BAHAR KALKANI HAREKATI’NIN TÜRKİYE’YE KAZANDIRDIKLARI

upa-admin 20 Eylül 2022 527 Okunma 0
BAHAR KALKANI HAREKATI’NIN TÜRKİYE’YE KAZANDIRDIKLARI

Giriş

2011 yılının sonlarında Suriye’de başlayan isyan hareketi, zaman içerisinde bir karışıklık haline bürünmüş ve iç savaşa evrilmiştir. Ülke içerisindeki kaotik ortamdan faydalanmak isteyen birçok terör unsuru ve muhalif gruplar, Esad rejiminin nüfuzunun azaldığı bölgelere yerleşmiştir.

1980’li yılların ilk yarısından itibaren PKK terörü ile yüzleşen Türkiye, komşusu Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridorunun varlığından endişe ederek, sorunun büyümeden ve ülkesi adına ciddi probleme dönüşmeden çözümlenmesini hedeflemiştir. Sınır güvenliğini sağlamak ve ülkesinin güney sınırında bir terör koridorunun oluşmasına müsaade etmemek adına Türkiye, 2016 yılında Fırat Kalkanı Harekatı, 2018 yılında Zeytin Dalı Harekatı ve 2019 yılında da Barış Pınarı Harekatı’nı icra etmiştir. Bu harekatlar neticesinde, Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde varlık gösteren terörist gruplarını etkisiz hale getirerek, sınırlarının ve ulusal güvenliğinin korunmasını sağlamaya çalışmıştır.

Bu minvalde hareket eden Türkiye, Suriye’nin kuzeyine yönelik olarak dördüncü harekat olan ve Bahar Kalkanı Harekatı (BKH) adı verilen operasyonla, başta terör koridorunu önlemek, yerinden edilen halkların yerleşimlerine dönmesini sağlamak ve ülkesine dönük olası göçü önlemeyi durdurmayı amaçlamıştır.

Bahar Kalkanı Harekatı’nın Yıldızı: (S)İHA’lar

27 Şubat 2020-6 Mart 2020 arasında icra edilen BKH boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) hem havadan, hem de karadan etkili müdahalelerde bulunmuştur. Müdahaleleri gerçekleştirirken havadan Silahlı İnsansız Hava Araçları’nı (SİHA), karadan ise Fırtına Obüsleri, ÇNRA ve Kaplan Füzeleri gibi birçok enstrümanı kullanmıştır. Ayrıca operasyon süresince Türk yapımı olan ANKA-S ve Bayraktar TB2 SİHA’ları da dikkat çekmiştir.

Bilindiği üzere, Türkiye, insansız hava araçlarını (İHA) daha önce 2018 yılında icra ettiği Zeytin Dalı Harekatı esnasında kullanmıştır. Lakin BKH, Türkiye’nin İHA’larını ilk kez bu kadar büyük ölçekte ve Rusya kadar güçlü bir destekçisi olan Esad rejimine karşı kullanmasıyla daha da önemli bir hâl kazanmıştır. BKH sırasında, Türk İHA’ları, İdlib bölgesinin hemen hemen her yerinde faaliyet göstermiştir. Bu çerçevede TSK, Türk askeri tarihinde ilk kez Bayraktar TB-2’yi, Esad güçlerinin ağır silah ve mühimmat depolarını vurmak için kitlesel bir şekilde kullanmıştır. BKH esnasında, Türkiye, Rusya’nın Suriye hava sahasını kontrol etmesinden doğabilecek sıkıntıları sezinleyerek, kara operasyonuna başlamadan evvel havadan SİHA’lar ve İHA’larla bölgeye etkili bir biçimde müdahalede bulunmayı başarmıştır.

Uzmanlar tarafından, BKH, birçok açıdan modern anlamda askeri literatüre ciddi katkılar sağlayacak örnek bir operasyon olarak düşünülmektedir. Modern askeri savaş literatüründe dronların operasyonel avantajlarının neler olabileceği konusunda gerçekleştirilen BKH, örnek bir vaka olarak değerlendirilebilir. Nitekim bu harekat, küçük ve orta ölçekli taktik savaşlarında SİHA’ların savaş alanında son derece önemli ve etkili araçlar olduğunu göstermiştir.

Özellikle BKH esnasında İHA’ların kullanılması, rejimin ve terör unsurlarının askeri varlıklarına yönelik ağır bir darbe vurulmasını beraberinde getirmiştir. Bilançonun ağır olmasında başrolü ANKA-S ve Bayraktar TB2 SİHA’ları oynamış ve bahsi geçen SİHA’ların kaydettiği isabetli atışlar rejim ve terör unsurlarına büyük darbe indirmiştir. Ayrıca bu harekatla, Türkiye, dünya askeri standartlarında zirveye yerleşmesini bilmiştir. Türkiye’nin kullandığı İHA’ların, ülkenin sahip olduğu savunma alanındaki teknolojik kapasitesini ve etkinliğini açıkça ortaya koyması bağlamında değerli ve dikkat çekici bir gelişme olmuştur.

BKH ile beraber dünya savaş tarihine yeni bir askeri doktrinin eklemlendiğini söylemek mümkündür. Çünkü Türkiye’nin BKH ile İHA’ları etkin ve birincil unsur olarak kullanması bir ilke işaret etmektedir. Dahası, Türkiye’nin kendi öz kaynaklarını kullanarak BKH’da sahada başarı sağlaması tüm dünyanın dikkatini çekmiştir. Bundan dolayı da, Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımları ve geldiği seviye, uluslararası toplum tarafından yakından takip edilmeye başlanmıştır.

Türkiye’nin harekatla birlikte yalnızca tek kazanım alanının askeri/savaş alandaki konulardan ibaret olduğunu söylemek eksik olacaktır. Aynı zamanda politik alanda da Türkiye belirli kazanımlar elde etmeyi başarmıştır. Kısa vadede, BKH, Türkiye’nin Şam, Tahran ve Moskova’ya olan kırmızı çizgilerini netleştirmesine yardımcı olmuştur. Aynı zamanda Suriye’deki Rus destekli güçler ile Türk güçleri arasında yeni bir denge sağlanmıştır. Böylelikle, bölgedeki insani konular ve jeopolitik istikrar önemli hale gelmiştir.

Sonuç

Operasyonel manada bakıldığında, Türkiye BKH ile bölgedeki askeri anlamda caydırıcılığını ortaya koymuş ve bu konuda oldukça etkili bir ülke konumuna geldiğinin rüştünü göstermiştir. Türkiye’nin BKH’da kullandığı hava, kara ve elektronik sistemleri başarılı olmuş ve sınıfını geçmiştir. Dahası, askeri savaş literatürüne yeni bir vaka analizi yapılabilecek bir datayı da oluşturmuştur. Dolayısıyla, Türkiye, askeri savaş stratejisindeki yenilikçi hamleleriyle uluslararası toplumun da dikkatini üzerine çekmeyi ziyadesiyle başarmıştır. Özellikle yerli ve milli olan SİHA’lar ve İHA’larla sağlanan başarı Türk savunma sanayisinin büyük yol kat ettiğini göstermektedir. Bu başarı, Türkiye’nin savunma sanayi alanındaki atılımlarını artırmasına ve özgüven kazanmasına vesile olacaktır. Türkiye’nin BKH’da İHA’ları kullanımıyla kazanım sağladığı tecrübe, bundan sonraki süreçte Türkiye’nin savaşma kapasitesinde, askeri ve stratejik duruşunda kritik bir rolünü de sürdürecektir.

Hüseyin YELTİN

 

KAYNAKÇA

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.