2026 İSRAİL GENEL SEÇİMLERİ: NETANYAHU SONRASI ARAYIŞ MI, SİYASİ TIKANMA MI?

upa-admin 20 Ekim 2026 105 Okunma 0
2026 İSRAİL GENEL SEÇİMLERİ: NETANYAHU SONRASI ARAYIŞ MI, SİYASİ TIKANMA MI?

Giriş

İsrail’de 27 Ekim 2026’da yapılması planlanan genel seçimler, yalnızca hükümetin kim tarafından kurulacağına ilişkin bir yarış değil; 7 Ekim 2023 Hamas saldırılarının ardından güvenlik siyasetinin nasıl konumlanacağı, Gazze ve bölgesel savaşların ülkeye maliyeti, yargı reformu tartışmaları ve ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlik yükümlülüğü gibi meseleler hakkında bir referandum niteliği taşıyor.[1] İsrail’in nispi temsil esasına dayanan seçim sistemi nedeniyle, önceki seçimlerde olduğu gibi, bu seçimlerde de tek bir partinin iktidar çoğunluğunu elde etmesi beklenmiyor. Bu bağlamda, İsrail meclisi Knesset’teki 120 sandalyenin en az 61’ini bir araya getirmek, aslına bakılırsa seçim gecesindeki parti sıralamasından daha önemli olacak. Yani seçimlerde önemli olan birinci sırada yer almak değil, 61 sandalyeyi garanti edecek çoğunluğu sağlamaktır.

Bu yazı, 20 Ekim 2026’ya kadar yayımlanan anket ve haberleri esas alarak başlıca siyasi aktörleri, kamuoyu yoklamalarını ve olası koalisyon seçeneklerini incelemektedir. Ancak bu noktada, her yazımızda olduğu gibi hatırlatmak isteriz ki, seçim öncesi anketler kesin bir ön sonuç değil, belirli tarihlerdeki seçmen eğilimlerinin adeta bir fotoğrafıdır. Dahası, İsrail’deki yüzde 3,25’lik seçim barajı, seçimlere katılım oranı ve Arap seçmenlerin sandığa gitme düzeyi gibi diğer faktörler de sandalye dağılımını ciddi ölçüde değiştirebilir.

1. Önemli Oluşum ve Aktörler

1.1. Likud ve Benjamin Netanyahu

Son yıllarda İsrail’in Gazze’de uyguladığı orantısız güç nedeniyle uluslararası toplumda adeta bir nefret objesine dönüşen Başbakan Benyamin Netanyahu ve partisi Likud (Birlik), aslında İsrail’in en köklü ve meşru sağ partilerinden biridir. Partinin köklerinin terör yöntemleri benimseyen bir Siyonist örgüt olan İrgun’a ve Herut partisine dayanması, Likud’un İsrail siyasetindeki güçlü meşruiyetine dair önemli bir veridir. Partinin kuruluş geleneğinin de etkisiyle, deneyimli bir sağ siyasetçi olan ve İsrail siyasetine yıllardır damga vuran Başbakan Benjamin Netanyahu, Likud’u ulusal güvenlik, güçlü devlet ve sağ-milliyetçi siyaset vurgusuyla öne çıkararak seçmenlere adeta “güvenlik” satmaktadır.

1949 doğumlu olan ve 2022’den beri yeniden Başbakan olarak ülkesinin siyasetine yön veren “Bibi” lakaplı Netanyahu, önceki Başbakanlık dönemleriyle (1996-1999, 2009-2021) birliktei, İsrail siyasetinde en uzun süre görev yapan siyasi liderdir. Kendisi, İran’a karşı sert tutumuyla bilinmekte ve bu tutumunu, Tahran’ın İslami/teokratik rejimi ve nükleer ve balistik füze programlarıyla meşrulaştırmaktadır. Netanyahu, ülkesinin ABD ile güvenlik ortaklığını en üst düzeyde savunmakta ve İsrail’in mutlak güvenliğe sahip olabilmesi için Gazze (Filistin), İran, Lübnan ve Yemen gibi bölgelerdeki/ülkelerdeki radikal unsurların askeri ve istihbari operasyonlarla tasfiye edilmesini önermektedir. Netanyahu ve partisi Likud’u aşırı sağcı/dinci fanatik partilerle uzlaştıran kritik bir husus ise, İsrail’in topraklarını genişletmesi konusunda pek de özenli (!) davranmaması ve bu konudaki fırsatları kollamasıdır.

Seçim öncesinde Gazze ve Lübnan’daki askeri operasyonları savunan ve sivil ölümleri görmezden gelen Netanyahu, bu nedenle oldukça yıpranmış ve içerideki yolsuzluk iddiaları nedeniyle kısmen güç kaybetmiştir. Bibi’nin İsrail’deki rakipleri ise onu, kendisine önceden haber verildiği iddia edilen 7 Ekim saldırısının önlenememesi, savaşın çok uzaması ve yargı sistemine yönelik müdahaleler nedeniyle sert bir şekilde eleştirmektedir. Netanyahu, bu eleştiriler karşısında genelde demokratik açıdan olgun bir tavır sergilemesine karşın, Gazze’deki insanlık dramı karşısında duyarsız kalması, kendisinin fanatik sağ eğilimlerinin ne derece tehlikeli olabildiğini göstermektedir. İsrail’in en büyük dostu olan ABD Başkanı Donald Trump’ın 18 Ekim tarihinde yaptığı açıklamada Netanyahu’ya açık destek vermesi, Bibi’nin Washington’la güçlü bağlarının ve dış politika ile güvenlik performansının hâlâ kıymet gördüğünü göstermiştir; ancak bu desteğin seçmen davranışını ne ölçüde değiştireceği belirsizdir.[2]

1.2. Yashar! ve Gadi Eisenkot (Ayzenkot)

İsrail eski Genelkurmay Başkanı, emekli Korgeneral Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar! (Doğru/Dürüst) partisi ise, güncel anketlerde Likud’la başa baş giden veya bazı ölçümlerde birinci sırada çıkan 2026 genel seçimlerinin favori aktörlerindendir. Bu seçimlerde Likud ve Bibi’nin başlıca rakibi olan Eisenkot, askerî kariyerinden gelen güvenlik kimliğini, yönetimde hesap verebilirlik ve Netanyahu döneminden çıkış çağrısıyla birleştirmeye çalışmakta ve seçmende güçlü bir karşılık bulmuşa benzemektedir. Eisenkot, merkezci ve güvenlik odaklı seçmenleri bir araya getirme potansiyeline sahip olsa da, seçim sonrasında hükümeti kurabilmek için kendisinden ideolojik olarak uzak konumda olan bazı siyasi partilerle uzlaşması gerekmektedir. Ancak özellikle Arap partilerine yönelik mesafeli tutumu ve aşırı sağcı/dinci partilerin Likud ve Netanyahu’ya desteği, Eizenkot ve partisinin olası koalisyon hükümetinin sınırlarını daraltmaktadır.[3] Bu nedenle, seçimleri birinci sırada bitirse bile, Yashar! ve Eisenkot’un hükümeti oluşturması kolay değildir.

1.3. Beyachad: Naftali Bennett ve Yair Lapid İttifakı

Eski Başbakanlardan Naftali Bennett ile Yair Lapid’in etrafında şekillenen Beyachad (Birlikte) partisi, Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırmayı amaçlayan merkez ve merkez-sağ seçmenler için bir diğer önemli adrestir. Bennett, sağ-milliyetçi geçmişe ve güvenlikçi bir çizgiye sahipken, Lapid daha seküler, liberal ve merkezci bir siyasetçidir. İkilinin iş birliği, Netanyahu karşıtı oyları tek çatı altında toplama girişimi olarak da okunabilir. Nitekim bu iki ismin sinerjisiyle, 2021’de kurulan 8 partili koalisyon, Netanyahu’nun 12 yıllık kesintisiz Başbakanlığına son vermeyi başarmıştır. Bununla birlikte, ikili arasındaki liderlik rekabeti, Filistin Sorunu’na bakıştaki farklılıklar (Lapid, Bennett’e kıyasla çok daha ılımlı bir isimdir), din-devlet ilişkileri ve ultra-Ortodoks partilerin hükümetteki rolü gibi konulardaki farklılıklar, seçim sonrasındaki pazarlıkları ve uyumlu bir hükümeti zorlaştırabilir.[1][4]

1.4. Demokratlar Partisi ve Yair Golan

Yair Golan’ın liderliğindeki Demokratlar Partisi (HaDemokratim), İsrail siyasetinin sol/sosyal demokrat kanadını temsil etmektedir. İsrail’deki geleneksel sol partiler olan İşçi Partisi (HaAvoda) ve Meretz’in birleşmesiyle kurulan parti, başına İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) yedek tümgeneral olan ve ülkede sevilen bir isim olan 1962 doğumlu Yair Golan’ı geçirmiştir. Parti; demokratik kurumların korunması, sivil haklar, seküler kamusal alan ve Netanyahu hükümetinin sağcı-dinî ortaklarına karşı alternatif oluşturma iddiasındadır. Seçim yarışında tek başına birinci parti olması beklenmese de, merkez-sol blok içinde sandalye sayısı ve koalisyon tercihleri bakımından önemlidir. Ilımlı olan partinin Filistinlilerle siyasi çözüm ve işgal altındaki topraklara ilişkin yaklaşımı ise, sağ partilerle arasındaki temel ayrışma alanıdır.[1][4]

1.5. Yisrael Beiteinu ve Avigdor Lieberman

Avigdor Lieberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu (İsrail Evimiz), seküler milliyetçi ve güvenlikçi bir siyaset izleyen ülkedeki bir diğer önemli sağ partidir. Özellikle Rusça konuşan göçmenler arasında tarihsel desteğe sahip olan parti, ultra-Ortodoks kesimlerin askerlikten muaf tutulmasına ve dinî partilerin devlet üzerindeki etkisine karşı çıkmaktadır. Bu nedenle, parti, Netanyahu’ya karşı bir değişim hükümetini destekleyebilecek olsa da, Arap partileriyle ortaklık ve hükümetin güvenlik politikası gibi meselelerde katı sınırlar koyabilmektedir. Anketlerde yaklaşık 8-9 sandalye bandında görünmesi, partiyi ve Lieberman’ı muhtemel koalisyon aritmetiğinde önemli bir aktör haline getirmektedir.[5]

1.6. Aşırı Sağ ve Dinci Partiler: Otzma Yehudit, Dini Siyonizm, Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği

Itamar Ben-Gvir’in Otzma Yehudit’i (Yahudi Gücü) ile Bezalel Smotrich’in Dini/Dindar Siyonizm Partisi (HaTzionut HaDatit), Filistin Sorunu’nda çok sert güvenlik politikalarını, Batı Şeria’daki yerleşimlerin desteklenmesini ve fanatik Yahudi milliyetçiliğini öne çıkaran ülkedeki en sert aşırı sağ ve dinci partilerdir. Bu partiler, Netanyahu’nun sağ koalisyonunun ideolojik sınırlarını belirleyen aktörler durumundadır. Netanyahu ve Likud’un koalisyon ortaklarından Şas (Shas) ve Birleşik Tevrat/Tora Yahudiliği partileri ise, ultra-Ortodoks seçmenlerin dinî, eğitimsel ve ekonomik taleplerini temsil etmektedir. Bu partiler için; ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlik yükümlülüğü, dinî okullara kamu desteği ve sosyal yardımlar gibi konular temel pazarlık başlıklarıdır. Bu partilerin Likud’la birlikte hareket etmesi olası görünse de, askerlik muafiyetleri ve bütçe talepleri hükümet kurma görüşmelerinin en çetin dosyaları olacaktır.[1][6]

1.7. Arap Partileri: Ortak Liste ve Ra’am

Arap vatandaşların oylarını temsil eden Ortak Liste (Hadash-Ta’al-Balad) ile Mansur Abbas liderliğindeki Ra’am, seçim sonucunda kilit aktörler arasında yer alabilir. Ortak Liste daha çok eşit yurttaşlık, azınlık hakları ve Filistin meselesine vurgu yaparken, Ra’am, toplumsal hizmetler ve Arap yerleşimlerinde suçla mücadele gibi alanlarda pragmatik iş birliğine daha açık bir çizgi izlemektedir. Unutulmamalıdır ki, İsrail’de Arap vatandaşlar nüfusun yaklaşık beşte birini (yüzde 20) oluşturmaktadır; dolayısıyla bu kesimin seçime katılım oranları sandalye dağılımını ciddi ölçüde etkileyebilir. Bununla birlikte, hem sağ blokla, hem de bazı Siyonist muhalefet partileriyle yaşanan ideolojik mesafe, Arap partilerinin hükümete doğrudan katılmasından ziyade dışarıdan destek veya kritik oylamalarda belirleyici olması ihtimalini arttırmaktadır.[3][7]

1.8. Yeni ve Küçük Partiler

İsrail’de bu seçimde ilk kez yer alacak birkaç küçük ve yeni parti, seçim sonuçlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Örneğin, yedek askerler/subaylar etrafında şekillenen HaMiluimnikim (Yedek Subaylar Partisi) ile ekonomik reform söylemi temelinde oluşan Yeni Ekonomi Partisi (HaMiflagah HaKalkalit HaHadasha) gibi yeni oluşumlar, özellikle savaş yönetiminden hoşnutsuz seçmenlere ve kurumsal değişim isteyen kesimlere seslenerek bu seçimde çıkış sağlayabilir. Ancak bu tarz küçük partiler açısından yüzde 3,25’lik seçim barajını aşmak hayati önem taşımaktadır; nitekim barajın altında kalacak bir listenin oyları sandalye dağılımına yansımayacağı için, son günlerdeki birkaç puanlık değişim dahi blokların toplamını etkileyebilir.[4]

2. Seçim Öncesinde Yapılan Güncel Anketlerin Analizi

18-19 Ekim’de erişilebilen anket ortalamaları, yarışın Likud ile Yashar! arasında sıkıştığını ve hiçbir siyasi kampın tek başına 61 sandalyeye ulaşamadığını gösteriyor. Nitekim The Petek’in 18 Ekim’de güncellediği son 10 anket ortalamasında; Likud ve Yashar! yaklaşık 22’şer sandalye, Beyachad 12, Demokratlar 9 ve Yisrael Beiteinu 8 sandalye düzeyindedir. Aynı hesaplamada, Netanyahu/Likud bloku 52, Netanyahu karşıtı değişim bloku ise 51 sandalyeye ulaşmaktadır. Bu anketlere göre, Arap partileri ise 13 sandalye civarında görünmektedir.[4]

Middle East Forum’un 19 Ekim tarihli ve son 14 günde yayımlanan anketlerinin ortalaması ise, Netanyahu blokuna 54, muhalefet partilerine 52 ve Arap partilerine 14 sandalye öngörmektedir. Bu fark, anket kuruluşlarının hangi partileri hangi blokta saydığına ve saha çalışmalarının farklı tarihlerde yapılmasına bağlı. Her iki seri de aynı temel sonuca işaret ediyor: Netanyahu’nun sağ-dinî ortakları çoğunluğun altında; muhalefet de Arap partilerinin en azından dolaylı desteği olmadan çoğunluğa ulaşmakta zorlanıyor.[5]

15 Ekim tarihli Tatika Research/Agenda anketi, Yashar’ı 26 sandalyeyle ilk sıraya, Likud’u 20’yle ikinciliğe, Beyachad’ı ise 11’le üçüncülüğe yerleştiriyor. Aynı ankette, merkez-muhalefet bloku 54, sağ-dinî blok 49, Arap partileri 13 ve bağımsız/kararsız konumda sınıflandırılan küçük oluşumlar 4 sandalye düzeyinde. Bu tekil anket, Eisenkot’un yükseliş potansiyelini gösterse de, diğer anketlerde Likud’un yeniden öne çıkabilmesi nedeniyle kesin bir Yashar üstünlüğünden söz etmek doğru olmaz.[8]

Parti bazındaki sayılar kadar, blokların toplamı ve seçim barajı da önem taşıyor. Anket ortalamaları yaklaşık 49-54 sandalye aralığında değişen Netanyahu karşıtı Siyonist blok ile 49-54 aralığındaki sağ-dinî blok arasında bir sıkışmaya işaret ediyor; Arap partilerinin 13-14 sandalye civarındaki toplamı ise olası denklemin dışında bırakılamayacak kadar büyük. Reuters’ın 19 Ekim tarihli değerlendirmesi de, Arap seçmen katılımının, Netanyahu’nun iktidarda kalması veya Eisenkot’un hükümet kurması açısından belirleyici olabileceğini vurguluyor.[3]

Anketlerin okunmasında üç ihtiyat noktası var. İlk olarak, İsrail’de seçmenler güvenlik krizleri ve liderlerin son açıklamaları karşısında tercihini değiştirebiliyor. İkinci olarak, seçim barajı nedeniyle küçük partilerin birkaç puanlık performansı blok aritmetiğini ciddi biçimde etkileyebilir. Üçüncü olarak, Arap seçmenlerin sandığa katılımı yalnızca Arap partilerinin sandalye sayısını değil, diğer partilerin nispi temsilini ve hükümet kurma ihtimallerini de değiştirebilir. Bu nedenle, anketlerde birinci sırada yer almak, Başbakanlığı veya hükümeti kurma hakkını garanti etmiyor. Dahası, koalisyon görüşmelerinin zorlu geçeceği de ortada… Bu nedenle, İsrail, oldukça karmaşık ve belirsiz bir seçime doğru ilerliyor…

3. Olası Koalisyon Senaryoları

3.1. Senaryo 1: Netanyahu’nun sağ-dini koalisyonu

Netanyahu’nun, seçimden partisi Likud’u geleneksel 20-30 sandalyelik destekle ilk veya ikinci sırada çıkarması halinde, koalisyon için en doğal seçeneği, aşırı sağ partiler Otzma Yehudit, Dini Siyonizm, Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği ile koalisyon kurmak olacaktır. Ancak güncel anket ortalamaları, Likud’un 25-30’dan ziyade 20’lerin başında, hatta 10’larda kalabileceğini; bu blokun da yaklaşık 49-54 sandalye arasında sıkışacağını gösteriyor. Dolayısıyla, 61’e ulaşmak için Bibi’nin yeni/ek ortaklara veya seçim gecesinde beklenenden daha iyi bir sonuca ihtiyacı var. Askerlik muafiyetleri, ultra-Ortodoks partilere ayrılacak kaynaklar, yargı reformu ve aşırı sağın yerleşim politikaları, bu ortaklığın hem temelini, hem de kırılganlığını oluşturuyor.[5][6]

3.2. Senaryo 2: Eisenkot liderliğinde değişim hükümeti

Yashar!, Beyachad, Demokratlar ve Yisrael Beiteinu’nun bir araya geldiği bir hükümet, Netanyahu’nun görevden ayrılmasını isteyen farklı ideolojik kesimleri bir araya getirebilir. Ancak bu partilerin oy toplamı, şimdilik tek başına meclis çoğunluğu için yeterli görünmüyor. Böyle bir hükümetin kurulması, ya bazı sağ-milliyetçi milletvekillerinin ayrışmasına, ya da Arap partilerinin dışarıdan destek vermesine bağlı olabilir. Lakin Eisenkot’un Arap partileriyle koalisyon ortaklığına mesafeli duruşu, bu senaryonun matematiksel olarak mümkün görünmesine rağmen siyasi açıdan zor olduğunu gösteriyor.[3][4]

3.3. Senaryo 3: Arap partilerinin dışarıdan desteği

Arap partileri, hükümete doğrudan katılmadan güvenoyu veya bütçe oylamalarında dışarıdan destek vererek Netanyahu karşıtı bir çoğunluğun oluşmasına yardımcı olabilir. Bu seçenek, Arap toplumlarında artan suç ve güvenlik sorunlarına, belediye hizmetlerine ve eşit yurttaşlık taleplerine yanıt verme karşılığında mümkün olabilir. Fakat sağ partilerin sert itirazları ve muhalefet içindeki bazı aktörlerin Arap partileriyle iş birliğine dair çekinceleri, bu modeli kırılganlaştırıyor. Üstelik Ortak Liste ile Ra’am’ın öncelikleri de tamamen örtüşmüyor.[3][7]

3.4. Senaryo 4: Ulusal birlik hükümeti veya dar kapsamlı uzlaşma

Seçim sonucunun kilitlenmesi durumunda Likud ile merkezdeki bazı partiler arasında ulusal birlik hükümeti ya da belirli dosyalarla sınırlı bir uzlaşma gündeme gelebilir. Böyle bir model, güvenlik ve bütçe konularında istikrar sağlayabilir; ancak Netanyahu’nun liderliği, yargı reformu ve aşırı sağ/dinî partilerin talepleri temel engeller olarak kalacaktır. Üstelik muhalefet liderlerinin seçim kampanyasını Netanyahu dönemini sona erdirmeye odaklamış olmaları, bu seçeneğin siyasi maliyetini arttırıyor.[4][9]

3.5. Senaryo 5: Uzayan pazarlıklar ve yeniden seçim ihtimali

Hiçbir blok 61 sandalyeye ulaşamaz ve partiler kırmızı çizgilerinden geri adım atmazsa, uzun süren koalisyon görüşmelerinin ardından yeniden seçime gidilmesi ihtimali ortaya çıkacaktır. İsrail’in son yıllardaki sık seçim döngüsü, bu olasılığın yalnızca teorik olmadığını göstermektedir. Böyle bir tabloda ise, geçici hükümet görevini sürdürürken savunma harcamaları, ekonomik belirsizlik, yedek askerlerin yükü ve uluslararası yatırımcıların güveni gibi konular siyasi tıkanmanın maliyetini arttırabilir.[9][10]

Sonuç

İsrail’deki 27 Ekim genel seçimleri, Netanyahu’nun kişisel siyasi geleceği kadar İsrail’in güvenlik ve devlet yönetimi anlayışının da sınanacağı bir seçim olacaktır. Güncel anketler, Likud ile Yashar! arasında başabaş bir yarışa ve iki ana kampın da çoğunluğu sağlamakta zorlanacağı bir Knesset tablosuna işaret etmektedir. Netanyahu’nun sağ-dinî ortaklarıyla iktidarını sürdürmesi hâlâ mümkündür; buna karşılık, seçimden birinci çıkması  muhtemel Eisenkot’un merkezci değişim kampının Arap partilerinin desteği veya beklenmedik parti geçişleri olmadan çoğunluğu kurmakta zorlanacağı öngörülmektedir.

Bu nedenle, seçim gecesinin en önemli göstergesi, hangi partinin birinci olduğu kadar, seçim barajını aşan partilerin toplamı ve Arap partilerinin sandalye sayısı olacaktır. Seçmenlerin güvenlik performansı, savaşların maliyeti, askerlik yükümlülüğünün adil paylaşımı ve din-devlet ilişkilerine ilişkin değerlendirmeleri koalisyon pazarlıklarını belirleyecektir. Sonuç net bir çoğunluk üretmezse ise -ki bence bu senaryo yüksek bir ihtimaldir-, İsrail, seçim sonrasında yoğun pazarlıklar ve bir tür siyasi belirsizlik dönemine girebilir.

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

 

DİPNOTLAR

[1] Associated Press (2026), “A look at key parties in Israel’s Oct. 27 election seen as a referendum on Netanyahu”, 19 Ekim 2026, https://apnews.com/article/e9295f7ccae3e00f373c5925d1254cd5.

[2] Reuters (2026), “Trump endorses Netanyahu in close Israeli election”, 18 Ekim 2026, https://www.reuters.com/world/middle-east/trump-endorses-netanyahu-israeli-election-2026-10-18/.

[3] Reuters (2026), “Arab voter turnout could make or break Netanyahu in Israeli election”, 19 Ekim 2026, https://www.reuters.com/world/middle-east/arab-voter-turnout-could-make-or-break-netanyahu-israeli-election-2026-10-19/.

[4] The Petek (2026), “Israel Election Polls 2026: Seat Average”, 18 Ekim 2026, https://www.thepetek.com/polls.

[5] Middle East Forum (2026), “Israel Election 2026 Poll of Polls”, 19 Ekim 2026, https://israelvote.meforum.org/.

[6] Unpacked (2026), “Israel elections 2026: A guide to the parties, candidates and issues”, 6 Ağustos 2026, https://unpacked.media/israel-elections-2026-a-guide-to-the-parties-candidates-and-issues/.

[7] Reuters (2026), “Arab voter turnout could make or break Netanyahu in Israeli election”.

[8] The State of Israel (2026), “Tatika Research / Adgenda Poll, Oct 15, 2026”, https://thestateofisrael.com/polls/2026-10-15-tatika-research-adgenda.

[9] The Jerusalem Post (2026), “When are Israel’s 2026 elections? Full timeline and key dates explained”, 13 Ekim 2026, https://www.jpost.com/israel-news/politics-and-diplomacy/article-902333.

[10] Reuters (2026), “Israel’s key election has high economic stakes”, 20 Ekim 2026, https://www.reuters.com/commentary/breakingviews/israels-key-election-has-high-economic-stakes-2026-10-20/.

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.