MOLDOVA: JEOPOLİTİK KARŞI DURMANIN SIRADAKİ HEDEFİ

upa-admin 09 Haziran 2014 2.351 Okunma 0
MOLDOVA: JEOPOLİTİK KARŞI DURMANIN SIRADAKİ HEDEFİ

Malum Ukrayna olaylarının arka fonunda Rusya’nın Kırım’ı kendi arazisi ilan etmesinin ardından, Moldova’nın siyasi analistleri Rusya’nın sıradaki hedefinin Transdinyester olacağı hakkında şüpheci tahminler vermeye başladılar. Moldova’da artık birkaç aydır konuşuluyor ki, Kasım ayında Avrupa Birliği ile serbest ticaret hakkında ilk sözleşmenin imzalanmasından sonra Moskova’nın bu ülkenin koalisyon hükümetine baskısı artmaktadır.

Ukrayna’nın Moldova’daki Büyükelçisi Sergey Pirojkov, “Publika TV” televizyonuna verdiği röportajda Rusya’nın Moldova’da Ukrayna senaryosunu tekrarlayabileceğinden endişelendiğini bildirerek yazıyor ki, “Rusya Federasyonu yönetimi tarafından Ukrayna’da gerçekleştirilen faaliyetleri, örneğin Kırım’ın işgali şu mantıksal sonuca gelmeye esas veriyor ki, mesele bununla bitmeyecek. Olayların böyle gelişmesinde Transdinyester bölgesinin ve Moldova’nın diğer bölgeleri de dahil olmak üzere Ukrayna’nın tüm Karadeniz kıyısının işgalini ihtimal etmek mümkündür”. Ukraynalı diplomatın görüşlerine göre, Moldova Avrupa Birliği ile ortaklık ve serbest ticaret bölgesi hakkında sözleşmeye imza atmaya yaklaştıkça olayların tahmin edilen gelişmesi daha da güncelleşiyor (Bkz.: Посол Украины в Молдове: Крымский сценарий может повториться в Приднестровье / “PUBLIKA.MD”, 14 Mart 2014).

1991 yılında bağımsızlığını ilan ettiği dönemden günümüze kadar Rusya’dan ekonomik ve askeri destek alan “Transdinyester Cumhuriyeti”nin Parlamento Başkanı, 17 Mart tarihinde bölgenin Rusya Federasyonu’na birleştirilmesi için başvuru yaptı. 19 Mart tarihinde ise Gagavuzya Parlamentosu, silahlı güvenlik birliklerinin oluşturulması üzere planı birleştiren Gagavuzya`da sosyal ve siyasi durumun istikrarsızlaşmasının önlemesine ilişkin önlemler planını onayladı.

Rusya’nın Başbakan Yardımcısı Dmitriy Ragozin`in 18 Mart tarihinde Transdinyester bölgesinin Ukrayna tarafından “abluka” durumuna düşürülmesi hakkında açıklamasını ise belki de en kötü işaret olarak düşümek mümkündür. Bunun yanı sıra, İTAR-TASS ajansının verdiği habere esasen, D. Ragozin kaydetti ki, “Moldova Avrupa Birliği ile anlaşma imzalasa durum daha da karmaşık hale gelecek” (Bkz.: Рогозин: правительство РФ проведет совещание в связи с блокадой Приднестровья Украиной / “İTAR-TASS”, 18 Mart 2014).

20 Mart tarihinde Moskova’da yapılan basın toplantısında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bir kez daha dünyanın tüm bölgelerinde siyasi, diplomatik ve hukuki araçlarla Rusların çıkarlarının korunması üzere ülkesinin siyasetinden bahsetti. 17 Nisan tarihinde canlı yayında vatandaşların sorularını yanıtlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise, Transdinyester sorununun karmaşık olduğunu bildirerek, orada çok sayıda Rusların yaşadığını ve onların çoğunluğunun Rusya’ya açık olduğunu vurguladı. “Kendi kaderleri konusunda kendi düşünceleri var. Demokrasi onlara istedikleri gibi yaşama hakkı veriyor. Moldova, Transdinyester ile görüşmeleri devam ettirmek gerekiyor. Transdinyester bölgesinden ablukayı kaldırmak gerekiyor” dedi.

Tüm bu bildirilerin ve halihazırda devam etmekte olan olayların sonucu olarak Moldova’da şöyle bir görüş daha da güçleniyor ki, ülke kendi güvenliğini sağlamak için acil önlemler almalıdır ve NATO ile işbirliği güvenliğin güçlendirilmesi için gerçek araç olabilir, çünkü bu işbirliği devletin güvenliği sorununu mevcut bağlamda çözmeye yardımcı olabilir.

Moldova yöneticileri belirsiz düşmanlardan “bağımsız olarak korunmak” için askeri güçlerinin hazırlanması amacıyla NATO’dan acil yardım istemişlerdir. Bu konuda “Europa Libera” radyosuna Kuzey Atlantik Alyansı`nın Genel Sekreteri`nin Özel Temsilcisi James Appathurai bilgi verdi. Diplomat bildirdi ki, bununla ilgili olarak Moldova NATO bloğu için öncelik oluşturak bir ülke ilan edilmiştir. Ona göre alyans üyesi ülkelerin temsilcileri “yüksek düzeyde büyük diyalog, daha çok siyasi danışma ve savunma yeteneklerinin modernleşmesinde daha fazla destek” imkanı yaratmak için Moldova, Azerbaycan ve Ermenistan`la ilişkileri daha da genişletme kararı aldılar. James Appathurai ifade ediyor ki, “Moldova-Avrupa Birliği tarafından kabul edilen en acil önceliktir. Bu ülke yardıma muhtaçtır, onlar yardım istemişler ve aslında burada söz konusu savunma yapılarının reformu ve modernleşmesi için yapılan yardımdır ki, sonuçta onlar bağımsız olarak kendilerini savunabilsinler” (Bkz.: Никита Зверев. От кого НАТО собирается защищать Молдову? / “Комсомольская правда”, 07 Nisan 2014).

Öte yandan Rusya’nın siyasi ve uzman çevrelerinde Moskova’nın herhangi yeni toprak iddialarının olması ihtimali net olarak inkar ediliyor. Rusya Federasyonu’nun Avrupa Birliği’ndeki temsilcisi Vladimir Çijov CNN televizyonuna beyan etti ki, ülkesinin yeni toprakları kendine katma gibi bir niyeti yoktur. O bildirdi ki, “Rusya’nın ne Ukrayna, ne de dünyanın herhangi bir ülkesine askeri müdahale etmek planları yoktur. Moldova yöneticilerinin Transdinyester bölgesinin Rusya’ya birleştirilmesi ihtimalinden paniğe düşmeleri hakkında soruya cevap verirken temsilci ifade etti ki, böyle bir ihtimal yoktur. “Histeri bulaşıcı hal alıyor. Rusya Transdinyester bölgesini, veya dünyadaki herhangi diğer bir bölgesini kendine birleştirmeye hazırlaşmıyor” diye Çijov ülkesinin görüşünü net belirtti (Bkz.: Россия разочаровала сепаратистов: “Мы не будем присоединять новые территории” / “Цензор.НЕТ”,16 Nisan 2014).

“Penta” Uygulamalı Siyasi Araştırmalar Merkezi`nin Yönetim Kurulu Başkanı Vladimir Fesenko öyle düşünüyor ki, Rusya Kırım`la ilgili gerçekleştirdiği faaliyetleri Transdinyester bölgesinde tekrarlamayacak, çünkü Ruslar bu bölgeyi kendilerinin hesap etmiyorlar. “Kırım senaryosu gibi Transdinyester bölgesi ilhak edilmeyecek, çünkü bu bölgenin başka tarihi var, Transdinyester bölgesine başka bir ilgi var – onu Ruslar böyle hesap etmiyorlar. Öte yandan, burası ek ekonomik maliyetler talep ediyor… Bu, Rusya bütçesi için büyük bir yük olurdu, hatta Kırım’ın birleştirilmesi milyarlarla yatırım yapılmasını gerektirir. Bu ise o demektir ki, kendi vatandaşlarımız için tasarruf etmeliyiz ve sonuçta hoşnutsuzluklar oluşacak…” – diye Fesenko 19 Mart tarihinde “korrespandent.net” haber portalında yerleştirilen açıklamalarında söyledi (Bkz.: Приднестровью не стоит рассчитывать на вхождение в состав РФ по примеру Крыма – политолог / “Корреспондент”, 19 Mart 2014).

Fakat, Rusya’nın daha hiçbir toprak iddiası olmaması hakkında üst düzeyde belirtilen güvencelere rağmen, bazı uzmanlar buna şüphe ile yaklaşıyor ve düşünüyor ki, sınırların yeniden değiştirilmesi Moskova’nın günlüğünde durmaktadır ve Kırım’ın akıbeti zemininde bazı jeopolitik tahminler önceki dönemdeki gibi, daha inanılmaz izlenim uyandırmıyor.

Şu anda ise gözler Ukrayna’nın Güneydoğu bölgelerine yöneliktir. Kiev mümkün olduğunca dikkatli, sivil halk arasında kayba yol vermeden kendi toprakları üzerinde kontrolü yeniden sağlamaya çalışıyor. Moskova ise Ukrayna sınırlarına ek güçler toplayarak ve geniş askeri tatbikat yaparak buna engel olmaya çalışıyor. Bu çatışmanın sonucu şu anda karanlık görünen bir çok konulara örneğin Moldova`yı rahatsız eden Transdinyester bölgesinin kaderi konusuna yakında ışık düşürebilir.

Bedel AHMEDOV (PhD)

Sosyolog

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.