2021 ERMENİSTAN SEÇİMLERİ: PAŞİNYAN’IN ZAFERİ

upa-admin 26 Haziran 2021 800 Okunma 0
2021 ERMENİSTAN SEÇİMLERİ: PAŞİNYAN’IN ZAFERİ

2018 yılında, zamanın Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’a yönelik yolsuzluk iddiaları ve rejimi değiştirme çabaları neticesinde Ermenistan’da büyük halk gösterileri olmuş ve Nikol Paşinyan liderliğindeki muhalefet adeta bir devrim gerçekleştirmişti. Bu gösteriler sonucunda Sarkisyan görevinden çekilmiş ve Paşinyan geçici olarak Başbakan olmuştu. Hemen sonrası yapılan seçimlerde de Nikol Paşinyan sandıktan birinci çıkarak Başbakanlık koltuğuna oturmuştu.

Ancak Ermenistan’da işler düşünüldüğü gibi gitmedi; Ermenistan sözü verilen demokratikleşmeyi yaşayamadı, üstüne üstlük Azerbaycan ile girişilen savaş (2020 Dağlık Karabağ Savaşı) kaybedildi. Savaştaki yenilgi bardağı taşıran son damla oldu ve Paşinyan görevinden istifa etti. Kasım 2020’den beri Paşinyan vekâleten Başbakandı. Kimilerine göre, her ne kadar Batılı devletler Paşinyan’a karşı gerçekleştirilecek olası bir darbe girişimine karşı dursalar da, Paşinyan diplomatik açıdan Rusya’dan yeterince destek sağlayamadı ve diplomatik bir yalnızlığa girdi. Tam bu noktada, muhalif liderlerin en somut sunabileceği şey ise Rusya ile ilişkileri eski haline getirmek olarak kaldı. Nitekim, Karabaş Savaşı bir anlamda Ermenistan’ın yalnızlaşmasının sonucu olarak kaybedildi gibi bir görüş mevcut.

20 Haziran’da yapılan seçimlerde, Başbakan Paşinyan’ın liderliğini yaptığı siyasi parti oyların yaklaşık yüzde 54’ünü alarak, seçimi galip kapadı. Ancak bazı muhalif liderler seçimin sonucunu tanıma konusunda isteksiz. Örneğin, eski Cumhurbaşkanlarından muhalefet lideri Robert Koçaryan’a göre seçimlerde usulsüzlük yapıldı. 20 Haziran Pazar günü yapılan seçimlere 22 parti ve 4 ittifak katıldı. Nikol Paşinyan’ın partisi Sivil Sözleşme oyların yüzde 53,92’sini, eski Cumhurbaşkanlarından Robert Koçaryan’ın liderliğini yaptığı Ermenistan İttifakı ise oyların yüzde 21,04’ünü aldı. Parlamentoya giren üçüncü parti ise, bir önceki Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ı aday yapan “Onurum Var” bloku oldu.

Ermenistan’da 2 milyon 600 bin kayıtlı seçmen var. Ancak, seçime katılan seçmen sayısı 1 milyon 281 bin 174 kişi oldu. Böylece, seçime katılım oranı yüzde 49,4’de kaldı. Gerçi, 2018 yılında gerçekleşen bir önceki seçimlerde de hemen hemen aynı oran mevcuttu ki, o seçim Kadife Devrim sonrası gerçekleşmişti. Tek başına iktidar olmak için gereken yüzde 54’lük oy oranını kıl payı kaçıran Paşinyan’ın partisi, koalisyon hükümeti için ikna turuna çıkmak zorunda. Zira parlamentoya giren diğer iki oluşumun liderleri, Paşinyan’a hiç de sıcak bakmıyorlar.

Geleneksel Ermeni müesses nizam bloku ile değişim isteyen Paşinyan’ın başını çektiği siyasi irade arasında beri gelen gerginlik ve siyasi satranç Ermeni siyasetini ipotek altına almış durumda. Bu mücadele yüzünden, değişim istenilen seviye olmadı; nitekim Dr. Göktürk Tüysüzoğlu’nun görüşüne göre, Paşinyan, söz verdiği adımları atmaktan ziyade kendi varoluş soruna eğildi. Şimdinin muhalifleri eski liderler, Alin Ozinian’ın tabiriyle “siyasi ölüler” dirilmiş durumda, ama inandırıcılıkları olmadı. Yukarıda bahsedildiği gibi, Rusya ile ilişkilerinin eskiye döndürülmesi lafı söz konusu. Ekonomik ve demokratik durumdaki iyileşmenin gelmemesi ve son olarak savaşın kaybedilmesi sonucunda eleştiri dozlarını arttıran eski nizam da halkı inandırabilecek bir program ve en önemlisi temiz bir siyasi projeksiyon ortaya koyamadı. Paşinyan’ın birçok başarısızlığına rağmen seçimi kazanmasında önemli etken olarak bunları görebiliriz.

Ermenistan’da değişim isteğinin yüzü olan Paşinyan’ın iktidarı sırasında ise pek bir elle tutulur değişim görülmedi. Batı yanlısı bir ittifakın lideri olan Başbakan, Rusya ile ilişkilerde devrimsel bir değişikliğe gitmedi, Rusya’nın Ermenistan için öneminin farkında olduğunu hep belli etti. Siyasal ve ekonomik değişimlerden de pek bahsedemediğimiz bu 3 senede, savaşın kaybedilmesinde eski yönetimi ve yolsuz ilişkiler ağını gösteren Paşinyan, seçim zaferinde Rusya’ya teşekkür etmeyi unutmadı. Hatta, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üye ülkeleri ile iş birliğini derinleştirmeyi planladığını belirtti.

Anlaşılan, refomistler ile gelenekselciler arasındaki mücadele sadece lafta kaldı. Aynı şekilde cereyan eden yenilikçiler ve gelenekselciler mücadelesini Türkiye siyasi tarihinde de hep göregeldik. Ve şu anki siyasi mücadele, hemen hemen her ülkede, maalesef günümüzün en önemli silahı olan popülizme yenik düşmekte. Dış politika açısından ise, Ermenistan’ın Paşinyan öncesine dönmesi pek mümkün gözükmemekle beraber, diplomatik yalnızlığını çözebilmek için, Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerini, Rusya ve Batılı devletler ile karşılıklı münasebetini nasıl idame ettireceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz…

Basri Alp AKINCI

KAYNAKÇA

 

 

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.