BREZİLYA’DA BAŞKANLIK SEÇİMİNİN İLK TURDA GALİBİ YOK!

upa-admin 05 Ekim 2026 183 Okunma 0
BREZİLYA’DA BAŞKANLIK SEÇİMİNİN İLK TURDA GALİBİ YOK!

Brezilya’da, dün (4 Ekim 2026), Temsilciler Meclisi ve Senato seçimleriyle eşzamanlı olarak düzenlenen Başkanlık seçimleri ilk turda galip çıkmadı. Ancak daha önce 3 dönem (2003-2011, 2023-2026) Başkanlık yapan efsanevi solcu lider Lula da Silva’nın son haftalara kadar önde götürdüğü yarışta, son dönemde atak yapan ve hapse giren babası aşırı sağcı Jair Bolsonaro’ya kıyasla daha ılımlı bir sağ figür olan Flavio Bolsonaro, seçimin ilk turunu yüzde 45’e karşı yüzde 47 oyla (yaklaşık 2 milyon oy farkla) önde tamamlayarak hem Lula’yı favori gören tüm yorumcuları ve anketörleri yanılttı, hem de ikinci tur öncesinde iddiasını gösterdi. Bu yazıda, Brezilya’da dün yaşanan seçim heyecanı özetlenecektir.

Güney Amerika’nın her konuda lider ülkesi olan Brezilya siyaseti, son yıllarda klasik merkez sol-merkez sağ dikotomisini aşan sert bir ikili cephe siyasetine tanıklık etmektedir. Bir tarafta, halkçı uygulamaları (örneğin, 2000’lerdeki “bolsa familia” politikası ve yakın geçmişteki faşizan askeri darbelere karşı duruş), efsaneleşmiş solcu kimliği ve ilerleyen yaşıyla İşçi Partisi’ni (PT) adeta tek başına ayakta tutan Lula da Silva; diğer tarafta ise geleneksel merkez sağ çizgideki Brezilya Sosyal Demokrasi Partisi’ni (PSDB) 2010’ların sonunda yerinden ederek sağ siyasetin ana aktörü haline gelen, aşırı sağ eğilimli Liberal Parti’ye (PL) yön veren Bolsonaro ailesi (Jair Bolsonaro ve oğlu Flavio Bolsonaro)… Bu rekabette 2018’de baba Bolsonaro, 2022’de ise Lula seçimi kazanmış; ancak ABD’deki Donald Trump yönetiminin Latin Amerika üzerindeki etkisiyle ülkedeki kutuplaşma ortamı giderek daha da sertleşmiştir. Bu anlamda, Latin Amerika’ya damga vuran “pembe dalga“nın 2010’ların sonundan itibaren Trump’ın da etkisiyle zayıflamasıyla, Brezilya’da da solun işi zorlaşmaya başlamıştır. Bu bağlamda Lula, aslında 2018’de Jair Bolsonaro’ya karşı seçimi kaybeden İşçi Partili Fernando Haddad’ın yerine yeniden solun başına geçen ve 2022’deki zorlu seçimi kazanan, bir nevi yaşlı kurtarıcı rolündedir. Bu yönüyle, ABD etkisindeki Brezilya’da bir tür Joe Biden-Donald Trump rekabetinin uzantısından bile söz edilebilir.

2022’de yeniden seçildikten sonra oldukça etkili olan Lula, ülkesinin BRICS ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye, ABD’deki Donald Trump yönetimiyle doğrudan çatışma yaşamamaya ve ülkedeki sosyoekonomik koşulları iyileştirmeye gayret etmiştir. Ancak ABD’den güneye doğru esen güçlü popülist rüzgârlar, Lula gibi bir efsaneyi bile zorlayarak, seçimi kaybettikten sonra darbe girişimine bulunmaktan hapse giren babası Jair Bolsonaro yerine aday olan 45 yaşındaki genç Flavio Bolsonaro’yu seçime az bir süre kala anketlerde Lula’nın önüne geçirmiştir. Nitekim Başkanlık yarışı ilk tur sonuçları da, Senato ve Temsilciler Meclisi sonuçlarıyla birlikte okunduğunda, Lula’nın inanılmaz kişisel popülaritesine rağmen ülkedeki rüzgârların net bir şekilde popülist sağını iktidara taşıdığını ortaya koymaktadır.

Temsilciler Meclisi seçimi sonuçları

Öyle ki, 513 sandalyeli Temsilciler Meclisi seçim sonuçları, Bolsonaro’nun Liberal Partisi’nin (PL) mecliste yüzde 22,79 oyla ilk sırada olduğunu ve İşçi Partisi’nin (PT) de dahil olduğu Brezilya Umut Federasyonu seçim ittifakının ise yalnızca yüzde 14,81 düzeyinde kaldığını göstermektedir. Bu tablo, mecliste yeni dönemde sağın ağır basacağı bir döneme işaret ediyor.  Öyle ki, Brezilya Temsilciler Meclisi’nin resmi kurumsal kaynağı olan Câmara dos Deputados, anitibarıyla PL’nin 121 sandalye ile açık ara birinci, PT-PCdoB-PV ittifakının ise 82 sandalye ile ikinci olduğunu bildirmektedir. İki parti/blok arasındaki meclisteki oy farkı ise 9 milyon dolaylarındadır (25 milyon küsur oya karşı 16 milyon küsur oy).

Senato’da PL ile PT

Senato seçimlerinde ise durum Lula ve sol adına daha da vahim. Öyle ki, toplam 81 sandalyeli ve 54 seçim bölgesinde yenilenen Senato’da PL, seçimde 19 yeni Senatör kazanarak toplam sandalye sayısını 28’e çıkardı. PT ise, sadece 6 yeni Senatör seçtirerek toplamda 9 sandalyede kaldı. PL, bu seçim sonuçları sayesinde tek başına Senato’nun üçte birinden fazlasına sahip olacak. Üstelik 2026 seçiminde yarışılan 54 sandalyenin 19’unu, yani yüzde 35,19’unu PL kazandı. PL dışındaki Republicanos (6), PP (6), União Brasil (5) ve Novo (3) gibi sağ/merkez sağ partiler de düşünüldüğünde, sonuçları, Senato’da da sağın çok ağır basacağı yeni bir döneme işaret ediyor. Senato’nun, Anayasa Mahkemesi (STF) üyeleri de dahil olmak üzere önemli devlet makamlarına ilişkin onay süreçlerinde ve özellikle yüksek mahkeme yargıçlarının görevden alınmasına ilişkin süreçlerde kritik yetkilere sahip olduğu da düşünülürse, Flavio Bolsonaro’nun da seçimi kazanması halinde, baba Jair Bolsonaro’nun hapisten çıkabileceği ve Brezilya’da solun zor günlerinin başlayacağı yeni bir dönemin gelmesini öngörmek işten bile değil.

Başkanlık seçimleri ilk tur sonuçları

Böyle bir ortamda, daha ortada duran kararsız Brezilyalı seçmen, ilk tur sonuçlarına da bakarak iki farklı eğilime yönelebilir: a-) Senato ve Temsilciler Meclisi’ni kazanan oğul Bolsonaro’yu destekleyerek güçlü bir Başkanı koltuğa oturtmak ve Başkan Trump ile ABD’ye yakın ilişkiler kurmak; b-) Zaten güçlü olan sağı dengelemek adına Lula’yı koltuğunda tutarak aşırı sağın aşırı güçlenmesine engel olmak. Ancak birçok gözlemci, şimdiden Flavio’yu kazanmış ilan ediyorlar. Çünkü ilk turda da anketler Flavio Bolsonaro’yu daha düşük oyda gösterse de, sandıkta genç siyasetçi çok daha iyi bir performans gösterebildi. Bu da, hem yükselen ivmeli trendine işaret ediyor, hem de -babasının aşırı sağcı eğilimlerine destek verir gözükmek istemeyen- çekingen Bolsonaro seçmenleri olduğu görüşünü doğruluyor. Üstelik önceki anketler, bu iki aday dışında kalan Augusto Cury, Ronaldo Caiado ve Renan Santos’a oy verenler arasındaki seçmenlerin baskın eğiliminin de Flavio’ya doğru olduğunu gösteriyor.

Bu durumda, 25 Ekim’deki ikinci turda Flavio Bolsonaro’nun kazanma ihtimalinin yüzde 60-70 seviyelerine çıktığı söylenebilir. Makul olan, oğul Bolsonaro’nun seçimi yüzde 52-55 arası bir oyla rahatlıkla kazanmasıdır. Çünkü diğer adayların seçmenlerinin çoğunluğunun desteği ve dahası siyasi momentum onun lehinedir. Dahası, Başkan Trump’la bizzat görüşen Flavio’nun, ABD ile iyi geçinerek Brezilya’yı kalkındıracağına inananlar da mevcuttur. Üçüncü olarak, Sao Paolo gibi metropollerde Flavio’nun daha başarılı olduğu ortadadır. Ancak Lula için de hâlâ bir şans mevcut; ömcelikle babasının faşizan eğilimleri ve askeri darbeleri kutsayan anti-demokratik tavrı, oğul Bolsonaro’ya da çok zarar vermektedir. Lula, aşırı sağdan korkan seçmenleri kalan 20 günde mobilize etmeye ve sandığa gitmeye motive edebilir. İkincisi, ülkenin özellikle kuzeydoğusunda çok güçlü olan Lula, buradaki herkesi sandığa gitmeye ikna ederek, ilk turda yüzde 78-79 düzeyinde kalan seçime katılım oranlarını arttırarak oyunu yükseltmeyi deneyebilir.

Sonuçta, büyük bir heyecana sahne olan Brezilya’da sağ-sol rekabeti, 25 Ekim’de neticelenecek Başkanlık seçimi ikinci turunda kimin kazanacağına göre belirlenecek olsa da, ilk tur Başkanlık, Meclis ve Senato sonuçları, sağ/aşırı sağın şimdiden seçimin galibi olduğunu göstermektedir. Ancak bu durum, ilginç bir şekilde ikinci tur öncesinde solun işine yarayabilir ve aşırı sağın daha da güçlenmesinden korkan kararsız seçmenler son kez Lula’ya yönelebilir. Yine de, seçim öncesi anketlerin gösterdiğinin aksine, makul olan, seçimi Flavio Bolsonaro’nun kazanması gibi görünüyor.

Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ

Leave A Response »

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.