SİYASAL SİSTEMLER: JAPONYA

upa-admin 01 Aralık 2014 5.619 Okunma 1
SİYASAL SİSTEMLER: JAPONYA

Genel ve Coğrafi Bilgiler:

Japonya, Doğu Asya’da yer alan bir ada ülkesi ve halihazırda dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden birisidir.[1] Büyük Okyanus’ta bulunan Japonya, batıda Japon Denizi’nden Çin Halk Cumhuriyeti, Kuzey Kore, Güney Kore ve Rusya’nın doğusuna, kuzeyde Ohotsk Denizi’nden, güneyde Doğu Çin Denizi ve Tayvan’a kadar uzanır.[2] Japonya, 6.852 adadan oluşan bir takımada ülkesidir. Bu adaların en büyükleri olan Honshu, Hokkaido, Kyushu ve Shikoku adaları, ülkenin % 97’sini oluşturur.[3] Etnik olarak neredeyse tamamen Japonlardan oluşan Japonya, 130 milyona yakın nüfusu ile dev bir endüstri merkezidir. IMF verilerine göre; kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla açısından da dünyada 24. sıradadır.[4] Bugün varolan modern Japonya, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri’nin himayesinde kurulmuş genç bir devlettir. 2013 yılı İnsani Gelişmiş Endeksi’ne göre ise dünyada 17. sıradadır.[5] Bu istatistikler oldukça iyi olsa da, Japonya’nın 1990’lı yıllarda bir dönem dünya ekonomik liderliği konusunda adının geçtiği düşünüldüğünde, gidişatın ileriye değil, geriye doğru olduğu söylenebilir. Nitekim ülke, 2012 yılında modern tarihinde ilk kez dış ticaret açığı vermiştir.[6] Ayrıca yine bu ülke, dünyanın metrekare başına en çok insan düşen ülkelerinden birisidir.[7]

japonya harita

Japonya haritası

Tarihçe:

Japonya’nın tarihi milattan önceye kadar uzansa da, modern Japonya tarihi daha çok 1867-1868 yıllarında başlayan Meiji Restorasyonu dönemi ile başlatılır. Meiji Restorasyonu öncesinde daha çok feodal bir görüntü çizen Japonya, bu tarihten itibaren Batı’yı örnek alan reformlar süreci içerisine girmiş ve zaman içerisinde güçlü bir merkezi devlet yapılanması oluşturmayı başarmıştır. Bu tarihte, Meiji Ishin olarak da anılan İmparator Mutsohito tahta geçmiş ve Batı’nın askeri tehditlerine karşı, ülkeyi Batılılaştırarak ve dünyaya açarak onlarla iyi geçinme yolunu tercih etmiştir.[8] “Zengin ülke, güçlü ordu” sloganıyla yola çıkan Mutsohito, devletin feodal yapısını ortadan kaldırmış ve bu dönem kalıntısı shogun savaşçılarını temizleyerek, ülkede modern ve rasyonel bir bürokrasi inşa etmiştir.[9] 1889 yılında ilan edilen Meiji anayasası ile Japonya anayasal bir monarşi halini almış ve bugün de var olan Japon Meclisi – Diet bu sayede kurulmuştur. Bu yeni yapıyı güçlendiren bir faktör olarak din de kullanılmış ve Şintoizm dini ile devlete sadık bir vatandaş kitlesi yaratılmıştır.[10] Bu dönemde yapılan reformlar beş ana başlıkta incelenebilir;

A-) Bürokrasi: Bu dönemde yapılan reformlar, meritokrasi esasına göre çalışan modern ve akılcı bir bürokrasi inşa etmiş ve devlet görevlerine -her ne kadar anayasal olarak bu pozisyonlar herkese açık da olsa da- yalnızca yetkin kişilerin getirilmesini amaçlamıştır.[11]

B-) Zaibatsu: Japonya’da girişimci öncü bir grubun kendiliğinden oluşmasının çok zaman alacağını düşünen Meiji oligarkları, bu dönemde “zaibatsu” adı verilen devlet destekli dev sanayicilerle, ekonomik açıdan güçlü bir devlet yaratmayı amaçlamışlardır.[12]

C-) Askeriye: Japonya’nın Meiji döneminde en büyük atılım gerçekleştirdiği alanlardan birisi de ordu modernleşmesi olmuş, ancak ilerleyen süreçte bu atılım, ülkede faşizme uygun bir ortam yaratılmasına da kaynaklık etmiştir.[13]

D-) Diplomasi: Bu dönemde oluşturulan Iwakura Mission adlı özel heyet ile, Japonya, Batı ülkeleri ile olan ekonomik ve siyasi ilişkilerini arttırmış ve bu ülkelerdeki yenilikleri raporlaştırmaya başlamıştır.[14]

E-) Anayasacılık: “Japonya’da Batı örneğinde ilk modern Anayasa 29 Kasım 1890’da yürürlüğe girmiştir. Meiji Anayasası, reformcu güçlerin en önemli başarılarından biri olmuştur. Anayasa, monarşik siyasal bir düzeni öngörmüştür. Otokratik bir düzeni öngören Japon siyasal sisteminin yeni örgütlenme hiyerarşisinin tepesinde, İmparator Tenno (Meiji Ishin) yer alacaktır. İmparator Tenno, bir değer kaynağı olarak ulusun birliğini ve bütünlüğünü temsil görevini ifa edecektir. Kurulan geniş bürokrasi de İmparator Tenno’nun emirlerinin uygulanmasına yardımcı olacaktır. Halk, İmparator Tenno’ya karşı itaatle yükümlü olup, belli vazifeleri yerine getirecek ve aynı zamanda da vergisini düzenli olarak ödeyecektir. Mutlak egemen sayılan Tenno, topluma karşı sorumluluğunu bilmektedir. Toplum da Tenno’ya itaat ederek görevini yerine getirecektir. Zira Tenno ‘gökyüzünün düzenini’ yeryüzünde temsil etmekle görevlidir. Dolayısıyla Tenno ve toplum birbirlerine ahlaki bağlarla bağlıdır. Ülke siyasetinin biçimlendirilmesinde önemli siyasi kurumlar olarak, İmparator Tenno’nun yanında, ‘İhtiyarlar Heyeti’ ve ‘Gizli Devlet Konseyi’ öne çıkmıştır. Japon siyasal sisteminin önemli aktörleri olan bu kurumlar, çeşitli toplumsal gruplar tarafından oligarşik yapısı dolayısıyla sıkça eleştirilmiştir. Özellikle siyasi karar oluşumunda partilere, halkın katılımına ve kamuoyu oluşturma çalışmalarına fırsat tanınmaması başlıca eleştiri konusu olmuştur. Daha sonra yönetim, bu taleplere cevap olarak, kabine ve seçim sistemini, dolayısıyla ulusal meclisi (Diet) ihdas etmiştir. İlk seçimler de 1890’da yapılmıştır. Artık toplumsal gruplar arasında çıkar farklılığının olabileceği kabul edilmiş ve bunların siyasi güç merkezini ‘ele geçirmek veya etkilemek’ amacıyla birbirleriyle rekabet edebilecekleri de kabul edilmiş olmaktadır. Artık, söz konusu çıkar farklılığının tanınması dolayısıyla, Batı devletleri kendi çıkarlarıyla uyuşan herhangi bir toplumsal grubu destekleyerek, Japon iç siyasetini de etkileyebileceklerdir.”[15]

Meiji Restorasyonu’nu izleyen yıllarda, Japonya’da liberal demokrasinin yaşama geçtiği kısa süreli bir Taisho demokrasisi (1918-1931) dönemi yaşanmıştır. Bu dönemde ülkede önemli reformlar yapılmış, ancak bunlar kalıcı olamamıştır. Bu reformlar arasında en dikkat çekici olanları; ilk kez soylu olmayan birinin Başbakan seçilmesi (1918), siyasal partilerin kurulması ve tüm erkeklere oy hakkı verilmesidir (1925).[16] Ancak bu “liberal” dönem, Büyük Buhran’ın Japon ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri, ülkedeki artan işçi politizasyonu ve Japonya-Çin rekabeti nedeniyle artan milliyetçi duygular ile birleşince çökmüş ve 1931 yılından başlayarak Japonya’da faşist dönem başlamıştır. Ordunun, imparatorun himayesinde siyaset sahnesinde egemen olduğu bu dönem sonucunda Japonya, Mançurya işgali ile başladığı yayılmacı siyaseti ile Asya’da devasa bir imparatorluk kurmayı başarmış, ancak İkinci Dünya Savaşı sürecinde Amerika Birleşik Devletleri ile Pearl Harbor baskını sonrası yaşadıkları savaş, bu imparatorluğun sonunu getirmiştir.[17]

Savaş sonrasında Japonya, ABD kontrolünde büyük değişimlere gitmiş ve İmparatorluk makamı korunsa da, bu makamın yetkileri oldukça sınırlandırılmıştır. Savaşta 3 milyona yakın nüfusunu kaybeden Japonya’nın, şehirleri de dümdüz olmuş, ülke siyasal, ekonomik ve psikolojik olarak adeta ABD tarafından teslim alınmıştır. Bu dönemde Japonya’nın yeniden yapılandırılması işini üstlenen kişi ise Amerikalı General Douglas MacArthur[18] olmuştur. “General MacArthur, Ekim 1945’de bir direktif yayımlayarak liberal bir anayasa yapılması ve beş önemli noktada toplanan reform emrini vermiştir. Buna göre; büyük ve güçlü aile firmaları (zaibutsu) ortadan kaldırılmalı ve bunun yerine küçük ve orta büyüklükte şirketler kurulmalıydı. Böylece ekonomik düzen demokratikleştirilmeli, eğitim düzeni geleneksel otoriter bir yapıdan arındırılarak liberalleştirilmeli, kadınlara seçim hakkı tanınarak kamusal ve toplumsal alanda aktif rol almalarına zemin hazırlanmalı, işçi sınıfına grev hakkı tanınmalı ve idari olarak otoriter sistem yerine demokratik bir bürokratik ve idari sistem kurulmalıydı. Tüm bunlar, Japonya’da kısa sürede hayata geçirilmiş ve böylece siyasal sistemin genel çerçevesi çizilmiştir. Ayrıca yeni bir toprak reformu yapılmış ve böylece köylü kesimin, bağımsız irade geliştirmesi için ekonomik alt yapı hazırlanmış, polis teşkilatı yeniden örgütlendirilmiş ve tüm siyasi tutuklular serbest bırakılmıştır.”[19] MacArthur’un kurdurduğu bu yeni düzene “iron triangle” (demir üçgen) adı verilmiştir. Zira bu sistemde; bürokratlar, politikacılar ve işadamları arasındaki koordinasyon sayesinde kontrollü bir demokratik yapı inşa edilmiştir.[20]

Douglas MacArthur

General Douglas MacArthur

Siyasal Sistem:

Günümüz Japon siyasal sisteminin temelleri MacArthur döneminde atılmış ve bugüne kadar bu sistemde fazla bir değişiklik yaşanmamıştır. Bu sistem ise kısaca şöyle özetlenebilir; 1947 yılında yürürlüğe giren son anayasasına göre Japonya, sınırlı bir anayasal monarşinin olduğu demokratik bir ülkedir. Japonya Anayasası’na göre; İmparator, “devletin ve halkın birliğinin simgesidir” ve egemenlik hakkı olmaksızın sadece sembolik bir görevi vardır. Egemenlik ise Japon halkına ait olup, güç Başbakan ve iki kamaralı Japonya Meclisi Diet’in seçilmiş üyeleri tarafından paylaşılır.[21] Hirohito’nun (1926’dan 1989’a kadar İmparator olarak kalmıştır) ölümünden sonra tahta çıkan İmparator Akihito, 1989’dan bu yana Japonya İmparatoru’dur. Veliaht prensi olan ve Japonya’nın 125. İmparatoru olması beklenen Naruhito ise tahtın varisidir.[22] Anayasada egemenlik hakkına dair bir diğer önemli madde, 9. maddede yer alan hükümdür. “Buna göre, Japon ulusu, egemenlik hakkı çerçevesinde sayılan devletin savaş açma yetkisini tamamen ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca belirtilen anayasa maddesi ile tehdit ve güç kullanılarak, uluslararası sorunların çözümlenmesi girişiminde bulunulmayacağı da kabul edilmiştir. Bu bağlamda Japonya, Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri veya başka savaş araçları bulundurmayacağını da anayasa ile taahhüt etmiş olmaktadır. Ancak Soğuk Savaş’ın yaklaşması ve çıkmasıyla, anayasanın bu hükmü yeniden yorumlanarak, iç düzeni sağlamak amacıyla belli bir silahlı kuvvetlerin oluşturulabileceği kabul edilmiştir. Adı da Silahlı Kuvvetler olarak değil, ‘Kendini Savunma Güçleri’ (Self Defence Forces) şeklinde tanımlanmıştır.”[23] Kısa bir süre önce, LDP hükümeti anayasada bir değişikliğe gitmiş ve bu maddeyi revize ederek, ülkenin dışarıda müttefiklere yardım amacıyla askeri operasyonlar yapabilmesinin önünü açmıştır.[24]

akihito

İmparator Akihito

Japonya’da yürütme erki, Başbakan ve 17 Bakan’dan oluşan Bakanlar Kurulu ile önemli devlet kurumlarına aittir. Başbakanlar daima Temsilciler Meclisi’nden atanır. Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) siyaset sahnesini 1950’lerden beri domine etmesi nedeniyle, bu partinin Genel Başkanı çok büyük olasılıkla Başbakan olmaktadır. Bu nedenle bu ülkenin Genel Başkanlığı ve parti bürokrasisi, ülke bürokrasisinden bile daha önemli hale gelmiştir.[25] 14 Aralık’ta yeni bir genel seçime sahne olacak ülkede son Başbakan Liberal Demokrat Parti lideri Shinzo Abe’dir. Abe’nin seçim sonrasında yeniden Başbakan olması beklenmektedir.

Abe_Shinzō

Shinzo Abe

Japonya’nın yasama organı olan Diet, çift meclisli bir parlamentodur. Diet, her 4 yılda bir halkoyuyla seçilen 480 sandalyeli Temsilciler Meclisi ve 6 yıl görev yapan halk tarafından seçilmiş üyelere sahip 242 sandalyeli Danışmanlar Meclisi’nden oluşmaktadır. Temsilciler Meclisi’nin dönemi 4 yıl olmasına karşın, ülke tarihinde genelde her 2, en geç 3 yılda bir seçime gidildiği görülmüştür. Temsilciler Meclisi’nin erken seçime gitme hakkı olmasına karşın, Danışmanlar Meclisi’nin böyle bir hakkı yoktur. Temsilciler Meclisi, birçok diğer demokraside olduğu gibi daha yetkili bir kamara olup, yine de Danışmanlar Meclisi’nin veto yetkisi sistemdeki önemli bir fren mekanizmasıdır. Bu sistemde, Danışmanlar Meclisi’nce veto edilen yasaların Temsilciler Meclisi’nden 2/3 çoğunlukla geçmesi gerekmekte ve bu sayede Japonya demokrasisi sağlam temellere oturmaktadır. Diet, Başbakan’ın atanması, hükümetin feshedilmesi ve bütçenin onaylanmasında temel belirleyici kurumdur.[26] Japonya’da yargı erki ise, tüm demokrasilerde olduğu gibi bağımsız mahkemelere aittir.

Yerel Yönetimler:

Japonya’da yerel yönetim, “prefecture” adı verilen 47 idari birime dayanmaktadır. Bu idari birimlerin her birinin, kendi seçilmiş yöneticileri ve yasama organları vardır. Ancak üniter bir devlet olan Japonya’da, bu yerel yönetimlerin etkisi sınırlıdır ve merkezi otoritenin her zaman için bu yerel meclislerin aldığı kararları bozma yetkisi vardır.[27] Geçmişte Okinawa’nın bir yöneticisinin ülkedeki Amerikan askeri varlığı aleyhine aldığı bir kararda, merkezi idare bu yetkisini sansasyonel bir şekilde kullanmıştır.

Bürokrasi:

Japonya’da halen sistemi ayakta tutan en önemli unsurların biri bürokrasidir. Japon bürokrasisi, Batılı muadillerine göre daha küçük ama daha yetkili ve efektiftir.[28] Bürokratlar, işadamları ve politikacıların da yer aldığı “iron triangle” adı verilen sistemi ayakta tutan en önemli kişilerdir.

Parti Sistemi:

Her ne kadar Japonya kağıt üzerinde bir çok partili rejim olsa da, Japon siyasal sistemini tarif etmek için kullanılabilecek doğru tabir “hakim parti modeli”dir (dominant party model).[29] “İçerisinde milliyetçi ve liberal unsurlar da barındıran merkez sağ nitelikli LDP, ABD ile tesis edilen ittifak ilişkisi temelinde, Japonya’nın kısa sürede savaşın yıkımından kurtularak, dünyanın en önde gelen teknoloji ve sanayi önderlerinden biri olmasını sağlayan politikaların mimarı olmuştur. LDP, ülke içindeki farklı sermaye grupları ile güçlü bürokratik yapıların çıkarlarını başarıyla uyuşturmayı başararak, ülkedeki siyasi sistemi tek-parti rejimi haline dönüştürmüş, ancak 1980’lerde yaşanan ölçüsüz büyüme ve emlak fiyatlarındaki artışın neden olduğu ‘balon ekonomisi’nin çöküşüyle, Liberal Demokratlar hızlı bir gözden düşme ve bölünme sürecine girmişlerdir.”[30]

Japonya’da, 2009 Ağustos ayında yapılan genel seçimlerde (Temsilciler Meclisi seçimleri); oyların % 42’sini alarak Liberal Demokrat Parti’nin 55 yıllık iktidarına son veren merkez sol eğilimli Japonya (Japon) Demokrat Partisi (DPJ) ile merkez sağ/muhafazakar eğilimli Halkın Yeni Partisi’nden (PNP) oluşan bir koalisyon hükümeti iktidara gelmiş ve böylece yıllar sonra LDP iktidardan uzak kalmıştır. Ancak ülkede 2012 yılında yapılan son genel seçimlerde; karizmatik liderleri Shinzo Abe başkanlığındaki LDP, kısa bir aranın ardından yeniden iktidara gelmeyi başarmıştır.[31] 14 Aralık’ta yapılacak olan genel seçimlerden de LDP’nin zaferle çıkması beklenmektedir. LDP’nin en ciddi rakipleri ise DPJ, Japon Restorasyon Partisi (JRP) ve Yeni Komeito Partisi’dir (NKP).

Halen çok önemli bir ekonomik güç olan Japonya’nın kaderi, kadim müttefiki Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte Asya’da hızla yükselen Çin Halk Cumhuriyeti karşısında nasıl bir performans göstereceğiyle doğrudan alakalıdır.

Yrd. Doç. Dr. Ozan ÖRMECİ

 

Kaynakça

[1] Dünya Bankası verilerine göre; 2013 yılı itibariyla Japonya, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin ardından dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi durumundadır. Detaylar için; http://databank.worldbank.org/data/download/GDP.pdf.

[2] “Japonya”, Vikipedi, Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Japonya.

[3] “Japonya”, Vikipedi, Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Japonya.

[4] Detaylar için; http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_GDP_%28nominal%29_per_capita.

[5] Detaylar için; http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_Human_Development_Index.

[6] Bakınız; http://globalpublicsquare.blogs.cnn.com/2012/01/29/zakaria-the-end-of-an-era-in-japan/?hpt=hp_c1.

[7] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 203.

[8] Büyükbaş, Hakkı (2013), “Japon Siyasal Sistemi’nin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme (1868-2003)”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan 2013, Sayı: 28, s. 45. Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://sablon.sdu.edu.tr/dergi/sosbilder/dosyalar/28/28_3.pdf.

[9] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 209.

[10] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 209.

[11] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, ss. 209-210.

[12] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, ss. 209-210.

[13] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, ss. 209-210.

[14] Büyükbaş, Hakkı (2013), “Japon Siyasal Sistemi’nin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme (1868-2003)”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan 2013, Sayı: 28, ss. 45-46. Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://sablon.sdu.edu.tr/dergi/sosbilder/dosyalar/28/28_3.pdf.

[15] Büyükbaş, Hakkı (2013), “Japon Siyasal Sistemi’nin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme (1868-2003)”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan 2013, Sayı: 28, ss. 46-47. Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://sablon.sdu.edu.tr/dergi/sosbilder/dosyalar/28/28_3.pdf.

[16] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 210.

[17] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 211.

[18] Douglas MacArthur (26 Ocak 1880 – 5 Nisan 1964), II. Dünya Savaşı’nda Pasifik Cephesi’ndeki Müttefik kuvvetlere komuta eden ABD’li 5-yıldızlı “Ordu Generali” (“General of the Army”, Avrupa ordularındaki muadili Mareşal rütbesidir). Savaş sonrasında Japonya’daki Müttefik işgal kuvvetlerinin komutanı olarak bu ülkeyi yönetmiş ve Kore Savaşı’nın ilk dokuz ayında Birleşmiş Milletler kuvvetlerinin komutanlığını yapmıştır. Detaylar için bakınız; http://tr.wikipedia.org/wiki/Douglas_MacArthur.

[19] Büyükbaş, Hakkı (2013), “Japon Siyasal Sistemi’nin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme (1868-2003)”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan 2013, Sayı: 28, s. 51. Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://sablon.sdu.edu.tr/dergi/sosbilder/dosyalar/28/28_3.pdf.

[20] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 212.

[21] “Japonya”, Vikipedi, Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Japonya.

[22] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 214.

[23] Büyükbaş, Hakkı (2013), “Japon Siyasal Sistemi’nin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme (1868-2003)”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Nisan 2013, Sayı: 28, ss. 53-54. Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://sablon.sdu.edu.tr/dergi/sosbilder/dosyalar/28/28_3.pdf.

[24] Detaylar için; http://www.bbc.com/news/world-asia-28086002.

[25] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 215.

[26] “Japonya’nın Siyasi Görünümü”, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://www.mfa.gov.tr/japonya-siyasi-gorunumu.tr.mfa.

[27] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 219.

[28] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, ss. 220-221.

[29] O’Neil, Patrick H. & Field, Karl & Share, Don. 2010. Cases in Comparative Politics (third edition). W. W. Norton & Company, s. 222.

[30] “Japonya’nın Siyasi Görünümü”, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Erişim Tarihi: 01.12.2014, Erişim Adresi: http://www.mfa.gov.tr/japonya-siyasi-gorunumu.tr.mfa.

[31] Seçimin kısa bir analizi için; http://politikaakademisi.org/japonyada-zafer-ldp-ve-abenin/.

One Comment »

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.