22. DÜNYA PETROL KONGRESİ’NDE BALKAN VİZYONU

upa-admin 12 Temmuz 2017 210 Okunma 0
22. DÜNYA PETROL KONGRESİ’NDE BALKAN VİZYONU

Birleşmiş Milletler’e bağlı bir STK olan Dünya Petrol Konseyi’nce her üç senede bir tertip edilen ve bu sene “Enerji Geleceğimize Köprüler” (Bridges to our Energy Future) teması ile sektörü doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen ekonomi, teknoloji ve işbirliği gibi bütün bileşenlerin bütüncül bir yaklaşım ile irdelenmekte olduğu 22. Dünya Petrol Kongresi’nin ev sahipliğini Türkiye üstlendi. WPC Forum, Dünya Petrol Konseyi tarafından organize edilmekte ve küresel petrol kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi için teşvik edilmektedir. WPC Forum, petrol ve doğalgaz sektörünün geleceğini belirleyen ve petrol ve gaz endüstrisinin en büyük ve prestijli etkinliği olarak kabul edilmektedir.

Kongreye ilişkin bilgilere  http://www.22wpc.com resmi sayfasından erişilebilir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve çok sayıda ülkenin temsilcisinin katıldığı 22. Dünya Petrol Kongresi’nin ikinci günü olan 10 Temmuz 2017 Pazartesi günü yapılan Cumhurbaşkanlığı Seremonisinde, katılımcı liderler ve konuklar, yaptıkları konuşmalarla kongreden beklentilerinin yanı sıra ülkelerinin enerji vizyonlarını da ortaya koymuş oldular.

Yakından takip ettiğim kongredeki izlenimlerine binaen ve bu konuşmalar ışığında 3 Balkan ülkesinin (Arnavutluk, Sırbistan, Bulgaristan) vizyonları şöyle ortaya konuldu. Her üç ülke de enerji taleplerinin gittikçe artmakta olduğunu ortaya koyarken, bu ihtiyacı karşılamaya yönelik çevreyi daha az kirleten ve daha ucuz olan doğalgazın tüketiminin diğer fosil yakıtlara oranla daha büyük bir artış göstereceği tahminlerine yönelik öngörülerini paylaştılar. Yemyeşil bitki örtüsünün zenginliğinin yanında, Balkan ülkeleri, fosil yönünden oldukça fakir sayılabilecek ve başta Rusya olmak üzere birçok ülkeye karşı dışa bağımlı ülkeler. Bu bağlamda, kaynak çeşitliliği ve dolayısıyla fiyat rekabeti açısından Hazar Bölgesi’ndeki enerji kaynakları Balkanlar için öne çıkmakta. Enerji güvenliğini temin etmek açısından, bu rota, en kestirme yol olarak gözükmekte. Bu anlamda, liderlerin konuşmalarında bu kaynaklara işaret edildi. Balkan ülkeleri üzerinden Avrupa’nın içlerine doğru uzanan çeşitli enerji projeleri de yine liderlerin ortak değindikleri konular arasında idi. Diğer yandan, Avrupa’ya yönelik 2. hattın yapımıyla alakalı anlaşmaya varılmasıyla Türk-Yunan sınırından Avrupa’ya giden Türk Akımı Doğalgaz Boru Hattı’nda hızlanmalara binaen Avrupa’ya ulaşımının nasıl yapılacağına ilişkin öngörüler de dile getirildi. Seremonideki konuşmaların öne çıkardığı konuları mercek altına almadan, Kongre’nin başlamasından önce, Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev, Aleksandar Vucic ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın hep birlikte bir çalışma toplantısına katılarak bölgedeki enerji projeleri üzerine görüşmeler yaptığını belirtmekte de fayda var.

ARNAVUTLUK: AVRUPA’NIN YENİ PETROL VE GAZ SINIRI OLABİLİR Mİ?

Seremenonide, geçtiğimiz ay yapılan genel seçimin galibi Arnavutluk Sosyalist Partisi  lideri ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, yaptığı konuşmada, “Arnavutluk dünyanın en önemli boru hatlarının geçtiği yerlerinden biri. Hazar Denizi’nden gelen enerji Avrupa’ya 2020 yılından itibaren buradan geçecek.” derken, Arnavutluk’un Ortadoğu, Rusya ve Hazar bölgesi ile Avrupa arasında “enerji köprüsü” görevi üstlendiğine ve enerji ve arz güvenliğinin bu noktada bölgesel işbirliği gerektireceğine dikkat çekti. Arnavutluk enerji piyasasının daha gelişmiş yapıya kavuştuğunu, son dönemde ülkede yürütülen çalışmalar sayesinde sektörde önemli başarılar kaydedildiğini ve enerjide arz güvenliği açısından küresel ekonomik dalgalanmanın oluşturduğu problemlere yönelik çözüm yolları bulmak gayesiyle kongreye iştirak ettiklerini vurguladı. Dünyanın artan enerji ihtiyacına dikkati çeken, Arnavutluk hükümeti olarak ülkedeki enerji sektörünü canlandırmak için hukuki ve mali alanlarda yatırımcılara yönelik teşvikler uygulayacaklarını ve ülkenin ham petrol üretiminin arttırılması için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini de vurgulayan Edi Rama’nın konuşmasında değindiği bir diğer konu da, bütüncül yaklaşımla sektör paydaşları ile birlikte hareket etmenin kaçınılmaz olduğu  idi. Rama, bu konuda şöyle dedi; “Çabalarımızı daha verimli ve çeşitli enerji arzına odaklamanın yanında birlikte hareket etmeliyiz. Özel sektör firmalarıyla son dönemde işbirliği yapabilmek adına çeşitli toplantılar tertipledik. Bunlar, petrol sektörünün kendi ülkemizdeki gelişimi açısından önemli rol oynayacak. Enerji, bizim için stratejik kilit sektörlerden biri ve enerji arzının  Arnavutluk’taki tüketiciler için güvenli olmasına yönelik çaba sarf ederken, Arnavutluk enerji piyasasının, bölgemizdeki Batı Balkan piyasası ve Avrupa piyasasına entegre olmasına çalışıyoruz.” Kayagazı konusunda ise, Arnavutluk’ta yeni keşifler yapıldığından dolayı belki de Arnavutluk’un petrol ve gaz endüstrisinde yatırım yapmak için şu anda en doğru zaman olduğunu da sözlerine ekleyen Rama, “Sektörde yeni alanlara yer açabilmeyi, petrol istasyonlarının daha kolay kurulmasını sağlayarak Avrupa ve bölgesel petrol piyasalarıyla daha entegre bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Kamunun elindeki şirketlerimizin yeniden yapılanmasına yönelik çalışmalarımız devam etmekte. Eğer ki, biz, bu özel sektör ortaklarımızla bu projeleri yerine getirebilirsek, Arnavutluk’un önünde parlak bir gelecek var.” sözleriyle Arnavutluk’un enerji vizyonunu ortaya koydu. Konuşmasını bitirirken Rama, başta bir soru ortaya koymuştu ve onu tekrarladı; “Acaba Arnavutluk Avrupa’nın yeni petrol ve gaz sınırı olabilir mi?”…

SIRBİSTAN: ENERJİ GÜVENLİĞİ DIŞ POLİTIKANIN ÖNCELİKLERİNİ SOLLADI 

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, 22. Dünya Petrol Kongresi (WPC) seremonisinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin “küresel enerjinin geleceği için önemli bir köprü ülkesi” haline geldiğini ve Sırbistan’ın enerji güvenliği için de hayati önem taşıdığını söyledi. Ortadoğu ve Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanmakta olan gelişmelerin enerjiye olan etkilerine de değinen Vucic, “enerji güvenliği dış politikanın önceliklerinin önüne geçti; bu hele de gaz tedariki mevzubahis olunca daha da bir önde yer alıyor” dedi. Vucic, ayrıca “Sırbistan Cumhuriyeti de dâhil olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin çoğunlukla petrol ve doğalgaz arzı için ithalata bağımlı olmaları sebebiyle güvenliğin en önemli konulardan biri olduğunun altını çizdi. Vucic, “Sırbistan petrol ve gaz ithalatına bağımlıdır ve enerji söz konusu olduğunda ülkeleri bölemezsiniz, çünkü bütün bölgelerde birlikte hareket etmeliyiz” diye konuştu. Sırbistan Cumhuriyeti olarak piyasayı düzenleyici mevzuatların da çerçevesini çizen Vucic, Sırbistan Türk Akımı doğalgaz boru hattının ikinci kolunun Batı Balkanlar vasıtasıyla kendi topraklarından geçmesini ve bu konuda da anlaşma imzalanmasını beklediklerini vurguladı. Hatırlarsak,  Sırbistan Enerji Bakanı Aleksandar Antic de, Mayıs 2017’de Sırbistan’ın Türk Akımı projesini yakından takip ettiğini ve projeye katılabileceklerini söylemişti. Antic, “Sırbistan’ın sahip olduğu bir tek gaz kaynağı var, o da Macaristan üzerinden geliyor. Kaynaklarımızı çeşitlendirmemize ihtiyacımız var” ifadelerini kullanmıştı.

BULGARİSTAN: DOĞALGAZ İLETİM ALT YAPISINI GELİŞTİRME KAÇINILMAZ

Geçtiğimiz ay Türk mevkidaşı Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeye heyeti eşliğinde gelen merkez sağcı lider Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ise, seremonide enerji kaynaklarının kaynak ve yollarını çeşitlendirmek için doğalgaz altyapısının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Bu minvalde, Bulgaristan ve Türkiye’nin daha fazla Balkan ülkesi ve Avrupa’yı kapsayacak şekilde gaz iletim altyapısının geliştirilmesinin kıtada daha fazla enerji güvenliğini sağlayacağına dair mutabık olduklarının da altını çizdi. Güney Gaz Koridoru’nun geliştirilmesi için Bulgar tarafının desteğinin öneminin de altını çizerken, “Güney Gaz Koridoru’nda kilit rol oynayan ülkelerden birisi Türkiye ve biz bu konuda desteğimizi ve uygulanması için aktif olarak çalışacağımızı beyan ediyoruz” dedi.  Ayrıca Borisov, gaz dağıtım merkezi kurma seçeneklerini içeren Balkan Avrupa doğalgaz merkezi projesine değindi. Değindiği projeye Brüksel (Avrupa)  sıcak baksa da, öncelikleri arasında yer almamakta. Kongreye paralel olarak ilerlemekte olan görüşmeler sırasında  ileriye doğru atılan önemli bir adımın, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki arabağlantı gazı bağlantısının inşası olduğunu söyleyebiliriz.

 

H. Çiğdem YORGANCIOĞLU

 

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.