ALMANYA EYALET SEÇİMLERİ SONRASINDA MERZ YÖNETİMİ VE AFD

upa-admin 21 Eylül 2026 129 Okunma 0
ALMANYA EYALET SEÇİMLERİ SONRASINDA MERZ YÖNETİMİ VE AFD

Giriş

Friedrich Merz, 20 Eylül akşamı Mecklenburg-Vorpommern’deki CDU sonucunu tarif ederken sözü dolandırmadı: “Felaket“!.. Sandıklar, Başbakan’ın ihtiyaç duyduğu toparlanma işaretini vermemişti. Kuzeydoğuda AfD birinci çıkarken, CDU meclisin dışında kaldı; Berlin’de ise Sol Parti (Die Linke), iktidardaki Hıristiyan Demokratları anlamlı bir farkla geride bıraktı. Aynı gece ortaya çıkan bu iki sonuç, Almanya’daki hoşnutsuzluğun farklı adreslere yönlenebildiğini gösteriyor. Merz açısından ortak sorun daha yalın: Yönetme iddiasıyla oy isteyen partisi, seçmenin önemli bir bölümünü hükümetin sorunları çözebileceğine ikna edemiyor.[1]

21 Eylül sabahı yayımlanan resmî geçici sonuçlara göre, Mecklenburg-Vorpommern’de AfD yüzde 38,2, SPD yüzde 35,5 aldı. Sol Parti yüzde 6,5, Yeşiller ise yüzde 5,7 ile meclise girdi. CDU yüzde 4,9, BSW de yüzde 4,8’de kalarak barajı aşamadı. Özellikle CDU için yüzde 5 sınırının hemen altında kalmak ağır bir kurumsal kayıp; parti, eyalet siyasetinde milletvekilleri aracılığıyla söz söyleme imkânını da yitiriyor. Katılımın yüzde 78,1’e ulaşması, sonucun düşük katılımlı ve gayrımeşru bir seçimin tesadüfü olarak açıklanmasını da güçleştiriyor.[2]

Berlin’deki fark daha belirgin. Elif Eralp’in başını çektiği Sol Parti yüzde 25,7’ye yükselirken, CDU yüzde 18,8’de kaldı. AfD yüzde 16,3, Yeşiller yüzde 14,3, SPD yüzde 12,1 aldı; BSW ise yüzde 4,7 ile meclise giremedi. Katılım yüzde 74,2 oldu. Sol Parti ile CDU arasındaki 6,9 puanlık mesafe, seçim öncesindeki başabaş yarış beklentisini geride bıraktı. Yine de Eralp henüz eyalet Başkanı değil. Berlin’in yeni yönetimini, partilerin önümüzdeki görüşmelerde varacağı anlaşma (koalisyon) belirleyecek.[3]

20 Eylül seçimlerinin resmî geçici sonuçları

Parti Mecklenburg-Vorpommern Berlin
SPD %35,5 %12,1
AfD %38,2 %16,3
Sol Parti %6,5 %25,7
CDU %4,9 %18,8
Yeşiller %5,7 %14,3
BSW %4,8 %4,7
Diğerleri ve FDP %4,4 %8,2

 

Sonuçları son anketlerle karşılaştırınca iki düzeltme yapılması gerekiyor. Mecklenburg-Vorpommern’de 17 Eylül tarihli ZDF araştırması SPD’yi yüzde 37, AfD’yi ise yüzde 36 olarak gösteriyordu. Sandıkta AfD, bu ölçümün 2,2 puan üzerine çıktı; SPD ise 1,5 puan altında kaldı. Berlin’de 18 Eylül’de yayımlanan INSA araştırmasındaki yüzde 21’lik Sol Parti desteği ise sonuçtan 4,7 puan daha düşüktü. Berlin’deki sonuç, yarışın son anketlerin gösterdiğinden daha belirgin biçimde Sol Parti lehine kapandığını ortaya koydu. Tek bir son anketi seçim tahmini yerine koymanın sakıncası burada açıkça görülüyor.[4] [5]

Berlin’deki değişimin merkezinde konut meselesi var. ARD’den Holger Schwesinger’in aktardığı seçim araştırmasında, uygun fiyatlı konut konusunda en iyi çözümleri Sol Parti’nin üreteceğini düşünenlerin oranı yüzde 37. CDU için bu oran yüzde 8. Eralp’in başarısını yalnızca rakiplerinin zayıflığına bağlamak bu farkı açıklamaz. Sol Parti, insanların her ay kira öderken karşılaştığı sorunu kampanyasının merkezine yerleştirdi; özellikle 35 yaş altındaki seçmenlerde karşılık buldu. Başkentte sosyal güvencesizlik, solun yeniden büyüyebileceği bir siyasi alan açtı.[6]

Ama seçmen, partinin bütün programına boş çek vermiş değil. Aynı araştırmada, büyük özel konut şirketlerinin tazminat karşılığında kamulaştırılmasını destekleyenler yüzde 37, karşı çıkanlar ise yüzde 51. Konut sorununda güven kazanmakla belirli bir mülkiyet politikasına çoğunluk desteği sağlamak farklı şeyler. Eralp’in hükümet kurma ihtimali güçlendikçe, bu ayrım önem kazanacak. Kamusallaştırmanın maliyeti, uygulanabilirliği ve koalisyon ortaklarının itirazları, seçim meydanında olduğundan daha fazla tartışılacak.[6]

Meclis aritmetiği Eralp’e elverişli bir başlangıç sunuyor. Sol Parti’nin 47, Yeşillerin 26 ve SPD’nin 22 sandalyesi var; toplam 95, gerekli çoğunluk ise 80. Bununla birlikte, CDU, Yeşiller ve SPD de 82 sandalyeyle hükümet kurabilir. Bu ikinci seçenek matematiksel olarak açık kaldığından, CDU’yu bütünüyle oyun dışında saymak erken olur. Şimdilik Yeşillerin yönelimi Sol Parti ile ortaklıktan yana; SPD’nin tutumu ve konut politikasında bulunacak uzlaşma belirleyici. Berlin’de asıl pazarlık, seçimin galibinin kim olduğu üzerine yapılmayacak. Galibin hangi programla yönetebileceği konuşulacak.[3] [7]

Manuela Schwesig

Mecklenburg-Vorpommern’de Manuela Schwesig’in önünde daha dar bir yol bulunuyor. SPD’nin 29 ve Sol Parti’nin 5 sandalyesi, mevcut ortaklığı sürdürmeye yetmiyor. 71 üyeli mecliste çoğunluk için 36 sandalye gerekiyor. Yeşillerin 5 sandalyesi eklendiğinde toplam 39’a çıkıyor. Böylece, Schwesig, seçimi ikinci bitirmesine rağmen Başbakanlığı koruyabilecek bir çoğunluğa ulaşabilir. Bu olasılık artık anket oranlarından türetilmiş bir hesap değil; geçici sonuçların ortaya koyduğu sandalye dağılımına dayanıyor. Hükümetin kurulmuş sayılması içinse partilerin anlaşması ve meclis sürecinin tamamlanması gerekiyor.[8]

AfD’nin 32 sandalyesi tek başına iktidara yetmiyor. Ancak buradan partinin başarısız olduğu sonucunu çıkarmak da güç. NDR’den Stefan Ludmann’ın işaret ettiği üzere, AfD’nin üçte biri aşan temsil gücü, anayasa yargıçlarının seçimi gibi nitelikli çoğunluk gerektiren işlemleri etkileyebilir. Hükümete giremeyen bir parti, yine de parlamentonun çalışma koşullarını değiştirebilir. Zira diğer partiler açısından sorun AfD’siz çoğunluğu bir kez kurduktan sonra bitmiyor; bu çoğunluğun bütçede ve zor kararlarda birlikte hareket edebilmesi gerekiyor.[9]

Schwesig’in sonucu da iki yönlü okunmalı. Kişisel itibarı SPD’yi güçlü tuttu, ancak AfD’nin önüne geçmeye yetmedi. CDU’nun yenilgisini yalnızca Merz’in şahsıyla açıklamak, yerel yarışın etkisini gözden kaçırır. Schleswig-Holstein Başbakanı Daniel Günther, kendi partisinin SPD ile AfD arasındaki kutuplaşmada sıkıştığını söylüyor. Diğer CDU temsilcileri federal hükümete duyulan güvensizliği öne çıkarıyor. Bu açıklamalar birbirini dışlamıyor: Seçmen, yakın gördüğü yerel liderle ülkeyi yöneten koalisyon hakkında farklı kanaatler taşıyabiliyor.[10]

AfD için 20 Eylül, Saksonya-Anhalt’taki başarının devamı… Parti, 6 Eylül seçiminde yüzde 43,8 oyla 83 sandalyenin 39’unu kazanmış, 42 sandalyelik çoğunluğa ulaşamamıştı. Mecklenburg-Vorpommern’de de benzer bir sınırla karşılaştı. İki eyalette birincilik kazanması, doğudaki desteğinin geçici bir protesto dalgasından daha kalıcı hâle geldiğini düşündürüyor. Buna karşılık, hükümet kurabilmek için ihtiyaç duyduğu ortaklıkları henüz sağlayabilmiş değil. Seçim kazanma kapasitesi ile iktidara ulaşma kapasitesi arasındaki açıklık sürüyor.[11]

Berlin’de AfD’nin yüzde 16,3 alması da küçümsenemez; 2023’teki yüzde 9,1’in belirgin biçimde üzerinde. Fakat aynı şehirde en büyük sıçramayı Sol Parti yaptı. Bu yüzden, Almanya’nın tamamını tek bir “sağa kayış” cümlesine sığdırmak açıklayıcı olmuyor. Güvenlik, göç, kiralar ve geçim baskısı, farklı seçmen kümelerini farklı ve daha radikal tercihlere yöneltiyor. Merkezdeki partilerin kaybı ortak; kaybedilen oyların gittiği yerler ve bu oyları geri kazanmanın şartları aynı değil.[7]

Seçmen hareketlerine ilişkin tahminler de bu ayrımı somutlaştırıyor. ARD’nin aktardığı geçici Infratest dimap modeline göre, AfD, Mecklenburg-Vorpommern’de yaklaşık 50 bin eski SPD seçmeni ve 30 bin eski CDU seçmeni çekti. Berlin’de Sol Parti’ye yönelenler arasında yaklaşık 53 bin eski Yeşiller ve 37 bin eski SPD seçmeni bulunuyor. Bunlar, kişilerin oy pusulalarından izlenmiş geçişler değil, araştırma tahminleri. Yine de, yerleşik parti bağlarının ne kadar gevşediğini anlamaya yardımcı oluyor; aynı zamanda kaybın tek bir seçmen grubuyla sınırlı olmadığını da düşündürüyor.[12]

Bu çözülmenin geçmişi Merz hükümetinden de daha eski. ARD’nin doğu eyaletleri üzerine incelemesi, CDU ve SPD’nin bölgede 1994’te yaklaşık yüzde 70 olan toplam desteğinin 2025 federal seçiminde yaklaşık yüzde 30’a düştüğünü hatırlatıyor. Yeniden birleşmenin ardından yaşanan ekonomik dönüşüm ve temsil sorunları, bugünkü güvensizliğin arka planında duruyor. Dolayısıyla, lider değişikliği tartışması, kökleri daha eskiye uzanan bir sorunu kendiliğinden çözmeyecek. Merz’in sorumluluğu, bu mirası yaratmış olmak değil; devraldığı koşullarda seçmene inandırıcı ve uygulanabilir bir çıkış sunabilmek.[13]

Merz’in kariyeri, bugünkü yenilgiye ayrı bir ağırlık katıyor. 1955’te Brilon’da doğan hukukçu, 1989’da Avrupa Parlamentosu’na, 1994’te ise Bundestag’a girdi. 2000–2002 arasında CDU/CSU meclis grubunu yönetti. Sonraki yıllarda Mayer Brown’daki hukukçuluk faaliyetleriyle iş dünyasındaki ilişkilerini sürdürdü; 2009’da parlamentodan ayrıldı. 2021’de Bundestag’a dönmesi, 2022’de CDU liderliğine ve 6 Mayıs 2025’te Başbakanlığa uzanan ikinci siyasi yükselişinin başlangıcıydı. Uzun bir aradan sonra partiye yeniden yön verme iddiasıyla geri dönen bir isim için bu yenilgiler, kişisel otorite tartışmasını kaçınılmaz kılıyor.[14]

2025 federal seçiminde CDU/CSU yüzde 28,5, AfD yüzde 20,8 almıştı. Merz, SPD ile kurduğu koalisyon sayesinde Başbakan oldu; ancak göreve gelişi bile pürüzsüz değildi. 6 Mayıs’taki ilk oylamada gereken 316 oya ulaşamadı, ikinci turda 325 oyla seçildi. O gün ortaya çıkan sorun bugün farklı bir biçimde karşımıza çıkıyor: Kâğıt üzerindeki çoğunluk, kendiliğinden siyasi güven üretmiyor. Başbakan’ın hem kendi partisinde, hem ortağında kararlarını taşıyacak bir irade oluşturması gerekiyor.[15] [16]

Sonuç

Seçim gecesi yaptığı erken açıklama, Merz’in bu baskının farkında olduğunu gösterdi. CDU Genel Başkanı ve Başbakan (Şansölye) olarak görevini sürdüreceğini söyledi; reformlardan da vazgeçmeyeceğini belirtti. ARD’den Tina Handel bunu bir zaman kazanma çabası olarak yorumluyor. Merz, ekonomik iyileşmenin ve kamu yatırımlarının seçmenin gündelik hayatında hissedileceği döneme ulaşmak istiyor. Bu bir siyasi hesap… Toparlanmanın ne ölçüde kalıcı olacağı ve seçmenin bunu hükümetin başarısı sayıp saymayacağı henüz belli değil.[1] [17]

GSYH büyümesi, enflasyon ve işsizlik

Veriler, büyümenin başladığını ancak toparlanmanın sınırlı kaldığını gösteriyor. Parti içindeki itirazlar artık yalnızca kapalı toplantılarda kalmıyor. Berlin’de CDU’nun ekonomi kanadı MIT’nin başındaki Christian Gräff, Merz’in ayrılmasını istedi. Böyle bir çağrı, bütün CDU yönetiminin ortak kararı sayılamaz; fakat liderin tartışılmaz bir konumda olmadığını gösterir. Merz’in önündeki güçlük, eleştirileri bir süre susturmaktan daha büyüktür. Kendi partisinin milletvekillerine ve yerel örgütlerine, bir sonraki seçimde neden daha iyi sonuç alacaklarını anlatabilmesi gerekiyor.[18]

SPD ile ilişkinin rahatlaması da beklenmemeli. Schwesig’in federal emeklilik politikalarına karşı mesafesi, seçim kampanyasının önemli bir parçasıydı. ARD’nin değerlendirmesinde, direncinin SPD içindeki eleştirel sesleri güçlendirebileceği belirtiliyor. Merz, reformları hızlandırmak isterken, ortağının sosyal maliyetlere ilişkin itirazları artabilir. Dolayısıyla, eyalet sonuçlarının Berlin’deki federal hükümete etkisi, yalnızca Başbakan’ın görevde kalıp kalmayacağı üzerinden ölçülemez. Koalisyonun hangi değişiklikleri, hangi hızla ve kimin desteğiyle yapabileceği de yeniden pazarlık konusu olacaktır.[17]

AfD ile iş birliğini dışlayan “Brandmauer” çizgisi de bu koşullarda yeniden sınanıyor. Sonuçlar, diğer partileri AfD ile ortaklık kurmaya mecbur bırakmıyor; her iki eyalette de alternatif çoğunluklar var. Fakat seçmene yalnızca AfD’yi dışarıda tutmayı bir başarı olarak sunmak yeterli görünmüyor. Kurulacak hükümetler, kira, ulaşım, sağlık hizmetleri ve bütçe gibi alanlarda kendi performanslarına göre değerlendirilecek. Birlikte yönetmenin bedelini sürekli ortaklarına yükleyen partiler, aralarındaki uzlaşmanın neden gerekli olduğunu anlatmakta da zorlanır.

Merz, seçim gecesi istifa etmeyeceğini; hem Başbakanlığı, hem de CDU liderliğini sürdüreceğini açıkladı. Şimdi reformları ilerletebilmek için partisindeki desteğini koruması ve SPD ile sosyal politikada uzlaşması gerekiyor. Rusya tehdidi ve Ukrayna’daki savaş sürerken, olası bir istifayı izleyen uzun bir liderlik mücadelesi, Kiev’e destek ve Avrupa savunmasının koordinasyonunda belirsizlik yaratabilir. Merz’in önündeki güçlüklerden biri de artan güvenlik harcamalarını sosyal güvence ve yatırım ihtiyacıyla birlikte karşılayabilmek.[1] [17] [19]

Savunma, sosyal bütçe, altyapı fonu ve borçlanma ihtiyacını gösteriyor.

Kaynaklar: Federal Maliye Bakanlığı ve Bundestag.

Ekonomide toparlanma başlamış durumda: Destatis’in güncel verilerine göre Almanya, 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 0,4, ikinci çeyreğinde yüzde 0,3 büyüdü; oranlar, önceki çeyreğe göre reel ve mevsim-takvim etkilerinden arındırılmış artışı gösteriyor. Bu sınırlı iyileşme, CDU’nun sandıktaki kayıplarını durdurmaya yetmedi. Büyümenin başlaması, seçmenin hükümete güveninin aynı hızla geri dönmesini sağlamıyor. Merz’in siyasi geleceği ise, toparlanmayı gündelik hayatta hissedilen bir rahatlamaya dönüştürmesine ve bunu yaparken koalisyonunu bir arada tutmasına bağlı.[20] [2] [3]

Kapak fotoğrafı: AfD lideri Alice Weidel, Alman Şansölyesi Friedrich Merz ve Berlin’de sandıktan birinci çıkan Sol Partili Türk asıllı siyasetçi Elif Eralp

Yusuf ERTUĞRAL

DİPNOTLAR

[1] ZDF. Merz will Arbeit fortsetzen Reformen müssen kommen. 20 Eylül 2026.

[2] Mecklenburg Vorpommern Seçim Yönetimi. Landtagswahl 2026 vorläufiges Ergebnis. 21 Eylül 2026 erişimi.

[3] Berlin Eyalet Seçim Yöneticisi. Abgeordnetenhauswahl 2026 vorläufiges Ergebnis. 21 Eylül 2026 03.33 Almanya saati.

[4] ZDF ve Forschungsgruppe Wahlen. Politbarometer Extra Mecklenburg Vorpommern. 17 Eylül 2026.

[5] Wahlrecht. Berlin INSA anketi. 18 Eylül 2026 tarihli araştırma.

[6] ARD · Holger Schwesinger. Warum die Linke in Berlin so erfolgreich war. 21 Eylül 2026 00.29.

[7] ARD Tagesschau. Vorläufiges Ergebnis Berlin Abgeordnetenhauswahl. 21 Eylül 2026 02.03.

[8] Mecklenburg Vorpommern Seçim Yönetimi. Landtagswahl 2026 Mandatsverteilung. 21 Eylül 2026 erişimi.

[9] NDR · Stefan Ludmann. Wahlsieg in MV was bedeutet der AfD Erfolg über die Schwesig SPD. 20 Eylül 2026 23.01.

[10] NDR. Landtagswahl MV so reagieren Landes und Bundespolitiker. 21 Eylül 2026 07.13.

[11] ARD hukuk redaksiyonu. Landtagswahl Sachsen Anhalt Fragen und Antworten. 7 Eylül 2026.

[12] ARD · Tina Handel. Fünf Erkenntnisse aus der Doppelwahl. 21 Eylül 2026 05.26.

[13] ARD ve RBB · Martin Polansky. Volksparteien im Osten Die Geschichte einer Entfremdung. 26 Temmuz 2026.

[14] Federal Başbakanlık. Friedrich Merz resmî biyografisi. 21 Eylül 2026 erişimi.

[15] Federal Seçim Yöneticisi. 2025 federal seçim sonuçları. 23 Şubat 2025 seçimi.

[16] Bundestag. Friedrich Merz mit 325 Stimmen zum Bundeskanzler gewählt. 6 Mayıs 2025.

[17] ARD · Tina Handel. Nach den Landtagswahlen Merz spielt auf Zeit. 20 Eylül 2026 20.20.

[18] ARD Tagesschau. Berlin Wahl Liveblog. 21 Eylül 2026 02.31.

[19] Federal Maliye Bakanlığı. Bundeshaushalt 2027: Für ein starkes und krisenfestes Deutschland. 6 Temmuz 2026, hükümet bütçe tasarısı.

[20] Statistisches Bundesamt (Destatis). Bruttoinlandsprodukt: Ausführliche Ergebnisse zur Wirtschaftsleistung im 2. Quartal 2026. 25 Ağustos 2026, 303 sayılı bülten.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.