RUSYA-ÇİN ENERJİ İTTİFAKI

upa-admin 22 Mayıs 2014 2.960 Okunma 0
RUSYA-ÇİN ENERJİ İTTİFAKI

Rusya ile Çin arasında imzalanan 400 milyar dolarlık dev doğalgaz anlaşması, iki ülke tarihindeki en büyük enerji anlaşması olarak tarihteki yerini aldı. 30 yıl sürecek anlaşma ile Çin önemli orandaki enerji ihtiyacını Rusya’dan tedarik ederken, bu kapsam dahilinde birçok ekonomik anlaşmaya da imza atılmış oldu. Elbette bu dev anlaşmayı basit bir mutabakat olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. Çünkü iki ülke içinde ortak politika üretmek ABD’nin yeni dönemdeki Asya-Pasifik politikasına karşı stratejik hamle niteliğinde olacak.

Rusya’nın her hamlesi Batı’yı tedirgin ediyor.

Daha önceki yazılarımda da bahsetmiş olduğum gibi Ukrayna meselesi ve Kırım’ın ilhakı ABD ile Rusya’yı yeniden karşı karşıya getirdi. Hatta “yeni bir Soğuk Savaş dönemi mi başlıyor?” gibi sorulara cevap aranması konunun sadece “Ukrayna” olamadığının açık bir ifadesiydi. Ayrıca Rusya’nın Orta Doğu’da kartlarını Suriye, İran ve diğer ABD karşıtı mevcut durumlar üzerinde oynaması ve görece “başarılı” olması Moskova’nın Sovyet dönemi “imparatorluk” stratejisine dönmesine vesile oldu. Buda tabiatıyla başta Amerika olmak üzere Batı dünyasında tedirginliğe sebep oldu.

Rus ekonomisinin yelkeni, Çin rüzgarını arkasına alarak ilerleyecek.

Şimdi ise Rusya yeni Avrasya politikasına yönelik dev bir adım daha atarak Çin ile hem enerji, hem de diğer ekonomik alanlarda işbirliği içine girdi. Dış politika menfaatleri açısından müşterek stratejileri paylaşan Rusya ve Çin, demografik anlamdaysa birbirlerine tehdit oluşturmaktadırlar. Fakat Rusya Devlet Başkanı Putin’in de ifade etmiş olduğu gibi Rus ekonomisinin yelkeninin, Çin rüzgarını arkasına alarak ilerlemesi gerekliliğinin hem Moskova, hem de Pekin yönetimlerinin karşılıklı ekonomik bağımlılığın mahiyetini gözler önüne seriyor.

Çin 40 yıl içinde dünyanın en büyük sanayi ülkesi olacak.

Bilindiği üzere Çin yeraltı kaynakları bakımından son derece fakir bir ülke, fakat tüketimde dünya sıralamasında zirveyi zorlaması onu enerjide önemli oranda dışa bağımlı kılıyor. Bu sebeple Çin’in enerji tedarikinde uzun vadeli ve garantili işbirliği anlaşmalarına imza atması gerekiyor. 40 yıl içerisinde dünyanın en büyük sanayi ülkesi olma ihtimali son derece yüksek olan Çin için enerji tedarikinde çeşitlilik büyük önem taşırken, bunun özellikle doğal gaz şeklinde olması önem taşıyor. Çünkü Çin dünya da hava kirliliğinin en çok yaşandığı ülkelerden biri, dolayısıyla doğal gazın kullanımı ülkedeki kömür kullanımını azaltırken hava kirliliğinin de önüne geçilmiş olacak.

Rusya, Avrupa kıtasının doğalgaz ihtiyacını karşılarken Ukrayna meselesi sebebiyle ekonomik yaptırımlar ile karşılaşmasının sonucu olarak enerji pazarını çeşitlendirmeye yöneldi. Bunun en büyük nedenlerinden biri Rusya’nın gelir seviyesini arttırmaya ihtiyacı olması ve bunun için enerji kaynaklarının vazgeçilmez kazanç kaynağı gösterilmesidir. Rusya’da bu stratejisinin en büyük hamlesi olarak Çin ile kritik bir işbirliği anlaşmasına imza atarak önemli bir gelir kapısı elde etti.

Uluslararası ilişkilerin bukalemun doğası.

Avrasya entegrasyonu, yani “Avrasya Birliği” hayali Rusya’nın halen en büyük hedeflerinden biri. Her ne kadar coğrafyanın büyüklüğü, ülkelerin ulusal menfaatlerinin ortak zeminde buluşması ve refah düzeyleri arasında ki büyük farklılıklar bu projenin önünde engel oluşturacağı iddia edilse de Rusya, liberal toplum gereği serbest ticaret ve ekonomik işbirliği anlaşmalarıyla bu yolda ilerliyor. İşte tüm yaşanılanlar uluslararası ilişkilerin öngörülemezliği yani diplomasinin bukalemun doğasından kaynaklanıyor.

 

Haftanın Sözü: Talih kadın gibidir, sertliğe ve cesarete boyun eğer.Machiavelli   

 

Furkan KAYA

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.