaki gibidir.[1]

Niyet Mektubu içeriği 25 Haziran 2018 imzalı

Stratejik bağlam

Avrupa, radikal değişikliklere tabi, oldukça istikrarsız ve belirsiz bir stratejik ortamla karşı karşıyadır. Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana artan terör tehdidi, şiddetli göç krizi, güney bölgesinde, Akdeniz’den Sahel-Sahra bölgesine sürekli kırılganlık, Orta Doğu’da süregelen istikrarsızlık gibi en büyük zorluklarla karşı karşıya. kapısının eşiğinde savaşın yeniden başlaması ve kendi topraklarında güç gösterileri, aynı zamanda doğu kanadındaki sindirme stratejisinden ve doğal afetlerin artan ortaya çıkışından kaynaklanmaktadır.

Bunlar, vatandaşlarımızı daha iyi korumak için ele alınması gereken dengesizleştirici faktörlerdir ve bu nedenle Avrupa ülkeleri kendi güvenlikleri için daha fazla sorumluluk almak zorundadır, bu nedenle çabaları daha iyi koordine etmek ve daha iyi öngörmek, hazırlamak, planlamak ve harekete geçme yeteneğini geliştirmek birlikte ne zaman ve nerede ihtiyaç duyulursa.

Bu stratejik değerlendirme, ortak stratejik özerkliği ve karar verme özgürlüğünü pekiştirmek için, güvenlik için aynı çıkarları paylaşmaya ve yeni AB girişimleri yoluyla da dahil olmak üzere topluluk çabalarını aktif olarak destekleyen Avrupa devletleri için açık olmalıdır. Toplu savunmanın temeli olmaya devam eden NATO’yu güçlendirmenin yanı sıra eylem.

Devletlerimiz, Avrupa’nın güvenliğini etkileyen tüm potansiyel çatışmalar ve krizler boyunca etkili askeri yetenek ve çeşitli senaryolarda birlikte hareket etme becerisi göstererek, farklı bağlamlarda hızla konuşlanmaya hazır olduklarını ve yeteneklerini tutarlı bir şekilde gösterdiler. Avrupa savunmasının güçlendirilmesinde son yıllarda kaydedilen ilerleme önemli olmuştur. Ancak daha fazla adım atılması gerekiyor. Bu nedenle, toplu stratejik müdahalemizi iyileştirmek için Avrupa Müdahale Girişimi’ni (EI2) birlikte geliştirmeyi planlıyoruz.

EI2’in amaçları

EI2, askeri yeteneklerini ve kuvvetlerini, seçilen kurumsal çerçeveye (AB, NATO) halel getirmeksizin, Avrupa çıkarlarını ve güvenliğini korumak için gerektiğinde ve gerektiğinde taahhüt edebilen ve buna istekli olan Avrupa devletlerinin esnek ve bağlayıcı olmayan bir forumudur.

EI2’nin nihai amacı, Avrupa devletleri olarak AB, NATO, Birleşmiş Milletler ve/veya geçici koalisyonlar çerçevesinde askeri görev ve operasyonları gerçekleştirme becerisini artıracak ortak bir stratejik kültür geliştirmektir. EI2’ye katılan devletler arasındaki temasların yoğunlaştırılması ve derinleştirilmesi, kendi anayasal hükümlerine uygun olarak tamamen egemen ulusal kararlara tabi olan gelecekteki askeri angajmanları kolaylaştıracaktır.

Özellikle, EI2, uluslararası askeri görev ve operasyonları gerçekleştirmeye istekli ve muktedir olan Avrupa devletlerinin silahlı kuvvetleri arasında daha iyi bağlantılar ve daha yakın işbirliği sağlayacaktır.

Girişim, 4 ana alanda daha iyi etkileşime odaklanacak:

(1) Stratejik tahmin ve istihbarat paylaşımı;

(2) Senaryo geliştirme ve planlama;

(3) Operasyon desteği

(4) Öğrenilen dersler ve doktrin (sahada kazanılan deneyimlerin paylaşılması ve karşılaşılan kritik sorunların analizi).

EI2, ikili savunma ilişkilerinin yanı sıra AB, NATO ve Birleşmiş Milletler gibi kilit çok taraflı kuruluşlar veya geçici girişimler dahilinde yürütülen ortak çabaların güçlendirilmesine yardımcı olacaktır. EI2, başta PESCO olmak üzere savunma işbirliğini derinleştirmek için Avrupa Birliği içinde devam eden çabalara katkıda bulunmayı amaçlamaktadır ve NATO Çerçeve Ulus Kavramı (FNC) aracılığıyla yürütülen çalışmaları güçlendirebilir ve bunlardan faydalanabilir. Bu çabaları çoğaltmayacak, ancak onları tamamlayacaktır. EI2, daha hızlı ve daha verimli olmak için Avrupa savunması için olası iyileştirmelerin yanı sıra bunların nasıl gerçekleştirileceğine dair en iyi kurumsal forumun belirlenmesi için çalışacaktır. Danimarka, Danimarka’nın AB’nin ortak güvenlik ve savunma politikasından vazgeçmesine tam uyum içinde katılacaktır.

EI2 katılımcı devletleri, ulusal yasal kısıtlamaları ve PESCO’ya üçüncü taraf erişimi konusunu dikkate alarak, EI2’nin PESCO’nun hedeflerini ve projelerini mümkün olan en üst düzeyde güvence altına almasını sağlamak için çaba göstereceklerdir. PESCO, kaçınılmaz olarak EI2 için faydalı etkiler üretecek olsa da, EI2 çerçevesi dahilinde mevcut PESCO projeleriyle birleşebilen veya örneğin operasyon desteği alanında yenilerini oluşturabilen ilgili işbirliği alanlarını mümkün olan en kısa sürede belirlemeye çalışacağız.

Askeri personel arasındaki görüşmeler, ortak güvenlik çıkarları ve olası eylemler doğrultusunda düzenli değerlendirme ve öneriler sağlayacaktır.

EI2, yeni bir hızlı tepki kuvveti oluşturmayı içermez. Uluslarımızın halihazırda silahlı kuvvetlerle meşgul olduğu göz önüne alındığında, EI2 devletleri, uygun karar verme doğrultusunda mevcut hızlı tepki/müdahale güçlerine güveneceklerdir. EI2, ulusal kuvvetleri kendi müdahale amaçlarına tahsis etmeyecektir.

EI2, birlikte daha iyi çalışma becerimizi güçlendirecek. Katılımcı devletlerin, AB, NATO, Birleşmiş Milletler veya ülkelerin silahlı kuvvetlerini dahil etmek istedikleri diğer özel koalisyonlar çerçevesinde yürütülen görev ve operasyonlara daha iyi hazırlıklı olma becerilerini güçlendirecektir. Aynı zamanda mevcut ve gelecekteki askeri yeteneklerin ve birimlerin verimli bir şekilde konuşlandırılmasını teşvik edebilir. Odakların EI2’ye katılan devletler tarafından belirli görevlere ve operasyonlara tahsis edilmesi her zaman egemen bir ulusal karar olarak kalacaktır.

EI2 kaynakları zorlamaz. Mevcut yapılara ve katılan Devletlerin çeşitli askeri yapılarında bir irtibat subayı ağına dayanacaktır.

Sonuçta, askeri ihtiyaçların daha iyi anlaşılması sayesinde, EI2 Avrupa devletlerinin operasyonel gereksinimlerinin uyumlaştırılmasına katkıda bulunacak ve dolayısıyla mevcut araçları kullanarak kapasitenin ortaklaşmasını kolaylaştıracaktır.

EI2, girişimin stratejik hedeflerini paylaşmaya istekli, yeterli bağlılık ve operasyonel yetenekler gösteren diğer Avrupa ülkelerine açık olacaktır.

EI2’in geliştirilmesine ilişkin hükümler

Bu niyet mektubunu imzalayarak, katılan devletlerin savunma bakanları olarak EI2’e tam desteğimizi ve katılımımızı ve kararlaştırılan dört çalışma alanına katkıda bulunma niyetimizi garanti ediyoruz.

EI2’nin hedeflerine ulaşmak için, Paris’te, Fransız personeline ve Fransız Savunma Bakanlığı’nın çeşitli askeri yapılarındaki mevcut ulusal irtibat görevlileri ağına (muhtemelen ulusal gönüllü katkılarla desteklenen) dayalı hafif ve kalıcı bir EI2 sekreterliği kurmaya karar verdik. politika ve hedefleri denetleyin ve farklı işbirliği hatları boyunca eylemleri koordine edin.

Katılımcı devletlerin Savunma Bakanları olarak, personelimize, her üye devletin katılım yöntemlerini detaylandıran bir EI2 Mutabakat Zaptı taslağını mümkün olan en kısa sürede hazırlamaya başlamalarını emrediyoruz.

Burada EI2 ve PESCO arasındaki farkın altını çizmek gerekir. EI2 özerk bir girişim olup, sonuçta PESCO ve NATO kapsamındaki çalışmalara katkıda bulunması hedeflenen stratejik bir kültür oluşturma çabası içermektedir. Ayrıca PESCO’ya katılmamış ülkeler EI2’ye dahil olabilir ve girişim içerisinde farklı ülkelerin bulunması çeşitlilik açısından önem taşımaktadır. EI2, uluslararası askeri görev ve askeri operasyonlarda aktif rol almak isteyen devletler açısında yakın işbirliğini desteklemektedir. Bu bağlamda EI2’nin ana hedefleri stratejik tahmin ve istihbarat paylaşımı, senaryo geliştirme ve planlama, operasyon desteği ve sahada kazanılan deneyimlerin paylaşılarak analiz edilmesi olarak tanımlanmıştır.

Avrupa’nın güvenliği kapsamında ortak hareket etmenin ön plana çıkarılması birliğe bağlılığın tesisi açısından da kritik öneme sahiptir. Özellikle Brexit süreci ile beraber Birleşik Krallık’ın birlikten ayrılması, üye devletlerinin farklı sorunlarının ve önceliklerinin her zaman birlik kapsamında karşılık bulamaması gibi etmenler giderek Avrupa Birliği’ne olan bağlılığını düşürmektedir. Bu nedenle, Almanya ve Fransa’nın kıtanın güvenliğine yönelik tehditleri öne sürerek yeniden birliğe üyeliğin önemini vurgulamak istemesi gözden kaçmamaktadır.

Sonuç

Üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen güncelliğini koruyan bir tartışma olan Avrupa Ordusu ve gerekliliği konusu küresel konjonktürel gelişmelere de paralel olarak önemini korumaktadır. Bu doğrultuda atılan adımların başarısı, başta Almanya ve Fransa olmak üzere üyelerin bu girişimlerde kendi çıkarları çerçevesinde gerçekleşebilir. Önümüzdeki dönemde özellikle Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve Rusya’nın askeri gücünün artması ile birlikte bu yöndeki çalışmaların da hızla sonuca ulaşması beklenebilir.

Dr. Gamze HELVACIKÖYLÜ

[1]  https://www.prpchannel.com/tr/litalia-aderisce-alliniziativa-francese-ei2/.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.