KISA AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ TARİHİ

upa-admin 08 Mart 2019 652 Okunma 0
KISA AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ TARİHİ

2018 yılında, Say Yayıncılık işbirliği tarafından yayımlanan ve Can Evren Topaktaş’ın Türkçe’ye çevirdiği Kısa Amerika Birleşik Devletleri Tarihi isimli eser toplam 415 sayfa olup, eserin orijinal adı A Little History of the United States şeklindedir. Bu eserin yazarı ise James West Davidson’dır. Yazar, bu eserini kaleme alma nedenini, “Bu kitap Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşunun tarihini anlatmaktadır. Bu tarih beş yüzyıldan uzun bir süreye yayılan olağanüstü bir hikâyedir. Bir ulusun çok çeşit halkların yaşadığı bir kıtaya nasıl yayıldığını ve bu halkıların özgürlük ve eşitlik ilklerini temsil eden bir bayrağın altında nasıl birleştiğini açıklayan bir hikâyedir”[1] şeklinde açıklamıştır. Bu çalışmada, yazar tarafından anlatılan bu hikâyenin içerisinde nelerin olduğu aktarıldığına değinilecektir.

James West Davidson

Yazar James West Davidson, Yale Üniversitesi Tarih bölümünü bitirmiş ve yine aynı üniversitede ABD Tarihi dalında doktora yapmıştır. Davidson, ilerleyen yıllarda ABD tarihi üzerine pek çok kitap yazmış ve kaleme aldığı ortaokul, lise ve üniversite ders kitaplarını milyonlarca öğrenci okumuştur. Saygın tarihçi, aynı zamanda National Geographic Society’nin tüm zamanların en iyi 100 macera kitabından biri değerlendirdiği Great Heart: The History of a Labrador Adventure (Büyük Cesaret: Bir Labrador Macerasının Tarihi) adlı kitabın iki yazarından biridir.

Yazar, eserinin başlangıç kısmında “Okyanus Amirali” lakaplı Amiral Kristof Kolomb’un Nina, Pinta ve Santa Maria gemileri ile Atlas Okyanusu’ndaki beş haftalık macerasına değinmiştir. Yazar, Kolomb’un bu macerasının temelinde ünlü İtalyan tüccar Marco Polo’nun Çin’e -eski adıyla Hıtay’a- yapmış olduğu gezinti ve buradaki zenginliklerden bahsetmesi olduğu görüşüne yer vermektedir. Yazar, eserinde, her ne kadar Kuzey Amerika MÖ 1000 yılında Leif Erikson önderliğinde bir grubun -Norveçlinin “Vinland” şeklinde tanımladığı- Kanada’nın Newfoundland bölgesine ayak basmış olduklarını söylemesine karşın, zamanla buradaki yerleşim yerlerinin yok olması ve Avrupalılar tarafından unutulduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, yazar tarafından Kolomb’un 1492 yılında 24.708.323 kilometrekarelik Kuzey Amerika’daki küçük bir parça olan San Salvador adasına yapmış olduğu ilk gezintinin önemli olduğunu belirtilmiştir. Bunların haricinde, yazar, eserinde, Kuzey Amerika’nın yeryüzü şekillerinden ve ikliminden de bahsetmiştir.

Eserin ilerleyen bölümlerinde ise, Kuzey Amerika’daki Kızılderililer, Eskimolar ve Aztekler hakkında bilgilere yer veren yazar, Amerika’nın Kaliforniya (California) kıyılarına 1429 yılında ulaşan Çinli Amiral Zheng’in yapmış olduğu keşfe ve bu keşifte kullandığı mürettebatla Kristof Kolomb’un mürettebatı üzerinden bir karşılaştırma yaptığı görülmüştür. Ancak yazar, bu yıllarda Çinliler ile Moğollar arasında yaşanan çatışmalar sonrasında hazine aramak adına inşa edilen bu gemilerin inşasının sona erdiğini yazmıştır. Eserde, Kolomb’un yapmış olduğu bu keşifle aynı zamanda kölelik ve altın çıkarma gibi girişimlerin başladığı da vurgulanmıştır. Bu girişimleri ise, yazar, Balboa, Cortes ve Pizarro gibi acımasız isimler üzerinden aktarmıştır.

Kısa Amerika Birleşik Devletleri Tarihi

Eserde, yazar tarafından Avrupa’dan Amerika’ya ve Afrika’dan Amerika’ya götürülen bitkilerden de bahsedilmiştir. Yazar, Avrupa’dan Amerika’ya götürülen bitkileri karahindiba, çayır salkım otu, kavun, turp ve soğan şeklinde sıralarken, Afrika’dan Amerika’ya gelen bitkilerin limon, portakal, muz ve incir olduğuna değinmiştir. Zamanla bu bitkilerin Amerika’dan dünyaya yayıldığı yazar tarafından eserin içerisinde vurgulanmıştır. Ayrıca yazar tarafından Amerika kıtasına yapılan “Yeni Dünya” tanımlamasına bir eleştiri olarak, kıtada var olan bir dünyadan daha da yenisinin kurulduğunun doğru olduğunu ortaya konmuştur.

Yazarın, eserinde, 16. yüzyılın ilk dönemlerinde Almanya’da ortaya çıkan Martin Luther’e de değindiği görülmüştür. Luther’in yapmış olduğu mücadeleye ve 95 maddelik tezine işaret eden yazar, Protestanlar için önemli bir isim olan Jean Calvin’e de değinmiştir. Ayrıca yazar, eserinde, Avrupa kıtasında bu dönemlerde yaşanan din savaşlarının kısa süre sonra Amerika, özellikle de Kuzey Amerika bölgesinde de yaşandığını vurgulamıştır. Öyle ki, yazar tarafından, eserde, Amerika kıtasında “Püriten” felsefenin yerleştiği ve bunun Birleşik Devletler’in temeli olduğu belirtilmiştir.

17. yüzyılda “hacı” şeklinde tarif edilen grubun önceden belirlenen rotanın dışında farklı bölgelere yerleşmesi sonrasında yerleşilen bölgelerdeki toprağı geliştirdiklerini belirten yazar, eserinde, özellikle kahve ve şeker gibi gıda ürünlerinin sürüklediği şirket benzeri oluşumların ortaya çıktığına değinmiştir. Ayrıca, yazar tarafından, toprağın gelişmesi ve bu gelişim sürecinin New England, Jamestown, Virginia ve Maryland gibi şehirlerin kurulmasına öncülük ettiği tespiti yapılmıştır. Bunun yanında, yazar, bu bölgelerdeki yaşam şartlarına bağlı olarak ortalama yaşam sürelerine dair verileri de ortaya koymuştur. Eserde, yazar, Avrupa’da gelen devletlerin Kuzey Amerika kıtasında kendi isimleri ile kurmuş oldukları Yeni İngiltere, Yeni Hollanda ve Yeni İsveç gibi yerleşim yerlerinden bahseder. Ayrıca, yazar, eserde, bu yerleşimleri arasında özellikle İngiltere ile Hollanda arasında yaşanan rekabete ve köle ticaretine değinmiştir.

Ayrıca, kitapta, 18. yüzyılda Britanya tarafında Amerika’ya köle ve hizmetkâr aktarımlarının yapıldığı bir dönemde 1723 yılında Benjamin Franklin öncülüğünde gerçekleştirilen “Aydınlanma” hareketi ve aynı yıl yaşanan Jonathan Edwards tarafından başlatılan “Büyük Uyanış” (Great Awakening) hareketi gibi iki olağan dışı olaydan bahsedilmiştir. Ayrıca, yazar, eserinde, aslında ülkeler arasında yaşanan ilk gerçek dünya savaşının 1914 yılında yapıldığının hatalı olduğunu belirtmiştir. Yazar, ilk dünya savaşının 1754 yılında Amerika’da yaşandığı ve bu savaşın da 22 yaşındaki Virgianalı Yarbay George Washington tarafından Ohio Country kırsalında başlatıldığı ifade edilmiştir. Yaşanan bu savaşın İngilizler, Fransızlar, İspanyollar ve Hollandalılar arasında olduğu da ayrıca vurgulanmıştır.

1756-1763 yılları arasında, İngiltere ile Fransa arasında yaşanan Yedi Yıl Savaşları’nın tarafların hâkimiyetleri altında olan sömürge topraklarında değişimlere neden olduğu belirten yazar, özellikle 1776 yılında Amerika’da yaşanan değişimleri gözler önüne sermiştir. Yazar tarafından, eserde, Yedi Yıl Savaşları sonrasında İngiltere tarafından faturanın Amerika’daki sömürgelere ödetilmeye çalışılması ve bunun da vergilerle tahsil edilme girişiminin Amerika’daki koloniler tarafından İngiltere’den gelen malların kırılması, parçalanması ve protesto edilmesi şeklinde karşılık gördüğü aktarılmıştır. Amerika’da yaşanan bu gelişmelerin temelindeyse, İngiltere içerisinde temsil edilme isteği yer almaktadır. Bu istek temelinde gelişen olaylar, 1774 yılında Amerika’da ilk Kıta Kongresi’nin Philadelphia’da toplanmasına ön ayak olmuştur. Bu kongre, 1776 yılında Thomas Jefferson öncülüğünde başlayacak olan bir devrimin de başlangıcı olacaktır. Öyle ki, yaklaşık 10 yıl sonra Amerika kıtasında Britanya’ya karşı yapılan mücadelenin galibi Amerikalılar olmuştur.

Amerikalıların Britanya’ya karşı elde etmiş olduğu bu başarı, Amerika kıtasında birlikte hareket etmenin de önünü açmıştır. Öyle ki, eserde yazar tarafından “Birleşik Devletler” veya “Amerikalılar” vurgusunun yapıldığının ortaya konulduğu görülmüştür. Yazar tarafından, eserde, devletin kurumsallaşması ve kurulması için George Washington liderliğinde gerçekleştirilen ve anayasal düzlemde yapılan çalışmaların etkili olduğu ifade edilmiştir. Eserde, devlet içerisinde yasama, yürütme ve yargı erklerinin düzenlenmesine ilişkin gelişmelerden de bahsedilmiştir. Bu düzenlemelerin Kuzey ve Güney bölgeleri arasında gerçekleşen tartışmaların içerisinde ortaya çıktığını belirten yazar, ayrıca Amerika’da devlet yapılanması noktasında üç önemli isim olan ABD’nin ilk Devlet Başkanı George Washington, Dış İşleri Bakanı Thomas Jefferson ve Hazine Bakanı Alexander Hamilton hakkında bilgilere yer vermiştir. Hatta yazar, Thomas Jefferson öncülünde oluşan Cumhuriyetçi ve Alexander Hamilton öncülünde oluşan Federalist grupların ilk adımlarının ortaya çıktığını vurgulamıştır.

Yazar, eserin ilerleyen bölümlerinde ABD içerisindeki Cumhuriyetçiler ile Federalistler arasında yaşanan ABD Başkanlığı yarışlarından ve devletin topraklarının Thomas Jefferson döneminde satın alma yoluyla iki katına çıkarıldığından bahsedilmiştir. Bunun yanında, eserde, geçmiş dönemde ABD’ye Başkanlık yapan kişilerden pamuğun kıta içerinde yükselişine ve bu yükseliş nedeniyle artan kölelikten ve devletin sınırlarının Atlas Okyanusu’ndan Büyük Okyanus’a kadar yaşamış olduğu genişlemeye yer verilmiştir. Ayrıca, yazar, eserinde, 1860 yılında ABD Başkanı olan Abraham Lincoln döneminde birlik içerisinde yaşanan gelişmelerden ve Lincoln’un uğradığı suikast sonrasında öldürülmesinden bahsetmiştir. Kölelik konusunda yaşanan tartışmaların bu dönemde de devam ettiğini belirten yazar, ABD’de çiftliklerden şehirlerin ortaya çıktığını ve bu şehirlerin de demiryolları ile birbirlerine bağlandığını aktarmıştır. Öyle ki, bu gelişmelerin aynı zamanda şirket yapılanmalarının ve işçi sendikalarının ortaya çıkmasında ön ayak olduğu vurgulanmıştır. Özetle, ABD’nin 400 yıllık gibi uzun bir dönem zarfında büyük bir ülke halini aldığı belirtilmiştir.

20. yüzyılın başlarındaki ABD Başkanlarından da bahseden yazar, ABD’nin Birinci Dünya Savaşı’na nasıl girdiğine ve savaşın kaderini nasıl etkilediğine değinmiştir. Yazar, savaşa İtilaf devletlerinin yanında yer alan ABD’nin ülke içerisinde yaşadığı ekonomik sorunlardan, yani Kara Perşembe (24 Ekim 1929) ve Kara Salı (29 Ekim 1929) gibi kriz günlerinden bahsetmiştir. Ardından, yazar, eserinde, 1933 yılında ABD Başkanı olan Franklin Delano Roosevelt karşısında Almanya’da da o dönemde Adolf Hitler’in başa geçtiğini belirtmiştir. Devamında ise, yazar tarafından Hitler yönetimindeki Almanya’nın saldırgan politikasına İtalya ve Japonya gibi devletlerin katılmasının İkinci Dünya Savaşı’nın ortaya çıkmasına neden olduğu vurgulanmıştır. 1939 yılında başlayan İkinci Dünya Savaşı’nın ABD’nin Başkan Harry Truman döneminde Japonya’ya atmış olduğu iki atom bombası ise sona erdiğini belirten yazar, ardından ABD ve Sovyetler Birliği’nin liderlik yapmış oldukları bir dönemin, yani Soğuk Savaş döneminin ortaya çıktığını anlatmıştır. Yazar, eserinde, bu dönemde, ABD’nin Marshall Yardımları’nı gerçekleştirdiğine, Kore Savaşı’na öncülük ettiğine, Küba Krizi’ne karıştığına ve Vietnam Savaşı gibi olaylara girdiğine vurgu yapmıştır. Ayrıca, yazar, eserinin son bölümlerinde 1991 yılında Soğuk Savaş dönemin sona ermesinden on yıl sonra ABD’ye El Kaide lideri Usama Bin Ladin tarafından İkiz Kuleler’e saldırılar gerçekleştirdiğinden ve 2011 yılında bu saldırıları gerçekleştiren Ladin’in yakalandığından bahsetmiştir.

Sonuç olarak, James West Davidson tarafından kaleme alınan ve Can Evren Topaktaş tarafından çevirisi gerçekleştirilen Kısa Amerika Birleşik Devletleri Tarihi isimli eserde, yazar, ABD tarihini çok iyi bir şekilde özetlemeyi başarmıştır.

 

Serdar ÇUKUR

 

[1] James West Davidson (2018). Kısa Amerika Birleşik Devletleri Tarihi. II. Baskı. Çev. C. E. Topaktaş. İstanbul: Say Yayıncılık. s. 12.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.