Ağustos ayı sonunda yayınladığımız analizde merkez solun zaferini işaret ettiğimiz İsveç’teki genel seçimler, 13 Eylül 2026 tarihinde tamamlandı. Seçimlere katılımın yüzde 80,3 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleştiği genel seçimler sonucunda, beklenen merkez solun zaferi, karmaşık bir parlamento aritmetiği ile birlikte geldi. Bu yazıda, 2026 İsveç genel seçimleri analiz edilecektir.
Tarihsel olarak sosyal demokratların kalesi ve refah devleti modelinin en iyi örneği olarak bilinen İsveç, son yıllarda aşırı sağcı İsveç Demokratları partisinin hızlı yükselişi ve Rusya tehdidi nedeniyle artan militarist eğilimler (İsveç 2024’te NATO üyesi olmuştur) nedeniyle demokrasisinde bazı aşınmalar yaşıyordu. Her ne kadar iktidarı henüz aşırı sağcılar ele geçiremeseler de, son yıllarda iktidarın merkez sol ve merkez sağ partiler arasında el değiştirdiği ülkede, yakın gelecekte aşırı sağın daha güçlü ve etkin olacağı bir hükümetten endişe ediliyordu. Ancak seçimler sonucunda aşırı sağın yükselişine görece bir set çekilmiş ve merkezi partiler toparlanmış görünüyor.

2026 İsveç genel seçimlerinde partilerin oy oranları
Kaynak: https://resultat.val.se/val2026/RD?r=P
349 sandalyeli İsveç parlamentosu Riksdag’ın yeni üyelerini belirlemek için yapılan seçim sonucunda, önceki Başbakanlardan Magdalena Andersson liderliğindeki Sosyal Demokratlar (S), beklendiği üzere birinci sırayı aldı. Yüzde 28,1 oy oranına ulaşan merkez solcular, önceki seçimlere kıyasla yüzde 2 eksik oy almalarına karşın, meclis içerisinde 100 milletvekilliğini elde ettiler. Mevcut Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki Ilımlı Muhafazakâr Parti (M) ise, yüzde 19,9 oy oranıyla oy oranını korudu ve 70 milletvekilliği kazandı. Seçimde başarısından en çok endişe edilen Jimmie Åkesson liderliğindeki aşırı sağcı İsveç Demokratları (SD) ise, yüzde 3 civarında oy kaybederek yüzde 17,5 düzeyinde oyla 62 milletvekilliğiyle yetinmek zorunda kaldı. Nooshi Dadgostar liderliğindeki Sol Parti (Vänsterpartiet-V) beklentileri aşarak oyunu yüzde 8,3’e yükseltirken, 29 civarında meclis koltuğunu da elde etmiş oldu. Elisabeth Thand Ringqvist liderliğindeki Merkez Parti (C) de, yüzde 7,1’le beklenenden iyi bir performans gösterdi ve 25 milletvekilliği kazandı. Ebba Busch’un lideri olduğu Hıristiyan Demokratlar (KD) yüzde 6,2 oyla 22 meclis koltuğu kazanırken, Yeşiller Partisi (MP) yüzde 6,1 (22 vekillik) ve Liberaller (L) yüzde 5,4 (19 vekillik) elde ettiler.
Bu sonuçlarla birlikte, Sosyal Demokratlar (S), Sol Parti (V), Merkez Parti (C) ve Yeşiller Partisi’nden oluşan sol blokun meclis içi temsili 176’yı bulurken, hükümeti az farkla da olsa kurmaları mümkün hale geldi. Mevcut Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki iktidardaki sağ koalisyon (Ilımlı Muhafazakâr Parti-M, Hıristiyan Demokratlar-KD, Liberaller-L) ise, bu sonuçların ardından meclis içi temsil sayısı olarak 111’de kalırken, hükümete dışarıdan destek verebilecek aşırı sağcı SD’nin desteğiyle bile (173’ü ancak bulabiliyorlar) parlamentodaki çoğunluğu kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.
Sonuç olarak, her ne kadar seçimin ardından hem Magdalena Andersson, hem de Ulf Kristersson yeni hükümeti kurmaya hazır olduklarını beyan etseler de, yeni hükümetin büyük olasılıkla sol eğilimli olması beklenmektedir. Bu bağlamda, en makul formül ise S-V-C-MP (Sosyal Demokratlar-Sol Parti-Merkez Parti-Yeşiller Partisi) koalisyonudur. Dileğimiz, seçimlerin İsveç’e barış, refah ve esenlik getirmesidir…

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ




























































