HİNDİSTAN’DA YAŞANAN OLAYLAR VE GİDEREK ARTAN MÜSLÜMANLARA YÖNELİK SALDIRILAR

upa-admin 11 Mart 2020 11.105 Okunma 0
HİNDİSTAN’DA YAŞANAN OLAYLAR VE GİDEREK ARTAN MÜSLÜMANLARA YÖNELİK SALDIRILAR

Hindistan’da Müslümanlarla sağ radikaller arasında çatışmalar son dönemde artarak devam etmektedir. Hindistan’ın çeşitli eyaletlerinde 31 Aralık 2014’ten önce ülkeye giren gayrimüslim göçmenlere vatandaşlık verilmesine imkân tanıyan, ancak aynı durumdaki Müslümanları kapsam dışı tutan düzenleme, 9 Aralık 2019’dan bu yana protesto ediliyor. Hindistan’ın skandal düzenlemesine tepki gösteren Müslümanlara yönelik saldırılara ise, Hindistan polisi müdahalede bulunmuyor. Çatışmalarda şimdiye kadar 47 kişi hayatını kaybetmiş ve 200’den fazla kişi yaralanmıştır. 80 günden fazla bir süredir Hindistan’da halk protestoları ve isyanları geniş bir şekilde yayılmıştır.

Bu çekişme ve çatışmaların esas nedeni, hükümetin vatandaşlıkla ilgili yasada değişiklik yapmak istemesine yönelik teklifi olmuştur. Hindistan’da geçen yılın sonunda onaylanan yeni vatandaşlık yasası, Pakistan, Bangladeş ve Afganistan’dan ülkeye gelen ve Müslüman olmayan yasadışı mültecilere vatandaşlık hakkı tanıyor. 2014’ten bu yana iktidarda olan Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Hindu milliyetçisi BJP (Hindistan Halk Partisi), Müslümanlara ayrımcılık politikaları gütmek ve laik anayasayı ihlal etmekle suçlanıyor. Yasaya karşı çıkanlar sadece Müslümanlar da değil; fakat tırmanan gerginlik, halk tabanında Hindular ve Müslümanları karşı karşıya getiriyor.

Formal olarak değişikliklere, iktidarın göçmen akınını (özellikle de Bangladeş’ten gelen göçmen akınını) kontrol etme isteği sebep oldu. Aslında yasadaki değişiklik, yerel ahalinin büyük bir kısmının damgalanmasına neden olacak. Bu değişiklikler de, ülkedeki çok büyük bir ulusal azınlık olan Müslümanları etkileyecek. Müslümanların yaşadığı bölgelerde barikatların ve kalıcı isyan kamplarının kurulması genel olarak bununla açıklanabilir. Olaylara ilişkin haberlerde, polis müdahalesine karşı 7/24 direnenlerin büyük bir kısmının Müslüman kadınları olduğu da belirtilmiştir. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hindistan’a ziyareti sırasında iktidarda olan partilerden birinin üyesinin Delhi polislerine itirazı ise şu şekilde olmuştur: “Eğer Jafarabad ve Cand Bakh bölgeleri 3 gün boyunca isyancılardan temizlenmezse, bu işle kendim ilgileneceğim”. Bu puslu ifade, birçok anlamda açıklanabilir. Fakat birşey kesindir ki, bu konuşma provokatif olarak değerlendirilmiştir.

Tüm bu olaylar, Hindistan’ın İç İşleri Bakanı Amit Şah’ın (Amit Shah) kontrolündeydi. Amit Şah, vatandaşlıkla ilgili yasanın değiştirilmesinin esas destekleyicilerindendi. Şarkiyatçı ve Hind araştırmacısı Natalia Kuzevata’ya göre, şu anda olaylar bir nebze sakinleşmiş durumdadır. Fakat o, bu durumun uzun süreli olmayacağını ve bunun geçici bir durum olduğunu söylüyor. Şehirde gerilim ise artarak devam etmektedir. 

Çatışmanın odak noktası olarak, Hindistan Halk Partisi’nin geçen senenin yazında federal seçimleri ikinci kez kazanmasının ardından hükümet kurulunu yenilemesi ve bunun da olayların başlamasına neden olması belirtiliyor. Diğer taraftan, bu olayları İngilizlerin tarihsel olarak dini itikadlarından dolayı Hindistan ve Pakistan’ı ayırmasıyla da açıklayabiliriz. Şaşırtıcı görünebilir; ama Hindistan’da seçimler yeterince şeffaf bir şekilde yapılmaktadır. BJP’nin federal düzeyde rakibi yoktur; ama illerde, iktidar partisi yerel rakiplerine yenilebiliyor. Şöyle ki, 3-4 hafta önce merkezde şehir seçimlerinde üçüncü kez Aam Aadmi Partisi kazandı. Şimdi oradaki itirazlar da güçlenmektedir.

Hükümet ise, sık sık test edilmiş yöntemleri kullanmakta; protestocuların toplu şekilde tutuklanması, protesto alanlarının dağıtılması, itirazlar zamanında internet erişiminin kapatılması vs. Protestocu gruplar ise, Mahatma Gandi’yi anımsatan sakin itiraz yöntemleriyle, şiddet uygulamadan ve genel sloganlarla yeni yasalara karşı çıkmaktalar. Delhi’deki en büyük Şahinbag Meydanı dinlenme günlerinde çok sayıda insanı bir araya getiriyor ve protestolar ve mitingler giderek yaygınlaşıyor. Protestocular, İç İşleri Bakanı Amit Şah’ın istifasını talep ediyorlar. Ancak hiçbir taraf geri adım atmak istemiyor, bu durumda ise şiddet artmaktadır. Hatta durumun daha da kötüleşmesi bekleniyor.

 

Nisa MAMMADOVA

   

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.