IRAK’TA GENEL SEÇİMLERE DOĞRU

upa-admin 12 Şubat 2018 656 Okunma 0
IRAK’TA GENEL SEÇİMLERE DOĞRU

Irak Bakanlar Kurulu tarafından alınan genel seçim kararının önce Irak Federal Mahkemesi tarafından erteleme talebinin reddedilmesi ve akabinde Irak Parlamentosu tarafından 22 Ocak tarihinde onaylanması neticesinde, Irak Cumhuriyeti, Saddam Hüseyin iktidarı ve Amerikan işgali sonrası bir kez daha 12 Mayıs 2018 tarihinde sandık başına gitme kararı aldı.

Irak’ta yapılacak bu seçimlerin diğer seçimlerden farklı bazı yönleri olacağı şüphesiz ortada. Öyle ki, başta Musul olmak üzere Irak’ın kuzey topraklarının büyük bir kısmı 3 yıl süreyle IŞİD işgalinde kalmış ve tamamen tahrip olmuş, üstelik bölge halkının çok büyük kısmı da mülteci haline gelerek ülkenin diğer yerlerine kaçmıştır. Ülkenin ikinci büyük kenti Musul’da durum bu iken, diğer çoğu kentte de benzer durumlar Amerikan işgali günlerinden beri mevcut bulunmaktadır. Muhalefet tarafından seçimlerin ertelenmesi talebinin ana gerekçesi de, işte bu insanların gerçek seçim bölgelerinde olmayışıdır.

Diğer bir önemli husus, şüphesiz geçen sonbahar yaşanan “Kürdistan bağımsızlık referandumu” sonrası Irak’ın kuzeyinin bir diğer yarısında yaşanan gelişmelerdir. Yani, IŞİD işgali sonrası bölgede gücünü iyice arttıran ve koruma amacıyla/bahanesiyle başta Kerkük ve çevre ilçelerini kendi yönetimi uhdesine alan Barzani yönetiminin (her ne kadar resmi görevi kalmasa da etkisi ortadadır) nasıl bir yol izleyeceğidir. Kürdistan referandumu sonrası beklediği desteği göremeyen ve başta en büyük müttefiki ABD tarafından ortada bırakılan Kuzey Irak Kürdistan yönetimi, her ne kadar çevresindeki etki alanını kaybetse de, yine de Irak içerisinde özellikle anayasal konumundan dolayı merkezi Irak seçimlerinde etkisini gösterecektir.

Irak’ta 12 Mayıs tarihinde yapılması kararlaştırılan genel seçim kararı ile birlikte, seçim propaganda döneminde milislerin elinde bulunan silahların da toplanması kararı alınmış ve bu konuda yetki ve denetim hükumete bırakılmıştır. Özellikle IŞİD işgalini ortadan kaldırmak amacıyla Şii milislerden oluşturulan “Haşdi Şabi” ve benzeri grupların (her ne kadar Irak Ordusu içerisinde sayılsa da) elindeki silahların denetiminin nasıl sağlanacağı ve seçim propaganda döneminde bu silahlı güçlerin bir etkisinin olup olmayacağı şüphe yaratmaktadır. İktidardaki Şii “İslami Dava Partisi”, şüphesiz ülkede mevcut Şii nüfus yoğunluğu ve önceki seçimlerde başta Sünni blok olmak üzere çoğu grubun seçimleri boykot etmesi ya da gerekli ilgiyi göstermemesi sebebiyle iktidarda ki gücünü pekiştirmiştir; ancak önümüzdeki seçimlerde bu durumun devam etmeyeceği belirsizdir.

Erşad Salihi

Muhalefetinde seçimlere hızlı bir şekilde hazırlanması ve başta Türkmenlerin partisi “Irak Türkmen Cephesi” olmak üzere tüm muhalefet partilerinin seçimlere yoğun ilgi göstermesi, geçen seçimlere nazaran bazı dengelerin değişebileceğine işaret etmektedir. Muhalefetin seçim kararını kabul etmesi ve seçime hazırlanmasının yanı sıra, mevcut seçim kararına zamanlama ve içerik açısından itirazları da bulunmaktadır. Şöyle ki; muhalefetin temel itirazları anıldığı üzere başta Musul ve çevresinde halen düzenin sağlanamamış olması sebebiyle ciddi bir seçmen sayısının seçimde oy kullanacağı bölgede olmayışı ve farklı bölgelerde mülteci oluşudur. Ayrıca önümüzdeki seçimlerde ilk kez kullanılacak olan biyometrik kimlik ve seçmen kartlarının herkese ulaşamamış olmasını, muhalefet, seçimlerin sonucunu şimdiden sıkıntıya sokacak sebepler olarak ileri sürmektedir. Muhalefetin bir diğer itirazı da, ülkede artık iyiden iyice hissedilen yoksulluk ve yolsuzluk açmazına hükumetin bir önlem almayışı konusudur. Petrol zengini bir ülke olmasına rağmen savaş yıkımının yanı sıra milli gelirin dengeli bir şekilde paylaştırılamaması sorununu da yaşayan Irak halkı gün geçtikçe fakirleşmekte ve ülke ekonomisinin kötü gidişatından ciddi manada etkilenmektedir.

Alınan genel seçim kararı teknik ve siyasi bazı sorunların çözümü konusunda umut vaat etmekte midir? Bunu seçim döneminde siyasi partilerin propagandalarına bakarak göreceğiz. Ülkenin diğer bölgelerine nazaran daha sakin ve huzurlu bir ortamda bulunan çoğunlukla Şiilerin yaşadığı “Güney Irak” bölgesinde her ne kadar Şii din adamları Ayetullah Sistani, Muhammet Said El Hekim ve Mukteda Es Sadr gibi kişilerin etkinliği belirleyici olsa da, Bağdat’ta bir Şii Başbakan görmek uzun yıllardır bölge halkının sempatisini çeken ve destek vermesini sağlayan bir etkendir.Ülkenin genelinde var olan yoksulluk ve yolsuzluk uçurumu güney Irak’ta da görülen bir durum olmasına rağmen, kutsal Kerbela ve kutsal Necef kentlerinin burada bulunuşu ve bu kentlere dönük ziyaretçi sayısının her geçen yıl artması da bir nevi hac turizmi etkisi yaratmış ve Irak’ın en hareketli bölgesi olmasını sağlamıştır.

Haydar Abadi

Kuzey Irak’ta başta Kürdistan referandumu sorunu ve IŞİD sonrası ortaya çıkan enkaz ile baş etmeye çalışan Bağdat yönetimi, komşu Suriye’de var olan ve giderek tüm bölge ülkelerinin karıştığı kaostan da en az zararla çıkmayı hedeflemektedir. Bağdat yönetiminin pek çok sıkıntı ve sorun yumağı içerisinde almış olduğu 12 Mayıs 2018 tarihinde ülke genelinde genel seçim kararı, Kürtler, Türkmenler ve Sünni bloğun nasıl bir muhalefet izleyeceği ve İslami Dava Partisi’nin geçmişin sorunlu izlerini silip silemeyeceği ile şekillenecektir. Ayrıca yine Başbakan Haydar İbadi ve Dava Partisi’nin Irak genelinde bağdaştırıcı bir rol izleyip izleyemeyeceğine ikna etmesi de seçimlerin sonucuna önemli etki yaratacaktır. Tüm bunların bu gelişmeler ne kadar olumlu olursa kazanan Irak halkı olduğu gibi Irak demokrasisi de olacaktır ve huzurlu ve demokratik bir Irak bölgeye de güzel bir örnek teşkil edecek ve bölge demokrasisini de hızlı bir evrimden geçirecek güce erişecektir.

 

Ali İzzet KEÇECİ

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.