TRUMP-MACRON GÖRÜŞMESİ: UKRAYNA SAVAŞI HAKKINDA GELECEK SENARYOLARI

upa-admin 27 Şubat 2025 505 Okunma 0
TRUMP-MACRON GÖRÜŞMESİ: UKRAYNA SAVAŞI HAKKINDA GELECEK SENARYOLARI

Giriş

24 Şubat 2025 Pazartesi günü, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasındaki tarihi bir görüşmeye sahne oldu. Bu toplantı, yalnızca iki liderin Ukrayna Savaşı, ABD-Fransa ilişkileri ve küresel güvenlik sorunları üzerine konuştukları alelade bir buluşma değil, aynı zamanda Batı blokunun Ukrayna’nın egemenliği ve geleceği ile birlikte bölgedeki barış çabaları konusunda nasıl farklı stratejiler izlediğini de gözler önüne seren tarihi bir zirve olarak dikkat çekti. Beyaz Saray’da gerçekleşen zirvede iki liderin görüşlerindeki bazı farklılıklar, yeni dünya düzeni açısından da bizlere önemli ipuçları sunuyor.

Ukrayna Savaşı’na Yönelik Stratejik Farklılıklar

Başkan Trump ile Cumhurbaşkanı Macron arasındaki görüşme, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi iki önemli Batılı devletin Ukrayna krizine yaklaşımlarındaki temel farklılıkları açıkça ortaya koydu. Donald Trump, Rusya ile anlaşmanın hızlı bir şekilde sağlanmasını savunarak, bu doğrultuda Ukrayna’nın Rusya’ya karşı olan direncinin bitirilmesi gerektiğini belirtti. Trump’ın görüşüne göre, bu anlaşma yalnızca Ukrayna için değil, tüm dünya için faydalı olacak ve savaşın daha fazla bölgesel yıkıma yol açmasının önüne geçilecektir. Trump, “Putin’in anlaşma yapmak istediğini düşünüyorum” şeklinde bir değerlendirme de yaparak, Rusya’nın mevcut tutumunun diplomatik bir çözüm için uygun olduğunu ima etti.

Ancak Emmanuel Macron, bu konuda çok daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek, her türlü anlaşmanın doğruluğunun ve kalıcılığının doğrulanması gerektiğini savundu. Macron, barışın aceleye getirilmemesi gerektiğini ve olası bir anlaşmanın Ukrayna’nın egemenliğini sağlamlaştıracak şekilde yapılması gerektiğini vurguladı. Macron’un bu bakış açısı, Avrupa’nın bölgedeki rolünü daha fazla arttırma ve kendi güvenliğini garanti altına alma düşüncesini de gündeme getirdi. İki liderin bu farklı duruşları, adeta Realizm (Trump)) ve İdealizm (Macron) perspektiflerinin de yansıması gibiydi.

Güvenlik Garantileri ve Avrupa’nın Yeni Rolü

Macron’un öne çıkardığı bir diğer önemli konu, Avrupa’nın Ukrayna krizindeki rolünün arttırılmasıydı. Avrupa Birliği’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve güvenliğini sağlama noktasında daha fazla sorumluluk alması gerektiği görüşü, Macron’un savunduğu temel prensiplerden biriydi. Macron, “Hızlı bir barış istiyoruz, fakat zayıf bir anlaşma istemiyoruz” diyerek, gelecekteki güvenlik garantilerinin güçlü ve sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti.

Trump ise, Avrupa’nın bu sorumluluğu üstlenmesini beklemektense, Amerika’nın liderliğinde bir çözüm arayışını savundu. Özellikle Avrupa’nın Ukrayna’ya barış gücü göndermesini ve bölgedeki askeri sorumluluğu paylaşmasını olumlu karşıladı. Ancak Trump’ın yaklaşımı, Rusya ile olan ilişkilerdeki sorunların da çözülmesi gerektiğini ve bu sorunun barışçıl yoldan çözülmesinin uluslararası ilişkilerdeki gerilimi azaltacağını öngörüyordu.

Ekonomik Dinamikler ve Ukrayna’nın Nadir Madenleri

Trump’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur, Ukrayna’nın nadir toprak madenlerinden elde edilecek gelirlerin paylaşılmasına dair ifadeleriydi. ABD Başkanı, Ukrayna’nın doğal kaynaklarının Batı’ya sağlayacağı ekonomik katkıları gündeme getirerek, bu gelirlerin bir kısmının ABD’ye aktarılmasını içeren bir anlaşma yapılmasının öngörüldüğünü ifade etti. Bu, Başkan’a göre, hem Ukrayna’ya yönelik geçmişte, günümüzde ve gelecekteki askeri yardımın finansmanına katkı sağlayacak, hem de Ukrayna’nın savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir ekonomik destek olacaktı. Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Washington’a yapacağı ziyaret sırasında bu anlaşmanın imzalanmasını beklediğini de belirtti.

Bu ekonomik ve kimilerine göre “emperyal” anlayış, Batı’nın Ukrayna’ya verdiği askeri desteğin karşılığında maddi faydalar sağlamaya yönelik gerçekçi bir strateji olarak değerlendirilebilir. Ancak bu yaklaşım, Ukrayna’nın egemenliğini tartışmasız şekilde savunmaya çalışan bazı Avrupalı liderler için daha fazla incelenmesi ve eleştirilmesi gereken bir konu olarak algılanabilir.

Rusya ile İletişim ve Savaşın Sonlanması

Trump’ın görüşmesindeki bir diğer önemli tema, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olası bir anlaşma arayışıdır. Trump, Putin’in savaşın sonlanması ve bir anlaşma yapılması konusunda istekli olduğunu öne sürerek, ABD’nin Rusya ile bu konuyu müzakere etmeye hazır olduğunu belirtti. Bununla birlikte, Macron, Ukrayna’nın egemenliğini tartışmaya açmadan Rusya ile görüşme yapılmasının zorluklarına dikkat çekti. Fransa reis-i cumhuru, Avrupa’nın, savaşın Ukrayna’nın bağımsızlığına zarar vermemesi için yeni dönemde daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ve bu süreçte dikkatli olunması gerektiğini savundu.

Sonuç: Birleşen ve Ayrılan Yollar

Trump ve Macron’un görüşmesi, Ukrayna Savaşı ve küresel güvenlik üzerine hem benzer, hem de farklı bakış açılarını bir araya getirdi. Her iki lider de barışın önemini vurgularken, çözüm önerilerindeki farklılıklar, uluslararası ilişkilerdeki temel kavrayışların ve mevcut güç dengelerinin ne kadar değişken ve çok boyutlu olduğunu gösteriyor. Trump’ın hızla bir ateşkes arayışı, ABD’nin ekonomik çıkarlarını önceleyen yaklaşımı ve barış gücü önerileri, mevcut çatışmanın küresel ekonomiye etkilerini azaltmaya yönelik gerçekçi bir strateji olarak değerlendirilebilir. Ancak Macron’un daha temkinli yaklaşımı ve Avrupa’nın Ukrayna’daki güvenlik sorumluluğunu kabul etmesi, uzun vadeli barış için sağlam bir zemin oluşturmayı amaçlayan ve uluslararası hukuk ve ilkeleri daha önde gözeten bir stratejidir. Bu iki lider ve Ukrayna krizine yönelik farklı yaklaşımlarının öne çıktığı dünkü zirve, dolayısıyla Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler öğrencilerine de harikulade bir çalışma zemini sunan tarihi bir ana kaynaklık etmiştir.

Sonuç olarak, bu görüşme, sadece iki Batılı ve demokratik liderin farklı bakış açılarını ortaya koymakla kalmadı; aynı zamanda uluslararası diplomasinin ve güç mücadelelerinin geleceği konusunda da bizlere güçlü ipuçları verdi. Bu farklılıklar, dünya çapında yeni bir güvenlik düzeni ve küresel denge arayışını simgeliyor ve bu arayış, önümüzdeki yıllarda daha da derinleşebilir. Bizce doğru olan, iki liderin çizgileri arasında bir dengenin kurularak Ukrayna’da hızlı, kalıcı ve güç dengelerine uygun şekilde adil bir barışın sağlanmasıdır.

Kapak fotoğrafı: NPR

Oğuzhan MANİOĞLU

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.