CUMHURİYETİN TARİHSEL BİRİKİMİ: “TÜRKİYE YÜZYILI” PERSPEKTİFİ

upa-admin 29 Ekim 2026 166 Okunma 0
CUMHURİYETİN TARİHSEL BİRİKİMİ: “TÜRKİYE YÜZYILI” PERSPEKTİFİ

Yeryüzündeki bir milletin veya bir ülke/devletin kültürel, tarihsel, siyasal ve sosyolojik değeri; çeşitli alanlarda sahip olduğu beşeri gücü ve bünyesinde yer alan bu ulusal kuvveti dünya yararına nasıl kullandığıyla, insancıl, barışçıl ve adil küresel duruşuyla anlaşılmaktadır.

Bu tespitten hareketle; 29 Ekim 1923’te Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı’dan aldığı 1.000 yıllık devlet aklı ve birikim mirasını hâkim kılmıştır. Dünyada geride bıraktığı yaklaşık bir asrı aşkın tarihsel süreçte beşeri gücünü, insani tutumuyla, barışçıl ve adilane duruşuyla sentezlemiştir.

Genç cumhuriyetin, kökleri asırlık devletlerden gelen zengin değer birikimini nasıl pratiğe döktüğünü ise, mazide bıraktığı bu tertemiz 103 yılın yaşananlarıyla birlikte, çevresindeki o acı olaylara karşı sergilediği dış politika ve uyguladığı yeniliklerle kalıcı eserler göstermektedir.

Türkiye Cumhuriyeti bugün, insaniyet ve vicdanın cihanda yankılanan en gür seslerindendir. Birçok alanda öz evlatlarıyla yarattığı milli gücü, dünya yararına kullanan eşsiz ülkelerdendir. “İnsanı yaşat ki, devletin yaşasın“ şiarını ülke içinde ve ülke dışında uygulayan bir devlettir. Küresel adaletten şaşmamış bir ülke olarak, Türkiye, mazlumun, ezilenin ve zulme uğrayanın nefesidir.

Mustafa Kemal ile başlayan Cumhuriyet tarihi, geçmişten günümüze incelendiğinde merhamet, saygı, sevgi, barış, kardeşlik, huzur, adalet ve hoşgörü gibi sosyal değerlerin hâkim olduğu görülmektedir. Türkiye, kuruluşundan bugüne toplumsal zenginlikleriyle tarihsel bir birikimi omuzlamış, sosyokültürel açıdan geleneklerine oldukça bağlı, yeniliklere açık bir ülke olarak konumlanmıştır. Milli mozaik olan Türk milleti siyasi ve sosyal hayatta da asla ayrışmamıştır.

Bu açıdan cumhuriyetin tarihi birikimini somut ve akılcı biçimde idrak edebilmenin yolu ise, siyasi, sosyal ve ekonomik alanlardaki genel geçer yaklaşımlara sarılmakla değil, 103 yılda film şeridi gibi yaşananlara kucaklayıcı, tarihi, milli bir paradigma geliştirmekle mümkündür.

Mesele, “Yurtta barış, dünyada barış” ile “Dünya 5’ten büyüktür” sözlerini bağdaştırabilmektir. Aslolan, cumhuriyetin yurttaşlara sağladığı kazanımların korunarak, gelecek için tıpkı Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nda somut hale getirildiği üzere, milli bir gelişim iradesi gösterebilmesidir.

Ömrünü büyük fedakârlıklarla milletimize hizmete adayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı Vizyonu, Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarından biridir.  Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21. yüzyılın sömürgeci, savaş yanlısı ve ezici dünya düzenine karşı, Türkiye’nin ulvi, insani, barışçıl ve hakkaniyetli bir duruş sergilemesini sağlayan bir liderdir.

Sonuç olarak, Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel liderliğinde kararlılıkla ilerlemektedir. Cumhuriyetin tarihsel birikimi ve devlet aklıyla şekillenen Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, küresel düzende her alanda geçmişten geleceğe barışçıl, insani ve adil bir şekilde sürmektedir.

Cumhur Kartal YILDIZ

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.