ERMENİSTAN-URUGUAY İLİŞKİLERİNDE SOYKIRIM VE DAĞLIK KARABAĞ MESELESİ

upa-admin 29 Ocak 2021 3.715 Okunma 0
ERMENİSTAN-URUGUAY İLİŞKİLERİNDE SOYKIRIM VE DAĞLIK KARABAĞ MESELESİ

Özet: Uruguay’daki Ermeni cemaati, Güney Amerika’daki en eski Ermeni gruplarından biri olarak kabul edilir. Bu ülkedeki Ermeni öncülerinin Juan Akustin Aksaryan ve Maria Pelincyan olduğu tarihsel olarak kesin şekilde bilinmektedir. Peki, Ermeniler, uzak ve denizaşırı bir ülkede sessiz ve derinden nasıl işler gördüler? Bildiğimize göre, Ermeni örgütlerinin bu iki kurucusu da iyi ayakkabı ustasıydılar. 19. yüzyılın sonunda, 15 kişilik bir topluluk, burada küçük dikiş ve ayakkabı üretimini başarıyla gerçekleştirdi ve zamanla bunu daha da geliştirdiler. İlerleyen yıllarda da, Uruguay’da söz sahibi olan önemli ve tesir edici bir grup olan Uruguay Ermeni lobisini kurdular. Sonuçta, Ermeniler, bu grup sayesinde sözde Ermeni soykırımnı Amerika kıtasında ve Uruguay’da da tanıtmayı başardılar.

Anahtar Kelimeler: Ermenistan, Uruguay, Soykırım, Sözde Ermeni Soykırımı, Dağlık Karabağ.

*********************************************************************************************************

Giriş

Uzaklığı sebebiyle yok sayamayacağımız Latin Amerika’da son dönemde yaşanan sorunlar, hiçbirimizin görmezden gelemeyeceği kadar büyük önem taşıyor. Komşumuz değil, soydaşımız değil, dindaşımız değil; peki o zaman neden ilgilenmeliyiz biz bu coğrafyayla? Çünkü dünya üzerinde Azerbaycan ve Türkiye’ye coğrafi olarak bu kadar uzak olan ama benim her zaman ilgimi çeken Güney Amerika veya Latin Amerika kıtasında Ermeniler ilginç bir şekilde oldukça güçlüdürler. Amerika kıtasında -ABD’yi ayrı tutuyorum- genel olarak Ermeniler üç en etkin lobilerden birine sahiptirler. “Ermeni soykırımı” iddialarını resmen tanıyan Amerika kıtası ülkeleri şunlardır: Arjantin, Bolivya, Brezilya, Kanada, Şili, Paraguay, Venezuela, Uruguay. Ermeniler, Uruguay’da sözde soykırımı tanıtmayı başardılar. Coğrafi olarak baktığımızda, Ermenistan, aslında Uruguay’a çok uzak bir devlettir. Bu iki devletin sınırları yoktur. Ermeniler, Fransa’dan Uruguay’a yolculuk yapsa, ancak 5 saat 30 dakikada bu ülkeye gidebiliyorlar. Dolayısıyla, Ermenilerin Uruguay ve benzeri Latin Amerika ülkelerinde lobi gücü, her şekilde izaha muhtaç ve analiz edilmesi gereken önemli bir siyasal husustur.

Bu yazıda, Ermenistan-Uruguay ilişkilerinin tarihi ele alınmaya çalışılacaktır. Bundan başka, “Sovyetler Birliği döneminde niye Uruguay Parlamentosu sözde Ermeni soykırımını tanımıştır?” sorusuna yanıt aranacaktır. O zamanlarda Ermenilerin bağımsız bir dış politikası yoktu. Uruguay sokaklarında anket yapılsa, “Ermenistan neresidir?” sorusuna kimse cevap veremezdi. Bundan başka, bu konu pek iyi bilinmediği için, Uruguay’da sahte Dağlık Karabağ devletini Ermeniler kendi devletleri olarak bile tanıtıyorlar. Hatta bazı Uruguay milletvekileri son zamanlarda Karabağ’ı ziyarete bile gidiyorlar. Dolayısıyla, bu konuyu enine boyuna araştırmak önemli bir bilimsel ve siyasi faaliyet olacaktır.

Uruguay Hakkında Kısa Bilgi

Resmi Adı Uruguay Cumhuriyeti’dir. Başkenti Montevideo olan ülkenin nüfusu 3,5 milyon civarındadır (2018 verileri). Uruguay, Güney Amerika kıtasının doğu kıyısında yer alan bir ülkedir. Batısında Arjantin, kuzeyinde Brezilya, doğusunda Atlas Okyanusu ile çevrili olan Uruguay, 30° 04’ ve 34° 58’ güney enlemleri ile 53° 42’ ve 58° 26’ batı boylamları arasında bulunur.

Uruguay bayrağı

Uruguay, 1516 yılında İspanyol Juan Diaz de Solis tarafından keşfedilmiştir. Ülke halkını o zamanlar Charrua yerlileri meydana getiriyordu. 1624’ten itibaren İspanyollar ülkeye yerleşmeye başladı. 18. yüzyılda, Uruguay, İspanya’nın Rio de la Plata Genel Valiliğine bağlandı. 1811’de Josè Gervasio Artigos liderliğinde bağımsızlık hareketleri başladı. 25 Ağustos 1825 tarihinde ise bağımsızlığını ilan edilmiştir.

Ülkenin yönetim biçimi Cumhuriyet, para birimi yeni Uruguay pesosu, konuşulan resmî dil ise İspanyolca’dır. Uruguay halkının yüzde 68′i Hıristiyan, yüzde 6’sı Yahudi olup, öteki dinlere inananlar da halkın yüzde 26’sını oluşturur. Uruguay, Güney Amerika kıtasının güney kesiminde, Atlas Okyanusu kıyısındadır. Komşuları batıda Arjantin, kuzeyde ise  Brezilya’dır. Ülkede kişi başına düşen ulusal gelir 5.602 dolardır. Zorunlu eğitimin 6 yılla sınırlı tutulduğu Uruguay’da, ortalama insan ömrü 73 yıldır. Uruguay’ın en büyük kenti -aynı zamandan ülkenin başkenti olan- Montevideo’dır. Ülkedeki en yüksek nokta Mirador Nacional, en büyük göl Mirim Gölü’dür. Başlıca ırmakları; Guareim, Negro, Rio de la Plata N ve Uruguay ırmaklarıdır. Yumuşak ve ılıman bir iklimin egemen olduğu ülke, çayırlı düzlüklerle ve alçak tepelerle kaplıdır. Ülke topraklarının beşte dördünü geniş çayırlar oluşturur. Doğal kaynaklarının başında su gücü gelen Uruguay’da başlıca tarım ürünleri; mısır, buğday, turunçgiller, pirinç ve yulaftır. Ülke endüstrisi paketlenmiş et, metal, tekstil, şarap, çimento ve petrol ürünlerine dayalıdır. Ülkenin başlıca kentleri; Montevideo, Paysandü, Salto, Artigas, Rivera, Melo, Fray Bentos, Mercedes, Nueva Palmira, Colonia, Las Piedras, San Jose, Minas, Piriapolis, Punta del Este’dir.

Ermenilerin Uruguay’a Göç Etmesinin Tarihi

Ermeniler, Azerbaycan topraklarına 1804-1813, 1826-1828 yılları arasındaki Rusya-İran ve 1828-1829 yıllarda arasındaki Rusya-Türkiye savaşları sırasında göç etmiş, daha sonraları da İran, Türkiye ve Güney Azerbaycan’dan kitlesel biçimde Güney Kafkasya’ya, özellikle Karabağ’a yerleşmişlerdir. Ermenilerin Amerika kıtasına göç etmesinin ise farklı bir tarihi vardır. Ermeni tarihçilerinin ve dış ülkelerde yayımlanan Ermeni basınının yazdıklarına göre. Güney Amerika’ya Ermenilerin ilk gelişi Uruguay’dan başlamıştır. Ermeniler, ilk kez Montevideo şehrine gelecek bu ülkede başkentte yaşamayı tercih etmişlerdir. Bu şehirde ikamet eden Ermeniler, özellikle bir sokağa toplanmış ve bir süre sonra yaşadıkları sokağı “Armeniya” olarak anmaya başlamışlardır.

Ermeniler, Uruguay’a 1835 yılında ayak bastılar. Uruguay’a gelen ilk Ermeni erkek Juan Akustin Aksaryan’dır. İlk Ermeni kadınının adı ise Maria Pelincyan’dır. Ancak 19. yüzyılda Uruguay’da az sayıda Ermeni vardı. 1900’de Uruguay’da sadece 15 Ermeni yaşıyordu. 20. yüzyılın başlarından bu yana, bu ülkedeki Ermeni sayısı bir miktar arttı. Bunlar esas olarak terziler, ayakkabı üreticileri ve tüccarlardı. Göçmenler ağırlıklı olarak İzmir, Bursa, İstanbul ve Osmanlı İmparatorluğu’nun diğer şehirlerinden kalkıp gelen Ermeni Katolik aileleriydi.[1] Uruguay’a Ermeni göçünün ana dalgası, 20. yüzyılın ilk çeyreğinin başında, 1915’te olaylarından sonra Anadolu’dan kaçarak gelen ve daha sonraki yıllarda Ortadoğu ülkelerinden dünyanın tüm bölgelerine dağılan mülteciler arasında olan Ermenilerdi. 20. yüzyılın ortaları, adeta bir sel gibi akan mülteci akımlarının yaşandığı bir dönemdi. İlk olarak, Ermeniler, Ortadoğu’ya taşındılar. Sonra Suriye, Lübnan ve Mısır’dan, Uruguay da dahil olmak üzere Latin Amerika’ya kitlesel olarak göç ettiler. 1926’daki verilere göre, Latin Amerika’ya gelen Ermeni sayısı yaklaşık 3.000 kişi idi. 1931 nüfus sayımına göre, Uruguay’da 4.000 Ermeni yaşıyordu. Bu dönem, aynı zamanda Uruguay Ermeni cemaatinin oluşum dönemiydi. Zaten 1930’ların sonunda, topluluk oldukça birleşmiş ve aktif hale gelmişti. Daha sonra bir dizi hayır kurumu ve kamu kuruluşu kuruldu. Hatta Ermeni partileri de faaliyete geçti. Zamanla Ermeniler Uruguay’da ciddi bir nüfız elde ettiler. Öyle ki, bu ülkedeki  en zengin 10 Uruguaylının ikisi etnik olarak Ermenidir.[2]

Uruguay’daki Ermeniler Hakkında

2003 verilerine göre, Uruguaylı Ermenilerin sayısı yaklaşık 15.000 kişiydi.[3] Şimdi, dini örgütlerin tahminlerine göre sayıları 20.000’e ulaşıyor. Uruguay’da yaşayan Ermenilerin sayısı, diğer bazı Latin Amerika devletlerine göre, çok fazla değildir.  Örneğin, Arjantin’deki Ermenilerin sayısı  130.000’den fazla, Brezilya’daki Ermeni nüfus 40.000 kişidir. Ancak Uruguay’daki Ermeni toplumunun kamu yaşamında önemli bir ağırlığı vardır. Ermeniler, çoğunlukla başkentte yoğunlaşmıştır: Montevideo. Ayrıca, bazı Ermeni aileleri Rio Branco, Colonia Suiza ve Piriapolis’teki şehirlerde yaşamaktadır.

Vatanseverlik eğitimine rağmen, Uruguay Ermeni gençliğinin bir kısmı kademeli olarak ulusal kaynaklardan uzaklaşıyor. Örneğin, şimdilerde Uruguaylı Ermenilerin yarısı evlilik için diğer milletlerden temsilci seçiyorlar. Özellikle, Fransız, İtalyan ve İspanyol kökenlilerle evlenme ülkede moda haline gelmiş durumdadır. Görünen o ki, Ermeni gençleri üzerinde bu yolla bir asimilasyon gerçekleşiyor. Yerel Ermeni gençliği, topluluk işlerinde daha aktif olarak yer almak zorundadır. Uruguay’ın şu anki Ermeni aktivistleri gözle görülür biçimde yaşlandılar. Uruguay’da, Brezilya ve Arjantin’de olduğu gibi, Protestan Ermeniler 1920’lerde istekli olarak faaliyetlerine başlamışlardı. O sırada Montevideo’daki vaizleri Z. Karapetyan’dı. 1920’lerde sadece 6-8 Ermeni cemaatine mensup aile vardı. 1934 yılında H. Ataturian manevi faaliyetini orada yaydı. Aynı yıl Rev. H. Ter-Gazaryan, vaiz olarak davet edildi. Bu yüzden, 1938’de kilise topluluğu 60 aileye yükseldi. Ayrıca 30 öğrencinin  ders gördüğü bir Papaz Okulu da vardı.

Uruguay’daki Ermeni Kardeşlik İncil Kilisesi’nin etkinliği de dikkat çekicidir. Bu kilisenin 20. yüzyılın ortalarında Montevideo’da yaklaşık 100 üyesi vardı. Bugün Montevideo’daki Ermeni Kardeşlik İncil Kilisesi’nin papazı Rev. Pedro Lapadjian’dır. Bugün Uruguay’da, Ermeni Apostolik ve Ermeni Katolik Kiliseleri ile yan yana iki Ermeni Protestan Kilisesi de faaliyet göstermektedir.[4] Ermeni Protestan Kilisesi daha faal olarak çalışıyor. Bu çalışmanın doğal sonucu olarak, Uruguay’daki Ermeni Protestanları’nın sayısı son 20 yılda  aniden artmıştır . Bu, Ermeni Apostolik Kilisesi’nin, Uruguay Ermeni cemaatinin yaşamında geleneksel olarak önemli rolünü üstlenmediği anlamına gelmez; ancak Ermeni Protestanlarının Ermeni cemaatinin yaşamındaki varlığı ve etkinliği, yaptıkları çalışmalarla  daha da öne çıkıyor.

Montevideo’daki ilk Ermeni Protestan Kilisesi’nin papazı Obed Boyajian adlı bir papazdır. Montevideo’daki Ermeni Misyonerler Birliği bölgesel komitesi de toplum yaşamında önemli bir yer tutuyor. Bu kuruluşun başkanlığını Jeremiah Elmasian yürütüyor. Güney Amerika’daki Ermeni Protestanların, bu durumda Uruguay’daki Ermeni Protestan cemaatinin, diğer Protestan kiliseleri ve örgütleriyle yaptığı işbirliği çok önemlidir. Bu işbirliği sayesinde, ülkedeki topluluğun güçlendirilmesi teşvik edilmekte ve bu nedenle Ermenistan’ın bu eyalette rolü artmaktadır. Ermeni Protestan Kilisesi, 1956 yılında kurulan Uruguay Evanjelik Kiliseleri Federasyonu üyesidir; 8 üyesi ve 5 ortak üyesi bulunmaktadır. Uruguay Evanjelik Kiliseleri Federasyonu, Dünya Kiliseler Konseyi Dünya Misyonu ve Evanjelikçiliği Komisyonuna bağlıdır.[5]

Montevideo’da beş Ermeni kilisesi vardır. Uruguaylı Ermenilerin çoğu Ermeni Apostolik Kilisesi’nin takipçisidir. İki kiliseye katılırlar. AAC’nin UAC piskoposunun başkanı Başpiskopos Hakob Gelendzhyan’dır. Aziz Nerses Kilisesi (Schnorali) – Spyurk’un en güzel kiliselerinden biridir. Mimarı seçkin Ermeni mimar Rafael Israelyan’dır. Bir sonraki sayı Katolik topluluğundadır. Katolik Ermenilerin emrinde bir kilise var. Ve son olarak, Protestanlar veya kendilerinin söylediği gibi, misyonerlerdir. Kendilerine ait iki kiliseleri var. Son yıllarda Protestan Ermenilerin sayısı önemli ölçüde arttı. Farklı kiliselere bağlı kalmasına rağmen, tüm Uruguaylı Ermenilerin yan yana birlikte yaşadığı ve çalıştığı vurgulanmalıdır.

Bunların yanında, tüm geleneksel Ermeni partileri Uruguay’da temsil edilir: Dashnaktsutyun (Taşnaksütyun), Gnchak (Hınçak) ve Ramkavar partileri faal olarak çalışmaktadır. Partiler arası farklılıklara rağmen, partiler her zaman Ermeni menfaatlerini korumak için birleşmeyi bilirler. Topluluktaki en büyük parti, Uruguaylı otoriteler üzerindeki etkisinden dolayı Dashnaktsutyun partisidir. Geçtiğimiz üç yıl boyunca, Ermenistan’ın Fahri Konsolosu, tanınmış bir girişimci ve hayırsever insan olan Ruben Abrahamyan, bir Uruguay vatandaşıydı. Bu süre zarfında yerel Ermeniler kültürlerini aktif olarak tanıtmaya ve çeşitli büyük Ermeni etkinlikleri düzenlemeye başladılar. Uruguay kültürünün figürleri arasında birçok Ermeni kültür varlığı vardır. Üstün heykeltıraş Nerses Hunanyan, Uruguay’da bilinmektedir. Eserlerinin çoğu ülkede kuruludur. Bunlardan en önemlisi, daha önce bahsedilen “Ermenistan” meydanında duran bronz kartal heykelidir. Nerses Hunanyan’ın adı, Sözde Ermeni Soykırımı kurbanlarıve ayrıca Hunanyan’ın eserleri için yapılan bir anıtın girişinde bulunan, Ermeni Soykırımı Aziz Nerses Kilisesi’nin yakınından geçen, en güzel caddelerden birine verilmiştir.[6] Uruguay’ın ünlü müzisyenlerinden biri Garo Arakelyan’dır. Uruguay’ın başkentinde çeşitli Ermeni kamu ve kültür kuruluşları var. Montevideo’daki Ermeni Ulusal Merkezi’nin dans grupları ve bir sanat merkezi var. Ermeni dansı “Ararat”, “Gayane” ve Ermeni çocuk korosu “Taron” çok popülerdir. Yerel Ermeniler, ayrıca Ermeni vatansever şarkıları söyleyen grupları da seviyorlar. Örneğin, Filarmoni Orkestrası’nı yöneten genç şef Alvaro Hakobyan Uruguay’da tanınıyor.

Birçok Ermeni Uruguaylı yönetmenler ve gazeteciler arasında da yer almaktadır. Montevideo’da Ermeni Ailesi gazetesi yayınlanmıştır. Ayrıca, üç Ermeni radyo istasyonu da faaliyet göstermektedir. Radyo Komitesi’ne Karo Yekimyan başkanlık ediyor. Bu radyo istasyonu, çoğu zaman yerel Ermenilerin evlerinde ve arabalarında dinlenir. Bir başka bağımsız Ermeni radyo istasyonu olan “Radio Araks” ise yaklaşık beş yıldır faaliyettedir. Yönetmeni Diego Karamanukyan, Uruguay’daki en önemli Ermeni medyasından biri olduğuna inanıyor. Ve üçüncü radyo istasyonuna “Ermenistan Radyosu” denir.

Birçok Uruguaylı Ermeni, sporda harika sonuçlar elde ettiler. Uruguaylı Ermeni asıllı futbol oyuncusu Joaquin Boghossian çok popüler bir futbolcudur. Latin Amerika ve Avrupa’da birçok öndegelen kulüpte oynamayı başarmıştır. Üç yıl önce Uruguay şampiyonasında en iyi golcülerden biri oldu ve 18 maçta 11 gol attı. 25 yaşındaki forvet, mükemmel fiziksel verilere sahip. 1 metre 97 santimetre boyu ve yüksek tekniği ile, bu güçlü futbolcu, diğerlerinden  ayrılır. O, parlak ve umut verici Latin Amerika futbolcularından biridir. Birçok ünlü Avrupa kulübü onu almak istiyor. Ancak onun bir hedefi var: ünlü Uruguay Millî Futbol Takımı’nda oynamak. Bir zamanlar Ermeni ekibine daveti üzerine müzakereler yapıldı. Boghossyan, davet hakkında gurur duyduğunu ve bu daveti sevinerek öğrendiği gerçeğini gizlemedi. Ermenistan milli takımında oynama fikrini reddetmedi; fakat henüz bu konuda bir gelişme olmadı. Ayrıca Uruguay’da futbol takımlarında tanınmış Ermeni spor adamları da var.Tanınmış bir Uruguaylı antrenör, Ermeni kökenli, Sergio Markaryan, Uruguay ve Şili’deki en güçlü futbol kulüplerini yönetti. Ve 2010 yılında Peru milli futbol takımının başına geçti. Ermenistan Futbol Federasyonu onunla pazarlık etti. Ancak bilinmeyen sebeplerden dolayı, Markaryan Ermeni takımını asla yönetmedi. Görüşmelerinde, defalarca Ermeni ekibinin dümeninde durmayı hayal ettiğini söyledi. Bir diğer Uruguaylı olan Ermeni asıllı ünlü futbol koçu, Uruguay ve Guatemala’nın önde gelen takımlarını başarılı bir şekilde yöneten Manuel Keosseyan’dır. Keosseyan’ın Honduras’ta yönettiği kulüp, üç kez ülkesinin şampiyonu oldu. Bir başka Uruguaylı Ermeni futbol antrenörünün adı ise Maurizio Semerjian. Ermeni asıllı Lilian Keshishyan, Uruguay Turizm ve Spor Bakan Yardımcısı idi. Basit bir ayakkabıcı ailesinde doğdu. Daha önce Uruguay parlamentosundaki ilk Ermeni kökenli milletvekili idi. Ve yakın zamanda, Mayıs 2012’de, Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, onu Uruguay Spor ve Turizm Bakanı yüksek mevkiine atadı. Ermeni asıllı bir figürün atanması, Lilian Keshishyan’ın turizm alanında geniş deneyime sahip olması ve Uruguay toplumda güvenilir ve saygı duyulması gerçeğiyle açıklanmaktadır. 2005 yılında Ermenistan’ı ziyaret etti.

Yani, gördüğümüz gibi, Uruguay hükümetinde Ermeniler vardır. Ermeni kökenli figürler, ülkenin sosyo-politik yaşamında önemli bir rol oynamaktadır. Ermeniler, çeşitli şehirlerin belediyelerinde ve yasama meclisinde temsil edilmektedir. Büyük ölçüde, ülkenin devlet organlarında Ermenilerin varlığından dolayı, Ermenistan ve Ermeniler meseleleri Uruguay toplumunun çeşitli çevrelerinde anlatma şansına sahip olduklarından, her zaman olumlu tepkiler almaktadırlar. Ermeni kökenli memurlar, ülkenin Ddışişleri Bakanlığı’nda, Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda, eğitim, kültür ve spor alanında temsil edilmektedir. Dolayısıyla, Ermeniler ülkenin tüm iç süreçlerine dahil oluyorlar. Uruguaylı Ermeniler, Uruguay toplumuyla iyice bütünleşmiş gibidirler.[7]

Uruguay Parlamentosu’nun Sözde Ermeni Soykırımı’nı Tanıması

Uruguaylı Ermeniler, 1960’lı yıllarda ciddi bir siyasi güç haline gelmiştir. O zamanlar Uruguay’da çok sayıda Ermeni örgütü faaliyet gösteriyordu. Asıl hedefleri Ermeni Soykırımı’nın tanınması ve kınanmasıydı. 1963 yılı başlarında, genç Ermeni kuşak, Ekim ayında soykırım meslesini tanıtmak için bir araya geldi. 1964 yılında Arjantin’in posta servisinin kurulmasının yüzüncü yıldönümününde, Arjantin posta servisi tarafından üzerinde Atatürk resmi olan posta pulu çıkarılmasına karşı, Uruguay’daki Ermeniler komşu Arjantin’de bir kampanyaya başlattılar.[8] Bu faaliyetler, gençlerin bir araya gelerek 24 Nisan’daki anma törenini birleşik bir şekilde düzenlemeleri, diyasporada, onları, başka yerlerde olduğu gibi siyasi olarak bölünmüş bir topluluktaki kararların arkasındaki itici güç haline getirdi. Bu gençler, Uruguay Ermeni Gençlik Örgütleri Koordinasyon Komitesi’ni kurdular (Mesa Coordinadora de Organizaciones Juveniles Armenias del Uruguay). Topluluğun farklı politik yönelimlerine ait beş örgüt tarafından kurulmuştur. Koordinasyon Komitesi, 1964 anma törenini, Uruguay’ın başkenti Montevideo’nun sokaklarında, basında yaygın olarak yorum yapan ve tüm dünyadaki Ermeniler üzerinde etkili olan “Sessizlik Yürüyüşü” ile düzenledi. Ocak 1965’te, Konsey, “Ermeni  soykırımı” davasının tüm Ermenilere ait olduğunu ve bunun herhangi bir hizibin etki alanı olmadığını ilan etti ve bu isteğin “politik” olduğunu belirtti, 19 örgütü genel kuruluna (toplumun tüm yelpazesi) davet etti. Onların bu çabası ile, örgütler, dini kurumlar ve toplumda var olan tüm kuruluşlar “Ermeni çıkarları için çalışmak zorundadır” ilkesine yer verdiler.

Uruguay’daki Ermeniler, Güney Amerika’nın “kütüğü” veya “eskiden gelenler” olarak tanımlanırlar. Başkent Ermenileri üst düzey memurlar ve milletvekilleriyle daima yakın münasebette olma geleneğine sadıktırlar. Anayasa 1966 yılında yürürlüğe girdikten sonra, yüksek yasama (Senato – üst meclis ve Temsilciler Meclisi – alt meclis) Genel Kurulu oluşturuldu. Senato ve Temsilciler Meclisi’ne seçilen oransal sistemde, milletvekilleri arasında da Ermeniler kendi çıkarlarına uygun olarak iş bulabildiler. Ülkenin temel siyasi partilerinden (o zamanlar 5’i esas sayılırdı) parlamentoya seçilen her bir milletvekiliyle de hoşgörü yaratma esası kabul ediliyordu. Buradaki Ermeniler, soykırımın tanınması için bir tür “siyasi temel” oluşturdular.[9] Hatta bu kişiler, sözde soykırımın 50. yıldönümünde bir anma etkinliği yaptılar ve 20 Nisan 1965’te Uruguay Parlamentosu’nun “Ermeni Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü” yasasını kabul etmesini sağladılar. Böylece, Uruguay, sözde soykırımı tanıyan ilk devletlerden oldu.

O zamanlar, Sovyetlerle Uruguay’ın iyi ilişkileri vardı. 1965’te Ermeni diyasporasının yoğun olarak bulunduğu yerlerde çeşitli gösteriler yapılmıştı. Bu gösterilerde, o dönemde Sovyetler Birliği’ne bağlı olan Ermenistan’ın başkentinde, Sovyetler Birliği’nin “soykırım”ı tanıması isteğiyle yürüyüşe geçen binlerce kişiye destek verilmişti. İlginçtir ki, Sovyet yönetimi bu yasayı destekledi. Amaç, Türkiye’ye Soğuk Savaş döneminde siyasal baskı yapmaktı. Ermenilerden ilham alınarak, Uruguay’da kiliseler, okullar ve diğer eğitim ve kültür kurumları aktif olarak kurulmaya başlandı. 1970’lerde, Nubaryan Okulu (1973) ve ardından Lyceum Alec Manukyan gibi Ermeni eğitim kurumları açıldı. Çoğu Uruguaylı Ermeni öğrencisi bu kurumlarda ve Hovnanyan Koleji’nde eğitim görmektedir. Bu yıllarda, Nubaryan Okulu ve saygın Nubar Paşa’nın adını alan Misak ve Arfi Kuyumjyan’ın anıtı inşa edildi. 2001’de, Uruguay Ermenileri, Hıristiyanlığın Ermenistan’da devlet dini olarak kabul edilmesinin 1700. yıldönümü vesilesiyle özel bir kartpostal damgası çıkarmaya yardımcı oldular. Uruguay’ın etkisiyle, 19 Kasım 2007’de yapılan Güney Amerika Parlamentosu Parlamentosu (MERCOSUR) genel kurulunda, bu bölgesel kuruluşun yasama organında Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ı temsil eden delegeler, İnsan Hakları Komitesi tarafından kabul edilen kararı doğrulatarak, Sözde Ermeni Soykırımı’nın oy çokluğuyla tanımıştır.[10]

Neden Uruguay?

Bazı siyasetçiler, “soykırımın tanınması” düşüncesinin kurucularının Moskova – Sov. ÎKP Merkez Komitesi aparatındakı yüksek görevler tutan Ermeniler olduğu konusunda aynı düşüncededir. Öyle ki, 1921 yılının Nisan ayında Uruguay da oluşmuş Komünist Partisi (bazen oluşması 1920’de gösterilir) Şura hükümetinin Komünist Partisi’ndeki Ermeni üyeleri ile çok sıkı ilişkileri olmuştur. Uruguaylı komünistler, Moskova Ermeni himayedarlarının kaygıları sayesinde tüm uluslararası etkinliklerde yer almış ve gereken talimatları almışlardır. Uruguaylı ve diğer ülkelerin Ermeni kommunistlerinin yoğun ilişkileri sonraki yıllarda daha da gelişmiştir.[11]

Bu hususta, Azerbaycan Milli Meclisi eski milletvekili ve araştırmacı-yazar Dr. Maksim Musayev’in Uruguay’ın Sözde Ermeni Soykırımı’nı tanımasıyla ilgili olarak yazdığı Ermeniler Amerikada kitabındaki görüşlerine yer verelim. Bu bağlamda, “Ermeni Soykırımı” kampanyası başlamadan önce, Moskova’nın onayı ve talimatı ile, Ermenistan tarafında olan siyasi süreçlere bakalım. Ermenistan KPMK’nm Bürosu (o zaman birinci katip Zarovyan idi) 1963 yılında diyaspora örgütünün kurulmasına karar verdi. “Dış Ermenilerle İlişki” sektörü birkaç ay gayrıresmi olarak MK’nın propaganda ünitesinde düzenlendi ve diyaspora örgütü oluşturmak için hazırlık çalışmaları yapıldı. 1964 yılının Temmuz 25’inde toplanan konferansta, diyaspora örgütü oluşturuldu ve onun komitesinin üyeleri Başkanı olarak Vartkes Amazaspiyan’ı seçtiler. Konferansta tüzük de kabul edildi. Konferanstaki konuşmalardan bazı bölümler şöyledir:

  • Yazar Silva Kapitukyan: …44 yıldır, Ermenistan Cumhuriyeti kurulmuş bulunmaktadır, ama biz yurtdışında yaşayan Ermenilerle birlik oluşturamıyoruz, birlikte çalışmıyor, hareket edemiyoruz.
  • Din görevlisi I Vazgin: …Hangi ülkede Ermeni yaşıyorsa, ben oraya gittim, onlar Ermenistan’a hasretle bakıyor ve onun adını duyduğunda gözlerinden yaşlar dökülmektedir.
  • Yazar Nairi Zaryan: …Biz Ermenileri birleştiren bir kurum kurduk ve bunun ardından diyaspora yazarlar birliğini de oluşturmalıyız.[12]

Senkron ve programlaşmış olarak Ermenistan SSCB’ye komşu olan Türkiye’ye karşı “Sovyet siyasi diversiyonunun” Ermeni kurucularının bazıları hakkında o zamanlar yazılar sunulmaktaydı. Uruguay’da SSCB’nin Latin Amerika halkları ile Dayanışma Komitesi’nin Başkanı Haçaturov’un adı veriliyordu. Milliyetçe Ermeni olan Komite Başkanı, ister açıkça, ister gayri yasal şekilde bu alanda herşeyi yapmaktaydı. Diğer bir olgu, Latin Amerika dergisinin başeditörü Sergo Mikoyan idi (Siyasi büro üyesi SSCB Bakanlar Kurulu Başkanı Mikoyamn oğluydu). Moskova-Kremlin, Latin Amerika’daki 200’den fazla halk ve etnik gruplara “iyilikle davranmasını” ve “aynı düşünceyle ikamet etmeği” öğretmek konusunda Ermenilere güvenmişti. SSCB hakimiyetinde muteber görevler tutan Ermeniler de, Uruguay’dan “ellerini uzatıp” Türkiye’ye karşı fikirlerini açıklayabilmişlerdir. Türkiye, hem Ermeniler, hem de Sovyetler için hedef seçilmiştir.

Uruguay Ermeni Davası Konseyi’nden Federico Waneskahyan, Sözde Ermeni Soykırımı’nın kabulünde Uruguay’ın niçin başı çektiği sorusunu, “Çünkü o dönemde ülkede köklü bir demokratik gelenek vardı. Sivil toplumun tartışma ve öneriler sunma alanı vardı. Milletvekilleri de geçmişiyle yüzleşmeye hazır bir kuşağı dinleyebiliyordu.” yanıtını veriyordu.[13] Bundan başka, Ermeniler sözde soykırımı tanıttıkları zaman Uruguay’da siyasi ortam iyi değildi. Ülke, Milli Ulusal Partisi tarafindan yönetiliyordu. Ülkede sol-sağ kavgalari vardi. Ayrıca, Uruguay’da sol kanatlı bir kentsel gerilla grubu olan Tupamarolar ve Radikal Sol Parti vardı. Bunlar, gerilla taktikleri uygulayarak, terör eylemleri ve banka soygunları gibi başka eylemler de yapıyorlardı. Hatta ABD’ye yakın siyasetçilere suikastler düzenliyorlardı. Ancak aynı dönemde, ABD’nin, Uruguay’da egemen role sahip bir pozisyonu vardı. Ülkenin İMF ve ABD’ye para borcu da vardı. Bir başka ilginc husus, 1965 yılında Türkiye’de iktidarda Süleyman Demirel vardı. Süleyman Demirel, ABD eğitimli ve merkez sağ eğilimli olmasına karşın, Sovyetlerle iyi ilişkiler kurmaya can atıyordu ve bunda kısmen başarılı da oldu. Bundan hoşlanmayan ABD yönetimi ise, Ermenilerin sözde soykırım meselesinin Uruguay Parlamentosu’nda tanınmasına perde arkasında destek verdi. Anlaşılan, SSCB ve ABD’nin sözde soykırım konusunun Uruguay’da tanınması için ortak siyasi çıkarları vardı. Bu da, tanınmanın Türkiye’ye bir baskı aracı olarak kullanılmasıydı.

Ermenistan-Uruguay İlişkileri

Ermenistan Cumhuriyeti ve Uruguay Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkiler 27 Mayıs 1992’de kuruldu. Şubat 1997’den beri Uruguay’da Ermenistan’ın Fahri Konsolosu faaliyet gösteriyor. 16 Eylül 2009’dan beri Uruguay Doğu Cumhuriyeti vatandaşı, tanınmış bir girişimci ve hayırsever Ruben Abrahamyan, Uruguay Cumhuriyeti’ndeki Ermenistan Cumhuriyeti Fahri Konsolosu’dur.[14] Ermenistan’ın Uruguay’da Büyükelçiliği yoktur. Uruguay ile ilişkiler Arjatin’deki Büyükelçilik tarafından yönetiliyor. Uruguay’ın Ermenistan’ın başkentinde Konsolosluğu var.

Uruguay’a resmi ziyaret yapan Ermeni devlet adamları şunlardır:

  • Haziran 1992: Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın resmi ziyareti,
  • Mayıs 1994: Dışişleri Bakanı Vahan Papazyan’ın çalışma ziyareti,
  • Mayıs 2000: Dışişleri Bakanı Vardan Oskanyan’ın çalışma ziyareti,
  • Mayıs 2002: Cumhurbaşkanı Robert Koçharyan’ın resmi ziyareti,
  • Mayıs 2011: Garegin II, Bütün Ermenilerin Katolikosunun ziyareti,
  • Kasım 2013: Ermenistan Cumhuriyeti Ulusal Meclis Başkanı Hovik Abrahamyan’ın ziyareti,
  • Temmuz 2013: Ermenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın ziyareti.

2 Mayıs-9 Mayıs 2002 arasında, ikinci Ermenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Robert Koçharyan, Arjantin, Uruguay ve Brezilya’yı resmi olarak ziyaret etmiştir. Bu arada, 5-6 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Robert Koçharyan, Uruguay’a iki günlük resmi ziyaretini gerçekleştirdi. Montevideo’da, Cumhurbaşkanı Koçeryan, Ermenistan-Uruguay dostluğunun sembolü olan Ermenistan Meydanı’nı ziyaret etti ve meydandaki anıtın üzerine çelenk koydu. Robert Koçharyan, ayrıca, sözde soykırım kurbanlarının anısına başka bir çelengi de anıta bırakmıştır. Koçharyan, ayrıca Montevideo Ulusal Kütüphanesi’nde, Uruguay Ermeni cemaati temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda Cumhurbaşkanı ziyaretin amaçlarını açıkladı, Ermenistan-diyaspora ilişkilerinin gelişimi hakkındaki düşüncelerini paylaştı; Ermenistan’ın iç ve dış politikalarını anlattı, reformların ilerleyişi ve yatırım programlarından bahsetti.[15]

Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan ise, Uruguay Cumhuriyeti’ni resmi devlet ziyareti olarak 9 Temmuz 2014’de ziyaret etti. Uruguay Cumhurbaşkanı Jose Mujica ile görüşmeden önce, Sarkisyan, Bağımsızlık Meydanı’nı ziyaret etmiş ve sahte anıta  bir çelenk koymuştur. Ermenistan ve Uruguay Devlet Başkanları toplantısının ardından çeşitli alanlarda işbirliği konusunda anlaşmalar imzalandı.[16] Ermenistan ve Uruguay Cumhurbaşkanları, her iki ülkenin de bir takım evrensel öneme sahip olaylar karşısında ortak hareket etme kararı aldıklarını açıkladılar. Sarkisyan’a göre, bu alınan kararın canlı bir kanıtı, 1965’te Sözde Ermeni Soykırımı’nı ilk tanıyan ülkenin Uruguay olmasıdır. Sarkisyan’a göre, Uruguay, Ermeni halkına ve insanlığa karşı suçun uluslararası tanınmasına ve kınanmasına en önemli katkıyı yapmıştır.[17] Nikol Paşinyan iktidara geldikten sonra da iki devlet arasında ilişkiler devam etmiş ve iki ülkenin Dışişler Bakanları çeşitli görüşmeler yapmışlardır.

Türkiye-Uruguay  İlişkileri

Türkiye ile Uruguay arasındaki ilişkiler coğrafi, siyasi ve kültürel bağların zayıflığına paralel olarak yakın geçmişe kadar sınırlı düzeyde gerçekleşmiş olup, 2000’li yıllardan bu yana Türkiye’nin Latin Amerika bölgesine yönelik açılımları çerçevesinde ivme kazanmıştır. Her iki ülkenin de hâlihazırda birbirlerinde Büyükelçilikleri bulunmayıp, İstanbul ve Montevideo’da birer Fahri Konsolosluk hizmet vermektedir. İki ülke arasında bugüne kadar Devlet Başkanlığı düzeyinde bir ziyaret henüz gerçekleşmemiştir. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılında Brezilya, Uruguay ve Venezuela’yı kapsayan ziyaret programı kapsamındaki ziyaret ise, ileri bir tarihe ertelenmiştir. Öte yandan, 2010-2015 yılları arasında Uruguay Devlet Başkanı olarak görev yapan Jose Mujica, görev süresinin tamamlanmasından sonra Ekim 2015’te İstanbul’u ziyaret etmiştir. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerde son yıllarda belirgin bir artış gözlenmektedir. Türkiye’nin Uruguay’a ihracatı dengeli bir seyir izlerken, Uruguay’dan canlı hayvan ithalatı sebebiyle ticaret hacmi son 10 yılda 10 kattan fazla artmıştır. Öyle ki, 2009 yılında 40 milyon dolar olan toplam ticaret hacmi, 2018 yılında 44,8 milyon doları ihracat, 497,2 milyon doları ithalat olmak üzere toplamda 542,1 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’den Uruguay’a ihraç edilen başlıca ürünler demir-çelik ürünleri, binek otomobiller ve motorlu taşıtlar, inşaat malzemeleri, elektrikli ev aletleri ve beyaz eşya, Uruguay’dan ithal edilen başlıca ürünler ise başta canlı büyükbaş hayvan olmak üzere, odun hamuru, yün, pirinç, iplik, hayvansal yağ ve sakatattır.[18]

Azerbaycan-Uruguay İlişkileri

Azerbaycan Cumhuriyeti ve Uruguay Cumhuriyeti arasında diplomatik ilişkiler 11 Ocak. 1995 yılında kurulmuştur. 26 Mart 2012 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Arjantin ve aynı zamanda Uruguay Cumhuriyeti’ne tayin edilmiş Büyükelçisi Memmed Ahmedzade, itimadnamesini Uruguay Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Jose Mujica’ya takdim etmiştir.[19]

27 Temmuz. 2012 tarihinde Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ve Ekonomik Gelişme Bakanı’nın yardımcısı Niyazi Seferov, Azerbaycan’ın en büyük şirket başkanlarının katılımı ile Uruguay Cumhuriyeti’ne bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Ayrıca 1-2 Ekim 2012 tarihlerinde, Uruguay Milli Gümrük Hizmeti’nin Başkanı Enrike Kanon Pedraqosa, Azerbaycan Cumhuriyeti’ni ziyaret etmiştir. 18-23 Ocak 2013 tarihlerinde ise, Uruguay Cumhurbaşkanlığı Devlet Katibi (Genel Sekreteri) Diyego Kanepa Bakü’ye bir çalışma ziyaretinde bulunmuştur. 2015 yılının 25 Eylül günü ise, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, BMT Baş Assambleyasının 70. toplantısı münasebetiyle Uruguay’ın Dışişleri Bakanı Rodolfo Nin Novoa ile görüşmüştür. Görüşmede, Azerbaycan ve Uruguay arasında varolan işbirliği istikametleri ile ilgili bilgi alışverişinde bulunulmuştur.[20]

Uruguay’ın Dağlık Karabağ İşgaliyle İlgili Görüşleri

Resmi Montevideo, Ermenistan-Azerbaycan münakaşasının  ortadan kaldırılmasında devletlerin toprak bütünlüğü ilkesinin esas alınmasını önemli bir gelişme olarak kabul etmektedir. Uruguay, bu münakaşanın uluslararası hukuka uygun olarak halledilmesini istemekte ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararların hayata geçirilmesini talep etmektedir.[21] Ancak diğer taraftan, Uruguay hükümeti, Karabağ meselesine iki yönlü bakmaktadır. Bunun sebebi açık ve basittir. Uruguay’da güçlü bir Ermeni tesiri vardır. Hem de Uruguay, Sözde Ermeni Soykırımı’nı tanıyan ilk ülkedir.

Ermeniler, ayrıca son zamanlarda Karabağ Devleti’ni Uruguay’da tanıtmak istiyorlar. Bununla ilgili ilginç çalışmalar da yapıyorlar. Karabağ Hükümeti’nin üyeleri, Uruguay Hükümeti’nin temsilcileri ile ilişki kuruyorlar. 2012 yılının Kasım ayının 13’ünde, Uruguay Temsilciler Meclisi’nin Başkanı Hophe Orikon’un Başkanlık yaptığı Temsilciler Meclisi üyeleri Dağlık Karabağ’a gittiler. Temsilciler heyeti, Dağlık Karabağ’ın lideri Bako Saakyan ile görüştüler. Ermenistan KİV’in verdiği bilgiye göre, görüşmelerde iki taraflı ilişkilere dair meseleler müzakere edildi. Bako Saakyan, Uruguay’ın Ermeni soykırımının tanınması meselesine verdiği desteği ve “Dağlık Karabağ Devleti’nin tanınması” meselesi ile ilgili  görüşünü değerli bulduğunu söyledi. Taraflar, bu yönde ilişkilerin genişletilmesini ve kesin adımlar atılmasının gerekli olduğunu vurguladılar. Görüşmelerden sonra Ermenistan-Uruguay Parlamentolar Dostluk Grubu Başkanı Martines Uelmo, gazetecilere yaptığı açıklamada; “Uruguay durumun nazikliği çerçevesinde Dağlık Karabağ’ı tanıyan ilk ülke olabilir” ve “bu siyasi bir süreçtir ve yavaş yavaş yürütülmelidir” ifadelerini kullanmıştır[22]. Bu görüşmelerden yedi yıl sonra ise, Azerbaycan’ın Ermenistan tarafından işgal edilmiş topraklarında kurulan kanunsuz rejimin Dışişleri Bakanı Masis Mailyan’ın Uruguay’a gittiği ve orada görüşmeler yaptığı hakkında haberler yayıldı. Adı geçen kişi, Uruguay’da yaşayan Ermeni cemaatinin daveti ile Sözde Ermeni Soykırımı toplantılarına katılmak için bu ülkeye gitmiş ve Uruguay Senatosu’nun Başkanı Lusia Topolanski ile görüşmüştür. Lusia Topolanski, parlamentoda yapılan kondurma “soykırım” toplantısına katılıp, Uruguay cemaatinin diğer üyeleri ile de görüşmüştür.[23] Görüşmeye M. Mailyan da katılmıştır. Bu görüşmelerden sızan bilgilere göre, Mailyan, yapay rejimin tanınması için Uruguay Hükümeti’ne ricada bulunmuştur. İlk bakışta Uruguay Hükümeti bu isteğe sıcak bakmış; fakat sonradan bunun uluslarası hukuka aykırı olduğunu düşünerek ve Azerbaycan ile olan ilişkilerinin bozulacağı kanaatine vararak, şimdilik bu isteği reddetmiştir. Bu görüşma hakkında bilgi alan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Arjantin Büyükelçiliği, Uruguay Dışişleri Bakanlığı’na Azerbaycan tarafının konu hakkındaki itirazını bildiren bir nota da göndermiştir. Uruguay Dışişleri Bakanlığı ise, notaya cevabında, bu meselede Uruguay Hükümeti’nin resmi tutumunun temel ve değişmez olduğu vurgulanmıştır. Nisan ayının 26’sında Azerbaycan’ın akredite olmuş Büyükelçisi Reşad Aslanov, Uruguay Dışişleri Bakanı’na vekalet eden Ariel Berqamino ile görüşmüştür. Görüşmede esas maksat, iki taraflı yapılması gereken birkaç meselenin müzakeresi, o cümleden Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarında kurulmuş yapay kondurma rejimin temsilcisinin Uruguay’a gelmesi ve orada ülkenin resmi devlet görevlileri ile görüşmeler yapması ile ilgili basında yayılan bilgilere açıklık getirilmesi oldu. Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarında kurulmuş kurumun Dışişleri Bakanı Uruguay’ı ziyeret meselesine gelindiğinde ise, Uruguay Hükümeti’nin tutumunun değişmez olduğu Dışişler Bakanlığı görevlisi tarafından vurgulandı. Uruguay’ın uluslararası hukukun önemine ve devletlerin toprak bütünlüğüne samimiyetle inandığı ve bu yüzden Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını tanımadığı beyan edildi. Ayrıca, anlaşmazlığın barış yolu ile halledilmesi gerektiği kaydedilerek, Uruguay’ın ATET’in Minsk Grubu çalışmalarını ve BM Güvenlik Kurulu’nun uygun kararlarını desteklediği açık olarak vurgulandı. Görüşme ile ilgili Uruguay Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre, Azerbaycan Büyükelçisi’nin, aynı zamanda Uruguay Senatosu’nun Başkanı Luisa Topolanski ile görüştüğünü açıkladı. Uruguay, Büyükelçi ile yapılan görüşmelerin sonçları ile ilgili bir basın açıklaması da yaptı. Bu açıklamada, Cumhurbaşkanlığı ve Senato, ülkenin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası hukukun üstünlüğüne ve devletlerin toprak bütünlüğüne saygıyla baktığına dair önceden belirlediği anlayışta olduğunu ve Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını tanımadığını bir kere daha beyan etti.[24] Bu meselenin bir de arka tarafı var. Uruguay’da Ermenilerin güclü teşkilatı ve yeteri kadar Uruguay hükümetine tesir edebilme güçleri var. İsteseler pek ala tesir edebilirlerdi. Sözü açık olarak söylersek, Uruguay hükümetinin Ermenilere olan sevgisi yüksek bakışta olumludur. Onlara Azerbaycan halkı maalesef bir mânâ ifade etmiyor. Peki, durum böyle ise, Uruguay, niye o yapay devleti tanımadı? Uruguay devleti, Rusya ve ABD’nin kesin itirazı yüzünden tanıma işini şimdilik erteledi. Bu iki devlet, diplomatik yolla “Uruguay’a sonuçlarına katlanırsın” dediler. Peki, bu iki devlet Uruguay’ın kondurma rejimi tanımasını neden istemiyor?

Açıkçası, Rusya, Ermeniler “sizin bu kondurma devletinizi ben yarattım, siz benden izin almadan hiçbir şey yapamazsınız” diyor. Diğer taraftan, bu oyuncak devlet, Rusya’ya Ermenistan merkezi hükümetine baskı yapması için gereklidir. Halihazırda Rusya, Nikol Paşınyan’a oyuncak rejimin vasıtasıyla güçlü bir baskı yapmaktadır. Bu kondurma devlet, Rusya’ya başka hiçbir şey için gerekli değildir. Rusya, bu yüzden başka ülkelerin bu rejimi tanımasını istemiyor. Bir başka sebep de, Azerbaycan devletinin varlığıdır. Bu oyuncak rejimi tanınsa, Rusya buna izin verse, Azerbaycan devleti ve cemiyeti tarafından sert eleştirilere uğrayacak, belki de Rusya-Azerbaycan ilişkileri kopacaktır.

Gelelim ABD niye bu meseleye olumsuz baktı ve tanınmayı istemedi? ABD’nin Azerbaycan’da hem ekonomik, hem de stratejik çıkarları vardır. Washington, Azerbaycan’la enerji alanında geniş ticari işbirliği yapmaktadır. Bundan başka, Amerika kıtası, ABD’nin kontrolünde olan bir bölgedir. Washington demek istiyor ki, “ben arka bahçemde benden izinsiz bir iş yapılmasına asla izin vermem”. Doğrudur, bu kondurma rejimin Washington’da temsilciliği var. ABD’nin tanımadığı bir devleti, Uruguay kimdir ki tanısın? ABD, bu yapay devletin ve hatta Ermenistan’ın Rusya tarafından yönetildiğini iyi bilmektedir. Eğer Uruguay bu oyuncak devleti tanısaydı, Kafkasya’da bunun gibi münakaşa ocakları olan başka yerler de var. O oyuncak devletler de tanınma için harekete geçecekler ve belki de tanınacaklardı. Bunlardan başka, ABD’nin Uruguay’a yeteri kadar baskı vasıtaları vardır. Bu durumu bilen Uruguay’ın ABD ile olan ilişkilerine, bu oyuncak devlet için zarar vermesi düşünülemez.

Bir daha böyle bir durum ile karşılaşmamak için, Azerbaycan, Ermenistan-Uruguay ilişkilerini yakından izlemek zorundadır. Bakü, Uruguay devletine etki edecek mihraklar bulmalıdır. Uruguay devletine, Ermenistan ile kurdukları ilişkilerin nelerin karşılığında oluştuğunu, Ermenilerin Azerbaycan halkına uyguladıkları terörist saldırıları, katliamları, cinayetleri, bıkmadan, usanmadan anlatmalıdır. Bu durumun, Uruguay sivil toplum cemiyetleri vasıtasıyla Uruguay halkına anlatılmasını da sağlamalıdır.

Azerbaycan ve Türkiye Ne Yapmalı?

Ne yapılması gerektiği konusunda araştırmacı-yazar Hüseyin Adıgüzel’in görüşlerine yer verelim. Bu tür lobileri iyi incelemek ve bilimsel metotlarla onların propagandalarına karşı propaganda ile cevap vermek gerekir. Yani Türkiye ve Azerbaycan, adama göre iş icadından vazgeçmeli, işe göre adam kullanmasını öğrenmelidir. Bu durum sürdüğü müddetçe, ne Ermeilerin sözde soykırım masalı biter, ne de esas soykırımcı Ermeniler anlatılabilir. İşinin ehli insanlar görev başına getirilmeli ve propaganda faaliyetlerine ağırlık verilmelidir. Ermeniler, kendilerine ait bir vatanları olmadıkları için dünyanın hemen her tarafına dağılmışlar, her ülkede yaşamışlardır. Hemen her ülkede lobileri vardır ve propaganda işlerini iyi yapmaktadırlar. 1915 yılından bu yana, yüzyıldan fazla bir zamandır “masum ve mağdur Ermeni” rolünü çok iyi oynamakta, başta ABD ve zengin Avrupa ülkeleri olmak üzere, o ülke halklarından yardım parası toplamaktadırlar. Sadece ABD halkından milyarlarca dolar toplanmakta ve bunun yarısı diyasparolara giderken, yarısı da Ermenistan’a gönderilmektedir. Mesele, bu “masum ve mağdur Ermeni” portresini sona erdirmektedir. Onların masum ve mağdur olmadıkları, aksine zalim, gaddar ve cani oldukları yadsınamaz kanıtlarla ortaya konulmalıdır. Bunun için de, dış ülkelerde yaşayan bütün Türklerin teşkilatlanması ve gönüllü olarak bu işlerde çalışması, Türkiye ve Azerbaycan devletlerinin de o teşkilatlara gereken desteği vermesi olmazsa olmaz şarttır. Sonuç olarak, iyi eğitilmiş insanlara, paraya, güçlü kanıtlara ve bu kanıtları anlatabilecek alimlere acil ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaçlar giderildiği kakdirde, kendimizi anlatabileceğimiz gibi, masum ve mağdur Ermeni imajını da yıkabiliriz.

Sonuç

Uruguay devletinin ve vatandaşlarıının Azerbaycan ve Türkiye ile göründüğü kadarı ile herhangi bir problemi yoktur. Azerbaycan ve Türkiye devletlerinin Uruguay devletine ya da insanına karşı da hiçbir kötülüğü olmamıştır. Burada esas olan, Uruguay’da yaşayan Ermenilerdir. Osmanlı’dan Amerika kıtasına göç eden Ermeniler, kendileri ile birlikte oralara sahte senaryolar yazıp götürmüşler ve hiçbir şeyden haberi olmayan oranın halklarını bu senaryolara inandırmışlardır. Bundan başka, sözde soykırım meselesi tam bir siyasi meseleye çevrilmiştir. Bütün bunlar ortadayken, Türkiye ve Azerbaycan devletleri, ortada bir soykırım olmadığını ve esas soykırımı Hocalı’da  Ermenilerin yaptıklarını dünyaya anlatabilmek için  birlikte hareket etmek zorundadırlar.

Türkiye devletinin alimi, siyasetçisi, gazetecisi vs., “Ermeni soykırımı” dediklerinde, buna cevap olarak esas soykırımı Ermenilerin Azerbaycan Türklerine 1905-1906, 1918 ve 1992 yıllarında yaptıklarını söylemeli ve en son olarak yapılan Hocalı soykırımından söz etmelidir. Ne yazık ki, az bir kısmı dışında Türkiye aydınları, yazarları, alimleri bunu söylemekten adeta kaçınıyorlar. Azerbaycan dış ülkelerde lobisini güçlendirmelidir. Bu, o ülkelerde yaşayan Azerbaycanlıların desteklenmesi, dernek ve teşkilat kurmalarına destek vermekle yapılmalıdır. Devletin istese de yapamayacağı şeyler de vardır. Bunu ancak dış ülkelerde yaşayan Azerbaycan ve Türkiye insanları yapmalıdır. Yani yaşadıkları ülkenin siyasi hayatına tesir edebilmelidirler. Bu da, siyasi partilere katılmakla olur. Siyasi partiler vasıtasıyla, Türkiye ve Azerbaycan Türkleri parlamentolara seçilmeli, hatta Bakan bile olmalıdır. Nasıl   ki Ermeniler bunu nerede yaşıyorlarsa yapıyorlarsa, Azerbaycan ve Türkiye asıllılar da yapmalıdırlar. Örnek, Ermeniler Fransa’da, ABD’de ve hatta  Uruguay’da bu yolla siyasete tesir edebiliyorlar. İtiraf edelim, ne Azerbaycan, ne de Türkiye devletleri ve oralarda yaşayan vatandaşları, Ermeni lobisi kadar etkin olabildiler. Dünya, haklı olduğumuz halde, haksız Ermenilere inanmaktadır. Uruguay, çok uzak ve orada yaşayan ve çalışan Türkler yok. Bu yüzden onu bir kenara koyalım. İslam ülkeleri içerisinde bile Ermeni’yi destekleyen, açıkça “Türkiye soykırım yapmıştır” diyen ülkeler var. Bunlara bile inandıramayan bir politikanın doğru olmadığı açık olarak görülmektedir.

Sonuç olarak, Ermeniler, 19. yüzyılda Uruguay’a geldiler. Kısa zamanda Uruguay cemiyetinde mevki sahibi oldular. Ayakkabıcı olarak kendilerini tanıttılar. Şu anda Urugauy’daki ayakkabı fabrikalarının büyük kısmı Ermenilerindir ve Uruguay halkının büyük kısmı onların ürettikleri ayakkabıları giymektedirler. Uruguay insanları 184 yıldır Ermeni ustalarının diktikleri ayakbaları giydiler; sonunda Ermeniler gibi düşünmeye başladılar. Durum onu göstermektedir ki, Uruguay devleti ve vatandaşları Ermeni gibi düşünmeye devam edeceklerdir.

Teymur GASIMLI

                        İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler doktora adayı

 

 

KAYNAKÇA

Kitaplar

  • Musayev, Maksim (2012), Ermənilər Amerikada, Bakü: Nurlar Yayınevi.

Makaleler

İnternet kaynakları

 

 DİPNOTLAR

[1] Александр Ерканян, “АРМЯНЕ И УРУГВАЙ”, http://russia-armenia.info/node/13434, Erişim: 12 Aralık 2019.

[2] Маленькая Армения в экзотическом Уругвае, https://puerrtto.livejournal.com/1035749.html, Erişim: 13 Aralık 2019.

[3] http://www.vokrugsveta.ru/encyclopedia/index.php?title=%D0%90%D1%80%D0%BC%D1%8F%D0%BD%D0%B5, 15.12.2019.

[4] http://www.pravenc.ru/text/76124.html, 10.12.2019.

[5] Tigran Ghanalanyan, “ARMENIAN PROTESTANT COMMUNITIES IN SOUTH AMERICA”, http://noravank.am/eng/issues/detail.php?ELEMENT_ID=5722, 10.12.2019.

[6] УРУГВАЙ – ДАЛЕКИЙ И БЛИЗКИЙ, https://noev-kovcheg.ru/mag/2016-12/5634.html, Erişim: 12 Aralık 2019.

[7] Армяне Уругвая, http://yerkramas.org/article/34681/armyane-urugvaya, Erişim: 13 Aralık 2019.

[8] “Uruguay Recognizes the Armenian Genocide (April 20, 1965)”, https://milwaukeearmenians.com/2015/04/17/uruguay-recognizes-the-armenian-genocide/, Erişim: 14 Aralık 2019.

[9] A.g.e.

[10] https://archive.is/20130628105656/http://armdiasporamuseum.com/214-1-Pages.html#selection-475.0-491.323, Erişim: 13 Aralık 2019.

[11] Dr. Maksim Musayev, Ermeniler Amerikada, https://docs.google.com/document/d/0BxhwTI74pC6fek1FZGJiR1RqanM/edit#heading=h.17dp8vu.

[12] A.g.e., ss. 100, 103, 104.

[13] “1915 olayları ve Uruguay”, https://www.bbc.com/turkce/haberler/2012/01/120126_uruguay_armenians_new, 12.12.2019.

[14] https://web.archive.org/web/20171114084058/http://www.mfa.am/ru/country-by-country/uy/, 12.12.2019.

[15] http://www.2rd.am/ru/Arajin-pashtonakan-aycy-Latinakan-Amerika-Brazilia/ref/lang, Erişim: 13 Aralık 2019.

[16] https://www.panorama.am/ru/news/2014/07/10/president-sargsyan/246143, 15.12.2019.

[17] https://armenpress.am/rus/news/768903/hayoc-cexaspanutyan-tchanachman-ev-datapartman-gortsum-urugvayy.html, 21.12.2019.

[18] https://insamer.com/tr/uruguay_2198.html, 23.12.2019.

[19] http://buenosaires.mfa.gov.az/content/59, 23.12.2019.

[20] https://azertag.az/xeber/Azerbaycanin_ve_Uruqvayin_xarici_isler_nazirlerinin_gorusu_olub-1277151, 23.12.2019.

[21] http://www.kultura.gov.az/az/umumi-xeberler/xorxe-qandini-uruqvay-azerbaycan-ile-munasibetlerin-inkisafinda-maraqlidir, 23.12.2019.

[22] https://www.bbc.com/azeri/azerbaijan/2012/11/121114_uruqvay_armenia, 24.12.2019.

[23] https://1news.az/az/news/qarabagdaki-separatci-rejimin-xin-rehberi-uruqvaya-sefer-edib—foto, 24.12.2019.

[24] https://ona.az/az/dagliq-qarabag/uruqvay-xarici-elaqeler-nazirliyi-dagliq-qarabagin-musteqilliyini-tanimiriq-8800, 24.12.2019.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.