ÇERÇEVE YASA TBMM’DE YASAMA SÜRECİNDE

upa-admin 07 Ağustos 2026 160 Okunma 0
ÇERÇEVE YASA TBMM’DE YASAMA SÜRECİNDE

Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” girişimi kapsamında ve TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan kapsamlı rapor doğrultusunda şekillendirilen PKK terör örgütünün tasfiyesine yönelik “çerçeve yasa” teklifi (Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi), 5 Ağustos 2026 tarihinde AK Parti, MHP, DEM Parti ve CHP milletvekillerinin ortak imzasıyla Adalet Komisyonu’na sunuldu. Bu dört parti dışında, TBMM’deki ana muhalefet partisi durumundaki Yeni Parti’nin de destek verdiği kanun teklifinin birkaç gün içinde onaylanması bekleniyor. Peki, yasa teklifinde neler var?

12 maddelik yasa önerisi, öncelikle, Türkiye’nin iç istikrarını sağlaması ve 40 yılı aşkın süredir devam eden terör sürecinin tamamen sona erdirilmesi bağlamında, siyasi düzenlemeler içeren bir reform paketi değil; terör örgütünün silah bırakmasını ve mensuplarının hayata karışabilmelerini sağlayan teknik bir hukuki düzenlemedir. Bu anlamda, yasa teklifi, Kürt Sorunu olarak adlandırılan meseleyi çözmek değil, terör sorununu çözme amacındadır. Ancak terör sorununun sonlanmasını müteakiben, kuşkusuz, hükümetten bu yönde de müspet adımlar atılması beklenmektedir. Teklifin 1. maddesinde yasa teklifinin amacı, 2. maddesinde ise tanımlar açıklanmaktadır. 3. maddede, bazı özel şartlar (1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere) temelinde, PKK mensuplarına, üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarının 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasım gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise 10 yıl süreyle ertelenmesi teklif edilmektedir. Bu anlamda, yasa, PKK lideri Abdullah Öcalan ve diğer üst yönetim kadrosuna yönelik özel bir düzenleme içermemektedir. 4. madde de bu sürecin hukuki yetkili makamlar tarafından yürütüleceği açıklanmakta, 5. maddede ise bu süreçte salıverilecek kişilerin, yeniden suç işlememeleri halinde cezalarını çekmiş sayılacakları; yeniden suç işlemeleri hâlinde ise kovuşturma sürecinin yeniden başlayacağı aktarılmaktadır. 6. madde, bu durumu (ceza infazının ertelenmesi) detaylandırmakta; 7. maddede ise bu sürecin koordinasyonuna ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri’nden oluşan bir Kurul’un görev yapacağı açıklanmaktadır. 8. maddede silah ve malzeme teslimi düzenlenmekte, 9. maddede ise 6 aylık bir zaman dilimi belirtilmektedir. 10. madde görev ve sorumluluğu düzenlerken, 11. ve 12. maddelerde yürürlük esası açıklanmaktadır.

Bu anlamda, yasa teklifi, kimilerinin lanse ettiği gibi Türkiye’yi bölünmeye götürecek bir süreç olmadığı gibi, tam tersine, devletin 40 yıldır başaramadığı PKK’nın silah bırakması hususunu başarıyla gerçekleştirmeye yönelik somut ve teknik hukuki bir adımdır. Bu nedenle, bizce, sorun, Kürt Sorunu veya Güneydoğu Sorunu olarak adlandırılan Türkiye’nin ciddi meselesini çözmeye yönelik kapsamlı bir süreç değilse de, bu yönde silahların susmasına ve barış ortamı içerisinde demokratik siyasi tartışmalar yapılmasına olanak sağlayacak doğru ve zamanlı bir adımdır. Bu yasanın kabulü sonrasında, dileğimiz, bu konuda TBMM içi ve dışında kapsamlı tartışmalar ve araştırmalar yapılarak, Kürt kökenli yurttaşlarımızın devlete aidiyetlerini arttıracak gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır. Bu, Türkiye’yi bütünleştirecek ve Türk milleti anlayışını güçlendirecek yegane makul politikadır. Ek olarak, bu sürecin başarıyla icrası durumunda, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın umut hakkı yoluyla hapisten çıkarak bir evde yaşayabilmesi ve tutuklu Kürt siyasal hareketi önderlerinin de salıverilmesi gayet mümkündür.

Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, terörden zarar görmüş kişi ve ailelerin bu süreçte desteklenmesi kritik bir konudur; bu konuda gerekli düzenlemeler ve iyileştirmeler de bizce mutlaka yapılmalıdır. Zira ancak bu şekilde, bu konu, ülkede birleştirici ve ulvi bir amaca hizmet edebilir. Bu konudaki cesur duruşu nedeniyle tüm partilerimizi ve özellikle MHP lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli’yi can-ı gönülden kutluyor ve barış isteyen sorumlu devlet adamı duruşuyla kendisinin tarihe geçeceğini düşünüyoruz.

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.