SAVAŞSIZ BARIŞ MÜMKÜN MÜ?

upa-admin 10 Haziran 2015 990 Okunma 0
SAVAŞSIZ BARIŞ MÜMKÜN MÜ?

Uzun süredir Türkiye’nin gündemi 7 Haziran 2015 genel seçimlerine odaklanmışken, çevre coğrafya ve dünyada önemli uluslararası meselelere şahit olmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin, yeni dönem siyasal hayatında iç politika kadar, dış politikada da istikrarı yakalama ve sürdürebilme adına, önemli ve somut adımlar atmaya ihtiyacı var. Özellikle Rusya-AB-ABD üçgenindeki gelişmeler ve Orta Doğu coğrafyasında IŞİD’in Esad rejimi ile devamlılığı ve Irak topraklarında yeri konuları Türkiye’yi yakından ilgilendirmeye devam edecek. Ayrıca enerji politikalarında stratejik öneminin rakip cepheler arasında ulusal kazanç niteliğinde olması için, ciddi stratejik hazırlığın Türkiye’nin gündeminde olması gerekiyor.

Dünya devi Mısır’da yatırım yapıyor.

Türkiye’nin çevresindeki en önemli gelişmelerden biri dünya devi Siemens’in en büyük enerji yatırımını Mısır’da gerçekleştirmesi yönünde Sisi ile mutabakata varmasıydı. Siemens’in yaklaşık 8 milyar dolarlık enerji yatırımı yapacak olması, “darbe” ile iktidara gelen Sisi yönetimini ekonomik olarak da meşrulaştırmış oluyor.

TANAP’a İran’da dahil olacak mı?

Öte yandan, Avrupa’nın enerji güvenliği ve Rusya’nın tekeline son vermesi bakımında Azerbaycan gazının Avrupa’ya taşınmasında TANAP projesi büyük önem taşıyor. Azerbaycanlı yetkililerin kendi ifadesiyle Avrupa’ya yaklaşık 100 yıl yetecek kadar doğalgaz rezervi olan Azerbaycan’ın, bu büyük projede en büyük ortağı Türkiye olacak. Yaklaşık 16 milyon m3 doğalgazın geçeceği boru hattının büyük kısmı Türkiye topraklarından Avrupa’ya ulaşacak. Bu sayede, Avrupa’nın enerji güvenliğinde önemli bir adım atılırken, Türkiye’nin hem Avrupa, hem de Rusya’nın nezdinde stratejik önemi artacaktır. Kuşkusuz İran’ın TANAP projesinde yer fikrinin gerçekleşmesi durumunda bölgesel güvenliğe katkı sağlayacak. Hem pompalanan gazın metreküpü artacak, hem de hattın birbirine bağlı olduğu devletler arasında diyalog mekanizması gelişecektir.

Doğu Akdeniz enerji kaynaklarının nakil meselesi de  bu bağlamda büyük önem arz ediyor. Özellikle İsrail’in ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kendinde uluslararası hak olarak gördüğü alanlarda doğalgaz ve petrol ihracatına 2022 yılına kadar başlamayı planlaması, Kıbrıs adasının hukuki statüsü sebebiyle içinde halen soru işaretleri barındırıyor.

İran, Esad rejimi için IŞİD’i kullanacak.

Türkiye’nin bölgesinde sıcaklığını koruyan bir başka önemli mesele de, IŞİD’in ilerleyişi ve Suriye’de İran’ın Esad rejimi, muhalifler ve IŞİD arasındaki politikasıdır. İran için Suriye halen devrim politikasına istinaden Şii yayılmacılığının en önemli merkezi ve coğrafyaya nüfuzunun kritik hareket alanlarından biridir. Ayrıca İran ile Rusya’nın ortak politikalarında Suriye’nin Esad rejiminde devamlılığı, Rusya’nın Doğu Akdeniz politikasında güçlü konuma sahip. Dolayısıyla İran, Esad iktidarının yıkılmaması için IŞİD’i Esad ile karşı karşıya getirip, dünyanın Esad’ı IŞİD’e karşı desteklemeye mecbur bırakmaya çalışıyor.

Krizlerin krizi dönemindeyiz.

Artık dünyada “krizlerin krizi” deyişi çok sık kullanılacak. Her kriz diğer krizden besleniyor ve güçleniyor. Şüphesiz küresel ekonomide krizlerin maliyeti bu yolla yoksul kesimin sırtına biniyor. Netice vatansız kalmış halklar ve göç dalgalarında hayatını kaybeden binlerce insan. Belki de tüm bu maliyetler uluslararası düzeye yayılabilirse, uzun vadeli riskler nesiller arasında eşit olarak paylaştırılabilir. Ancak bu şekilde barışı savaşmadan sağlayabiliriz.

Haftanın Sözü: “2000 yıllık deneyim ve dünya kadar bilgi bizim yaşamlarımızı taş devri insanlarından daha iyi yönetmemize yetmedi.” – Malezya eski Başbakanı Mahathir bin Muhammed

Furkan KAYA

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.