CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN OLUŞTURACAĞI “YENİ VE DİNAMİK HÜKÜMET KABİNESİNDE” EKONOMİ REVİZYONU YAŞANABİLİR…

upa-admin 31 Mayıs 2023 1.174 Okunma 0
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN OLUŞTURACAĞI “YENİ VE DİNAMİK HÜKÜMET KABİNESİNDE” EKONOMİ REVİZYONU YAŞANABİLİR…

Ülkemizde iki haftalık süre içerisinde gerçekleştirilen genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, öncelikle vatanımıza, milletimize, devletimize ve demokrasimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Vatandaşlar olarak, bu seçimlerde de, demokrasimizin güçlü olduğunu tüm dünyaya gösterdiğimizi düşünüyorum. Ayrıca, seçim sonrasındaki gelecek beş yıllık sürecin de, yurttaşlar olarak temel haklarımız olan düşünce ve ifade hürriyeti, hukukun üstünlüğü gibi temel konular özelinde, ülkemiz açısından demokratik ve hukuki bir ortam oluşturmasını temenni ediyorum.

Türkiye’de 28 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı 2. tur seçim sonuçlarına göre, ülkemiz genelinde yaklaşık olarak % 52’lik oy oranına ulaşarak, sandıktan bir kez daha güven tazeleyerek çıkan mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oluşturacağı yeni Bakanlar Kurulu veya kabine, kamuoyunda şimdiden merak konusu olmaya başladı. Seçim süreci içerisinde hem halk, hem de siyasilerce en çok konuşulan konuların başında ise, hiç şüphesiz ki, ülke ekonomisinin durumu ve yükselen enflasyon sorunu gelmekteydi. Seçimlerin sonrasında, büyük ölçüde güvenilirliğini kaybetmiş anket şirketleri arasında başarılı sonuçlar elde ederek ön plana çıkan bazı anket şirketlerinin araştırmalarında da, “Sizce Türkiye’de ekonomideki bu kötü gidişatı hangi siyasetçi düzeltebilir?” sorusuna, vatandaşlar, çoğunlukla ilk sırada “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çözer” yanıtını vermişlerdi. Bu doğrultuda, genel seçimlerin sona ermesi ve Cumhurbaşkanının belirlenmesi ile birlikte, kamuoyunda ön plana çıkan “Kabinenin ekonomi yönetiminde değişim yaşanacak mı? sorusuna ilişkin bazı tahminlerimi, bu yazıda siz değerli UPA takipçileriyle paylaşacağım.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçmenlere teşekkür niteliğinde gerçekleştirdiği geleneksel balkon konuşmasında, ülke ekonomisine ve enflasyon sorunlarına geniş yer ayırdı. “Enflasyonun yol açtığı fiyat artışlarından kaynaklı sıkıntıları gidermek, önümüzdeki günlerin en acil konu başlığıdır” ifadelerini kullanan 12. Cumhurbaşkanı, “Bunları çözmek bizler için zor değil. Başbakanlığım döneminde bunu ispatlayan biz değil miyiz? Yaparsak yine biz yaparız. Şu anda faiz 8,5’e indirildi. Enflasyonu da, göreceksiniz o da inecek.” dedi. Esasında, bu açıklama, vatandaşların ekonomik yönden verdiği mesajın Sayın Cumhurbaşkanı tarafından açık ve net bir biçimde algılandığını göstermektedir. Seçmenlerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) seçimlerinde AK Parti’ye oy oranı bakımından desteğinin azalmasındaki temel nedenler arasında da, ekonomik sorunların önde geldiği ifade edilebilir. Özellikle Türkiye ekonomisinde yükselen enflasyon ve hayat pahalılığı, seçimlerden önce yapılan çoğu ankette, seçmenlerin belirttiği temel problemlerin başında gelmekteydi. Anketler seçim sonuçlarını çoğunlukla doğru tahmin edemeyerek, eleştiri oklarının doğal biçimde ana hedefi olsalar da, en azından seçmenlerin mesajlarını yansıtma konusunda katkı sundular.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, balkon konuşmasında ayrıca üretim ekonomisine geçiş mesajı verdi. Ülke ekonomisinde yeni modelin üretim ekonomisi olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı, “Herkesi şaşırtacak yeni bir ekonomik atılımın lokomotifini oluşturacağız. Üretim modeliyle sorunları çözebiliriz. Uluslararası dengelerin yerine oturmasıyla daha iyi sonuçlar alırız.” ifadelerini kullandı. Özellikle bu sözler, kabinenin ekonomi yönetiminde bir değişim sinyali olarak değerlendirilebilir. Mevcut Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, ekonomik süreçte, genellikle yetersiz olduğu kanaatinin halk nezdinde hâkim olduğu düşünüldüğünde, bu durumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 21 yıllık tecrübesiyle hemen algılamıştır. Hazine ve Maliye yönetimi konusunda da Cumhurbaşkanı liyakatli kadroları tercih edecektir. Dolayısıyla, ekonomik yönden bilgi-birikimi, tecrübesi, eğitimi ve donanımıyla, bu zorlu sürecin yönetimi konusunda daha başarılı olabilecek adayların isimleri ön plana çıkmaktadır. Bu isimlerin başında ise, daha önce Maliye Bakanlığı, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Başbakan yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulunmuş olan Mehmet Şimşek gelmektedir. Özellikle hem yurt dışından gelebilecek yatırımları ülkemize kanalize edebilecek, hem de iç piyasalarda istikrar ve güven ortamını tesis edebilecek bir konumda bulunan Mehmet Şimşek, ekonomik anlamda, reformist adımlar atma potansiyeline sahip tecrübeli bir iktisatçıdır. Yeni oluşturulacak kabinenin ekonomi yönetiminde, Cumhurbaşkanı tarafından, kendisi, bakanlık görevine getirilebilir. Seçim sürecinden önce bakanlık teklifini geri çeviren Mehmet Şimşek, bakanlıkta yer almasa bile, hazine ve maliye yönetiminde çeşitli etkin görevler de üstlenebilir.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sayın İbrahim Kalın’ın deyimiyle oluşturulacak “Yeni ve dinamik hükümet kabinesinde” ekonomi alanında öne çıkan bir diğer isim ise, görevlerinde çizdiği başarılı grafiklerle kamuoyunda adından sıkça söz ettiren Lütfü Elvan’dır. Sayın Lütfü Elvan, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı, Türkiye Kalkınma Bakanlığı ve son olarak da, Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi çeşitli önemli görevler üstlenmiş, 1990’lı yıllarda, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) bünyesinde çalışmış liyakatli bir isimdir. İngiltere’de ekonomi üzerine yüksek lisans eğitimi görmüş olan Lütfü Elvan, son olarak bu seçim sürecinde de AK Parti teşkilatlarıyla birlikte, sahada bizzat yoğun şekilde çalışmıştır. Lütfü Elvan’ın, kendisine Hazine ve Maliye Bakanlığı teklifi gelmesi halinde, bunu bir görev olarak addedebileceğini ve bu öneriyi de, ivedilikle değerlendirebileceğini düşünüyorum.

Ekonomi ve maliye yönetiminde görev alması muhtemel bir diğer isim ise Cevdet Yılmaz’dır. 1989-1992 yılları arasında (DPT) Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalışan Cevdet Yılmaz, 2007’den 2018 yılına kadar, aralıksız şekilde 5 dönemdir milletvekilliği görevini yürütmüştür. Cevdet Yılmaz, 2009-2011 yılları arasında Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Kalkınmadan Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapmıştır. Cevdet Yılmaz, siyasi kariyerinin ilerleyen sürecinde ise, 2015’de dönemin Ahmet Davutoğlu hükümetinde kısa bir süre Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevinde bulunmuş, daha sonra da, o zaman için yeni kurulan makamda Kalkınma Bakanı olarak görev yapmıştır. Cevdet Yılmaz da, devlet bünyesinde yürüttüğü farklı görevlerle, yeni dönemde tesis edilecek ekonomi ve maliye yönetimleri içerisinde, görev alma potansiyeline sahip bir siyasetçidir.

Ayrıca kulislerde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ayrılabileceği iddiaları da gündeme geliyor. Bu doğrultuda, Türkiye Cumhuriyeti’nde yeni döneme girilirken hazine ve maliye yönetimleri, tecrübeli ve dinamik bir kadro hareketi şeklinde oluşturulabilir. Dolayısıyla, ismi geçen bu devlet adamlarının, hepsinin farklı görevlerle bir araya gelebilecekleri bir takım çıkartılabilir. Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve ayrı bakanlıklar düzeyinde, bu isimlerden oluşturulabilecek kadroyla birlikte, ekonomi ve maliye yönetiminde kolektif çalışma daha iyi sonuçlar verebilir.

Sonuç itibariyle, gerçekleştirilen parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte, Türkiye ekonomisinde yaşanan sorunların çözülmesi bağlamında ulusal bir farkındalık sağlanmıştır. Bu bakımdan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sorunları tespiti önemlidir. Ayrıca, sorunların tespiti halkla bütünleşildiğinin göstergesi niteliğindedir. İlerleyen süreçte, Türkiye açısından uluslararası düzlemde, diğer dünya ülkeleriyle özellikle de, batılı ülkelerle diyalog zeminin ve dostane ilişkilerin kurulması ve ülke içerisinde de, hukukun üstünlüğünün, demokratik ilkelerin, insan haklarının ve evrensel değerlerin daha fazla hâkim kılınması ile birlikte, ekonomik minvalde ciddi bir toparlanma süreci yaşanabilir.

Bu doğrultuda baktığımız zaman, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı seçimden sonra hemen arayıp tebrik eden liderler arasında, ABD Başkanı Joe Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan gibi güçlü ve farklı ülkelerin liderleri bulunmaktadır. Bu durum, diğer ülkelerin ve liderlerinin, öncelikle devletimize, milletimize ve sonrasında Cumhurbaşkanımıza duydukları saygının bir ispatıdır. Devletimiz, Türkiye Cumhuriyeti halen çok güçlüdür ve dimdik şekilde ayaktadır. Türkiye, ekonomik toparlanma konusunda tavrını netleştirirse, er ya da geç düzlüğe çıkacaktır. Ayrıca Türkiye ekonomisinin, bir an önce Cumhurbaşkanının ifade ettiği üretim ekonomisi modeline geçişinin sağlanması, günümüz iktisadi konjonktüründe büyük bir gerekliliktir. Ekonominin ABC’sinin, yeni ekonomi kadrosuyla uygulanması, kilit bir öneme sahiptir. Müdahalede gecikilirse, ekonomik sorunlar daha çok yönlü boyut kazanarak derinleşecektir. Bu sebeple, ekonomik sorunların ötelenmeden, hemen şimdi çözülmeye başlanması gereklidir. Genel seçimlerimizin, ülkemize, milletimize ve devletimize tekrar hayırlı olmasını dilerim.

Cumhur Kartal YILDIZ

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.