TÜRKİYE-KAZAKİSTAN STRATEJİK ORTAKLIĞINDA YENİ DÖNEM: 2025’TE İMZALANAN 20 ANLAŞMANIN JEOPOLİTİK VE KURUMSAL DEĞERİ

upa-admin 05 Ağustos 2025 1.441 Okunma 0
TÜRKİYE-KAZAKİSTAN STRATEJİK ORTAKLIĞINDA YENİ DÖNEM: 2025’TE İMZALANAN 20 ANLAŞMANIN JEOPOLİTİK VE KURUMSAL DEĞERİ

Giriş

Uluslararası ilişkiler disiplininde ikili anlaşmalar, sadece diplomatik belgeler değil, aynı zamanda stratejik niyet beyanları ve geleceğe yönelik entegrasyon projeleridir. Türkiye ile Kazakistan arasında 2025 yılında Ankara’da düzenlenen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Beşinci Toplantısı sırasında imzalanan 20 anlaşma, bu bakımdan sadece bir zirvenin değil, Türk Dünyası’nın geleceğine dair uzun vadeli bir vizyonun somutlaştırılmasıdır.

Bu makale, söz konusu 20 anlaşmayı tematik başlıklar altında inceleyerek, Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin mevcut seyrini, bu ilişkilerin bölgesel etkilerini ve yapısal bir ittifaka evirilebilme potansiyelini ele alacaktır.

Teorik Çerçeve: Stratejik Ortaklık ve Kurumsal Entegrasyon

Stratejik ortaklık” kavramı, devletlerin sadece kısa vadeli çıkarlar değil, uzun vadeli vizyonlar çerçevesinde kurumsal bağlar geliştirmesiyle anlam kazanır. Türkiye ve Kazakistan’ın ilişkileri, soydaşlık ve ortak kültür nedeniyle geleneksel olarak dostane olsa da, 2025 itibariyle artık çok katmanlı ve sistematik bir yapıya dönüşmektedir. Realist kuram, enerji ve güvenlik çıkarlarını öne çıkarırken; Liberal veya İdealist kuram, bu anlaşmaların çok taraflı örgütlerle (Türk Devletleri Teşkilatı, ECO, Şanghay İşbirliği Örgütü vb.) bütünleşme boyutuna işaret eder. Kurumsalcı perspektif ise, bu anlaşmaları, kurallara dayalı düzenin inşası olarak yorumlar.

Diplomatik Çatı: Ortak Bildiri ve YDSK Kararları

İmzalanan belgeler arasında “Ortak Bildiri” ve “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Beşinci Toplantısı Kararları”, diğer tüm belgelerin çerçevesini çizen meta-belgelerdir. Bu belgeler, iki ülkenin “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” düzeyine ulaşmasını hedeflediğini açıkça beyan ederken, özellikle enerji, lojistik, savunma sanayii, medya ve yatırım konularına vurgu yapmaktadır. Erdoğan ve Tokayev’in eşbaşkanlık ettiği zirve, iki ülke arasındaki ilişkilerin kurumsallaşmasında dönüm noktasıdır.

Enerji Güvenliği: BTC Hattı ve KazMunayGaz-TPAO İş Birliği

Enerji alanındaki anlaşmaların odak noktası, Kazakistan petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) hattı üzerinden Türkiye’ye ulaştırılmasıdır. KazMunayGaz ile TPAO arasında imzalanan mutabakat, hem enerji arz güvenliğini, hem de Hazar Denizi’nin batıya açılmasını sağlayacak altyapı iş birliğini içermektedir. 2025 yılının ilk yarısında Kazak petrolünün BTC üzerinden taşınması % 12 oranında artış göstermiştir. Bu iş birliği, enerji tedarik çeşitliliği açısından Avrupa için de önemlidir. Türkiye’nin “enerji merkezi olma” hedefiyle Kazakistan’ın “doğal kaynakları değerli rotalara yönlendirme” stratejisi burada birleşmektedir.

Ulaştırma ve Orta Koridor: Yeni İpek Yolu’nun Belkemiği

Kara, hava ve demiryolu taşımacılığına dair imzalanan beş ayrı anlaşma, “Orta Koridor” stratejisinin merkezindedir. Özellikle Şımkent, Astana ve Almatı’da kurulacak Türk-Kazak lojistik merkezleri, hem fiziki altyapının gelişimini, hem de taşımacılık maliyetlerinin düşmesini sağlayacaktır. Ayrıca, Aktau Limanı ile Mersin Limanı arasında özel iş birliği planları bulunmaktadır. Türkiye, Çin’in Kuşak Yol projesine alternatif veya bazı görüşlere göre tamamlayıcı olarak Orta Koridor’u güçlendirirken, Kazakistan da bu koridorda merkezi aktör olma vizyonunu gerçekleştirmektedir.

Ekonomik İş Birliği: Yatırım, Tarım ve Sanayi Alanında Genişleme

2025 yılında imzalanan anlaşmaların önemli bir kısmı, özel sektör yatırımlarını kurumsallaştırmak amacı taşımaktadır. Tiryaki Holding, Kazakistan’da 250 bin ton buğday ve 80 bin ton bakliyat işleme kapasitesine sahip bir tesis kuracaktır. Bu yatırım, yaklaşık 300 milyon doları bulmaktadır. Bunun yanında, Orzax Group tarafından yapılacak 70 milyon dolarlık ilaç üretim tesisi, sağlık sanayii alanında atılan önemli bir adımdır. Ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkarılması hedeflenmekte ve bunun için sanayi bölgelerinde karşılıklı teşvik sistemleri kurulmaktadır.

Finansal Entegrasyon: Swap Anlaşması ve Yerel Para Kullanımı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile Kazakistan Ulusal Bankası arasında 28 milyar TL/423 milyar KZT hacminde üç yıl süreli swap anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma, yerel parayla ticaretin arttırılması, kur riskinin azaltılması ve dış şoklara karşı daha dirençli bir mali mimari kurmayı amaçlamaktadır. Swap sisteminin başarılı işlemesi halinde, Orta Asya’daki diğer ülkelerle benzer yapılar kurulması olasıdır.

Sağlık, Eğitim ve Bilimsel İş Birlikleri

Türkiye Maarif Vakfı ile Kazakistan Eğitim Bakanlığı arasında yapılan anlaşmalar, Türk eğitim sisteminin Kazakistan’da kurumsallaşması için ciddi adımlar barındırmaktadır. Ayrıca, yapay zekâ, uzay teknolojileri ve tarımsal Ar-Ge alanlarında bilimsel iş birliği protokolleri imzalanmıştır. Bu kapsamda, karşılıklı burs sistemleri, akademik değişim programları ve ortak araştırma merkezleri planlanmaktadır.

Medya, İletişim ve Kamu Diplomasisi

2025 anlaşmaları, Anadolu Ajansı (AA) ile Kazinform arasında medya içeriklerinin paylaşımı, haber doğrulama iş birliği ve ortak yayın üretimi gibi alanları kapsayan protokollerle iletişim boyutunu da kapsamlı şekilde düzenlemiştir. Kamu diplomasi kurumları arasında imzalanan MoU, özellikle “Türk Dünyası Ortak Hafızası” oluşturulması yönünde ilkeler barındırmaktadır. Ortak medya stratejileri, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal inşasını da destekleyecek biçimde yapılandırılmıştır.

Adalet, Güvenlik ve Uluslararası Görevler

Adalet Bakanlıkları arasında imzalanan iş birliği protokolü, ceza adaleti sistemlerinin karşılıklı eğitim, bilgi ve uygulama düzeyinde uyumlaştırılmasını hedeflerken; savunma alanındaki teknik protokol, Türkiye ve Kazakistan’ın BM’nin Lübnan’daki UNIFIL misyonuna birlikte katkı sağlamasını öngörmektedir. Bu durum, iki ülkenin güvenlik iş birliğini yalnızca ikili düzlemde değil, uluslararası çerçevede de ilerletme iradesine işaret etmektedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Dayanıklılığı

İki ülke çevre bakanlıkları arasında imzalanan anlaşmalar, kentsel dönüşüm, yeşil kalkınma ve iklim kriziyle mücadelede ortak stratejiler geliştirmeyi hedeflemektedir. Özellikle Almatı, Şımkent ve Konya arasında “iklim dostu şehircilik” projelerinin eşleştirilmesi planlanmaktadır. Bu projeler, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG) ile de uyum içindedir.

Çok Taraflı Sistem ve Türk Dünyası Vizyonu

Türkiye ile Kazakistan’ın imzaladığı bu 20 belge, aslında Türk Devletleri Teşkilatı’nın stratejik çerçevesini oluşturan temel taşlardan biridir. Bu belgelerin çoğu, üçüncü ülkeleri dışlamadan ama Türk Dünyası’nı merkeze alarak kurulan bölgesel dayanışma modelini hayata geçirmektedir. Bu anlamda söz konusu belgeler sadece ikili iş birliğini değil, Türk Dünyası’nın kurumsallaşma sürecini de doğrudan etkilemektedir.

Sonuç: Belgelerin Ötesinde Bir Mimari

2025 yılında Türkiye ile Kazakistan arasında imzalanan bu 20 belge, iki ülke arasındaki ilişkileri konjonktürel dostluktan, kurumsal stratejik ortaklığa dönüştüren bir dönüm noktasıdır. Enerjiden lojistiğe, eğitimden medyaya, savunmadan sağlığa kadar pek çok alanda imzalanan bu anlaşmalar, yalnızca ekonomik iş birliği değil, aynı zamanda bölgesel stratejik mimari inşa etme amacını da taşımaktadır.

Bu belgeler; Orta Koridor’un tahkimi, enerji koridorlarının çeşitlenmesi, Türk Dünyası’nın bütünleşmesi ve Avrasya’da alternatif merkezlerin oluşması yönünde bir vizyonun ürünüdür. Bu açıdan bakıldığında, Erdoğan-Tokayev hattı, sadece iki ülke liderliğini değil, yeni bir Avrasya düzeninin siyasi motorlarını temsil etmektedir.

Oğuzhan MANİOĞLU

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.