BIG PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İSMET MISIRLIOĞLU İLE RÖPORTAJ

upa-admin 05 Nisan 2018 309 Okunma 0
BIG PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İSMET MISIRLIOĞLU İLE RÖPORTAJ

Murat Topçu: Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz? Kendinizden bahseder misiniz?

İsmet Mısırlıoğlu: Seve seve. Adım İsmet Mısırlıoğlu. 1966 yılında Samsun’da dünyaya gözlerimi açtım. İlk ve orta öğrenimimi bu şehirde bitirdikten sonra Berlin’e ailemin yanına geldim. Burada Elektronik Haberleşme dalında eğitim aldım ve sonrasında enerji teknik mühendisi olarak üniversite öğrenimimi tamamladım. Almanya ve Türkiye siyasetine olan ilgim hiçbir zaman azalmadı. Almanya’da hiçbir siyasi partiyi kendime yakın hissetmedim. Tüm partilerin göçmenler ve Müslümanlar nezdinde ciddi açmazları olduğunu gördüm ve skandal açıklamalarına şahit oldum. 2010 yılında Haluk Yıldız Başkanlığında kurulan BIG Partisi’nin kurucuları arasında yer aldım. Halen Genel Başkan Yardımcısı ve Berlin Eyalet Başkanı olarak görevimi sürdürüyorum. Ayrıca bazı platformlarda Almanya siyaseti üzerine köşeyazarı olarak düşüncelerimi takipçilerimle paylaşıyorum.

Murat Topçu: BIG Parti’de Yönetim Kurulu üyesi olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Partinizin geçmişten bugüne kadar yaptığı siyasal faaliyetlerden söz eder misiniz?

İsmet Mısırlıoğlu: Ben ve dava arkadaşlarım başkent Berlin‘de faaliyetler yürütüyoruz. Berlin, problemleri ile başa çıkılması kolay olmayan bir eyalet olarak zihinlerde yer etmiş bir şehirdir. Bu, bir önyargı değildir. Berlin, iki Almanya’nın birleşmesinden önce (1989) ekonomik ve toplumsal anlamda yaşanılacak bir şehirdi. İşsizlik oranı ve kiraların düşük ve yabancı düşmanlığının az olduğu bir kentti. Şimdi ise tam tersi. Etraf karanlık olduğunda Berlin’in doğusuna doğru yolculuk yapmayı kimse arzu etmiyor. Siyah tenli veya Müslüman görünümlüyseniz, herhangi bir saldırıya uğramadan evinize geri dönme olasılığınız az sayılır. Bunlara ilaveten şunu söylemekte var. Berlin, aşırı bürokrasi kentidir. İşlerinizi gören memurun ayrımcılığına uğrama olasılığınız pek de zayıf değildir. Kurumsal ırkçılığının yaşandığı şehirlerin başında gelir. Berlin’in yüzde 28’den fazlası göçmen kökenlidir. Yani her üç kişiden birinin kendisi veya ailesinin doğum yeri farklı bir ülkededir. Bu oranın kamuda çalışan göçmenlerin sayısına yansıması ise yalnızca yüzde üç civarındadır. Bu küçük örnek bile yaşadığımız kentin ruh halini anlamaya fazlasıyla yeter. Belli odaklar nedense Alman kökenli olmayanları devlet işlerinde memur olarak görmek istemiyor. Kurumsal ve toplumsal ırkçılık ve ayrımcılık her alanda kendini hissettiriyor. 2017 Haziran ayında iki medya kuruluşu ayrımcılığı tüm yönleriyle ortaya seren bir araştırma yaptırdı. Sonuçlar tam bir skandal niteliğinde. Yabancı isme sahip olan bir kişinin kiralık ev bulmada çektiği zorluk belgelendi. Bu ve benzeri olayları iş piyasasında, eğitimde ve sosyal yaşantıda her gün yaşamanız mümkün. Çocuklarımız ilk dışlanmayı ilköğretimde tadıyorlar. Öğretmenlerin onları yanlış yönlendirmesi, gelecekleri ile ilgili kararlarda iyi eğitim almalarını engelleyen tutum ve davranışları artık herkes tarafından bilinen gerçekler oldu. Ayrımcılığı engellemek için resmi kurumlar son zamanlarda farklı girişimlerde bulunuyorlar. Workshop veya benzeri seminerlerle iş yerlerini ve kurumları bilgilendiriyorlar. Bunlar ilk etapta iyi girişimler olarak görünse de, sonuçta resmi bir bütçenin başka bir tarafa aktarılması olarak da anlaşılabilir. Göstermelik işler… Göz boyamaya yönelik faaliyetler… İşin aslı ve çözüm yolları politikada yatıyor. Almanya’da en büyük ayrımcılık kamusal alanda uygulanan başörtüsü yasağıdır. Sizler binlerce genç kıza saçlarını kapattığından dolayı eğitim ve iş alanında fırsat eşitliği tanımıyorsunuz. Tüm kapıları yüzlerine kapatıyorsunuz. Staj bile yapamıyorlar. Onları adeta yok sayıyorsunuz. Sonra da kadın haklarından dem vuruyorsunuz. Ve bunu “tarafsızlık” ilkesi ile açıklıyorsunuz. En büyük ayırımcılığı yap, sonra da tarafsız olalım diye avazın çıktığı kadar bağır. Bunun Berlin’deki mimarları her defasında Türkleri kandırmaya çalışan SPD ve Die Linke partileri olmuştur. Siyasi erk üstüne düşüne yapmadıkça ve önyargılar yıkılmadıkça, bu ülkede ayrımcılık ve ırkçılığın tüm boyutlarıyla yaşamayı bir şekilde sürdüreceğiz.

Murat Topçu: BIG Partisi’nin önümüzdeki seçimlerdeki oy oranı sizce ne olur?

İsmet Mısırlıoğlu: Şimdiden oy oranları üzerine düşünce yürütmek için zaman çok erken. Katılacağımız en yakın seçimler Avrupa Parlamentosu seçimleri. O da 23-26 Mayıs 2019 tarihleri arasında olacak. Fakat bu seçimlerde başarılı olmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Murat Topçu: BIG Partisi Almanya siyasetinde kalıcı olacak mı?

İsmet Mısırlıoğlu: BIG Partisi kurulurken, bu oluşumun ne zaman ne şekilde sonuçlanacağı konusunda herhangi bir zaman kısıtı ortaya koymadı. Yani uzun soluklu bir hareket olarak ortaya çıktık. 2010 yılından beri de bu minvalde emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz.

Murat Topçu: BIG Partisi’nin Almanya’daki iddiası ve önemli siyasal projeleri nelerdir?

İsmet Mısırlıoğlu: Bu toplumunun en büyük sorunu, özellikle Müslümanlar konusunda aşırı ön yargı sahibi olmasıdır. Değişiklikler siyasiler tarafından gelmelidir. Tüm partiler İslam’ın resmi olarak tanınması için elini taşın altına koymalıdır. Ama bu sadece bir temennidir. Türklerin şimdiye kadar destekledikleri siyasi partilerden bunu beklemek ancak safdilliktir. Çünkü en büyük darbeyi onlardan yediler. Sadece seçim zamanı camilere gidip oy simsarlığı yapmak onlara hiç inandırıcı gelmedi. BIG Partisi, yaşadığımız toplumdaki çarpıklıklara ve haksızlığa dikkat çekerken, çözüm önerilerini de beraberinde getiren bir oluşumdur. Ortak yaşamın nasıl mümkün olacağını anlatmaya çalışır. Dördüncü hatta beşinci kuşağın yaşadığı Almanya’da Türk soylu göçmenlere siz hala yabancı muamelesi yapıyorsanız, bilin ki sorun sizdedir… Değişmesi gereken bizler değiliz, aksine onlar.

Murat Topçu: Keşke dediğiniz bir pişmanlığınız var mı, varsa nedir?

İsmet Mısırlıoğlu: Kesin vardır. Ben genelde işimi sağlam yapmaya çalışırım. On düşünür, bir yaparım. Bazen Karadenizli olmanın verdiği heyecanla ani kararlarım olmuştur; fakat Allah’a şükür her defasında üstesinden gelmeyi başarmışımdır.

Murat Topçu: Hobilerinizi ve sizi tanımlayan özelliklerinizi bilmek isteriz?

İsmet Mısırlıoğlu: Benim en büyük hobim aktif bir sporcu olmam. Koşuyorum. Uluslararası maratonlara katılıyorum. Bununla ilgili olarak “Berlin Maratonu” adı altında bir platform oluşturdum. Amaç; gençlere, özellikle de orta yaş grubu ve üstüne koşu sporunu sevdirmek. Şimdi 8 Nisan Berlin yarı-maratonu için bir inisiyatif oluşturduk ve şehrimizde yaşayan Berlinli vatandaşlarımızı Türk bayraklarıyla atletlerimizi desteklemeye davet ettik. Çünkü şimdiye kadar Türkleri bu tür müsabakalarda seyirci olarak görmek imkansızdı.

Murat Topçu: En son izlediğiniz film?

İsmet Mısırlıoğlu: En son Oriol Paula’nın “Gizli Tanık” adlı filmini izledim.

Murat Topçu: Sizce en değerli söz?

İsmet Mısırlıoğlu: Allah’ın en sevdiği amel az da olsa sürekli olanıdır.

Murat Topçu: Son olarak buradan okurlarımıza vermek istediğiniz mesaj nedir?

İsmet Mısırlıoğlu: Türk seçmen şunu iyi biliyor artık; meclisteki partilerin birbirinden hiçbir farkı yok. İsimlerinden başka. İslam düşmanlığı yapan, Türkiye ve Türklere saldıran ismi ne olursa olsun hiçbir adaya Türk seçmenler artık yüz vermeyecektir. Alman Meclisi 2016’da Ermeni yasasını çıkartarak, tüm Türklere ve atalarına “katil” yaftasını yapıştırdı. Mecliste bulunan 11 Türk asıllı vekilden hiçbiri oylamada “hayır” diyemedi. Neden? Çünkü onlar gerçek kimliklerini askıya almış, bizleri temsil etmekten çok uzak şahıslardı da ondan. Sistem, onları o şekilde görmek istiyor. Alman partileri bilinçli olarak mezhepçilik ve ırkçılık yapıyor. Türk adayları belli bir mezhepten ve etnisiteden seçiyorlar. Bunlar genellikle Türkiye’yi sevmeyen ve bizim yaşam tarzımıza düşman karakterler. Kariyer için herşeyi yapabilecek şahsiyetler. Şimdi bize zararları dokunduğu gibi, ileride Alman toplumu için de sırtlarında bir yük olacak. Harcanıp boş bir çuval gibi bir kenara atılacak zavallı kişilikler…

 

Röportaj: Murat TOPÇU

Tarih: 06.04.2018 

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.