Giriş
Rusya, 20 Eylül 2026 tarihinde Devlet Duması’nın 9. dönem üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından 16 Haziran 2026 tarihinde imzalanan kararnameyle seçim tarihi resmen belirlenmiş, Rusya Merkez Seçim Komisyonu ise oy verme işlemlerinin 18-20 Eylül tarihleri arasında üç güne yayılarak gerçekleştirileceğini açıklamıştır.
Normal şartlarda Rusya’daki parlamento seçimlerinin uluslararası kamuoyunda Devlet Başkanlığı seçimleri kadar yoğun ilgi görmediği söylenebilir. Bunun temel nedenlerinden biri, 2000’li yıllardan itibaren Единая Россия – Yedinaya Rossiya (Birleşik Rusya’nın) siyasal sistem içerisindeki belirleyici konumu ve parlamentodaki güç dengelerinin büyük ölçüde öngörülebilir hale gelmesidir. Ancak 2026 seçimleri, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 5. yılı içinde gerçekleştirilmesi nedeniyle önceki seçimlerden farklı bir siyasal atmosferde yapılacak gibi görünüyor.
Bu atmosferi daha da dikkat çekici hale getiren gelişme ise Rusya’nın en eski liberal siyasi oluşumlarından biri olan Yabloko’nun (Росси́йская объединённая демократи́ческая па́ртия “Я́блоко” – Rossiyskaya obyedinyonnaya demokraticheskaya partiya “Yabloko”) federal aday listesinin 10 Ağustos 2026 tarihinde Rusya Yüksek Mahkemesi tarafından iptal edilmesi olmuştur. Karar, ilk bakışta parlamentoda temsil edilmeyen ve günümüz Rus siyasetinde sınırlı bir seçmen tabanına sahip bir partinin seçimlere katılımına ilişkin hukuki bir uyuşmazlık olarak görülebilir. Ancak meselenin önemi, Yabloko’nun mevcut Rus siyasi sistemi içerisindeki ağırlığından çok, 2022 sonrasında savaş konusunda benimsediği farklı siyasi pozisyonda ortaya çıkıyor.
Yabloko, 2026 seçimlerine ateşkes, diplomasi ve savaşın sona erdirilmesi çağrısını kampanyasının merkezine yerleştirerek girmeye hazırlanmaktaydı. Partinin seçim programı, diğer ekonomik ve sosyal meselelerden önce barış, özgürlük ve siyasi baskının azaltılması gibi temaları öne çıkardı. Dolayısıyla, Yabloko meselesi Rusya’da savaş devam ederken savaşın geleceğine ilişkin alternatif bir siyasi söylemin seçim sistemi içerisinde ne ölçüde temsil edilebildiği sorusunu da beraberinde getirmekte.
Yabloko
Yabloko, bugünkü konumuna bakılarak değerlendirilmemesi gereken bir siyasi oluşumdur (bkz: https://politikaakademisi.org/2021/05/02/rusyada-siyasi-partiler/). Parti, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından şekillenen yeni Rus siyasal hayatının en eski siyasi hareketlerinden biridir. 1993 yılında Grigory Yavlinsky ve çalışma arkadaşlarının öncülüğünde oluşturulan seçim bloğundan doğmuş, daha sonra kurumsal bir siyasi parti haline gelmiştir.
1990’lı yıllarda Yabloko, liberal ve demokratik Rus seçmenler arasında belirli bir ağırlığa sahipti. 1993 Duma seçimlerinde parti listesinde yüzde 7,86, 1995’te yüzde 6,89 ve 1999’da yüzde 5,93 oranında oy alabilmişti. Dolayısıyla, parti, bugünkü marjinal sayılabilecek konumunun aksine, Rusya’nın post-Sovyet dönemde şekillenen ilk parlamenter siyasal düzeninde dikkate değer bir aktördü.
Ancak Vladimir Putin döneminde Rusya’nın siyasal mimarisinin değişmesi, Birleşik Rusya’nın merkez parti konumuna yükselmesi, liberal muhalefet içerisindeki parçalanmalar ve Yabloko’nun geniş seçmen kitlelerine ulaşmakta yaşadığı güçlükler partiyi zaman içerisinde federal siyasetin dışına itti. Günümüzde Yabloko’nun Devlet Duması’nda milletvekili bulunmamaktadır; parti esas olarak bazı bölgesel ve yerel meclislerde sınırlı bir temsil gücünü sürdürmektedir.
Bu nedenle, 2026 Yabloko meselesini değerlendirirken önemli bir ayrım yapılmalıdır: Yabloko, Birleşik Rusya’nın iktidarını seçim yoluyla tehdit edebilecek büyüklükte bir siyasi aktör değildir. Dolayısıyla, partinin seçimlerden çıkarılmasını, Rus iktidarının iktidarı kaybetme korkusuna indirgemek fazlasıyla basitleştirici olacaktır. Meselenin asıl önemi niceliksel değil, nitelikseldir. Yabloko, Rusya’da yasal siyasi yapı içerisinde kalarak Ukrayna’daki askeri operasyonun sürdürülmesine açık biçimde alternatif bir politika öneren az sayıdaki kurumsal aktörden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Yabloko meselesinde özellikle hukuki terminolojinin doğru kullanılması gerekmektedir. Batı basınında Yabloko’nun seçimlere katılamama meselesi “partinin yasaklanması” şeklinde aktarılmış olsa da, Rusya Yüksek Mahkemesi’nin 10 Ağustos tarihli kararı teknik olarak partinin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmamış; Devlet Duması seçimleri için oluşturduğu federal aday listesinin kaydını iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme’nin resmi açıklamasına göre dava, milliyetçi çizgideki Rodina Partisi tarafından açılmıştır. Rodina, Yabloko’nun seçim kampanyasında fikri mülkiyet mevzuatını ihlal ettiğini; bazı metin, görsel ve videoları hak sahiplerinden izin almadan kullandığını ileri sürmüş, Yabloko’nun seçim hesabına para aktaran bazı kişilerin yabancı ülkelerden finansman alan kişilerden kaynak sağladığı ve parti lehine bazı materyallerin yabancı platformlarda yayımlandığı iddia edilmiştir. Mahkeme, bu gerekçeler doğrultusunda Yabloko’nun federal aday listesinin kaydını iptal etmiştir.
Davada dikkat çekici başka bir husus daha bulunmaktadır. Rodina tarafından Yabloko’nun bazı propaganda materyallerinin “aşırılıkçı faaliyet çağrıları” içerdiğine ilişkin iddialar da gündeme getirilmiş; ancak Yüksek Mahkeme, bu iddiaların mevcut dava kapsamında incelenemeyeceğini ve yeterli delil sunulması durumunda ayrı bir yargılamanın konusu olabileceğini belirtmiştir.
Yabloko yönetimi ise iddiaları kabul etmiyor. Parti Başkanı Nikolai Rybakov, mahkeme kararının ardından verilen kararın temyiz edileceğini açıklamış ve seçimlerden çıkarılmalarının doğrudan partiye değil, kendilerini siyasi olarak temsil etmek isteyen seçmenlere yönelik bir sınırlama oluşturduğunu savunmaktadır.
Savaş’ın Etkisi
Yabloko kararının asıl anlamı, Rusya’daki siyasi sistemin 2022 sonrasındaki dönüşümü içinde ortaya çıkmaktadır. Rusya’daki siyaset bilimciler ülkenin siyasal sistemini uzun süredir farklı kavramlarla açıklamaya çalışmaktadır. “Yönetilen demokrasi”, “rekabetçi otoriterlik”, “seçimli otoriterlik” ve “hegemonik parti sistemi” bu tartışmalarda kullanılan kavramlardan bazılarıdır. Vladimir Gelman gibi Rus siyasal sistemi üzerine çalışan akademisyenler de seçimlerin varlığını koruduğu, ancak siyasal rekabetin devlet tarafından farklı mekanizmalarla sınırlandırıldığı bir yapıya dikkat çekmiştir.
Rus siyasetinde seçimler tamamen işlevsiz kurumlar değil. Yerel yönetimlerden Devlet Duması’na kadar seçim mekanizması devam etmekte, farklı siyasi partiler yarışmakta ve seçmenin farklı toplumsal veya ekonomik talepleri belirli ölçülerde siyasal sisteme aktarılmaktadır. Bununla birlikte, sistem, iktidarın temel stratejik yönelimlerini doğrudan tehdit etmeyen bir rekabet alanının korunmasına dayanır. Bu noktada Rusya’daki “sistem içi muhalefet” kavramı önem kazanmaktadır. Kremlin’e veya hükümete belirli ekonomik, sosyal ve idari konularda eleştiriler yönelten siyasi partilerin varlığı, Rus siyasal sisteminin bir parçasıdır. Ancak devletin güvenlik politikası, dış politika yönelimi ve özellikle Ukrayna Savaşı gibi Kremlin tarafından stratejik ve varoluşsal düzeyde ele alınan konularda siyasal rekabet alanı belirgin biçimde daralmaktadır.
Yabloko’nun farklılığı, biraz da olsa, işte tam da burada ortaya çıkıyor. Parti, 2026 seçim kampanyasını tek başına ekonomik problemlere, sosyal politikalara veya yerel yönetimlerin sorunlarına dayandırmamış; doğrudan ateşkes ve diplomatik çözüm talebini seçim programının merkezine yerleştirmiştir. Bu nedenle, 20 Eylül seçimleri potansiyel olarak farklı bir işlev kazanabilirdi. Benim gibi Rus siyasetini yakından takip eden ve muhalif kesimlerin nabzını ölçen uzmanlar için de 20 Eylül seçimleri bu yönden dikkat çekiciydi. Yabloko’nun parlamentoya girip giremeyeceğinden bağımsız olarak, seçmenin bir bölümünün oy pusulası üzerinden doğrudan “savaşın sürdürülmesine karşı müzakere” yönünde siyasi bir tercih ortaya koyabilme potansiyeli rasyonel olarak vardı.
Yabloko’nun Muhalifleri Temsil Etme Potansiyeli
Yabloko’nun barış yanlısı söylemi ile Rus toplumunda son dönemde yükselen müzakere talebi arasında doğrudan bir seçmen ilişkisi kurmak pek mümkün değil. Başka bir ifadeyle, “Rusların çoğunluğu müzakere istiyor, dolayısıyla Yabloko çoğunluğu temsil ediyor” şeklinde bir çıkarım bilimsel açıdan doğru olmayacaktır.
Levada Center’ın Temmuz 2026 araştırması bu konuda bir tablo ortaya koydu. Araştırmaya göre Rusların yaklaşık üçte ikisi artık askeri faaliyetlerden barış görüşmelerine geçilmesini desteklemektedir. Buna karşılık Ukrayna ve Batı’ya barış anlaşması amacıyla taviz verilmesini destekleyenlerin oranı yalnızca yüzde 25 civarındadır. Aynı araştırmada katılımcıların yüzde 56’sı, anlaşma sağlanamaması durumunda Ukrayna’ya yönelik saldırıların arttırılması yönündeki düşüncesini desteklemekte.
Bu veriler ilk bakışta çelişkili görünebilir. Ancak Rus kamuoyunun mevcut ruh halini anlamak açısından son derece önemli. Rus toplumunun bir bölümü savaşın sona ermesini istemekte, fakat savaşın Rusya’nın yenilgisi veya Moskova’nın temel taleplerinden vazgeçmesi anlamına gelecek biçimde sona ermesini istememektedir.
Bu nedenle, Yabloko’nun seçimlere girebilmesi halinde alacağı oyunun, Rusya’daki bütün barış talebini ölçebileceğini varsaymak salt kesinlik sağlamayacaktı. Müzakereden yana olan seçmenlerin önemli bir bölümü aynı zamanda Vladimir Putin’i, Rus Ordusu’nu veya Moskova’nın savaşın gerekçelerine ilişkin temel anlatısını desteklemeye devam edebilir. Nitekim aynı kamuoyu araştırmaları, barış görüşmelerine geçilmesini destekleyenlerin oranı yükselirken Rus Silahlı Kuvvetleri’nin Ukrayna’daki faaliyetlerine yönelik genel desteğin de çoğunluk düzeyinde kaldığını göstermektedir.
Yabloko, toplumsal zeminin yalnızca belirli bir bölümünü temsil etmektedir: savaşa daha açık biçimde karşı çıkan, ateşkes isteyen ve Rusya’nın siyasi sisteminde daha liberal bir dönüşüm talep eden seçmenleri. Dolayısıyla, Yabloko’nun gerçek seçim gücünü olduğundan büyük göstermek de partinin temsil ettiği siyasi eğilimin önemini tamamen yok saymak da doğru bir analiz olmayacaktır.
Moskova Açısından Güvenlik Paradigması
Bununla birlikte, Kremlin’in siyasi yaklaşımını yalnızca seçim rekabetini azaltma amacı üzerinden değerlendirmek de Rus Devleti’nin 2022 sonrasında geliştirdiği güvenlik paradigmasını anlamada yetersiz kalacaktır. Kremlin, Ukrayna Savaşı’nı klasik anlamda sınırlı bir dış politika anlaşmazlığı olarak görmemekte. Kremlin’in resmî söyleminde savaş; NATO genişlemesi, Rusya’nın güvenliği, Batı ile uzun dönemli jeopolitik rekabet ve Rus devletinin geleceğiyle ilişkilendirilmektedir. Bu bakış açısı, iç siyasetteki muhalefete yaklaşımı da doğrudan etkiliyor. Batı ülkeleriyle bağlantılı finansman, yabancı kuruluşlarla temas, yabancı medya platformları veya devletin savaş politikasına yönelik radikal eleştiriler, savaş öncesi döneme kıyasla çok daha güçlü bir güvenlik merceğinden değerlendiriliyor. Yabloko davasında yabancı finansmanla bağlantılı para transferi iddialarının önemli bir gerekçe haline gelmesi de bu daha geniş siyasi ortamdan bağımsız düşünülemez.
Devlet açısından bakıldığında mesele yalnızca siyasi çoğulculuk değildir; savaş döneminde dış müdahaleye açık olduğu düşünülen alanların kontrol edilmesidir. Muhalefet açısından ise, aynı süreç, devlet güvenliği kavramının siyasi rekabeti sınırlandıracak ölçüde genişletilmesi anlamına gelmektedir. Yabloko meselesinin özünde de bu iki yaklaşımın çatışması vardır: Devlet güvenliğinin sınırları nerede bitmekte, meşru siyasi muhalefetin alanı nerede başlamaktadır?
2026 Duma Seçimleri Neyi Ölçecek?
20 Eylül seçimlerinin sonucunda Birleşik Rusya’nın siyasal sistem içerisindeki merkezî konumunu koruması elbette şaşırtıcı olmayacaktır. Bu nedenle seçimlerde asıl olarak takip edilmesi gereken konu, yalnızca hangi partinin kaç milletvekili kazanacağı değildir. Katılım oranı, büyük şehirlerdeki oy davranışı, genç seçmenin tercihleri, savaşın doğrudan ekonomik ve güvenlik etkilerini daha yoğun hisseden bölgelerde ortaya çıkabilecek farklılaşmalar ve sistem içerisindeki diğer partilerin performansı daha anlamlı göstergeler olabilir.
Yabloko’nun yokluğu, bu verilerin yorumlanmasını bizler için zorlaştırabilir. Çünkü seçim sisteminde savaşın sona erdirilmesini temel kampanya teması haline getiren ulusal bir parti listesinin bulunmaması, muhtemel protesto oylarının farklı partilere dağılmasına, sandığa gitmemeye veya geçersiz oy gibi davranışlara yol açmasına neden olabilir. Bu nedenle, 2026 seçim sonuçlarına bakarak “Rus toplumunun tamamı mevcut Ukrayna politikasını desteklemektedir” şeklinde bir sonuca ulaşmak da metodolojik olarak sorunlu olacak. Aynı şekilde Yabloko’nun seçim dışı bırakılmasını “Rus yönetimi toplumun çoğunluğunun savaşa karşı olduğunu bildiği için bu kararı aldı” şeklinde açıklamak da mantıklı olmayacak.
Sonuç
10 Ağustos 2026 tarihinde verilen kararın önemi, Yabloko’nun bugün kaç seçmene sahip olduğundan daha büyüktür. Yabloko 1990’ların Rusya’sında parlamentoda temsil edilen önemli liberal hareketlerden biri iken, bugün ulusal siyasetin çevresine itilmiş durumda. Partinin yakın gelecekte Rusya’nın iktidar yapısını değiştirebilecek bir seçim gücüne ulaşacağını gösteren somut bir veri de yok. 2026 Yabloko meselesi bu nedenle Rusya’nın Ukrayna Savaşı sonrasında geçirdiği iç siyasi dönüşümü anlamak açısından önemli bir örnek olarak karşımıza çıkmakta.
Rusya’nın 2000’li yıllarda gelişen merkezî siyasal sistemi, savaş koşullarında yeni bir aşamaya geçerken, devlet güvenliği, dış müdahale ve siyasi istikrar kavramlarının ağırlığı artmakta, özellikle savaş ve dış politika gibi stratejik alanlarda kabul edilebilir siyasal muhalefetin sınırları daralmaktadır. Bununla birlikte, Rus toplumuna ilişkin sonuçlar konusunda dikkatli olmak gerekir. Temmuz 2026 kamuoyu verilerinin ortaya koyduğu tablo, Rusların önemli bir bölümünün barış görüşmelerini desteklediğini; ancak aynı toplumun büyük kısmının Rus ordusuna desteğini sürdürebildiğini ve barış uğruna kapsamlı tavizlere sıcak bakmadığını göstermektedir. Dolayısıyla, Rusya’daki savaş yorgunluğu ile Kremlin karşıtlığı aynı şey değildir. Barış talebi ile Batı yanlısı siyasi yönelim aynı şey değildir. Yabloko’ya destek ile savaşın sona ermesini istemek de aynı şey değildir. Fakat tam da bu nedenle Yabloko’nun seçimlere katılımı anlamlı olabilirdi. Çünkü 20 Eylül seçimleri, Rus toplumunda açık biçimde ateşkes ve farklı bir dış politika talep eden kesimin gerçek büyüklüğünün ölçülebileceği nadir kurumsal kanallardan birini bizler için sağlayacaktı.
Şu an asıl mesele, savaşın beşinci yılına giren Rusya’da devlet ile toplum arasındaki ilişkinin nasıl yeniden tanımlandığı, güvenlik ile siyasal çoğulculuk arasındaki sınırın nerede çizildiği ve Kremlin’in savaş sonrası Rusya’sında ne tür bir siyasal sistem inşa etmek istediğidir. 20 Eylül 2026 seçimleri bu soruların tamamına elbette cevap vermeyecek. Ancak Yabloko’nun üzerinde bulunmadığı oy pusulası dahi, bugünkü Rusya’nın siyasi dönüşümüne ilişkin önemli bir veri olarak tarihe geçecektir.

Sadık ARPACI
Uluslararası İlişkiler, Rusya Uzmanı
Tel: +90 545 932 36 77
Email: by.sadik@hotmail.com
KAYNAKÇA
- Arpacı, S. (2021, 2 Mayıs). Rusya’da siyasi partiler. Uluslararası Politika Akademisi (UPA). https://politikaakademisi.org/2021/05/02/rusyada-siyasi-partiler/ (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- Gelman, V. (2014). The rise and decline of electoral authoritarianism in Russia. Demokratizatsiya: The Journal of Post-Soviet Democratization, 22(4), 503–522. https://eusp.org/sites/default/files/archive/M_center/503-522_Gelman.pdf (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- Levada Center. (2026, 6 Ağustos). Конфликт с Украиной в июле 2026 года: внимание, поддержка, переговоры, оценки ситуации [Temmuz 2026’da Ukrayna ile çatışma: İlgi, destek, müzakereler ve durum değerlendirmeleri]. https://www.levada.ru/2026/08/06/konflikt-s-ukrainoi-v-iyule-2026-goda/ (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- Levada Center. (2026, 7 Temmuz). Конфликт с Украиной в июне 2026 года: внимание, поддержка российских вооруженных сил, мнение о необходимости переговоров и применении ядерного оружия [Haziran 2026’da Ukrayna ile çatışma: İlgi, Rus Silahlı Kuvvetleri’ne destek, müzakereler ve nükleer silah kullanımına ilişkin görüşler]. https://www.levada.ru/2026/07/07/konflikt-s-ukrainoj-v-iyune-2026-goda-vnimanie-podderzhka-rossijskih-vooruzhennyh-sil-mnenie-o-neobhodimosti-peregovorov-i-primenenii-yadernogo-oruzhiya/ (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı. (2026, 16 Haziran). Указ Президента Российской Федерации о назначении выборов депутатов Государственной Думы Федерального Собрания Российской Федерации нового созыва [Devlet Duması yeni dönem milletvekili seçimlerinin belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi]. https://kremlin.ru/acts/bank/53341 (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- Rusya Federasyonu Merkez Seçim Komisyonu (ЦИК России). (2026, 17 Haziran). О проведении голосования на выборах депутатов Государственной Думы 18, 19 и 20 сентября 2026 года [Devlet Duması seçimlerinde 18, 19 ve 20 Eylül 2026 tarihlerinde oy kullanılması hakkında]. https://www.cikrf.ru/activity/docs/postanovleniya/58708/ (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- Rusya Federasyonu Yüksek Mahkemesi (Верховный Суд Российской Федерации). (2026, 10 Ağustos). ВС РФ отменил регистрацию списка кандидатов в депутаты Госдумы от партии «Яблоко» [Rusya Federasyonu Yüksek Mahkemesi, Yabloko Partisi’nin Devlet Duması aday listesinin kaydını iptal etti]. https://www.vsrf.ru/press_center/news/36246/ (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- (2026). Предвыборная программа партии «Яблоко» на выборах депутатов Государственной Думы IX созыва [Yabloko Partisi’nin IX. dönem Devlet Duması seçim programı]. https://www.yabloko.ru/program2026 (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).
- (t.y.). Краткая справка о партии [Parti hakkında kısa bilgi]. https://www.yabloko.ru/content/kratkaya_spravka_o_partii (Erişim tarihi: 12 Ağustos 2026).




























































