MOSKOVA-TAHRAN EKSENİNDE TAZELENEN NİKAHIN ENERJİ PERSPEKTİFİ

upa-admin 08 Kasım 2017 336 Okunma 1
MOSKOVA-TAHRAN EKSENİNDE TAZELENEN NİKAHIN ENERJİ PERSPEKTİFİ

Avrupa ve Amerika İşlerinden Sorumlu İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecit Taht Revançi’nin dün Paris’te Uluslararası Diplomatik Akademisi’nde yaptığı açıklamada İran nükleer anlaşmasına ilişkin önemli vurgular vardı. Yine İran ve Rusya Dış İşleri Bakanları Cevad Zarif ve Sergey Lavrov, dün önemli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiler. Kazakistan’ın Astana kentindeki Suriye barış müzakere programının -Türkiye ile birlikte- mimarları arasında bulunan bu ikili, Hazar Denizi’nin hukuki statüsü, ikili ilişkiler ve güncel bölgesel gelişmeleri ele aldılar.  Atlantikçiler ve Avrasyacılar arasındaki kıran kırana mücadelede, NATO şemsiyesinin gücünün giderek azaldığının farkında olan Washington, Rusya-Türkiye-İran arasındaki Astana Süreci sonrası daha da görünür hale gelen entegrasyon sürecini baltalamakta hayli azimli bir duruş ve eylem sergiledi. ABD, esasen, bilek güreşinde mağlup düşmemek için Rusya ve İran’ı zayıflatmaya çabalarken, ABD’ye karşı koymada ortak tutum benimseyen ve Suriye’de de  barışın ve istikrarın garantörleri statüsünde olan ve -Esad’lı veyahut Esad’sız- mevcut Şam rejimini korumak isteyen bu iki ülke de, işbirlikteliklerine her gün bir yenisini ekleyerek ilerlemekteler. Kasım ayının başındaki  (2017) Rus kamu enerji şirketi Gazprom ile İran devlet yatırım fonu IDRO’nun enerji projelerindeki işbirlikteliği, Moskova-Tahran ekseninde öne çıkan gelişmelerden sadece bir tanesi. Moskova’da Ekim ayının ilk haftasında düzenlenen Doğalgaz İhraç Eden Ülkeler Forumu’nda İran Petrol Bakanı’nın Tahran’ın Rusya ile petrol alanında işbirliğine hazır olduğunu bildirmesi de bir diğer önemli gelişme. Kasım ayında Tahran’da Rusya, İran ve Azerbaycan liderlerinin  üst düzey görüşmelerinin neticesinde uluslararası enerji sahalarındaki etkileşimlerini derinleştirme kararı alması da bir başkası. Buna ilaveten, Haziran ayında Bakü’de gündeme gelen İran, Rusya ve Azerbaycan arasında ortak elektrik enerjisi kuşağının oluşturulacağının bildirilmesini de somut gelişmeler arasına alabiliriz. Bu makale, İran ve Rusya arasındaki  yakınlaşmayı, son dönemdeki gelişme, etki ve  yansımalarıyla birlikte enerji işbirliktelikleri odağında mercek altına almayı amaçlamaktadır.

İlham Aliyev-Hasan Ruhani-Vladimir Putin

Dünya enerji medyası, Hazar Denizi’nin hukuki statüsünün ne olacağı, Hazar Denizi’ndeki işbirliği ve Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru’nun aktivasyonu çerçevesindeki işbirliği  gibi konulardan söz ederken, içinde bulunduğumuz Kasım ayı başında Rusya, İran ve Azerbaycan liderlerinin imzaladıkları ortak bildiride, Moskova, Bakü ve Tahran’ın yapılan üst düzey görüşmelerinin neticesinde uluslararası enerji sahalarındaki etkileşimlerini derinleştirmeye ve petrol-doğalgaz alanındaki işbirliklerini genişletmeye hazır oldukları belirten karar çok önemli bir gelişme oldu. Bu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2007 ve 2015 yıllarından sonra İran’a yaptığı üçüncü ziyaret idi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le görüşmesinden sonra imzaladıkları sözkonusu ortak bildiride; “Taraflar, Rusya’nın, Azerbaycan’ın ve İran’ın bölge ve dünya enerji pazarlarının dengeli işleyişinde kilit rolde olduklarını kabul ediyor, petrol-gaz yataklarının keşif ve geliştirme çalışmaları, işlenmemiş petrol ve petrol ürünlerini taşıma ve dolaylı sevkiyatlar dâhil olmak üzere, petrol-gaz ve petrokimya alanlarında işbirliklerinin genişletilmesini, ayrıca uluslararası enerji sahalarındaki etkileşimin derinleştirilmesini destekliyor.” ifadelerine yer verilirken, taraflar ayrıca üç ülkenin elektrik ağlarının birleştirilmesi ile ilgili projenin ve elektrik ticareti ile ilgili anlaşmaların hayata geçirilmesine destek verdiklerini de açıklıyorlardı. Putin’in bu Tahran ziyaretinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın onay vermemesi nedeniyle İran’la uluslararası güçlerin imzaladığı nükleer anlaşmanın (JCPOA) tehlikeye girdiği bir döneme denk gelmesi gözlerden kaçmayan bir gelişmeydi. Zira Trump’ın 2015’te imzalanan anlaşmaya (P5+1 Joint Comprehensive Plan of Action – JCPOA) her 90 günde bir onay vermesi gerekmekte ve  Trump’ın 15 Ekim’de anlaşmayı onaylamamasının ardından Kongre’nin İran’a yönelik ambargoları uygulama konusunda karar vermek için 60 günü kalmıştı. Putin’in İran’a  yaptığı bu üçüncü ziyaret sırasında gazetecilere konuşan Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, iki ülke arasında, İran doğalgazını Hindistan’a sevk edecek 1200 kilometrelik doğalgaz boru hattı projesini desteklemeye yönelik mutabakat anlaşması imzalanacağı bilgisini verdikten sonra,  “Proje, İran, Pakistan ve Hindistan’dan şirketlerin katılımıyla uygulanacak”  şeklinde bir duyuru yaptı.

Son bir haftaya baktığımızda (Kasım 2017), Rus kamu enerji şirketi Gazprom ile İran devlet yatırım fonu IDRO’nun  enerji projelerinde işbirliktelikleri konusunda antant kaldıklarını görmekteyiz.  İran devlet haber ajansı IRNA’ya göre, Rus doğal gaz devi Gazprom ile İran devlet yatırım fonu IDRO, petrol, doğalgaz ve enerji projelerinde işbirliği yapmak için anlaştılar. Gazprom ile IDRO’nun hangi projelerde ortaklık yapacakları konusunda ise detay verilmedi. IDRO Başkanı Mansur Moazami, yaptığı açıklamada, imzalanan mutabakat zaptı ile Gazprom’un İran’daki yatırım fırsatlarını değerlendirme avantajı elde edeceğini ifade etti. Anlaşmanın aynı zamanda bir İranlı şirketin yabancı partnerlerle imzaladığı ilk üç taraflı yatırım anlaşması özelliğini taşıdığı belirtilen açıklamada, yaklaşık 7 milyar dolarlık yatırımlar zincirinin üçünün toplam rezervi 10 milyar varil, toplam günlük üretimi 100 bin varil olan en önemli petrol yataklarında, birinin ise 75 milyar metreküp yıllık üretim kapasitesine sahip dev bir doğalgaz yatağında olmak üzere toplam dört sahada yapılacağı kaydedildi. Noktaları birleştiğimizde, burada kastedilen yabancı partnerlerin içinde Türkiye ve Rusya’nın da bulunduğunu görebiliriz ki, konuya ilişkin detaya bu makalenin ilerleyen bölümlerinde Ağustos ayında yaşanan gelişmeler kısmında değinilmiştir. Konsorsiyumun İran’ın başka bölgelerinde de petrol ve doğalgaz çıkarabileceği, sadece bir sahadan Türkiye’nin 150 yıllık doğalgaz ihtiyacından daha fazlasının karşılanabileceğinin vurgulandığı açıklamada, gizlilik anlaşması gereği şirketlerin çıkarılacak gaz ve petrol satışlarından alacakları doğrudan pay miktarının duyurulmadığı bildirilirken, üç ülke şirketleri arasındaki ortalık anlaşmasının bölgenin enerji konusunda gelecekteki öneminin de vurgulandığı belirtildi.

Sözkonusu ittifakları  ve aşağıda aktarılacak olan yakın dönem gelişmeleri bundan üç yıl öncesiyle kıyaslarsak[i], manşetlerde  İran Ulusal Petrol Şirketi danışmanlarından SVB Enerji Şirketi Başkanı Sara Vakhshouri, P5+1 ülkeleriyle imzalanan nükleer anlaşmanın ardından, İran’ın, küresel petrol ve doğalgaz piyasalarında Rusya’nın önemli bir rakibi olacağını bildiriyordu. O dönemde karşılıklı atılan adımlarla müttefik konumuna gelen Rusya ve İran arasında, özellikle küresel enerji piyasalarında büyük bir rekabet yaşanacağını öngörülmekteydi. Sahip olduğu önemli petrol ve doğalgaz rezervleri nedeniyle, Avrupalı enerji şirketleri, daha o zamandan itibaren İranlı enerji yetkilileriyle görüşmeye başlamışlardı. Vakhshouri, 2015 yılı için, “İran enerji sektörü için yeni yatırım düzenlemeleri gerçekleştirdi. Bu düzenlemeler, eskiye oranla çok daha cazip bir yatırım ortamı yaratıyor.” demişti. O dönemin beklentileri bağlamında baktığımızda, yaptırımların kalkması ve yeni düzenlemeler sayesinde İran’ın petrol ve doğalgaz üretimini arttırmak için ihtiyaç duyduğu teknolojiye erişeceğini öngörülmekteydi. Buna istinaden, Vakhshouri, “Avrupa, Ukrayna krizinden sonra petrol ve doğalgazda Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. İran, Avrupa’nın enerji çeşitliliği için mükemmel bir alternatif. Ayrıca Rusya’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle de, bu ülke, enerji yatırımları açısından eskisi kadar cazip değil.” şeklinde konuşmuştu. Yine o dönemde merkezi Moskova’da bulunan Enerjide Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Aleksandr Kurdin ise, dünya petrol ve doğalgaz piyasalarında bir Rusya-İran rekabeti yaşanmasının henüz mümkün olmadığını ileri sürmüş ve İran’ın petrolünü Hindistan ve Çin’e, Rusya’nın ise çoğunlukla Avrupa ülkelerine sattığını hatırlatmıştı. Kurdin, İran’ın doğalgazda yeterli tesisleşmeye sahip olmadığını da savunarak, “Özellikle bölgedeki politik sıkıntıları göz önünde bulundurursak, İran’dan Avrupa’ya gidecek bir doğalgaz boru hattının kısa vadede inşa edilebileceğini söylemek çok zor. Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracı için ise İran’ın önemli yatırımlara ve zamana ihtiyacı var.” şeklinde konuşmuştu. Avrupa’nın Rusya’ya yönelik politik baskısını sürdürmesi ve İran’ın gereken LNG yatırımlarını gerçekleştirmesi halinde bir miktar rekabet yaşanabileceğine değinen Kurdin, yine de İran’ın doğalgaz ihraç miktarının Rusya’nın ihraç rakamlarıyla yarışamayacağını  da iddia etmişti.

2016 yılının ilk çeyreğinde de İran’ın ulusal haber ajansı IRNA’da tümü yayınlanan, ancak Batılı haber kaynaklarına pek yansıtılmayan  İran’ın Dış İşleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in “Rusya ve Çin’le olan bağlarımızı koruduk ve geliştirdik” konulu açıklaması ise, Avrasya’nın üç büyük kültürünü ve ülkesini –Çin, İran, Rusya– birbirine bağlayan ortak noktaları vurgulamaktaydı. Zarif’in,  “Onların ulusal egemenliğe saygı temelindeki büyüyen işbirlikleri, dünyayı kendi kendini yok etmekten kurtarabilir. Faydalı olan bu olacaktır.” şekilde konuştuğu kaydediliyordu. Sözkonusu açıklamalarda, bir yandan Avrasya ekseninde  yüzyılın büyük tasarımı olarak addedilen Tek Kemer Tek Yol’un (Yeni İpek Yolu) parçası olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun ana hatlarına vurgu yapılırken, diğer yandan da -yine bu minvalde- yaptırımlar yoluyla İran üzerindeki ve hatta Rusya üzerindeki ekonomik tecridi kıracak noktalara işaret ediliyordu. Hatta bunun satır aralarını daha da açtığımızda, 26 Ocak tarihli İran-Çin ekonomik anlaşmalarının hemen akabinde, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin  ülkenin her yerine yayılacak stratejik bir demiryolu inşa etme yönündeki planını açıklaması, -ülkenin aşırı dağlık arazileri de düşünüldüğünde- bunun küçük bir proje olmadığını ve bu projenin Çin’in Yeni İpek Yolu’nun uzantısıyla temel bir bağlantı olacağını iddia edebiliriz.

İçinde bulunduğumuz 2017 yılının Şubat ayında İran’a giden Rusya Enerji Bakanı Aleksander Novak, İran Petrol Bakanı Bijan Zanganeh ile Viyana’da varılan üretimin kısılması anlaşması çerçevesinde petrol ve doğalgaz piyasasının durumunu ve sektöre ilişkin endişeleri ele alırken, Rusya’nın İran’da yapılması planlanan büyük ölçekli elektrik santrallerinin inşasında paya sahip olmak istediğini belirten açıklamalarda bulunmuştu. Rusya’nın İran’ın kuracağı büyük ölçekli elektrik santrali projelerinde önemli oranda pay alabileceğini belirten Novak, daha o zamandan bir projenin başlangıcını yaptıklarını ifade etmişti. Rus şirketler Inter RAO ve Power Machines’in İran’ın biri hidroelektrik ve biri de termik olmak üzere iki elektrik santralinin yenilenmesi ihalesini alabileceğinin de altını çizmişti.

22. Dünya Petrol Kongresi’nde İran Petrol Bakan Yardımcısı Amir Hossein Zamaninia ile

Yine 2017 yılı 1-2 Haziran’da Rusya’da düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun ardından foruma ilk kez katıldığını belirterek Sputnik News‘e konuşan İran Petrol Bakan Yardımcısı Amir Hossein Zamaninia, İran’da özellikle petrol piyasasında Rus şirketleri için büyük fırsatlar olduğunu ve ekonomide petrol ve doğalgaz alanında farklı ülkelerin Petrol Bakanları ile enerji şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle görüştüklerini ifade etmişti.[ii] Özel ve genel oturumlarda tartışılan en önemli konuların içinde enerji sektörünün çevre üzerindeki etkisi ve enerji ile çevre arasındaki dengenin yer aldığını kaydeden Zamaninia[iii], gelecek yıllarda da bunun daha çok ele alınacağını ifade etmişti. İranlı Petrol Bakan Yardımcısı, İran-Rusya çalışma grubunun oturumlarına da işaret ederek, “Sayıları 6 ila 7 arasında değişen ve önde gelen Rus şirketi İran’ın petrol ve doğalgaz sektöründe işbirliği yapmaya hazır olduklarını ilan etti” şeklinde konuşmuştu. O  günlerde İran-Rusya çalışma grubunun üretken faaliyetlerini amaçlayan İran ve Rusya’nın enerji yol haritası, St. Petersburg’da İran Petrol Bakan Yardımcısı Zamaninia ile Rusya Enerji Bakan Yardımcısı Kiril Molotsov tarafından imzalanmıştı. Ağustos ayı içinde ise, Rusya, İran’dan aldığı petrolün parasının yarısını peşin olarak öderken, paranın kalan yarısını çeşitli mal ihracıyla ödeyeceğine yönelik haberler enerji konulu medya haberlerinde manşetlere yükselmişti.  İran Petrol Bakan Yardımcısı Zamaninia, İran ile Rusya arasında imzalanan “ürün karşılığı petrol” uygulamasının Eylül sonu veya Ekim başında yürürlüğe gireceğini duyurmuştu. “Ürün karşılığı petrol” sevkiyatı çerçevesinde, İran’dan Rusya’ya günlük 100 bin varil ham petrol ihraç edilmesi öngörülmekteydi. Petrol parasının yüzde 50’sinin avro şeklinde peşin olarak ödeneceğini belirten Zamaninia, “Kalan kısmı ise ülkenin ihtiyaç duyduğu Rus mallarının ithalatını finanse etmek amacıyla kullanılacak” açıklamasını yapmış ve bu esnada Rusya ve İran’ın 30 milyar dolar değerinde petrol ve doğalgaz işbirliği anlaşmaları imzaladığı bildirilmişti.

Kasım  ayına gelindiğinde ise, Financial Times gazetesi, Zamaninia, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Tahran ziyareti çerçevesinde Rus petrol şirketleri ile 6 geçici anlaşma imzalandığını söyledi. İranlı yetkili, “enerji sektöründe yeni stratejik işbirliği” içinde olan iki ülkenin, İran’ın petrol ve doğalgaz alanlarını geliştirmede işbirliğini genişleteceğini belirtti.[iv] Rus petrol şirketi Rosneft CEO’su Igor Seçin (Sechin) ise, yapılan anlaşmanın gelecek 5 yılda İran’ın petrol ve doğalgaz projelerinde katılmadan önce ilk adımın olduğunu vurguladı. CNN Türk[v], sözkonusu haberi, “Rusya’nın Rosneft ile İran’ın RIOC şirketleri arasında yapılan ön anlaşma ile ilgili konuşan Rosneft Başkanı İgor Sechin, Rus petrol üreticisi Rosneft ile İran Ulusal Petrol Şirketi RIOC’u İran’daki bir dizi ‘stratejik’ projede birlikte petrol ve doğalgaz üretimi gerçekleştirmek amacıyla 30 milyar dolarlık bir anlaşma yapmak için görüşmelere başlayacaklarını açıkladı”. şeklinde verdi.

İran, Temmuz ayı başında dünyanın en büyük gaz sahası geliştirme projesi olan Fransız Petrol Şirketi Total ve Çin Ulusal Petrol Şirketi (CNPC) ile Güney Pars gaz sahasının Faz 11’i geliştirmek için yeni bir sözleşme imzalamasının hemen sonrasında, “Enerji Geleceğimize Köprüler” temasıyla 9-13 Temmuz 2017’da İstanbul’da düzenlen ve bizzat katıldığım 22. Dünya Petrol Kongresi’nde kendisiyle İran Milli Petrol Şirketi (NIOC) standında sohbet etme olanağı bulduğum İranlı Bakan Amir Hossein Zamaninia, her iki ülkenin uygun projeler üzerinde birlikte çalışabileceğini dile getirirken, diğer yandan “Şu anda uluslararası şirketler ile pazarlık yapıyoruz ve önümüzdeki 10 ay içinde yaklaşık 10 sözleşme imzalamayı umuyoruz” demişti.[vi] Zamaninia, Fransız petrol şirketi Total ile imzalanan anlaşmanın bölgenin en büyük doğalgaz sahası Güney Pars’ın 11. fazının geliştirilmesine yönelik olduğunu kaydetmiş, “Proje 3 yıl içinde tamamlandığında, İran’ın doğalgaz üretimi yaklaşık 56 milyon metreküp artacak.” demişti. İki safhalı anlaşmanın 20 yıl geçerli olacağını bildiren Zamaninia, projenin ilk ayağında yer alan doğrudan yatırımların yaklaşık 4,8 milyar doları bulacağını da belirtmişti.  Zamaninia, söz konusu anlaşmanın teknoloji transferini de içerisine aldığını belirterek, diğer şirketlerle devam eden görüşmelerde teknoloji transferinin önemli bir unsur olduğunu kaydetmişti. Petrol Kongresi esnasında, Zamaninia, en büyük doğalgaz rezervine sahip bir ülke olarak İran’ın önemli bir  aktör olduğunu, 2020 yılından başlayarak uluslararası gaz piyasasını başlatacaklarını ve gazın temiz ve bol bir enerji kaynağı olarak küresel sürdürülebilir kalkınmayı kolaylaştıracağını  söylüyordu. Bu konuşmalar esnasında, Zamaninia, EIA-Enerji Enformasyon İdaresi’nin verilerini de işaret ediyordu ki, buna göre  İran dünyadaki en büyük doğalgaz rezervine sahip olmasının yanısıra, dünyanın dördüncü en büyükham petrol rezervine de sahiptir. Nitekim OPEC verilerine göre de, İran’ın günde 3,7 milyon varil petrol ürettiği biliniyor.

Ağustos ayında Türkiye’den Galatasaray Kulübü eski Başkanı Ünal Aysal’ın sahibi olduğu Unit International Enerji AŞ’nin Rus ve İranlı enerji şirketleriyle İran’daki petrol ve doğalgaz sahalarını geliştirerek üretime açmak için 7 milyar dolarlık anlaşmaya imza atması, yine son dönemdeki en dikkat çeken gelişmelerden biriydi. Şirketten yapılan açıklamada, Unit International Enerji AŞ’nin Rus devlet şirketi Zarubezhnet ve İran’ın en büyük holdinglerinden Ghadir Yatırım Holding ile İran’da petrol ve doğalgaz çıkarmak için anlaştığı  ifadelerine yer verilmişti. Yukarıda dikkat çektiğimiz üçlü enerji işbirlikteliği de, işte bu anlaşmaya dayanıyordu.

Görülüyor ki, Ekim ayının ilk haftası İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene ile Rusya Enerji Başkanı Alexander Novak Moskova’da bir araya gelerek, ki bu tarihler ABD Başkanı Donald Trump’ın 13 Ekim 2017’de yaptığı konuşmada İran’ın nükleer anlaşmaya bağlı olmadığını ileri sürerek anlaşmayı uzatmaktan kaçınması ve kararı Kongre’ye bırakmasından yaklaşık bir hafta öncesine denk geliyordu, iki ülkenin işbirliğini geliştirme yollarını ele almaları ve Moskova’da düzenlenen Doğalgaz İhraç Eden Ülkeler Forumu’nun kulisinde gerçekleşen görüşmede, iki ülkenin enerji alanındaki işbirliklerini masaya yatırmalarıyla, yukarıda bahsedilen tüm enerji işbirliği girişim ve atılımları ivme kazandı.

Netice olarak, Tahran ve Moskova’nın  ekonomik ve askeri potansiyellerini birleştirmesinin yanı sıra, enerji alanında da birlikte boy gösteriyor olmaları ABD’de kaygı yaratmaya devam ederken, bu makalede konu alınan türden enerji alanındaki hamleler hız kesmeden devam edecek gözüküyor. Bu bağlamda, ABD’nin ve müttefiklerinin Orta Doğu’daki enerji diplomasisini  kontrol altına alma mücadelesinde  ve Avrasya entegrasyonununa giden yolların altını oyma gayretine de devam edeceğini öngörmek mevcut konjonktür açısından bir yanılsama olmayacaktır.

 

H. Çiğdem YORGANCIOĞLU

 

 

[i] Timeturk, https://www.timeturk.com/dunya-enerji-piyasalarinda-rusya-iran-rekabeti/haber-31167.

[ii] Mehr News, http://tr.mehrnews.com/news/1865007/%C4%B0ran-petrol-sekt%C3%B6r%C3%BCne-Ruslardan-yo%C4%9Fun-ilgi.

[iii] Emir Hüseyin Zamaninia  – Amir Hossein Zamaninia.

[iv] Financial Times, https://www.ft.com/content/141e6662-bf11-11e7-9836-b25f8adaa111.

[v] CNN Türk,  https://www.cnnturk.com/ekonomi/dunya/rusya-ile-iran-arasinda-30-milyar-dolarlik-anlasma.

[vi]

http://politikaakademisi.org/2017/07/23/the-scope-and-vision-of-irans-petroleum-and-gas-sector-on-22nd-wpc-a-talk-with-dr-amir-hosseion-zamaninia-iran-deputy-minister-of-petroleum-for-trade-and-international-affairs/.

 

One Comment »

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.