ERMENİSTAN ŞAŞIRMIŞ DURUMDA: DIŞ POLİTİKADA YENİ HATALAR

upa-admin 26 Kasım 2015 1.035 Okunma 0
ERMENİSTAN ŞAŞIRMIŞ DURUMDA: DIŞ POLİTİKADA YENİ HATALAR

Jeosiyasetin kendi kuralları vardır. Erivan’ın uzun yıllardır yürüttüğü dış siyaseti değiştirme imkanı hemen hemen tükendi. Bunu, son zamanlarda Ermeni siyasetçilerin attığı adımlar da kanıtlıyor. Uzmanlarsa çelişkili öngörüler yapıyor. Onlar, Erivan’ın somut hangi başarıları kazandığını gösteremiyorlar. Dolayısıyla, çoğu zaman saçma fikirler söylüyorlar. Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Tiflis ziyareti, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Erivan’a gelişi ve Ermeni Bakan’ın Tahran’daki iş forumunda yer alması, tüm bunlar, ilginç tahminler yürütmeye olanak sağlıyor. Birbiri ile görünüşte ilgisi olmayan bu olayların perde arkasında, jeopolitik faktörlerin durduğunu inkar etmek zordur. Uzmanlar da bu görüştedirler.

Jeopolitik Oyuncak: Erivan’ın Sevimli Durumu

Ermenistan basını, ülkenin jeopolitik oyuncağa dönüştüğünü açık şekilde yazıyor. Erivan, artık bağımsız siyaset yürütme yeteneğini tamamen kaybetti ve onunla sadece dikta diliyle konuşuyorlar. Ermeni uzmanlar yazıyorlar ki, bu süreç, “tehlikeli hileler aşamasına adım atmış” (bkz.: örn., Наира Айрумян. Армения становится главным инструментом и агентом России / “Lragir.am”, 3 Kasım 2015).

Birkaç gün önce ise Ermeni medyası tamamen başka hususlardan -esasen Ermenistan’ın jeopolitik perspektivlerinden- konuşuyorlardı. Başlıca konu ise, İran’ın Ermenistan topraklarından geçerek doğalgazı Avrupa’ya nakletmesi imkanının ortaya çıkması idi. Fakat süreçler tamamen farklı bir mantığı ortaya koymaktadır. Anlaşılıyor ki, Erivan’ın yıllardır yürüttüğü yapıcı olmayan dış politikası, onun etkin ve bağımsız işbirliği potansiyelini minimuma indirmiştir. Burada iki yönü vurgulamak isteriz.

Birinci husus, Serj Sarkisyan’ın Gürcistan ziyareti etrafında oluşturulan yapay ajitasyonla bağlıdır. Ermenistan basını, Erivan’ın “siyasi üstünlüğünden” ağız dolusu konuştu. Hatta utanmadan S. Sarkisyan`ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nı bu alanda “önlediğini” yazdılar. Ancak Tiflis’te tarafların sadece söz belirtmesi, genel olarak işbirliği konuşması fonunda, bu, çok gülünç göründü. Üstelik Gürcistan medyasının sunduğu rakamlar, Ermenilerin ne kadar yalan söylediğini ortaya koydu. Öyle ki, bu sene Eylül ayına kadar Ermenistan’ın Gürcistan ile olan dış ticaret hacmi, 2014 yılına göre % 32,5 düştü. Gürcistan’dan Ermenistan’a olan ihracatın hacmi % 36,2 düştü. Bir bütün olarak Gürcistan’a ithal edilen mallarda Erivan’ın payı toplam % 2,2’lik payı oluşturmaktadır (bkz.: В Тбилиси состоялась встреча президентов Грузии и Армении / “Lragir.am”, 30 Ekim 2015).

Bu rakamların ışığında, iki devlet arasında ilişkilerin hangi düzeyde olduğu açıkça görülmektedir. Uzmanlar, bunu yükseltme potansiyelini görmüyorlar. Çünkü Ermenistan, hem ekonomik yönden zayıf ve başkasına bağımlı bir devlet, hem de tüm bölgesel projelerden dışlanmış durumdadır. Dolayısıyla, Erivan’ın jeopolitik perspektif hakkında söyledikleri, iç kamuoyu için öngörülen masallardan başka bir şey değildir.

Burada ikinci husus, Ortadoğu’da son zamanlarda biraz farklı jeopolitik manzaranın meydana gelmesinden Erivan’ın yararlanmaya çalışması ile ilgilidir. Ancak şu anda Ermenistan’ın düştüğü durumu, yansıtılan süreçlerin dışında tasavvurlar şekillendiriyor. Onlar, Ortadoğu’da olayların yeni içerik alması ile birlikte, bölgenin büyük devletlerinin etkinliklerini artırması açısından incelenmelidir. Bu bağlamda, Ermeni uzmanların Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Erivan’a ziyareti hakkında çelişkili görüşler bildirmesi dikkati çekiyor. Onlar, taraflar arasında eşit işbirliğinin gerçekleşmesine ihtimal vermiyor ve esasen iki husus üzerinde duruyorlar.

Birincisi, S. Lavrov Ermenistan’ı bir takım jeopolitik adımlardan vazgeçirmek için orayı ziyaret etti. Bu bağlılıkta da Vladimir Putin’in Antalya’dan sonra Erivan’a gelebileceğini vurguluyorlar. Moskova, güya Erivan’ın Tahran’la ilişkileri derinleştirmesinden rahatsızdır. Ancak Ermeni uzmanların bu kehanetini doğrulayan bir olgu yoktur.

İkincisi, S. Lavrov Dağlık Karabağ konusunda Erivan’a baskı yapmak için oraya gitti. Güya Rusyalı Bakan, Ermenistan’ın Azerbaycan’ın 7 bölgesini tahliye etmesi talebini ortaya koyuyor. Bu mesele, şüphesiz, ayrı bir analiz konusudur. Şimdi ise, sadece belirtmek isteriz ki, Ermenistan işgal ettiği toprakların tamamından geri çekilmelidir ve bu talebi Bakü de ortaya koymuştur. Diğer ülkeler ise, -er veya geç- Azerbaycan’ın bu haklı talebi ile razılaşmalıdırlar. Dolayısıyla, Ermeni uzmanların rahatsızlığının somut bir anlamı yoktur. Onlar, nihayetinde ilüzyonlardan canlarını kurtarmalıdırlar.

Sözde Egemen: Seçim Olanağının Yokluğu

İlginçtir ki, S. Lavrov`un Erivan’ı ziyareti ile Ermenistan’ın İran’la birlikte hayata geçirdiği iş forumu arasında toplam 3 gün fark oldu. Ekonomi Bakanı Karen Çşmarityan, büyük bir heyet ile Tahran’a gitti (bkz.: В Тегеране начался армяно-иранский бизнес-форум / “Lragir.am”, 8 Kasım 2015). Görünür ki, Erivan, Moskova’ya alternatif seçebileceğinin işaretini vermeye çalışıyor. Basında S. Sarkisyan`ın S. Lavrov’la görüşmesi sırasında sadece ülkeler arasında diplomatik gidiş-gelişin çok olmasından şikayetlenildiği bildiriliyor.

Bu bağlamda, Ermenileri daha çok Rusya’nın söz verdiği 200 milyon dolarlık silahın satışının gecikmesi ilgilendiriyor. Ermenistan, sabit gelişimi sağlayan işbirliğini değil, ölüm saçan silahları tercih ediyor.

Bunlar, Ermenistan’ın bölgede halen yapıcı jeopolitik rol oynamadığını teyit etmektedir. Erivan, aslında başını kaybetti. Ne S. Sarkisyan`ın Tiflis temaslarından olumlu bir sonuç var, ne de S. Lavrov’un Erivan’a seferinden taraflar arasındaki işbirliğinin yeni bir seviyeye yükselebileceği ihtimali… Ortada somut olgular değil, sadece genel ve muğlak kelimeler var.

Diğer taraftan, Ermenistan Ortadoğu’da yaşanan olayların arka planında Güney Kafkasya’da jeopolitik manzaranın dinamiğinin değişmesi karşısında acizliğini göstermektedir. Onun Türkiye, İran ve Rusya yönünde yürüttüğü politikada tutarlılık ve objektiflik göze çarpmıyor. Türkiye ile genellikle hiçbir ilişki yoktur. Erivan hala eski yaklaşım çerçevesinde, asılsız düşmanlık düzleminde hareket ediyor.

İran’la ilişkilerde de belirsizlik hüküm sürüyor. Bunun temel nedeni, Erivan’ın Rusya’dan bağımsız siyaset yürütememesidir. Dikkate almak gerekir ki, mevcut karmaşık aşamada, Kremlin kendisinin enerji çıkarlarını aktif şekilde koruyacaktır. O, Tahran’ın Erivan’la bu alanda ilişkilerini geliştirmesini bir noktaya kadar kabul edebilir. Öte yandan, İran, Ermenistan’la ilişkilerde Azerbaycan ve Türkiye faktörünü dikkate almalıdır. Suriye konusunda Ankara ile belli çelişkilere girmesinin, İran için ne gibi sonuçlara sebep olabileceği henüz bilinmemektedir. Dünyanın petrol piyasasında da süreçleri öngörme zorlaşmıştır.

Burada Azerbaycan faktörünü de unutmamak gerekir. İran’la Azerbaycan’ı tarih, kültür ve birçok jeopolitik hususlar birleştiriyor. Zor ki, Tahran bu gerçeklerden kaynaklanan imkanları elden versin. Onun Ermenistan’la işbirliğine belirli sınır koyması mümkündür.

Rusya meselesi ise, Ermenistan için önemli bir rol oynayan faktördür. Şimdi Dağlık Karabağ sorununun çözümünden tutun konomik konulara kadar pek çok alanda Erivan’ın Moskova’ya büyük bağımlılığı mevcuttur. Şu bir gerçektir ki, Rusya Ermenistan’ın arkasından çekilirse, Erivan bu konuda çok kötü bir durumla yüzleşecek. Bunu anlayan Ermeniler, bu hususa çok hassas yaklaşıyorlar. Ermeni politikacılar ne kadar ayrılıkçı fikirler söyleseler de, onların Kremlin’den gelen emirleri uygulamaktan başka bir yolu yoktur. Bu açıdan, Rusya’nın Dağlık Karabağ sorununun çözümü meselesinde Azerbaycan’a karşı olumlu tutum sergilemeye başlamasını, Bakü’nün Avrasya Ekonomik Birliği’ne üye olmaya sevk edilmesi gibi absürd fikirlerin Erivan’dan duyulması, havaya atılmış boş kurşundan başka bir şey değildir.

Gerçeklik şudur ki, Erivan yukarıda belirtilen jeopolitik faktörlerin şekillendirmekte olduğu manzaradan korkuya düştü. O, yapıcı ve düzgün politika tercih edemiyor. Attığı adımlar verimsiz oluyor. Tüm bunlara Ermeni uzmanların ve medyanın asılsız fikirler öne sürmesi eşlik ediyor. Onlar bazen Erivan’ı keskin eleştiriyorlar, bazen de Ermenistan’ın jeopolitik perspektifinden ağız dolusu konuşuyorlar. Dünyada, genellikle herşey zaman içerisinde değişiyor. Güney Kafkasya’da da yeni jeopolitik dinamikler meydana gelebilir. Ancak çok ilginçtir ki, tek değişmeyen şey Ermenistan yönetiminin uzlaşmaz dış politikasıdır.

Newtimes.az

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.