ULUSLARARASI POLİTİKA AKADEMİSİ’NİN İLK KONGRESİ İZMİR ÜNİVERSİTESİ’NDEYDİ

upa-admin 09 Mayıs 2012 2.519 Okunma 0
ULUSLARARASI POLİTİKA AKADEMİSİ’NİN İLK KONGRESİ İZMİR ÜNİVERSİTESİ’NDEYDİ

Uluslararası Politika Akademisi’nin ilk kongresi İzmir Üniversitesi Diplomasi Kulübü ortaklığında 7-8 Mayıs 2012 tarihlerinde İzmir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. “20. Yüzyıldan Günümüze Ortadoğu’da Problemler” temalı kongreye birçok akademisyen, öğrenci ve siyasetçi katılım gösterdi.

7 Mayıs 2012 sabahı yapılan saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan kongrede ilk konuşmayı İzmir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kayhan Erciyeş yaptı. Üniversitelerinde uluslararası ilişkiler alanında ilk kez böyle bir kongrenin düzenlenmesinden büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Erciyeş, Ortadoğu’nun dünya siyasetindeki önemine dikkat çekerek kongrenin başarılı geçmesi yönünde dileklerini belirtti. Erciyeş’ten sonra söz alan İzmir Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Tekir deneyimlerinden yararlanarak Ortadoğu coğrafyasındaki temel sorunların geçmişi ve geleceğiyle ilgili önemli tespitlerde bulundu ve petrol zengini olan bölgede yaşanan gelişmelerin önemli bir bölümünün dış kaynaklı olduğuna dikkat çekti.

Tekir’den sonra sahneye kongrenin onur konuğu olan tecrübeli devlet adamı Hikmet Çetin çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı, TBMM Başkanlığı, Dış İşleri Bakanlığı ve son olarak NATO Afganistan Kıdemli Sivil Temsilciliği gibi çok önemli görevlerde bulunmuş olan Çetin konuşmasında büyük umutlarla başlayan Arap Baharı sürecinin ne yazık ki bölgede yeni bir Soğuk Savaş koşullarına neden olduğunu belirtti. Türkiye’nin Libya ve Suriye’de izlediği politikaları bazı açılardan hatalı ve fazla maceracı bulduğunu belirten Çetin, Ortadoğu’da en önemli sorunlar olarak gördüğü İran’ın nükleer programı, Filistin-İsrail sorunu ve Irak’ın toprak bütünlüğüyle ilgili geçmiş deneyimlerini de kullanarak çok önemli tespitlerde bulundu. Türkiye’nin öncelikle Suriye, daha sonra tüm İslam coğrafyasında mezhep savaşına neden olabilecek hatalı girişimlerden uzak durmasına gerektiğini ifade eden Çetin, Suriye ve diğer meselelerde ısrarla ve sabırla uzlaşma aramak gerektiğini söyledi.


Çetin’den sonra söz alan Adalet ve Kalkınma Partisi İzmir milletvekili Rıfat Sait, kendisinin öncelikli uzmanlık alanının Balkanlar olduğunu fakat İzmir’de Ortadoğu sorunlarıyla alakalı böylesine önemli bir kongrenin düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek kongreye elinden geldiğince katkı sunmaya çalışacağını ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda bölgesel bir güce dönüşme hamlelerine paralel olarak dış politikada geçmişe kıyasla daha aktif ve vizyoner davrandığını belirten Sait, artık dış politikada içe kapanmacı eski tip yaklaşımların Türkiye’ye yakışmayacağını ve Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu mirasçısı olarak bölgesindeki siyasal sorunları çözmeye gayret eden ve demokrasi ve insan haklarını savunan bir ülke olarak sorumlu davranmasını gerektiğini belirtti.


Saat 11.30’dan itibaren akademik sunumlara geçilen kongrenin ilk oturumunda Uşak Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü öğretim görevlisi ve UPA Genel Koordinatörü Dr. Ozan Örmeci Suriye’de yaşanan son olaylarla ilgili ayrıntılı bir sunum gerçekleştirdi. Suriye’de olayların nasıl geliştiğini ve Türkiye-Suriye ilişkilerinin 2011 Şubat ayından itibaren nasıl bozulduğunu aktaran Örmeci, Suriye konusunda Türkiye’nin izlemesi gereken en doğru politikanın Suriye’ye yapacağı diplomatik ve ekonomik baskılar yoluyla Beşar Esad yönetimi ve muhalefeti bir masa etrafında oturtarak yeni döneme geçiş için pazarlık yaptırmak olduğunu ifade etti. Pactada (sözleşmeli geçiş) adını verdiği bu modelin dışında izolasyonizm ya da savaş seçeneklerin riskleri olacağını belirten Örmeci’den sonra üç öğrenci farklı konularda sunum gerçekleştirdiler.

Öğle arasının ardından başlayan ikinci oturumda konuşmacı olarak yer alan İzmir Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ozan Özavcı, Tunus’ta Muhammed Bouazizi adlı bir gencin kendisini yaklamasıyla başlayan Arap Baharı sürecinin ne olup ne olmadığı konusunda kapsamlı bir analiz yaptı. Henüz çok taze olan bu sürecin ne olduğunu ve nereye varacağını tarihsel gelişim sürecinin belirleyeceğini belirten Özavcı, Theda Skocpol ve Crane Brinton’ın teorileri doğrultusunda Arap Baharı’nın bir devrim olarak algılanıp algılanamayacağı konusunda fikirlerini dinleyicilere aktardı. Özavcı’nın ardından üç öğrenci sunumlarını gerçekleştirdiler.

Kongrenin üçüncü ve son oturumunda konuşmacı olan İzmir Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Enver Dersan, Arap Baharı adı verilen sürecin gerçekte ne olup ne olmadığıyla ilgili fikirlerini aktardı. Bu sürecin Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politik tercihleriyle örtüştüğüne dikkat çeken Dersan, Türkiye’nin dış politik tercihlerinde bu durumun bilincinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Dersan’ın ardından yine üç öğrenci Ortadoğu politikasıyla ilgili farklı konularda sunumlar gerçekleştirdiler. Kongrenin ilk günü yapılan kapanış töreni ve plaket takdimlerinin ardından sonra erdi.

Kongrenin ikinci gününde ise Uluslararası Politika Akademisi (UPA) temsilcileri UPA’nın geleceği ve önümüzdeki akademik yıl yapılacak organizasyonlarla ilgili iki saatlik bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdiler. 13 farklı üniversiteden gelen temsilci ve üye öğrencilerin katıldığı, pekçok farklı proje ve fikrin tartışıldığı toplantının ardından kongre kapanış yemeği ile sona erdi.

Kongreden bazı fotoğraflar;

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.