SURİYE DEVLET BAŞKANI AHMED ŞARA’NIN WASHINGTON ZİYARETİ: ŞAM’IN ULUSLARARASI SİSTEME EKLEMLENME ARAYIŞI

upa-admin 11 Kasım 2025 2.362 Okunma 0
SURİYE DEVLET BAŞKANI AHMED ŞARA’NIN WASHINGTON ZİYARETİ: ŞAM’IN ULUSLARARASI SİSTEME EKLEMLENME ARAYIŞI

Giriş

2025 yılının Kasım ayı, Ortadoğu diplomasisi açısından yeni bir dönüm noktasına sahne oldu. Suriye’nin geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, uzun yıllar sonra ilk kez Washington’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, yalnızca Suriye’nin değil, aynı zamanda tüm bölgenin geleceğini etkileme potansiyeli taşıyan bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Zira 2011’de başlayan iç savaşın ardından, Batı dünyasından izole edilen Suriye yönetiminin yeniden uluslararası meşruiyet zeminine dönme çabası nihayet açık biçimde görünür hale geldi.

Savaşın Gölgesinden Diplomasi Masasına

Suriye, 2011’de başlayan iç savaş sürecinden bu yana bölgesel çatışmaların, vekalet savaşlarının ve büyük güç rekabetinin merkezinde yer aldı. On yılı aşkın bir süre boyunca, Esad yönetiminin dış politikası Moskova ve Tahran eksenine sıkı biçimde bağlı kaldı. Ancak 2024 sonunda gerçekleşen siyasi dönüşüm ve Ahmed Şara’nın geçiş dönemi lideri olarak göreve gelmesiyle birlikte, Şam yönetimi yeni bir yönelim arayışına girdi. Onun liderliğinde, Şam, Batı ile temkinli bir yakınlaşma stratejisi geliştirmeye başladı. Şara, ideolojikten ziyade teknokratik isimleri göreve getirerek radikal siyasete mesafeli bir duruş sergiledi ve Türkiye’nin de desteğiyle uluslararası toplumdan kabul görmeye başladı. Bu bağlamda, Washington’a yapılan bu ziyaret, Şara döneminin diplomatik açılımının en görünür ve somut adımı olarak değerlendiriliyor.

Ziyaretin Arka Planı: Yaptırımlar ve Yeniden İnşa Arayışı

Şara’nın ABD ziyareti, birkaç temel stratejik amaca dayanıyor. Bunların başında, 2019 yılında yürürlüğe giren “Caesar Act” yaptırımlarının kaldırılması veya hafifletilmesi talebi geliyor. Bu yaptırımlar, savaş boyunca rejimle ilişkili kişi ve kurumlara yönelik ekonomik ve finansal kısıtlamalar getirerek, Suriye ekonomisini neredeyse felç etmişti.

Ziyaret sırasında gündeme gelen başlıca konular şunlardı:

  • Yaptırımların gevşetilmesi ve insani ticaretin önü açılması,
  • Suriye’nin yeniden inşasında Amerikan ve Batılı yatırımcıların yer alması,
  • Terörle mücadelede istihbarat paylaşımı ve sınır güvenliği,
  • Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Kürt bölgelerinin statüsü,
  • İsrail-Suriye geriliminin düşürülmesi.

Washington kaynaklarına göre, Şara’nın görüşmeleri sadece Beyaz Saray’daki protokol düzeyinde kalmadı; Dışişleri Bakanlığı, Pentagon ve USAID yetkilileriyle de teknik düzeyde toplantılar gerçekleştirildi. Şara, bu temaslarda “yeni Suriye yönetiminin meşruiyeti, reform süreci ve yeniden yapılanma planı” konularında detaylı bir vizyon sundu.

Şara’nın Mesajı: “Suriye Halkı Barış ve Kalkınma İstiyor”

Ziyaretin en dikkat çekici yönlerinden biri, Şara’nın uluslararası topluma verdiği “normalleşme” mesajıydı. Şara, Washington’daki basın toplantısında şu ifadeleri kullandı: “Suriye halkı, on yılı aşkın bir yıkımın ardından artık yalnızca barış, yeniden inşa ve uluslararası işbirliği istiyor. Bizim diplomatik adımlarımız, geçmişteki hesaplaşmaları değil, geleceği inşa etmeyi hedefliyor.” Bu söylem, Şara yönetiminin geçmiş Esad döneminden farklı bir çizgide ilerlediğini göstermekteydi. Özellikle insan hakları, mülteci dönüşü ve ulusal uzlaşı konularında Şara’nın daha esnek bir yaklaşım sergilediği gözlendi.

ABD’nin Perspektifi: Yeni Bir Ortadoğu Mimarisine Doğru

Washington açısından ise, Ahmed Şara’nın ziyareti, Suriye ile yeniden ilişki kurmak için stratejik bir fırsat olarak değerlendirildi. Biden yönetimi sonrası Amerikan dış politikası, “bölgedeki maliyeti yüksek müdahalelerden kaçınma” stratejisini sürdürürken, aynı zamanda Çin ve Rusya’nın etkisini sınırlamayı hedefliyor. Bu çerçevede, Suriye’nin tamamen Rusya ve İran ekseninde kalmasının önüne geçmek, ABD açısından hem güvenlik, hem de diplomatik prestij açısından önem taşıyor. Şara’nın ziyareti, Washington’un bu hedefi için yumuşak bir diplomatik araç sundu. Amerikan basınında çıkan yorumlarda, bu ziyaret “ABD’nin Ortadoğu’daki diplomatik alanını yeniden genişletme çabası” olarak nitelendirildi. Özellikle enerji koridorları, göç rotaları ve Doğu Akdeniz güvenliği bağlamında Suriye’nin yeniden uluslararası sistemde yer alması, bölgesel dengeyi etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıktı.

Bölgesel Yankılar: Türkiye, İran ve İsrail Dengesi

Şara’nın ABD ziyareti, bölgedeki diğer aktörler tarafından da dikkatle izlendi.

Türkiye, özellikle kuzey Suriye’deki güvenli bölge politikası ve Kürt unsurların statüsü konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyor. Ankara, Suriye’nin ABD ile yakınlaşmasının kendi güvenlik çıkarlarını nasıl etkileyeceği konusunda temkinli bir diplomasi yürütüyor.

İran ise bu gelişmeden memnun değil. Şara yönetiminin Batı ile ilişkilerini güçlendirmesi, Tahran’ın Şam üzerindeki siyasi ve ekonomik etkisini zayıflatabilir. Bu nedenle İran medyasında ziyaret “Batı’nın yeni oyun planı” olarak yorumlandı.

İsrail cephesinde ise dikkat çekici bir sessizlik hâkim. Tel Aviv yönetimi, Suriye’nin yeniden uluslararası meşruiyet kazanması halinde Golan Tepeleri meselesinin yeniden gündeme gelmesinden endişe ediyor. Ancak İsrail açısından Şara döneminde Şam’ın daha pragmatik bir çizgiye kayması, uzun vadede dolaylı güvenlik faydaları da doğurabilir.

Ekonomik Boyut: Yeniden İnşa ve Yatırım İhtiyacı

Suriye’nin savaş sonrası dönemde en büyük ihtiyacı, hiç kuşkusuz ekonomik toparlanmadır. Şara yönetiminin öncelikli hedeflerinden biri, altyapı yatırımlarını yeniden başlatmak, enerji hatlarını onarmak ve sanayi üretimini canlandırmaktır. ABD ziyareti kapsamında, Amerikan şirketleriyle enerji, sağlık ve tarım alanlarında yatırım olanaklarının görüşüldüğü, ayrıca uluslararası finans kuruluşlarının yeniden Suriye projelerine dahil edilmesi için diplomatik girişimlerde bulunulduğu bildiriliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın da bu süreci yakından takip ettiği, Suriye’ye “kademeli mali destek” sağlanmasının olasılıklar arasında değerlendirildiği belirtiliyor.

Ziyaretin Sembolik Anlamı: İzolasyondan Normalleşmeye

Ahmed Şara’nın ABD ziyareti, sadece diplomatik veya ekonomik bir gelişme olarak değil, aynı zamanda sembolik bir dönüşüm olarak da önem taşıyor. On yılı aşkın süre boyunca “parya devlet” statüsünde görülen Suriye’nin liderinin Beyaz Saray’da ağırlanması, Ortadoğu’daki diplomatik haritanın yeniden şekillendiğinin göstergesidir. Bu ziyaret, Suriye’nin uluslararası sisteme yeniden entegre olma sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak tarihe geçecektir. Ancak bu sürecin başarıya ulaşması, yalnızca dış politik açılımlara değil, içeride atılacak demokratikleşme, hukukun üstünlüğü ve ekonomik reform adımlarına da bağlıdır.

Sonuç: Yeni Bir Sayfa mı, Geçici Bir Fırsat mı?

Ahmed Şara’nın ABD ziyareti, Suriye için bir dönüm noktası olarak görülebilir; ancak bu fırsatın kalıcı bir kazanıma dönüşüp dönüşmeyeceği henüz net değil. Şara yönetimi, iç istikrarı sağlamak, ulusal uzlaşıyı güçlendirmek ve dış dünyayla dengeli ilişkiler kurmak zorunda. ABD açısından da bu ziyaret, “Suriye ile yeniden ilişki kurma” yönünde sembolik bir jestten öteye geçip geçemeyeceğiyle değerlendirilecektir. Ortadoğu, son on yılda çok kez yeniden dizayn edildi. Ancak bu kez, Ahmed Şara’nın adımı belki de bölgeyi yıkımdan yeniden yapılanmaya, çatışmadan diplomasiye taşıyabilecek bir kırılma yaratabilir. Bu ziyaret, eğer doğru yönetilirse, Suriye’nin modern tarihindeki en önemli barış ve diplomasi sayfalarından biri olarak anılabilir.

Oğuzhan MANİOĞLU

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.